CANLI

Cuma Mektupları 4 Kitabından Alıntı Sözler — İsmet Özel

Cuma Mektupları 4 - İsmet Özel kitap alıntıları ve sözleri

İsmet Özel'in Cuma Mektupları 4 adlı kitabı 1991'de yayımlanmış, 198 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:İsmet Özel
İlk Yayın:1991
Yayınevi:Şule Yayınları
Sayfa Sayısı:198
Dil:Türkçe
ISBN:9789757796541
Okuma Süresi:5 sa. 37 dk.
Türler:Din (İslam), Siyaset-Politika

Cuma Mektupları 4'dan En Beğenilen Alıntılar

Bir amaç uğruna girişilen çabadan yoksun kalındığı zaman, herhangi bir zihni erginlik çabasına da gerek kalmaz.
----
Her şey mümkün görülmeye başlanır o zaman. Mümkünler bu derece çoğalınca düşmandan söz etmek anlamsızlaşır.

📖 Sayfa 176 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Hayatın temel özelliği değişebilirliktir.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Çevremiz içinde yaşadığımız olaylar bizi hayatın zenginliğine çağırmak yerine onu tek renkli ve kısır yaşamamız için zorlayıcı birer etken adeta.

📖 Sayfa 54 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Eğer müslümanlar kendilerini tanımlamakta yetersizlik gösterirlerse, düşmanları tarafından tanımlanmış oldukları oranda düşmanlarının sevkettiği alanda mücadele vermek mecburiyeti altına düşerler.

📖 Sayfa 50 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Ama her zorlukla birlikte bir kolaylığın bulunduğunu bilerek Türkiye'de yaşayan Müslümanların belli bir kararlılıkla ülkenin gerçek imkânını temsil ettiği ortaya çıkarılabilir.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Bence çayı görmeden paçaları sıvamak lâzımdır. Çünkü karşımıza çayın ne zaman çıkacağını bilmek her zaman kolay değildir. Amaç paçaların ıslanmamasıysa onları şimdiden sıvalı tutmanın yararı büyük.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Müslümanların gevşemeden ve taşkınlığa uğramadan kararlı bir toparlanmayla davalarını gündeme getirmelerinin zamanıdır.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Bugün turizm konusunda yatırım yapmakla Türkiye'nin neleri harcadığının bilançosunu çıkarmaya kimse cesaret bile edemiyor. Ülkede mümkünlerin el üstünde tutulması, imkânların ise yok sayılması yönünde gerçekleştirilen ideolojik bombardıman "tatlı hayat" fırsatları ve ihtimalleriyle birleştirilerek toplum kocaman bir morfinmanlar yetimhanesi haline getirilmiştir.

📖 Sayfa 33 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Dünyadan haberdar olmak başka toplumların ne halde olduklarını bilmek değil, niçin o halde olduklarını bilmektir.

📖 Sayfa 69 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

''Eğer müslümanlar kendilerini tanımlamakta yetersizlik gösterirlerse, düşmanları tarafından tanımlanmış oldukları oranda düşmanlarının sevkettiği alanda mücadele vermek mecburiyeti altına düşerler. Eğer müslümanlar kendi tezlerinin temsilcilerini ortaya çıkaramazlarsa dünya sisteminin onlara vekâleten verdiği temsilcilerle yönlendirileceklerdir''

📖 Sayfa 50 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Yani Türkiye hayatını mümkün olduğu kadar uzatıyor, ama imkânlarını kullanamıyor.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Batı'yı taklid etmek "mümkün"dü, Batı’yı reddetmek "mümkûn"dü. Bu iki mümkün arasında "imkân" harcanıp gitti.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Yol ne kadar kestirme olursa olsun, bizim bu yolu yürüyebilmemiz için ayaklarımız üstünde duruyor olmamız şart.

📖 Sayfa 23 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

İnsanları bir arada tutacak olan da, toprakları bir bütün olarak koruyacak olan da Müslümanlıktır, lâiklik değil.

📖 Sayfa 181 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Müslümanlar çağımızın "bilgisayar kafası"ndan, yahut bu kafayı ortaya çıkaran Batılı mantık örgüsünden uzak kaldıklarında; kendilerini nasıl üstün özelliklerle donatılmış bir seviyeye lâyık bir yaşama biçimine muhatap olduklarını görerek, anlayacaklardır.

📖 Sayfa 114 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Davanız varsa, dostlarınız da vardır.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Laik değilim, çünkü müşrik değilim.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Büyük bir sevap uğruna küçük küçük birçok günahı göze almak Müslümanca bir tutum mudur?

📖 Sayfa 113 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Der Mensch İst der Hirt des Seins.
Yani: insanoğlu varlığın çobanıdır.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Karaya oturmuş Türkiye gemisini yüzdürmek ancak İslâmi değerlerin toplum hayatının eksenine yerleştirilmesiyle gerçekleşebilecek.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Der Mensch İst der Hirt des Seins.
Yani: İnsanoğlu varlığın çobanıdır.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Akletmeden İslâm'a girmek mümkün olmadığı gibi, akletmeden müslüman kalmak da mümkün değil.

📖 Sayfa 171 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Dolayısıyla insanların çoğunun "ezildiği" doğru değildir. Dıştan bakıldığında öyle sanılsa bile, kendilerine sorarsanız "masaj" yaptırdıklarını söyleyebilirler.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Fareleri küheylan, balkabağını fayton yapacaklar; ama saat gece yarısını vurur vurmaz bütün büyü bozulacak.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

" Ben çayı görmeden paçaları sıvamanın yanlış olacağını düşünenlerden değilim.Bence çayı görmeden paçaları sıvamak lâzımdır. Çünkü karşımıza çayın ne zaman çıkacağını bilmek her zaman kolay değildir. Amaç paçaların ıslanmamasıysa onları şimdiden sıvalı tutmanın yararı büyük. ''

📖 Sayfa 8 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Yeryüzünde dünya sisteminin çarklarına doğrudan zarar verebilecek ülkelerin ilki Türkiye'dir. Eğer böyle bir amacı benimsemiş olursa...

📖 Sayfa 36 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Uğradığımız bilinç kirlenmesinden arınabilmek için duadan ve takvaya yönelmekten başka bir imkâna sahip değiliz.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Dünya sisteminin işleyiş mantığı imtiyazlı (merkez) bölgelerin derece derece mahrumiyet (çevre) bölgelerini hükümranlık altına almasına dayanıyor. Eğer mahrumiyet bölgelerinde yaşayanlar kurtuluşlarını imtiyazlı bölgelerin yaşama araçlarını ele geçirmede ararlarsa sistemin çarkına kapılmış oluyorlar.

📖 Sayfa 41 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye'de göze batar bir geriye gidiş, bir sarsıntı, bir çürüme yaşanıyorsa bunun sebebini ülkemizdeki okuryazar kesiminin günden güne amaç gözetmeyen bir yaşama biçimine bağlanmakta bulunuşunda arayabiliriz.

📖 Sayfa 35 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

''Genel anlamıyla küfür toplumu dediğimiz bir toplumda eğer kısa zamanda çok sayıda insanın sizi onaylamasını, size iktidar imkânı tanımasını istiyorsanız, onların ortalama yargılarına boyun eğeceksiniz ve dolayısıyla doğrudan imtina edeceksiniz demektir.''

📖 Sayfa 59 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye'de yaşamak cinler, periler ülkesinde yaşamak gibi bir şey haline geliyor çoğu zaman. Kuşkular, güvensizlikler, nereden neyin geleceğini bilememekten doğan bir esrarlı ortamda yaşamak alışageldiğimiz bir şey.

📖 Sayfa 61 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye’nin dünyada tuttuğu yer konusunda gerçekler açığa çıktıkça müslümanların öncülüğünü kabulden başka çare olmadığı diğer "aklı evvel" unsurlar tarafından da anlaşılabilir.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Memleketin sahibinin Müslümanlar olduğunu göstermek hiç de zor değil. Yabancı hakimiyetini bütün alanlarda külliyen reddetme imkanı olanların elinde çünkü. Eğer Müslümanların dışında kalanlar kafirlerin tasallutunu benimsemeyen bir tavır içinde olurlarsa Müslümanların temsil ettiği imkanlara katkıda bulunacaklar, yok eğer Müslümanlara destek olmayacaklarsa kendilerinin de kafir tasallutunun bir maşası olduklarını ispat etmiş sayılacaklar.

📖 Sayfa 29 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

...kanunları yapanlar hiçbir zaman türküleri yakanlardan daha kuvvetli değildir.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye imkânları olduğu için varlığını koruyan bir ülke, ama imkanlarını mümkünler uğruna heba ettiği için de varlığını ortaya koyamayan bir ülke.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Bizim müslüman özelliklerimizden uzaklaşarak yaşadığımız her değişme, dünya sisteminin yaygınlaşıp kökleşmesine sebep
olmuştur.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Eski Çinliler "karışıklık dönemlerinde cehalet hayat kurtarır" derlerdi.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

''Neden Lozan anlaşması Türkiye'de azınlık olarak sadece gayri müslimleri hesaba katmıştır? Neden Türkiye'deki sünnî müslümanlığın ayrılmaz bir parçası olan Kürtler azınlık kapsamına alınmamıştır? Bu yaklaşımın anlamı istiklâl Harbi'nin gerek halk katında, gerekse emperyalistler gözünde sadece bir İslâmî kurtuluş hareketi ve dünya müslümanlarının bir direniş eylemi olarak görüldüğü değil midir?''

📖 Sayfa 156 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Bütün siyasi partiler halkın karşısında müslümanlığı savunan bir edayı benimsemiş görünecekler, devletin karşısında da laikliği en iyi kendilerini koruyabileceğini ispat telâşına düşecekler.

📖 Sayfa 17 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Yol ne kadar kestirme olursa olsun, bizim bu yolu yürüyebilmemiz için ayaklarımız üstünde duruyor olmamız şart. Amuda kalkmış bir halde, ellerimize dayanarak yürümeye kalkıştığımız yolda en fazla devrilmeme başarısına erebiliyoruz.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

''Büyük söz söyleme, büyük lokma yut. Deveyi hamuduyla yutanların gündemi belirlediği bir Türkiye'de yaşıyoruz."

📖 Sayfa 29 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Arap ülkelerinin de ellerinde tek kuvvet olarak ABD'ye şirin görünmekten başka çıkar yolları yok.

📖 Sayfa 92 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye'de yaşayan müslümanlar olarak bizlerin tutum ve davranışlarımızı kitle iletişim araçları vasıtasıyla oluşturulmuş kanaatler güdümünde değil de, inançlarımız, bilgilerimiz ve düşüncelerimiz gereğince belirlenen anlayışımız doğrultusunda ortaya koyabilirsek hayat içinde gerçek aktörler olmayı başarabilir ve payımıza düşüyorsa bundan kazançlı çıkabiliriz.

📖 Sayfa 140 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye'deki okur yazar kesimin anlayışsızlık tabakasını delmek bizim ülkemizde yapılması gereken zorlu ve zorunlu bir görev.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Sağ ve sol Türkiye'nin silik ve önemsiz bir ülke durumuna düşürülmesi için görev bölümü yaparak işbirliğini gerçekleştirmiş durumdalar.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye Cumhuriyeti mevcudiyetini müslümanlar için bir dar’ül sulh olmaya borçludur. Anadili Elence olan Giritliler, anadili Bulgarca olan Pomaklar da Turkiye'yi anayurt olarak benimsemişlerdir. Hıristiyan olmayan Arnavutlar ve Hıristiyan olmayan Gürcüler Türkiye'yi sadece müslüman bir anayurt olma özelliğiyle benimsemişlerdir. Anadilleri Türkçe olmadığı halde Çerkesler, Abhazyalılar, Boşnaklar kitleler halinde Türkiye'yi kendilerine yurt seçmişlerdir. Bunun yegane sebebi burada müslüman olarak yaşama beklentisinin ağır basmasıdır.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Batı'yı taklid etmek "mümkün"dü, Batı'yı reddetmek "mümkün"dü. Bu iki mümkün arasında " imkân" harcanıp gitti.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye'nin direniş gücü müslümanlıkta mukîmdir.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Cumhuriyet dönemi boyunca ve demokratik işleyişin benimsendiği yıllardan bu yana lâiklik Batı'dan yükselen her yenilik dalgasının ülkemiz için bir yer bulmasını kolaylaştıran bir anlayış kalıbı olma görevini üstlenmiştir

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye'yi kıskaç altında tutanlar devletin Batılılaşma peynirini ısırdığı günden bu yana yönetime etkide bulunan unsurları devamlı olarak veba ile kolera arasında tercih yapmak mecburiyeti ile yüz yüze bırakmışlardır.

📖 Sayfa 173 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Dünyadan haberdar olmak başka toplumların ne halde olduklarını bilmek değil, niçin o halde olduklarını bilmekti.

📖 Sayfa 68 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Görünüşte Türkiye'deki sağ ve sol birbiriyle çatışırlar. Ama biri diğerine aynı patronun çıkarını korumak üzere saldırır.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Bugün yüzyüze geldiğimiz çıkmazlar Türkiye'nin İslâmî esaslara olan yakınlığı sebebiyle değildir; bilâkis bu esasları hayatın merkezinden uzaklaştırılması sonucu Türkiye bugün çıkmazlar karşısındadır

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Demokrasi ortalama insan için, güdülebilen ve hiçbir sivriliği olmayan insan içindir.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye'de İslâm'ı toplum hayatından silmek için girişilen her teşebbüs başarısız kaldığı oranda Islâm’ın güç kazanmasına sebep oluyor ve müslümanca eğilimlerin saptırılması için yapılan her hareket müslümanların daha doğru yönde adımlar atmalarına kolaylık sağlıyor.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Neden çağdaş ve lâik anlayış sahipleri Türkiye'ye özgün bir gelişme yolu açma cesaretini taşıdıklarını ileri süremiyorlar da; ülkemizin Hindistanlaşma veya İtalyanlaşma arasında bir tercihle sıkışmış olduğunu söylemek çaresizliğini üstleniyorlar? Eğer istiklâl ve lâiklik birbirini tamamlayan iki unsur olsaydı bugün Türkiye yetişmiş insan gücünü hem sayı, hem de seviye bakımından iki misline ulaştırmış olurdu. Ama öyle olmadı ve Türkiye yetmiş yıl içinde dar kapsamlı bir eğiti- me mahkûm edildi. Hiçbir toplumsal hedef topyekûn seferberliği içine alacak genişlikte tutulamadı.

📖 Sayfa 179 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Meseleyi yerli yerince kavrayabilmek için AGİK görüşmeleri sonunda taraf devletferin yükümlülük altına girerek, üzerinde. anlaşmaya vardıkları üç ana ilkeyi hatırlamak ve bunların Türkiye bakımından mümkünler/imkanlar çerçevesinde nasıl anlamlandırılabileceğini gözönüne almak zorundayız. Sözkonusu üç ana ilke şunlar:
1- İnsan haklarının korunması ve savunulması,
2-Parlamenter demokrasinin korunması ve savunulması,
3- Serbest piyasa ekonomisinin korunması ve savunulması.

📖 Sayfa 32 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Yani modem zamanlarda kendine müslüman diyen çok sayıda insan hayatlarına anlam veren ilke veya ilkeleri İslam'dan almaksızın yaşayışlarını düzenlemekte ve buna nihaî noktada bir İslâmî gerekçe bulmakta veya belli belirsiz böyle bir gerekçenin bulunabileceğine inanmaktadırlar. Öyle kabul ediyorum ki bu türden insanların inançları cahiliye dönemindeki müşriklerin,
İslâm tebliğ edilmeye başlandığı zamandaki müşriklerin inançlarının bir anlamda günümüzdeki yansımasıdır. Yani bu insanlarda bir müteal Allah inancı vardır, fakat hayatlarına yön veren ilkeyi Allah'ın emirlerinden almazlar.

📖 Sayfa 106 · Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye'de tarihin yükü bu topraklan dar’ül İslâm kıldığı oranda benimsenebilir. Eğer Türkiye lâik bir ülkeyse ve müslümanlar için dar'ül sulh değilse artık onun ne toprak bütünlüğünden, ne de millî varlığından bahis açılabilir.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Türkiye'nin 16. yüzyıldan bu yana Baü sömürüsüne konu olmadığını kimse söyleyemez.

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel

Sıkça Sorulan Sorular

Cuma Mektupları 4 kimin eseridir?

Cuma Mektupları 4, İsmet Özel tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1991'de yayımlanmıştır.

Cuma Mektupları 4 kaç sayfadır?

Cuma Mektupları 4, 198 sayfadır (Şule Yayınları baskısı).

Cuma Mektupları 4'ın en ünlü sözü nedir?

“Bir amaç uğruna girişilen çabadan yoksun kalındığı zaman, herhangi bir zihni erginlik çabasına da gerek kalmaz. ---- Her şey mümkün görülmeye başlanır o zaman. Mümkünler bu derece çoğalınca düşmandan söz etmek anlamsızlaşır.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Cuma Mektupları 4 — İsmet Özel. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4