Atatürk’ün Akılcılığa ve Bilime Verdiği Önem

Akılcılık, gerçekleri insan aklı ile anlama kabiliyetidir. Bu anlayış temelde insanların doğru karara varması ve başarı göstermiş uygulamalar yapması için sağlam fikirlere haiz olması mantığına dayanır. Eğer fikirler anlam ifade etmeyen, mantıksız ve bağzı zararı olan inanç ve geleneklerle dolu olursa toplumlar felaketlere sürüklenebilir.



Mustafa kemal atatürk “Bu bütün ülkelerde herşey insan kafasından çıkar. Bir insan başının ifade etmeyeceği hiçbir şeyi düşünemiyorum.” diyerek akılcılığı ön planda tutmuştur.



Bu açıdan Atatürkçülüğün de en mühim özelliği akılcı davranış ve anlayışı herşeyin üstünde tutmasıdır. Atatürkçülükte problemler, duygusal ve dogmatik açıdan çözülmez, problemler hakkında peşin hükümler verilmez.



Ortaya çıkan sorunlara çare sağlamak için ilk olarak;



Mustafa kemal atatürk’ün akılcılığında; hayata egemen olan kuvvet yaratma ve buluş etme kabiliyeti olarak belirlenmiştir. Eğer sorunların çözümünde yer alanlar araştırma ve çalışmalarda yaratıcılığı kullanmazlarsa gerçek mealde bilimselliği kullanmamış olurlar.



Mustafa kemal atatürk’ün yol gösterdiği akılcılıkta biz nelere dikkat etmeliyiz;



Atatürkkendisi de bu fikirleri rehber edinmiş ve askeri ve devlet adamlığı özelliklerine bilime katkı sağlamayı da etkilemiştir.



Bu fikir çerçevesinde ülkemizdeki bir çok araştırma kurum ve kuruluşlarına öncülük etmiştir. Bu kurum ve kuruluşları şöyleki sıralayabiliriz;



***1921 – (Ankara) Baytar ve Araştırma Enstitüsü



***1924 – (Adana) Pamuk Araştırma Enstitüsü



***1924 – (Rize) Çay Araştırma Enstitüsü



***1926 – (Eskişehir) Tarımsal Araştırma Enstitüsü



***1929 – (Ankara) Refik Saydam Hıfsızsıhha Enstitüsü



***1935 – Maden Incelem Arama Enstitüsü (MTA)


Mustafa kemal atatürk’ün ilgilenilmiş olduğu alanlardan birisi de okul hayatından bu yana sevilmiş olduğu matematik ve geometridir. Kendisi bu alanda eskiden bu yana kullanılan terimlerin Türkçe karşılıklarını getirmiştir.

Yorumlar

Yorumlar