Sadık dostumuz bazen bir DVD oynatıcı, bazen bir...





Sadık dostumuz bazen bir DVD oynatıcı, bazen bir kitap ya da oyun konsolu olsa da hepimiz zaman zaman kendi gerçekliğimizden kaçmıyor muyuz? Bazen gerçeğin bir kısmından, bazen hepsinden saklanmıyor muyuz? Adına bazen kafa dağıtmak, bazen stres atmak...



Sadık dostumuz bazen bir DVD oynatıcı, bazen bir kitap ya da oyun konsolu olsa da hepimiz zaman zaman kendi gerçekliğimizden kaçmıyor muyuz? Bazen gerçeğin bir kısmından, bazen hepsinden saklanmıyor muyuz? Adına bazen kafa dağıtmak, bazen stres atmak desek de temelinde gerçekliğimizin sıkıntılarından, sorunlarından, zorluklarından kaçıp sığınıveriyoruz başka/yaratılmış gerçeklikliklere.


Sorun toplumun gerçekleriyle ters kesiştiğimizde başlıyor. Bazı kaçışlar: “Bütün gün evde boş boş film izliyor” oluyor ya da “kitapların arasına saklanıyor” hatta “çalışmaktan kaçtığı için master yapıyor”. Ortak gerçeğimizin dışına çıkanlar, sorumsuz, tembel, asosyal, aklı bir karış havada gibi sıfatlarla cezalandırılıyor hemen.


Peki ama “gerçek”ortak olmak zorunda mı? Ya da ortak gerçeklikte Tutunamayanlar ordusuna mensup olmaktansa kendi gerçekliğine tutunmaya çalışanlar olamaz mı, olmamalı mı? Gördüğümüz, ellediğimiz, algıladığımız gerçek dışında kitap sayfalarında, bilgisayar ekranlarında farklı bir algıda farklı bir gerçeklik bulanlar akıl hastası mı acaba?


Hepimiz zaman zaman kendi gerçekliğimizden kaçtığımıza göre deli mi hayalci mi normal mi olduğumuza nasıl karar verilecek; kaçış sıklığı, şiddeti, süresi hangisi kriter? Into the wild‘ın Christopher’ını nasıl tanımlayacağız mesela?


Sanatta gerçekçiliğe tepki olarak doğan sürrealismin, absürdismin kabul gördüğü gibi yaşamda da toplumsal gerçeğimize tepki olarak doğan akımları kabul edebilecek miyiz bir gün?


Son soru: Kölesi olduğumuz, kaçış aradığımız gerçekliklerden(hepsinden ya da birkaçından belki bir tanesinden); kaçma ihtiyacı hissetmeyeceğimiz gerçekliklere doğru kaçsak ayıp olur mu gerçekten?


Paul Auster - “ Görünmeyen ”





















Yorumlar

Yorumlar