...ALDIĞIM POZİTİVİST, KÂFİR EĞİTİMİNE RAĞMEN.
Allah rahmet eylesin, anneciğim, çoğu zaman elini göğe açar kendi çocukları için hayır isterdi Allah'tan. Dokuz çocuk doğurmuştu, bunlardan altısı çocukluğunu geride bırakıp yaşayabildi.Allah'tan çocukları için hayır diler ve şunu ilave edip bitirirdi duãsını: "Cümle ümmet-i Muhammed'in çocuklarıyla beraber." Ben çocukluk günlerimden itibaren kendimin nereye ait olduğunu annemden öğrendim. Yani benim iyiliğim ancak başkalarının iyiliğiyle mukayyetti. Annem duasının cümle ümmet-i Muhammed'in çocuklarıyla beraber demediği takdirde kabul olmayacağını bildiği için böyle söylüyordu ve ben kendimi annemin dile getirdiği bütünün içinde sayıyordum çocukluk günlerimden itibaren.Dolayısıyla hayatımın her safhasında mensup olduğum yere ihanet etmemek benim için birinci vazifeydi. Annem benim için iyi bir şey istiyordu, benim için istediği şeyler ümmet-i Muhammed'in çocukları için geçerliydi. Ümmet-i Muhammed'in menfaati dışında bir şeyi "iyi" diye bilmem imkanı yoktu. "İyi" diye sadece "ümmet-i Muhammed'in menfaatini" biliyor idim. Aldığım pozitivist, kâfir eğitimine rağmen.
| İsmet ÖZEL
Yorumlar
Yorumlar
Yorum Gönder