CANLI

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım) Kitabından Alıntı Sözler — Ömer Nasuhi Bilmen

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım) - Ömer Nasuhi Bilmen kitap alıntıları ve sözleri

Ömer Nasuhi Bilmen'in Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım) adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Semerkand Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.

Yazar:Ömer Nasuhi Bilmen
Yayınevi:Semerkand Yayınları
Sayfa Sayısı:1096
Orijinal Adı:Tabakatul müfessirin
Dil:Türkçe
ISBN:9786051590707
Okuma Süresi:31 sa. 3 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Tarih, Din (İslam)

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım)'dan En Beğenilen Alıntılar

Berk urdu cemâlinden o ümmî-i yetimin
En şa'şaalı nuru Hudâvend-i Âlîm'in
Bir ders-i edeb verdi ki erbâb-ı zekâya
Hayret verir âsârı fuhûl-i hukemâya
(Şimşekler çaktı güzelliğinden o yetim ümmînin. En parlak nuru her şeyi yaratıcının. Bir edep dersi verdi ki zekâ sahiplerine. Hayret verir etkileri büyük büyük hikmet sahiplerine.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Kur'ân-ı Mübîn'in bir kısım âyetleri diğer bir kısmını izah ve tefsir eder. Bu açıdan mücmel ve özlü âyetlerin güzelce anlaşılması için o husustaki detaylı âyetlere müracaat edilir. Böylece de Kur'an'ın bazı âyetleri bazılarını tefsir etmiş olur. Nitekim âlimlerimiz diyorlar ki: Kur'ân-ı Kerîm'in tefsirini isteyen öncelikle Kur'an'a müracaat etmelidir. Çünkü Kur'an'ın bir yerinde kısa ve öz olarak yer verilen bir şey, diğer bir yerinde detaylandırılmış ve tefsir edilmiş bulunur."

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Hz. Ebû Bekir, seçkin müfessirler tabakasını oluşturan sahâbe-i güzînin birincisidir. Bununla beraber kendisi pek tedbirli hareket ettiği için ondan tefsire ilişkin çok şey nakledilmemiştir. ...
"Kendi kişisel görüşümle tevil ve tefsire kalkışırsam beni hangi gök gölgelendirir, beni Allah'ın azabından kim kurtarabilir?"

📖 Sayfa 255 · Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Evet, şüphe yok ki Kur'ân-ı Azîm'in yüce davetini anlamaya çalışmak, edebî yüksekliğinin, mucizeliğinin net bir biçimde ortaya çıkmasına vesile olması açısından en büyük fikrî, İlmî ve felsefî araştırmalara, incelemelere konu olan tefsirin İlmî seyrini, gelişim ve yükselişini gösteren bir tarih, böyle pek yüksek, pek değerli bir dereceye layıktır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

İhtiyar, sefih (hevesine düşkün) oldu mu, artık uslanması mümkün değildir. Genç ise sefahetten sonra uslanıp akıllanabilir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Kur'ân-ı Kerîm'in yirmi dokuz sûresinin başında (fevâtihu's-süver) "hurûf-ı mukattaa" denilen birtakım harfler vardır. Bunların sayısı Arapça alfabe harflerinin yarısı kadardır. Yani on dört harften ibarettir. Bunlar kesik kesik harfler türündendir; müstakil harfler halinde yazılıp isimleriyle okunurlar. Mesela ن yazılır "nün" diye okunur. Bunların bu şekilde yazılmaları da değiştirilemez.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Bilinmektedir ki Kur'ân-ı Kerîm'in nüzûlü zamanında Hicaz bölgesinde kullanılan yazı "enbârî" veya "kadim hîrî" denilen yazı idi. Buna sonradan "hatt-ı Hicâzî" adı verilmiştir ki "nesih" yazının aslıdır. Bu yazı müslümanlar arasında yayılmaya başlamıştı. Peygamberimiz'in [sallallahu aleyhi vesellem] yirmi altı veya kırk iki kadar vahiy kâtibi vardı. Hepsi de Kur'an âyetlerini bu yazı ile yazmışlardı. Bu yazılar Hz. Peygamber tarafından böylece kabul edilmiş ve yerleştirilmiştir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

وَقُرْاٰناً فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْز۪يلاً
âyet-i kerimesi (İsrâ 17/106) bu hikmeti dile getirmektedir. Yani, "Kur'an'ı parça parça indirdik, tâ ki insanlara zaman zaman okuyup öğretesin. ”
Kısaca bunun gibi daha nice hikmetlerden dolayıdır ki Kur'ân-ı Kerîm'in âyetleri vahiy yoluyla parça parça nâzil olarak İslâm dininin tekâmül derecesine ulaşmasını temin etmiştir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Târih, insanlara ait mühim hâdiselerin bir aynasıdır. Târih, öyle mükemmel bir ibret aynasıdır ki, düşünen her insan, târih sahîfelerinde yaratılışın sırlarını, kâinâtın değişikliklerini, beşerî bilgilerin cereyân ve inkişâf tarzlarını açık bir sûrette görebilir. Bu sebeple târihin pek büyük bir ehemmiyeti vardır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Ezher âlimleri tarafından yayımlanıp ez-Zikrâ el-Muhammediyye dergisinde yer verilen bir fetvada da deniyor ki: "İslâm âlimleri eskileriyle yenileriyle icmâ etmişlerdir ki Kur'ân-ı Kerîm'de ya kelimenin tahrifine veya anlamın değiştirilmesine götürecek herhangi bir müdahale kesin olarak yasak ve katiyen haramdır. Gerek ashâb-ı kirâm gerekse onlardan sonra zamanımıza kadar gelen İslâm ümmeti, Kur'an'ın Arapça harflerle yazılmasını zorunlu görmüşlerdir. Bundan da açıkça ortaya çıkar ki Kur'ân-ı Azîm'in Latin harfleriyle yazılması câiz değildir."

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Keşşâf tefsirinde şöyle deniyor: "Mushafın hattına uymak bir sünnettir. Yani İslâm'da baştan beri tutulmuş bir yoldur. Ona muhalefet edilemez."

İbn Dürüsteveyh de Kitâbü'l-Küttâb'ında diyor ki: "Kur'an yazısı başkasına kıyas olunamaz. Çünkü o bir sünnettir; yani Resûlullah'm işaretine dayalı, tevkifi bir yazıdır; onu bozmaya ümmetin yetkisi yoktur."

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Semavî kitaplar arasında yüzyıllardan beri orijinalliğini muhafaza etmek şeref ve üstünlüğü yalnız Kur'ân-ı Kerîm'e aittir. Bu da İlâhî koruma altında olduğunun bir sonucudur. Bunun tersini söylemek, gerçek nurunu görmekten yoksun olan yarasa karakterli kimselere ait bir
eksiklikten başka bir şey değildir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Evet, Kur'ân-ı Kerîm, bir kitâb-ı İlâhîdir. Öyleyse şüphe yok ki insanların sözlerinden her açıdan yüksektir ve eşsizlik derecesine sahip olduğu için ebedî bir mucizedir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Kur'ân-ı Mübîn maddi, manevi, İlmî, ahlâkî, sosyal, İktisadî, tarihî pek çok gerçeği içermektedir. Bu kitâb-ı mübîni insanlara tebliğ etmekle görevli olan Hz. Muhammed [sallallahu aleyhi vesellem] ise ilimden, ilerlemeden yoksun bir çevrede yetişmiş, kırk yaşlarına kadar hiç kimseden ilim adına bir şey öğrenmemiş, hiçbir şey okuyup yazmamış bulunuyordu. Bu durum, bütün kavmince kesin olarak bilinen bir gerçekti. Buna rağmen tebliğine muvaffak olduğu bu kutsal kitabın böyle binlerce, yüz binlerce hakikati kapsayıcı bulunması, onun bir mucize olmasından başka neye bağlanabilir?

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Müfessirler, ileride söyleyeceğimiz üzere Bunlar, tefsir ilminin esaslarıdır. Sonra Kur'ân-ı Azîm'in anlamlarını, gerçeklerini izah için dee başvururlar. Bunlardan başka i de göz önünde bulundururlar. Bütün bu ilimler tefsirler için birer memba, birer bilgi kaynağı kabul edilmiştir.

📖 Sayfa 146 · Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Evet… Allah Teâlâ bütün kullarına bir irâde ve bir seçme kâbiliyeti vermiştir. Her insan bu kabiliyetini güzelce kullanmaya da, kullanmamaya da hikmet gereği muktedirdir. Cenâb-ı Hak ise her kulunun bu kabiliyetini bu dünyada ne şekilde kullanacağını ezeli âlemde bildiği için ona göre kulları hakkında ezeli hükmünü vermiştir. Binaenaleyh bunda bir zorlama yoktur

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Bu sûreleri izleyip âyetleri 100'den fazla veya 100'e yakın bulunan sûrelere de "miûn" denir ki Berâe, Neml, Hûd, Yusuf sûreleri bunlardandır. "Miûn" sûrelerini takip eden Ahzâb, Hac, Kasas gibi bir kısım sûrelere de "mesânî" adı verilir. Mesânîden sonra gelen Rahmân, Necm,
Alak gibi kısa sûrelere de "mufassal" adı verilmiştir. Bunlar da "tıvâl-i mufassal" (uzun mufassallar), "kısâr-ı mufassal" (kısa mufassallar),
"evsât-ı mufassal" (orta mufassallar) adıyla üç kısma ayrılmıştır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Halin iyiliği ve nefsin lezzet aldığı şey demektir. Bizim için istenilmeye en lâyık olan nîmet ise, Allah’ın rızâsına kavuşmak ve salih, seçkin kulların yollarına girebilmek, Allah’ın gazabına uğramış, sapıklıklar içinde kalmış, kötü ruhlu kimselerin yollarından uzak kalmaktır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Bazı maksatlar vardır ki doğrudan doğruya açık ve gerçek lafızlarla ifade edilmesi gerekir. Bazı maksatlar da vardır ki bunları ifade için kinaye, teşbih, istiare gibi belâgat yöntemlerinden birine müracaata gerek görülür. Bu sayede maksat daha canlı, daha etkili bir biçimde muhataba telkin edilmiş olur. Özellikle sıradan konular hakkında, sade bir üslup yeterli olduğu halde yüksek konular hakkında âlî (yüksek) veya müzeyyen (süslü) bir üsluba baş vurmak lazım gelir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Geleceğe ait gerçekleşmesi bir kurala bağlı olmayan birtakım olayları henüz meydana gelmeden yıllarca, yüzyıllarca önce kesin bir biçimde bilip haber vermek bir olağanüstülük eseridir. Kur'ân-ı Mübîn ise böyle birçok olaya ilişkin kesin bilgi vermiş ve bunlar daha sonra gerçekleşmiştir. Romalılar'ın Farslar'a galip gelmeleri, müslümanların
Mekke-i Mükerreme'ye muzaffer olarak girmeleri ve Müslümanlığın yeryüzüne yayılması hakkındaki haberler bunlardandır. Dolayısıyla bu bakımdan da Kur'ân-ı Mübîn büyük bir mucizedir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

İnsanlar geçmişe bağlıdırlar. Hiçbir zaman geçmişe kayıtsız kalmamışlardır. Geçmişe ait olaylardan birtakım prensipler, kanunlar çıkarmışlar; sonra bunları yaşadıkları zamana ve geleceğe uygulayıp genelleştirerek toplum hayatına mutlu bir yön vermek mecburiyetini hissetmişlerdir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Ey insanlar!, uyanınız, şu sonsuz kâinatın yaratıcısının büyüklüğünü düşününüz. O, ne büyük bir yaratıcıdır, ne muazzam bir besleyicidir. Bütün mahlukatı için ne kadar rahmet ve merhameti vardır. Bütün âlemlerin müstakil sâhibi ve hâkimi yalnız odur. Artık -Yarabbi! yalnız sana ibâdet ederiz. Yalnız senden lütuf ve ihsan bekleriz- diyerek kulluğumuzu arzederiz.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Kur'an denilen bu kitâb-ı İlâhî, daima okunduğu veya âyetleri, sûreleri, pek çok emri, yasakları, vaatleri, uyarıları ve birçok ilmi, gerçekleri sinesinde topladığı için "Kur'an" adını almıştır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

herhangi bir nâhoş hale tutulan kimse:
وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِباً فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِي الظُّلُمَاتِ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ
Zünnun'u (yunus'u) da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, "Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum" diye dua etti. (Enbiyâ/87)
âyet-i kerimesini okursa o halden kurtulur.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Kur'ân-ı Azîm'in âyetleri ve sûreleri zaman aralıklarıyla Cibrîl-i Emin aracılığıyla indirilmiş, Resûl-i Ekrem'e vahyedilmiş olduğu için de Kur'an'a "kitâb-ı münzel" (indirilmiş kitap) denir.

Kuşkusuz asıl Kur'ân-ı Kerîm, bir İlâhî kelâmdır; Hak Teâlâ'nın zatıyla kaim, kadim (zaman üstü) bir sıfatıdır, ezelî, gaybî olan mukaddes kelimelerden ibarettir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Deniliyor ki Rahman öyle bir nimet verendir ki onun vereceği nimetlerin başkası tarafından verilmesi düşünülemez. Bu sebeple Rahman ismi mahlukata verilmez. Rahim ise öyle bir nimet verendir ki onun vereceği nimetin benzeri başkaları tarafından da gelebilir. Bu sebeple Rahim adı kullara da verilebilir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Evet, İslâmiyet'in hüviyeti tamamen açıktır, nettir. Bunda gizli kapalı, gizemli hiçbir şey yoktur. Buna muhalif olan sözde tasavvuf yolu, ayak kaydırıcıdır. Ondan pek kaçınmak gerekir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Haberiniz olsun ki Allah, size adaleti, iyi davranmayı ve yakınlara yardımda bulunmayı emrediyor; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklıyor; dinleyip anlayıp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nâhl/90)
âyet-i celilesinden daha kapsamlı bir ahlâk prensibi bulunabilir mi?

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Kur'ân-ı Mübîn'in birçok âyeti ahlâkî esasların, prensiplerin en mükemmelini içermektedir, insanlara görevinin kutsiyetini, hakkın korunması gerektiğini, hayatın gayesini, en yüksek faydanın neden ibaret olduğunu en güzel ve gerçek bir biçimde gösteren Kur'ân-ı
Kerîm'dir. Bu kutsal kitabın gösterdiği ahlâk yollarından daha mükemmel hiçbir ahlâkî yol ve sistem bulunamaz.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Bu pek yüce hidayet ve fazilet rehberlerinin bütün âl ü ashabı da Hak Teâlâ'nın sonsuz salât ve selâmına mazhar olsunlar. Her biri insanlık için bir hidayet yıldızı, bir irfan ve kemal mürşidi olmuştur.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Olanlar feyz-yâb-ı intibah âsâr-ı kudretten Alırlar hisse-i ibret temâşâ-y tabiatten
(Yani, onlar kudret eserlerinden uyanış feyzini elde ediyorlar. Tabiatı seyretmekten ibret derslerini alıyorlar.)
(34) وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَۜ اَفَا۬ئِنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ
"Senden önce hiçbir insana dünyada ebedi hayat nasip etmedik. Sanki sen
ölsen, onlar ebedî mi kalacaklar!"(Enbiya34).

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Peygamber Efendimiz'in okumaktan, yazmaktan uzak bulunması bir hikmet gereğiydi. Çünkü Hz. Muhammed [sallallahu aleyhi vesellem), bütün âlemin biricik gerçek öğreticisi olacaktı. Bütün kâinatın hocası olacak böyle bir öğreticinin başkalarından feyiz almış olması elbette mümkün değildi.

📖 Sayfa 26 · Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Hz. Ömer'in rivayet ettiği hadis-i şerif
"; "

📖 Sayfa 261 · Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Beşincisi: Peygamberlik görevinin verilmesinden itibaren müslümanlar ve gayri müslimler tarafından birçok konuya ilişkin sorular ve açıklama talepleri geliyordu. Bunlar hakkında âyetlerin inişine ihtiyaç görülüyordu. Oysa Kur'ân-ı Azîm'in birden inişi durumunda bunlara Kur'an diliyle cevap vermek mümkün olamayacaktı.

Altıncısı: Kur'ân-ı Mübîn'in âyetleri farklı zaman aralıklarıyla nâzil oldukça müslümanlar bunları birer yeni şevk ile karşılayarak ezberliyor, kolaylıkla Kur'an hafızı olma nimetine erebiliyorlardı. Oysa birden nüzûlü durumunda bu şevk, bu kolaylık mümkün olamazdı.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

İslâm dinindeki inanç konularına ait meselelerin birinci kaynağı, Kur'ân-ı Azîm'dir. Ulûhiyyete, meleklere, nübüvvete, semavî kitaplara, kazâ ve kadere, ahiret gününe, kısaca bütün inanç esaslarına ilişkin olan ölçüleri Kur'ân-ı Mübîn pek açık, pek ikna edici bir şekilde kapsamış bulunmakta.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

98-Her kim Allah Teâlâ’ya ve onun meleklerine, peygamberlerine ve Cebrâil ile Mikâile düşman olursa kâfir olur Allah Teâlâ da şüphe yok ki, kâfirlerin düşmanıdır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Kur'ân-ı Mübîn'in bir kısım hitâbeleri, o kadar hoş, ruh besleyici, heyecan doludur ki bunların güzellikleri yanında en nurlu sabahların güzelliği, en renkli şafakların gönül çelici manzaraları, en sevimli çiçeklerin cazip tazelikleri pek sönük, pek renksiz, pek solgun bir halde kalır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Bu alanda en iyi yöntemi izleyen, en faydalı eserlerden birini meydana getiren, olayları gerekçeleriyle görüp muhakeme eden, büyük bir İslâm âlimi olan İbn Haldûn merhumdur.
Bu zatın tarih alanında izlediği usul Batılı yazarların gözlerini açmış, takdirlerini kazanmış, kendileri için bir rehber olmuştur.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Âyet, sözlükte "alamet, nişane, ibret, delil, her taraftan göze çarpan yüksek bina" anlamındadır. Hârikulâde manasında da kullanılır. Terim olarak, "Kur'ân-ı Mübîn'in başlı başına bir anlamı bulunan, bir işareti veya bir hükmü taşıyan uzun veya kısa cümlelerinden her biri'dir. Âyetin başlangıcıyla sonu arasında bir bağlantı, bir birlik bulunur. Çoğulu "âyât"tır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Resûl-i Ekrem Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], göğüs ağrısından şikâyette bulunan bir zata şöyle buyurmuştur:
'Kur'an oku, Allah Teala kur'an hakkında,
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَٓاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ
''Ey insanlar! Rabb'inizden size bir öğüt; göğüslerde olana bir şifa, Mü'minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.( yunus/57)'' buyurmuştur.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphesiz hitâbet de mev'izeler de bir kısım usule, birtakım kurallara, esaslara dayanır. Bunlar başlı başına bir ilim konusunu teşkil etmektedir. İşte bu ilmin de en feyizli dayanağı Kur'ân-ı Mübîn'dir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

(104) اَلَّذ۪ينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعاً
"Onlar, dünya hayatında iyi işler yaptıklarını sanırlarken, yaptıkları boşa gitmiş olan kimselerdir." (kehf/104)
nazm-ı cehlinde "cinâs-ı hat" ile "cinâs-ı muharref" bir arada kullanılmıştır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Sonsuz hamd ve sena Allah Teâlâ'ya olsun ki insanlara lütfedip birçok peygamber göndermiş, ihsan buyurduğu mukaddes kitaplarla insanlık âlemini aydınlatmış ve son olarak peygamberlerin sonuncusu
Resûlullah Efendimiz'e [sallallahu aleyhi vesellem] Kur'ân-ı Mübîn'i indirerek yeryüzünü hidayetle nurlandırmıştır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Hz. Ebû Bekir, Resûl-i Ekrem'den sonra hilafet işleriyle meşgul olmuş, Hz. Peygamber'den her gördüğünü, her işittiğini rivayet edecek kadar yaşamamış, hadis-i şeriflerin de yalnız mealen değil, aynen mübarek lafızlarıyla beraber nakledilmesi yolunu tercih etmiş olduğu için kendisinden rivayet edilen hadis-i şerifler büyük bir sayıyaya ulaşamamıştır. İbn Hazm'ın belirttiğine göre Hz. Ebû Bekir'in yalnız müsned ola rak rivayet ettiği hadislerin sayısı 142'dir.

📖 Sayfa 255 · Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/22, 44; Beyhaki, Şuabü'l-İmân, nr. 1777; Süyüti, el-Cămiu's-Sagir, nr. 2191; Ali el-Müttaki, Kenzü'l-Ummál, nr. 28970.

📖 Sayfa 262 · Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Kur'ân-ı Mübîn'in gerek ilâhiyyata gerek varlıklara ilişkin verdiği bilgiler ise hiçbir zaman kuvvetli teorilere, değerli keşiflere ters bulunmuyor, kendi açıklamaları arasında gerçek bir çelişki görülmüyor. Bilakis ilimlerin, fenlerinin gelişmesi, Kur'an'ın haber verdiği hakikatlerin daha net anlaşılmasına yardım ediyor, bu hakikatlerle pozitif
bilimler ve yeni keşifler arasında asla bir çelişki meydana gelmiyor. Zaman geçtikçe Kur'an'ın yüceliği bir kat daha ortaya çıkmış oluyor. İşte bu bakımdan da Kur'ân-ı Kerîm ebedî bir mucizedir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Yiğidin yarısı dili, yarısı da yüreğidir. Kişiliğini bunlar meydana getirir. Bunun ötesinde et ile kan heykelinden başka bir şey kalmamış olur.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Yine Kur'ân-ı Azîm'in bir nice hitâbeleri, o kadar heybetli, o kadar dehşetli, o kadar korkunçtur ki bunların azametleri yanında denizlerin müthiş dalgaları, kasırgaların garp gürültüleri, toprağın şiddetli tarrakaları (gümbürtüleri) pek sessiz, etkisiz, önemsiz bir durumda kalır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Evet... Cihada dinde yer verilmesindeki başlıca hikmet, İslâm varlığını müdafaadır; fitnenin, şer ve fesadın ortadan kalkmasını temindir. Gerçek bir dinin insanlar arasında yayılmasına ve bu sayede insanlığın hidayet ve saadete ermesine hizmettir. Yoksa dünya için boş yere kan dökmek, başkalarının yurtlarını ellerinden almak için değildir.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Birincisi: Kur'an'ın tûmû birden nâzil olsaydı başkaları tarafından önceden düşünülüp tertip edilmiş olması kanaati hâsıl olabilirdi. Parça parça nüzûlü ise böyle bir düşünceye imkân bırakmamıştır.

İkincisi: Kur'an'ın içerdiği hükümler birden nâzil olsaydı, yeni müslüman olacak kimselerin bunlarla daha İslâm'ın başlangıcında birden yükümlü olmaları icap ederdi. Mesela, müslümanların daha oldukça az sayıda bulundukları bir zamanda cihad ile yükümlü bulunmaları lazım gelirdi. Bu ise alıştıra alıştıra benimsetme ve kolaylaştırma prensibine ters; İslâmiyet'in çabucak yayılmasına engel olabilirdi.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen

Sıkça Sorulan Sorular

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım) kimin eseridir?

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), Ömer Nasuhi Bilmen tarafından yazılmıştır.

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım) kaç sayfadır?

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım), 1096 sayfadır (Semerkand Yayınları baskısı).

Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım)'ın en ünlü sözü nedir?

“Berk urdu cemâlinden o ümmî-i yetimin En şa'şaalı nuru Hudâvend-i Âlîm'in Bir ders-i edeb verdi ki erbâb-ı zekâya Hayret verir âsârı fuhûl-i hukemâya (Şimşekler çaktı güzelliğinden o yetim ümmînin. En parlak nuru her şeyi yaratıcının. Bir edep dersi verdi ki zekâ sahiplerine. Hayret verir etkileri büyük büyük hikmet sahiplerine.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Büyük Tefsir Tarihi (2 Cilt Takım) — Ömer Nasuhi Bilmen. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4