EN'ÂM Suresi Âyet – 158 Tefsiri “Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini…b...

EN'ÂM Suresi Âyet – 158 Tefsiri

“Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini…bekliyorlar.” gelip canlarını almasını bekliyorlar. “veya Rabbinin gelmesini bekliyorlar.” Bütün sıfatlarda tecelli etmesini bekliyorlar. Daha önce, kıyamet günü suretin değişmesinden dolayı kâmil muvahhidlerden başka kimsenin O’nu tanımayacağına işaret etmiştik. Değişik mezhep ve dinlerin mensupları ise O’nu ancak kendi inançlarının öngördüğü surette
gördükleri zaman tanırlar. “Yahut Rabbinin bazı alametlerinin gelmesini bekliyorlar.” Yahut daha önce onlar aracılığıyla tanımadıkları bazı sıfatlarının tecellisini mi bekliyorlar? “Rabbinin bazı alametleri geldiği gün…” alışmadıkları veya bilmedikleri bazı sıfatlarıyla tecelli ettiği gün, “önceden inanmamış… olan kimseye artık imanı fayda sağlamaz.” Çünkü insanlar ya mutlak olarak perdelenmişlerdir ya da perdelenmemişlerdir. Dolayısıyla, bazı insanlar, bir kısım sıfatları ya da bütün sıfatları tanıyıp bildikleri için mümindirler. Onu bütün sıfatlarıyla bilen müminler de ya zatı sevenlerdir ya da sıfatları sevenlerdir. Hak Teala bazı sıfatlarıyla tecelli ettiği zaman, mutlak olarak perdelenmişlerin ve O’nu bu tecelliden önce bu sıfatla bilmeyen müminlerin imanı fayda vermez. Çünkü iman, değişmez, köklü, kalp tarafından temsil edilen, nefsi nurlandıran, ruhun müşahedesine aracılık eden özellikte olduğu zaman fayda verir. Zorunluluk karşısında beklenmedik şekilde gerçekleşen iman değil. “Ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimse…” sıfatları seven ariflerin imanı gibi. Bunlar O’na iman etseler de, bütün sıfatlarla tecellisini bilseler de henüz zati sevgiyi ve mutlak kemali kazanmadıkları, mun’im (nimet veren), latif (lütfeden) veya rahim (merhamet eden) gibi sıfatları aracılığıyla Onu sevdikleri için, muntakim (öç alan), kahhar (kahreden) veya mubli (bela verip sınayan) gibi sıfatlarıyla tecelli ettiği zaman, imanları kendilerine bir fayda vermez. Çünkü daha önce O’na bu sıfat aracılığıyla itaat etmemişlerdir, bu sıfatın tecellisine alışmamışlardır. Zatı sevmedikleri için de hangi sıfatla tecelli ederse etsin müşahede lezzetine varamazlar.
(Muhyiddin İbn Arabi Tefsir-i Kebir Te’vilat 1.cilt)

Yorumlar

Yorumlar