Yazın başı pişenin kışın aşı pişer.
Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.
Tok, acın halinden anlamaz.
İyi evlat babayı vezir, fena evlat rezil eder.
Akıllı düşününceye kadar, deli oğlunu everir.
Kurunun yanında yaş da yandı.
Koridorun dar olmasına rağmen, odalar oldukça geniş.
Sağlam yumurtaları paketlere diz, çürük yumurtaları ise çöpe at.
Senelerdir kâr eden şirket, sen gidince zarar etmeye başladı.
Arabamın hem içini hem dışını güzelce yıkadım.
Kimi gün güldük, kimi gün ağladık; koca bir ömrü tükettik.
Basketçiler uzun, halterciler kısa boylu olur.
Paraya azca, morale çok ihtiyacımız var.
Bu sınavda dört yanlış, bir gerçeği götürüyor.
Bedenim yaşlandı, fakat ruhum hâlâ genç.
NOT:
Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır.
* Tanzimat romanında iyiler hep iyi kötülerse hep fenadür. ( zıt)
* Bugünlerde hepimiz iyi ben ise asla iyi değilim. ( negatif)Zıt Anlamlı Kelime
Anlamca birbirinin karşıtı olan kelimelerdir.
Örnekler:
Siyah-beyaz, uzun-kısa, aşağı-yukarı, ileri-geri, var-yok, gelmek-gitmek,
Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur. Eylemlerde de durum aynıdır. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı sayılmaz.
Örnek olarak âsevinmekâ karşıtı sevinmemek değil âüzülmekâtir.
Kelimeler arasındaki karşıtlık cümledeki kullanıma göre değişiklik gösterir.
Mesela; âdoğruâ kelimesinin zıt anlamlısı bir cümlede âeğriâ olurken, diğerinde âyanlışâ olabilir.
İki kelimenin (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş, yakın anlamlı ya da zıt anlamlı olabilmesi için aynı anlam hususi durumunu taşımaları gerekir. Meselâ, siyah ile beyaz, sadece ikisi de gerçek (temel) anlamda oldukları süre zıt anlamlı olurlar. Hafifçe olmayan anlamındaki âağırâ kelimesinin ağır olmayan anlamındaki âhafifâle zıt anlamlı olabilmesi için ikisinin de gerçek (temel) anlamda kullanılması gerekir.
Yorumlar
Yorumlar
Yorum Gönder