YUNÛS Suresi Âyet -42-43-44 Tefsiri “Onlardan seni dinleyenler vardır.” Ama anl...

YUNÛS Suresi Âyet -42-43-44 Tefsiri
“Onlardan seni dinleyenler vardır.” Ama anlamıyorlar. Ya istidatları hiç olmadığı için, ya içlerindeki istidat nurunu perdeleyen karanlık heyetler iyice kökleştiği için ya da her ikisi birden olduğu için. Tıpkı akledemeyen, işitemeyen, işaretlerden anlamayan sağır gibi. Böyle bir kimseye anlatmak mümkün müdür?
“Onlardan sana bakan da vardır.” Ama Hak da senin hakikâtin de onlara görünmez, yukarıda zikrettiğimiz iki sebepten birinden dolayı. Ya da her ikisi birden mevcut olduğu için. Tıpkı gözü görmediği gibi basireti de kör olan, dolayısıyla ne gören ne de sezebilen âmâ gibi. Böyle bir kimseye nasıl yol gösterebilirsin?!
“Şüphesiz, Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez.” Bundan önce sağırlık ve körlükten söz edildi. Bu ikisi de idrak yeteneğinin olmayışına delalet eder. Buradan, haksızlık yapıldığı gibi bir anlam akla gelebilir. Çünkü bu bağlamda, bazı insanların istidat sahibi iken, bazısı böyle bir istidattan yoksundur. Böyle bir anlam akla gelebileceği için yüce Allah zulmü kendisinden olumsuzluyor. Çünkü, ilk baştan itibaren istidadın olmaması zulüm değildir. Zira hüviyeti bundan ibaret olan kimsenin hususiyeti itibariyle bundan daha iyi olması imkânsızdır. Dolayısıyla, imkân mertebelerinden sahip olduğu mertebe onun aynını gerektiriyordu. Tıpkı eşekliği devam ettiği sürece eşeğin insani idrak istidadına sahip olmasının mümkün olmaması gibi. Onun aynı, üzerinde bulunduğu eşeklik istidadının gerektirdiğidir. Ondan istidadının ötesinde olan bir şey istenemez. Şayet özgün varlığında yoksa böyle bir şey, zulüm sayılmaz. Ama karanlık heyetlerin kökleşmesi nedeniyle istidadı iptal olursa, bu hususta söylenecek bir şey yoktur. Bu bağlamda, her ikisi de nefsine zulmeden konumundadır.
Birincisi, imkân derecelerinde yetersiz ve kendisinden yukarı olana göre eksik olduğu için. Örneğin, eşeğin insana göre yetersiz ve ona göre eksik olması, buna karşın kendi içinde yetersiz ve eksik olmaması gibi. Çünkü eşek kendi içinde yetersiz de değildir eksik de değildir. İkincisi ise açıktır. Buna göre “kendilerine zulmederler…” anlamı şöyledir: Payını eksiltirler. Ya da Allah insanlara kesinlikle zulmetmez. Yani onlardan istidatlarının üstünden bir şey isteyip de sonra onları cezalandırmaz, “fakat insanlar kendilerine zulmederler…” istidatlarını, yaratılış gayesinin dışındaki amaçlarda kullanırlar.
(Muhyiddin İbn Arabi Tefsir-i Kebir Te’vilat 1.cilt)

Yorumlar

Yorumlar