KAYIT 175 Git demiş. Ben Kaza-i İlahiyi 2 gözlerimden daha çok severim. Bırak k...


KAYIT 175

Git demiş.
Ben Kaza-i İlahiyi 2 gözlerimden daha çok severim.
Bırak kapalı kalsın gözüm.

Salihler sözü anıldığı yere rahmet, feyz-i mağfiret yağar buyuruyor Cenabı Peygamber.
Ne demek bu?
Salihler ALLAH’ın sevgili kulları arasına giren veya oraya namzet olan kimseler demektir.
E biz girmedik mi oraya?
Nasıl girmediniz.
Hepinizde Esma-i İlahiye var.
Bir Velinin, bir Büyüğün, Resulullah’ın, Sahabe-i Muhteremelerin hayatlarındaki ince, kelebek kanadından daha ince geçmiş hadiseler anlatıldığı zaman bunlar hepimizin hoşuna gider.

Hoşuna gitmesi bizdeki bulunan Esma-i İlahileri harekete getirdiğindendir.
Harekete getirdi mi bizden görünmeyen bir şua çıkar.
Görünmeyen bir koku çıkar.
Görünmeyen bir ses çıkar.
Aha rahmet odur.
Salihleri andığın zaman bütün mülevvesattan, şaibelerden insan kendini attığı için rahmet daima zaten yağar.

Ona müsait bir hale gelirsin demektir.
Yoksa Salihi anlattığın zaman hüp diye o zaman başlamaz.
Rahmeti İlahiye; la-yenkatidir.
Mütemadiyen iner.
Ondan istifade edebilmek için, insan kendi menfezlerini açması lazımdır.
Salihlerin sözü anıldığı yere rahmet iner demek, bu demektir.
Mademki senin Esma-i İlahiyen bu rahmeti cezbedecek, sukut etmek lazımdır.
Namazda konuşanın namazı bozulur, bilirsiniz.
Bu sözleri işiten kulaklarda bu güzel sözler insanı kendi yaradılışındaki güzellikleri ortaya çıkarır.

Efendim falan adam su üstünde yürüyormuş…
Yürürr…
Nasıl yürür?
Nasıl yürür deme oğlum.
İnsanda demek Cenabı ALLAH ne kadar kudret vermiş ki, su üstünde yürüyebilecek kudret vardır.Güzellik bu kelimededir.
Yüzüp, yüzemediğini sorma! Yüzer.
Yahu bir karabatak gidiyor da sen karabataktan daha mı aşağısın?

İşte bu güzellikler ortaya çıkar, insan bu güzelliklerle, bu hislerle dolar boşanır.
O zaman insanın gözlerinden yaş gelmeye başlar.
Duanda o insan dünyanın en çirkin adamı bile olsa yüzü güzelleşmeğe başlar.
Bir hafiflik ve tarif edemediği bir hoşluk içinde kalır.
İnsanın en güzel zamanı gözü yaşlı olduğu zamandır.

Onun için Cenabı ALLAH kendi güzelliğini görmek için İnsanı yarattı.
Onun en güzellik son hattı retüşe edilmiş, yüzü pudralanmış, saçı taranmış şekli gözü yaşlı olduğu zaman olduğu için ALLAH gözyaşını sever.

Bu İlahi ihtizazlar o insanı derhal çemberi içine alır.
Rahmet ve Merhamet namütenahi durmadan inmekte.
Dinmeyen görünmez bir yağmur halindedir bu rahmet.
İşte o gözyaşı geldiği zaman senin antenin açılmıştır.
Radyo açılmıştır.
Bekliyorsun…
Ankara saatına göre, nısfın Nehar saatına göre şeyi veriyoruz iftar saatını der, bir de ALLAHU EKBER başlamaya başlar.
İşte insanın anteninin açıldığı dakika o gözyaşı geldiği zamandır.
Bu sözleri dinleyen kafanın üstünde bulunan gaflet ve ALLAH’tan uzak kalma şemsiyesi kalkar ortadan oğlum.
Bu gibi Salih insanların sözlerinden bir reyhan kokusu gelmeğe başlar.
Reyhan çiçeğinin kokusu değil…

Mesela birisinin çocuğu yaramazlık eder. Ağzına biber koyacağım demek…
Biberden korkmaz insan. Ağzını yaktığı için.
Bu sözler de, bu güzel sözler de İnsanın Esmalarını harekete getirdiği için pis terin bile güzel kokar oğlum.
Efendim benim terim fena kokuyor.
Bilmem o doronu alıp ta sürelim.
Oğlum insan o kadar temiz yaratılmıştır ki mis gibidir.
Senin bir pisliğin var da ondan çıkıyor o şey.

Oruçlunun ağzı mis kokar, reyhan kokar diyor.
Efendim ben ikindi vakti ‘hohh’ dedim. Dişlerimin pisliği kokuyor.
Hani reyhan kokardı?
Oğlum o kokuyu sen almazsın.
Nasıl ki duvara baktığın zaman kendini görmezsin…
Tertemiz Salih, hani Salihlerin sözü anıldığı yere Rahmeti İlahiye…
Haa öyle bir ayna bulduğun zaman Onun karşında koku o vakit ortaya gelir.
Bak. ‘Hohh’ diyorsun.
Hava sıcak olduğu için görülmüyor.
Soğuk havada hohh dedi mi hohh görülür.
Öyle bir Salih adamın karşısına geldiğin zaman işte nefesin o zaman güzel kokar.

Çünki oruçta riya yoktur.
İstesen girersin kimsenin olmadığı yere şey içersin, çıkarsın.
ALLAH’la karşı karşıya.
Bir nevi haşa, sümme haşa İnsan, İlahi Esmalarla karşı karşıya kalıyor.
ALLAH’laşıyor…

Ne diyorsun sen?

Bütün Esma hep İnsanlarda.
Kâinatı insanlar için Yarattı.
Resulullah’ı.
Resulullah var daha ne korkuyorsun.
Onun için Resulullah’ın Vallahi de Billahi de bütün kokusu Secde-i Rahmana kafan yaşlılarda vardır.
Ne zannettin ya…
40 sene bu camiye devam etmiş adamcağız.
Herkes uyurken. Her babayiğidin kârı değildir.
İslamlık gayet kolaydır. Gayet güçtür.
Fakat İslam caddesinin nehrine düştükten sonra kolaydır.
Sen 40 gün sabah namazını vaktında; zille, zurnayla bilmem efendim çalar saatla alış, 41. günü ALLAH’a kasem ederim ki seni başkası uyandırır.
Muhakkak uyandırır.

Anam bana öğretti. İslam tefahur etmez bişeylen.
Topraktan daha iki karış aşağıda tevazuum var.
60’ı aştım.
55 senedir sabah namazından 1 saat evvel kalkarım.
ALLAH nasip et…
Kalktığım gün ölüm kalkacaktır muhakkak.
Kaldırıyorlar…
Bir şekilde dürtüyor insanı.
Saat ta neymiş ki?
Saatıben uyandırırım. Kalkar da ben kurarım.
40 gün devam et oğlum 40 gün devam et.
Öyle bir zevke girersin onun zevkini kimse anlayamaz.
Bilmez, bilmez!

Efendim benim aklıma…
Bu nasıl kılıyor? O akılsız mı?
Senin aklın daha o kılanın aklına çıkmadı.
Zaten akıl, akıl bu işler için değil. Akıl dışı olan akıl ile izah edilemez zaten.
En büyük ibadet de; kendi nefsinde sana senden yakin olan ALLAH’ı düşünmektir.
Her an, her dakika.
Düşündün mü ondan sonra korkma. Bir şey olmaz.

Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Mekke’den Medine’ye hicret edecektiler.
Hicret kaçma değildir ha!
Korktu da kaçtı derler.
Emirlendir…
Güneş şarktan doğar garba doğru gider.Resulullah da.
Gece gidiyorlar EbaBekir’len. Sevr mağarasında geceyi geçiriyorlar. Biliyorsunuz.
Sevr mağarasına giriyorlar.
Sevr mağarasını biliyorsunuz. Hacca gidenler yolu düşerse gider.
Küçücük bir mağara.
İçine girmişler.
Müşrikler arıyor. Kılıçlarlan, odunlarlan, falanlarlan…
Orda 3-4 gün konaklıyorlar.
Bir örümcek gelmiş ‘Ankebut’.
“ke meselûlankebût”
Örümcek ağı şey etmiş.
Bir de güvercin gelmiş oraya. Yumurtlayıvermiş.
Gelmişler.
Müşrikler kılıçları, mılıçları…
Bu mağaraya girmiştirler yahuu, burdan geçtiler diyor…
Gelmiş bakmışlar ki; yok yau buna baksana eski örümcek.
Cenabı ALLAH orayı yok edebilirdi.
ALLAH’ın isteği karşısında atom bombasını bile Ben örümcekle durdururum demektir orda.
Manası odur.
Bak ulan girelim… Yok ulen ne gireceksin, içerde bir şey yok…
Hazreti Ebu Bekir başlamış titremeğe.

Resulullahu Sallallahu Aleyhi ve Sellem bakmış; ‘Ya Eba Bekir ne oluyorsun?’ demiş.
Ya Resulallah demiş dışarı bak.

‘Lâ tahzen’ Ya Eba Bekir demiş.
Hüzün var ya bizde hüzün kelimesi kullanırız.
Lâ tahzen; “Hüznetmeee. Yorma kendini Ya Eba Bekir. İnnallâhumeanâ” ALLAH bizimle beraberdir” demiş.
Hepimizle beraber.
İş bunu kendinden ALLAH’la beraber olduğunu, böyle nasıl diyim…
Çok inat bir adam için şey etmeli. İnanmalı.

Herifin birisi, oradan oraya atlıyoruz oğlum.
Zengin bir adam, Hasan Bey. Binmiş gidiyor ormanda atınlan.
Bir herif çıkmış önüne, münakaşa etmişler. Herifi boğmuş.
Boğmuş adam akıllı.Binmiş atına gitmiş.
Bir saat sonra dönmüş. Herifi terkisine koymuş.Şehire dönmüş. Zamanın büyük doktoruna götürmüş.
Demiş ki bunu canlat sana 1 kese altın.
Doktor muayene etmiş. Efendi bu ölmüş demiş.
1 kese daha demiş.
10 kesede versen... Herif çıkarmış 15 kese vermiş.
Dirilt bunu Doktor Bey dirilt demiş.

Be Hasan Bey demiş. Bu öldü 3 saat evvel dirilmez. İstersen servetini vereyim.
Servetini?
Sen demiş ben servetimi de verdim şu herifi dirilt demiş.

Hasan Bey etme, gitme. Sen akıllı bir adamsın bu dirilmez.
Peki, Hasan Bey şayet bu adam dirildi napacaksın demiş.
Hayvan oğlunu tekrar öldüreceğim demiş.
Yani o kadar kızmış.

Aha bu inat gibi ALLAH’ın içinde olduğunu inanacaksınız.
Tekrar öldüreceğim herifi demiş. Herif hiddetini alamamış.
Aha o hiddete geldi mi her tarafın ALLAH der oğlum.
Yanına hiçbir şey yanaşamaz insanın. Kar düşse erirrr. Ateş gelse sönerrr. Düşman gelse erirrr…
ALLAH’ı insanın idraki kavramaz.
Yalınız sıfatlarını sezmeğe başlar.
O kadar…
Uyanık insan Cenabı ALLAH’ın tecellilerini görür.
Onun için dinde bir kaide vardır. ALLAH tövbeyi ibadetten evvel ister. İbadetten evvel tövbe ister.
Sebebi; bana yöneldiğiniz zaman her hususta temiz olun, temizlenin demektir.
Bu temizlik gusül abdest temizliği değildir ağalar.
İçinde 1000 türlü vesvese, haset, dedikodu, kanaatsızlık…

Hâlbuki bunlar içimizde dolu, bir abdest almakla huzura mı durduğunu sanıyorsun sen?
O halde o temizlikleri yaptıktan sonra abdest alırsan, o abdestin ‘Salih Kul’ abdesti olur.
O zaman sen bir yerde bulunursan yanına rahmet inerrr. Rahmet iner.
Mahallede bir kişinin radyosu vardır.
Radyosu olmayan havadis dinleyeceği zaman mahalle kahvesine gider. Orda dinler.
O Salih kulun yanına gitti mi insan kendi menevişleri çıkmaya başlar.

Zamanında adamın biri hamama gitmiş de, sabun yoktu o zaman killerle yıkanırdılar bilirsiniz.
Küçüklüğümüzde kil vardır, yeşil. Ama güzel kokardı. Şimdiki killer kokmuyor.
Niye kokmuyor?
ALLAH’ın es…
Yahu insanlar edepsizleştikçe dağ, taş da birlikte edepsizleşiyor.
O da edepsiz. Biz de edepsizleştik. Altına girdik üstünden çıktık.
Taze yağ yiyemiyoruz. Yedi mi midemizi bozuyor.
Çünkü vücudumuz insanlıktan çıktı. Makine oldu.
Olin yağ, makine yağı yersek, haa iyi yağ bu.

(Devamı sonraki kayıttadır…)

Kaydın metninin hazırlanmasına destek olan Uğur Bey’den Allah razı Olsun, teşekkür ederiz.[fb_vid id="10153789199084751"]

Yorumlar

Yorumlar