CANLI

Hz. Muhammed'in Hz. Hatice ile olan evliliği hakkında bilgi verir misiniz?

Hz. Muhammed'in Hz. Hatice ile olan eşiyle olan evliliği hakkında bilgi verir misiniz?

Peygamberimizin Hz. Hatice İle Evlenmesi




Hz. Hatice, Kâinatın Efendisini çocukluğundan bu yana tanıyordu. Tecim mallarının başlangıcında Şam`a göndermesi ise, onu daha da yakından tanımasına vesile olmuştu. Dul olan Hz. Hatice, o sırada Kureyş hanımefendileri içinde asâlet, onur ve zenginlik bakımından üstün mevkie haiz bulunuyordu. Bununla beraber Cenab-ı Hak, pek az hanıma nasip olacak bir güzelliği de kendisine kayra etmişti.





O âna kadar kabilesinden pek çok kimse evlenmek için kapısını çalmış ise de, o bunların hiçbirini kabul etmemişti.98 Âdeta evlenmeyi düşünmüyor gibiydi. Ne var ki, yazgı şimdi karşısına bambaşka bir şahsiyet çıkarmıştı. Ruhundaki güzellikler yüzüne aksetmiş, gönlündeki sevgi sîmâsında tebessüme dönüşmüş, zihnindeki derin fikir dışarıya ciddiyet ve içtenlik şeklinde tezahür etmiş müstesna bir insan. Önceleri tüm Kureyş büyüklerinin evlenme teklifini reddeden ve âdeta evlenmek fikrini zihninden atmış bulunan Hz. Hatice, bu benzeri olmayan insanla daha yakından tanışınca, bu fikrinden vazgeçti. İlahî yazgı, bu iki insanoğlunun kalbini birbirine ısındırmayı takdir etmişti.

Hz. Hatice`den Gelen Teklif




Evlenme teklifi, bizzat Hz. Hatice`den geldi. İffeti ve namusunu koruması sebebiyle Cahiliye Devrinde dahi tertemiz hanım mânâsına gelen "tâhire" lâkabıyla anılan Hz. Hatice`den. Teklifi getiren Hz. Hatice`nin yakın dostu Münye kızı Nefise ile Peygamberimiz içinde şu konuşma geçti:









  • Hz. Muhammed'in yaşamı hakkında bilgi verir misiniz?


  • Peygamberimizin eşiyle olan evliliği hakkında bilgi verebilir misiniz?


  • Hz. Muhammed'in Hz. Hatice ile Evlenmesi




Bu bildiri 'en iyi yanıt' seçilmiştir.

Peygamberimizin Hz. Hatice İle Evlenmesi




Hz. Hatice, Kâinatın Efendisini çocukluğundan bu yana tanıyordu. Tecim mallarının başlangıcında Şam`a göndermesi ise, onu daha da yakından tanımasına vesile olmuştu. Dul olan Hz. Hatice, o sırada Kureyş hanımefendileri içinde asâlet, onur ve zenginlik bakımından üstün mevkie haiz bulunuyordu. Bununla beraber Cenab-ı Hak, pek az hanıma nasip olacak bir güzelliği de kendisine kayra etmişti.





O âna kadar kabilesinden pek çok kimse evlenmek için kapısını çalmış ise de, o bunların hiçbirini kabul etmemişti.98 Âdeta evlenmeyi düşünmüyor gibiydi. Ne var ki, yazgı şimdi karşısına bambaşka bir şahsiyet çıkarmıştı. Ruhundaki güzellikler yüzüne aksetmiş, gönlündeki sevgi sîmâsında tebessüme dönüşmüş, zihnindeki derin fikir dışarıya ciddiyet ve içtenlik şeklinde tezahür etmiş müstesna bir insan. Önceleri tüm Kureyş büyüklerinin evlenme teklifini reddeden ve âdeta evlenmek fikrini zihninden atmış bulunan Hz. Hatice, bu benzeri olmayan insanla daha yakından tanışınca, bu fikrinden vazgeçti. İlahî yazgı, bu iki insanoğlunun kalbini birbirine ısındırmayı takdir etmişti.

Hz. Hatice`den Gelen Teklif




Evlenme teklifi, bizzat Hz. Hatice`den geldi. İffeti ve namusunu koruması sebebiyle Cahiliye Devrinde dahi tertemiz hanım mânâsına gelen "tâhire" lâkabıyla anılan Hz. Hatice`den. Teklifi getiren Hz. Hatice`nin yakın dostu Münye kızı Nefise ile Peygamberimiz içinde şu konuşma geçti:








 

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4