Şairin öfkesini şiirlerinden anlamak mümkündür. “Öfkesi çoğu zaman kınındaydı Metin’in, ama kından nasıl hızlı, göz açıp kapayıncaya kadar çıktığını fark edemezdiniz. Şiirinde de öyle.‘ Hanımefendi’ şiiri, haksızlıklar, eşitsizlikler karşısında bu öfkenin nasıl parladığının eşsiz bir örneğidir.
Bu şiir yayımlandığı günlerde bazı sözcükler olduğu gibi yazılamadığı, yayımlanamadığı için o sözcükleri değiştirilmiş toplu şiirlerinin girdiği kitapta değişik haliyle çıkmıştır.” Mehmet H. Doğan Şimdi Uzaklardasın’da şiirin ilk yazıldığı halinin bilinmesi için 1967’de kendi evinde Eloğlu’nun banta okuduğu halini veriyor:
Utanmayıp da size kıçımı göstersem
Kıçımda don yok vallahi
Mevsim demokrasi saat sekiz suları
Hanımefendi karnım aç
Size söylüyorum hanımefendi
Kıçımda don yok dedim duymadınız mı
Karım geçen Perşembe öldü sağır mısınız
Cebi üç kuruş gören
İnsanın suratına tükürüyor hanımefendi
Neden olacak veremden tabii
Bakın gıcır gıcır bir gece saksıda zülbaharlar
Birazdan ayışığı da çıkacak
Ayışığı
Eşşoğlueşek
Bilmem anlatabildim mi
Size olan şu deruni aşkım değil mi ya efendim
Gün gelecek öleceğiz ölmezsek iyi
Zaten çatlak zurna bir düzen
Barışsız hürriyetsiz
Erkeklik damarımız
Sırası gelince kabarır hanımefendi
Niçin öyle bir tuhaf baktınız
Hem öyle bir kabarış kabarır ki
-Sözümüz mevlisten dışarı-
Siz bile apışıp kalırsınız.
“Bantta, bu şiiri Leylâ Erbil’lerin evinde okuduğu akşam ortalıkta nasıl buz gibi bir hava estiğini, yaşlı hanımın nasıl başını öne eğdiğini, evlatlığınsa daha “kıçımda don yok vallahi” dizesini duyar duymaz nasıl dışarı kaçtığını anlatırken dünyanın en keyifli kahkahalarını atıyordu.”
Metin Eloğlu – ‘’ Hanımefendi ‘’
Yorumlar
Yorumlar
Yorum Gönder