Bazen, geceleri, aşkıma hava aldırmak gelir içimden. O zaman pelerinime sarınıp, şapkamı gözlerimin üstüne indirip gider dışarıda penceresinin karşısında dururum. Yatak odası avluya bakar, ama ev köşede olduğundan caddeden görünür. Bazen bir an pencerede durur, ya da pencereyi açar, yıldızlara bakar; kendisiyle ilgilendiği aklının ucundan bile geçmeyecek biri dışında onu kimse görmez.
Bu gece saatlerinde bir hayalet gibi süzülürüm, bir hayalet gibi yerleşirim onun yaşadığı yere. Her şeyi unuturum, planlan, hesapları bırakırım; mantığı denize atarım, iç çekmelerle göğsümü şişirir, güçlendiririm; davranışlarıma hükmeden sistemin acısını çekmemem için bana gerekli bir alıştırmadır bu.
Başkaları gündüz erdemli olur, gece ise günah işler; bense gündüzleri riyakâr, geceleri ise saf arzuyumdur. Keşke görseydi beni, keşke ruhumun içine bakabilseydi. Keşke!
Søren Kierkegaard - ‘’ Baştan Çıkarıcının Günlüğü ‘’
Yorumlar
Yorumlar
Yorum Gönder