YALINLIK a.
1. Yalın olan şeyin şartları, niteliği.
2. Kolay anlaşılabilir, gereksiz süslerden uzak, yapmacıksız bir anlatımın niteliği: Anlatımın yalınlığıyla dikkati çeken bir yazar.
—Fela Hegel'de, kendiyle eksiksiz özdeşlik ve her türlü felsefi bilginin ve bilimsel fikir sürecinin çıkış noktasındaki belirsizlik. (Hegel şu şekilde der: "Bünyesinde salt başlangıçtan da daha az şey barındırmak yalnızca yalınlığa [alm. Einfachhe- it] özgüdür [Wisserıscbaft der bogik (Mantık bilimi), “Varlık"]. Bununla beraber bu "boşlukâ€, "bizzat şeyin [...] yalın ritmiyle kendini kendinden belirleyen doluluktur"; ve belirlenim hareketi "öteki-varlığı aşmak suretiyle kendine dönen yalının olumsuzluğudur".)
1. Yalın olan şeyin şartları, niteliği.
2. Kolay anlaşılabilir, gereksiz süslerden uzak, yapmacıksız bir anlatımın niteliği: Anlatımın yalınlığıyla dikkati çeken bir yazar.
—Fela Hegel'de, kendiyle eksiksiz özdeşlik ve her türlü felsefi bilginin ve bilimsel fikir sürecinin çıkış noktasındaki belirsizlik. (Hegel şu şekilde der: "Bünyesinde salt başlangıçtan da daha az şey barındırmak yalnızca yalınlığa [alm. Einfachhe- it] özgüdür [Wisserıscbaft der bogik (Mantık bilimi), “Varlık"]. Bununla beraber bu "boşlukâ€, "bizzat şeyin [...] yalın ritmiyle kendini kendinden belirleyen doluluktur"; ve belirlenim hareketi "öteki-varlığı aşmak suretiyle kendine dönen yalının olumsuzluğudur".)
Kaynak: Büyük Larousse
yalınlık
isim
1 . Yalın olma şartları, birleşik ya da karmaşık olmama şartları, sadelik.
2 . edebiyat Açık, süsten ve zorlamadan uzak, kolayca anlaşılabilen ifade:
"En soyut mevzuları çok çarpıcı somut örneklerle her insanın anlayacağı bir yalınlığa getirirdi."- H. Taner.
isim
1 . Yalın olma şartları, birleşik ya da karmaşık olmama şartları, sadelik.
2 . edebiyat Açık, süsten ve zorlamadan uzak, kolayca anlaşılabilen ifade:
"En soyut mevzuları çok çarpıcı somut örneklerle her insanın anlayacağı bir yalınlığa getirirdi."- H. Taner.
yalınlık ingilizcesi
- simplicity
- plainness
Yorumlar
Yorumlar
Yorum Gönder