Saba rüzgârının tahrikiyle, dalların üstündeki yaprakların, nasıl el çırpıp oynadıklarını görmüyor musun? Onların gayri ihtiyarî hareketlerini gör de, ehli semaı onlara kıyas et.
Sen görmüyorsun ama o cezbeli zevatın, cuş-u huruşundan dallardaki yapraklar bile el çırpmaktadır.
Sen, yaprakların el çırpmasını, zikir ve tespih kılmasını görmüyor ve işitmiyor musun? Bunu duymak için, beden kulağı değil, kalp kulağı gerekir.
O kulağı bulmak için ne yapmalıdır?
Faidesiz sözlerden ve yalandan baş kulağını tıka ki, can şehrini münevver göresin.
Yorumlar
Yorumlar
Yorum Gönder