Adam kendini tanıtmaya,böbürdenip yaltaklanmaya
başlamıştı,fakat Vina onun ne adını,ne de banka hesabının kabarıklığını bilmek
istiyordu.Onun çiçek seçer gibi seçip almıştı ve şimdi dişlerinin arasına
kıstırmak istiyordu,onu eve yemek ısmarlarmışçasına çağırmıştı ve azgın
iştahıyla adamı korkutuyordu,çünkü limuzinin kapısı kapanır
kapanmaz,şoför,yolculara mahremiyet sağlayan ara bölmeyi kaldırmaya fırsat
bulamadan üzerine saldırmıştı.
Sonrasında şoför,Vina’nın çıplak bedeninden saygıyla
bahsetmişti.Gazeteciler tekila ısmarlayarak ondan laf almaya çalıştığında
fısıltıyla kadının kıpır kıpır ve yırtıcı çıplaklığını bir mucizeymiş gibi
anlatmıştı,kırklı yaşlarının sonunda olduğu kimin aklına gelir,yukarıda
birileri onun olduğu gibi kalmasını istemiş olmalı.
Böyle bir kadın için her şeyi yapardım,diye ah çekti şoför,canı
isterse arabayı saatte iki yüz kilometre hızla sürerdim,ölmeyi arzularsa beton
duvara çarpardım.
Salman Rushdie - “ Ayaklarının Altındaki Toprak ”