Yaban Nedir?

YABAN a. (fars. yabSn'dan).

1. insan eli değmemiş, üstünde insan yaşamayan tenha yer.

2. Bir yerin, bir bölgenin halkından olmayan, oranın yabancısı olan kimse; yabancı el.




3. Tamlayan olarak, evcil bir hayvan türünün evcil olmayan bir akrabasını ya da insanoğlu tarafınca ekilebilen bir bitkinin doğada kendiliğinden yetişen bir cinsini belirtir; bu anlamda birleşik ad yapar; yabani: Yabankedisi. Ya- banördeği. Yabanketeni. Yabannanesi.

4. Bir şeyi, bir kimseyi yabana atmak, önemsememek, önemsiz görmek: Yoo, bu sözümü yabana atmayın, görün neler olacak. || Yabana gitmek, bir şeyden söz ederken, tanınmayan, bilinmeyen bir hiç kimseye verilmek ya da satılmak: Gel bunu sen al, yabana gitmesini istemiyorum. || Yabana söylemek, uygun düşmeyen saçma sapan sözler söylemek. || Sözüm yabana


♦ sıf. insan eli, değmemiş, değiştirilmemiş, bir yer için kullanılır; yabani yırtıcı: Yaban ormanlar.


—Geom. Bir simit üstüne çizilebilen, koşutlardan ve boylam çemberlerinden değişik bir çember için kullanılır.
Kaynak: Büyük Larousse







  • Yaban Arısı (Apocrita)


  • Yaban Eşekleri


  • Yaban Asması Yetiştiriciliği



YABAN İNCİRİ a.

1. Bileşik çiçeği (çiçek kurulu) erdişi çiçeklerden oluşan incir ağacı. (Çiçeklerinin dişi olanlarında çoğu zaman ilek sineğinin larvası asalak olarak yaşar. Bundan dolayı yaban incirinin meyvesi bahçe incirlerini ileklemekte kullanılır.) [Buna erkekincir de denir.]

2. Bu ağacın meyvesi.




Kaynak: Büyük Larousse




YABAN NANESİ a. Anadolu'da çayır- larda ve su kenarlarında kendiliğinden yetişen su nanesi. (Mentha aquatıca), tüylü nane (M. longifolia) ve yarpuz (M. pulegi- um) benzer biçimde nane türlerinin ortak adı. Yaban ördeği (Vildanden), Henrik ib- sen'in düzyazı biçimindeki 5 perdelik dramı (1884). Oyunun kahramanı Greger her ne pahasına olursa olsun doğruluğu ve gerçeği istediğinden fena yoldaki rahat bir çiftin durumunu ahlaksal yönden düzeltmek isterken başarısızlığa uğrar ve oyunun tek saf ve dürüst kişisi olan ufak Hedvlg'i İntihara götürür. Manevi yönden düşmüş insanoğlunun utancını simgeleyen ambarda beslenen yaralı ördek benzer biçimde, insan da "çamurda kalmaya" mahkûmdur; bundan dolayı imkânsız bir ülküyü gerçekleştirmeye kalkıştığında yıkıma uğrar ibsen isteyerek, bulanık bir konumda yer alır; yapıtının temel sorununu, kısaca Brandâ€ın "ya hep ya asla" temasını kuvvetli bir şekilde, sadece bir çözüme bağlamadan ortaya koyar.
Kaynak: Büyük Larousse


YABANARISIGİLLER a. Toplu yaşayan zarkanatlılar familyası. (Bil. a. Vespidae) [Eşanl. EŞEKARISIGİLLER.]


—ANSİKL. Yabanarısıgiller tüm dünyaya yayılmış, soktukları sırada akıttıkları zehir tehlikeli olan arılardır. Sarıca arının (Polistes gallicus) yuvası yalındır; küçük yaban- arısının (Vespa germanica) yeraltı yuvası karmaşıktır; eşekarısı (Vespa crabro) çok iridir, halanlarına saldırır ve sokması en fazla acı veren arıdır.

Kaynak: Büyük Larousse


YABAN YASEMİNİ a. Mor çiçekli, sarılgan çokyıllık nebat. (Bil. a. Solanum dulca- mara; patlıcangiller familyası.)


—ANSİKL. Yabanyasemini gölgelik, sulak yerlerde ve çit kenarlarında yetişen ağaçsı bir bitkidir Anadolu'da yaygın olmakla beraber daha çok Şimal Anadolu bölgesinde bulunur. Kurutulmuş dallan idrar artırıcı, hafifçe uyutucu, ağrı kesici, terletici, balgam söktürücü ve hafifçe müshil tesir gösterir. Halk içinde bölgesel olarak kır yasemini, sofur, tilki üzümü, yaban asması da denir.
Kaynak: Büyük Larousse


yaban

isim Farsça


1 . İnsan yaşamayan tenha yer:

"Yabanda bitmez, sabanda biter."- Atasözü.

2 . Bu şekilde yerde yaşayan ya da yetişen canlıları belirtmek için isim tamlamalarında tamlayan olarak kullanılır ya da bu anlamda birleşik isim yapar.

3 . (bazı bölgelerde) Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse:

"Yerliler bizlere yaban derler ve aramıza katılmazlardı."- F. R. Atay.

4 . ödat Yaban olan, yabana özgü olan:

"Yalnız yaban ormanda yaşayan yerliler bu zehirin ilâcını bilirler."- F. R. Atay.


Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

yabana atmak

yabana gitmek

yabana söylemek

Birleşik Sözler

yaban arısı

yaban armudu

yaban asması

yaban baklası

yaban çileği

yaban defnesi

yaban domuzu

yaban enginarı

yaban eriği

yaban eşeği

yaban fesleğeni

yaban gülü

yaban havucu

yaban inciri

yaban kazı

yaban keçisi

yaban kedisi

yaban kekliği

yaban keteni

yaban koyunu

yaban maydanozu

yaban mersini

yaban nanesi

yaban ördeği

yaban pancarı

yaban pazısı

yaban sümbülü

yaban tavşanı

yaban teresi

yaban turpu

yaban yasemini


yaban ingilizcesi


1. wild, wilderness.

2. wild, uninhabited and uncultivated.

3. prov. stranger.

- adamý savage.

-a atmak /ý/ to disregard; to attach no importance to; to brush aside, shrug off.

-a söylemek to talk nonsense, talk rot.





  • Yaban Arısı (Apocrita)


  • Yaban Eşekleri


  • Yaban Asması Yetiştiriciliği


 

Yorumlar

Yorumlar

[BİYOLOJİ KONU ANLATIMI]$type=complex$count=6$va=0

Anlamı Nedir?,22,Biyoloji Konu Anlatımı,25,Cilt Bakımı,82,Coğrafya Ders Anlatımı,978,Genel,46,Güzel Sözler,16075,Music,1,Ne Nedir?,32164,Resimli Sözler,4111,Saç Sağlığı,119,Sağlık Bilgileri,1596,Soru-Cevap,10236,Sports,1,Tarih Konu Anlatımı,5,Teknoloji,36,Türk Dili ve Edebiyatı Konu Anlatımı,2,
Ad

[COĞRAFYA DERS ANLATIMI]$type=blogging$cate=2$count=3$va=0

[SORU-CEVAP]$type=three$c=3$author=hide$comment=hide$rm=hide$va=0

[GÜZEL SÖZLER]$type=sticky$rm=0$va=0$count=4$va=0

[NE-NEDİR?]$type=complex$count=6$va=0

[ÖZLÜ SÖZLER]$type=left$va=0$count=3

[TÜRK DİLİ ve EDEBİYATI]$type=slider$snippet=hide$cate=0