
Harry: Uzun uzun düşündüm ve önemli olan şu ki, ben seni seviyorum.
Sally: Ne?
Harry: Seni seviyorum.
Sally: Buna nasıl cevap vermemi bekliyorsun?
Harry: “Ben de seni seviyorum” desen?
Sally: “Ben gidiyorum” nasıl?
Harry: Sözlerim sana bir şey ifade etmiyor mu?
Sally: Üzgünüm, Harry. Yılbaşı gecesi kendini yalnız hissediyorsun. Ama böyle karşıma çıkıp beni sevdiğini söyleyince her şeyin düzelmesini bekleme. Bu işler böyle olmaz.
Harry: Ya, peki nasıl olur?
Sally: Bilmiyorum, ama böyle değil.
Harry: Peki buna ne dersin? hava 20 dereceyken üşümeni seviyorum. Bir buçuk saatte sandviç sipariş etmeni seviyorum. Deliymişim gibi bakarken kaşını kıvırmanı seviyorum. Seninle beraber olunca, giysime parfümünün sinmesini seviyorum. Ve gece yatmadan önce konuştuğum en son insan olmanı seviyorum. ve yalnız olduğum için veya yılbaşı akşamı olduğu için değil. Çünkü hayatının geri kalanını başka biriyle geçirmek istediğini anladığında, hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını istiyorsun. anlıyor musun?
Sally: Bu tam sensin işte, harry. öyle şeyler söylüyorsun ki, senden nefret edemez hale geliyorum. Ve senden nefret ediyorum, harry. gerçekten nefret ediyorum. Nefret ediyorum.
When Harry Met Sally
Yorumlar
Yorumlar
Yorum Gönder