
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî'un 2003 tarihli Din (İslam) alanında öne çıkan eseridir. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.
Ene ve Zerre Risalesi'den En Beğenilen Alıntılar
Esbab, bir perde-i zâhiriyedir; tabiat, bir şeriat‑ı fıtriyesidir ve kanunlarının bir mecmuasıdır ve kudretinin bir mistarıdır.
📖 Sayfa 15 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
...
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
her şeyin anahtarı O'nun elindedir.
...
İşte beşer haşrini aklına sığıştıramayan dar akıllı adamlar, Kur’an’ın nuruyla rasad etseler görecekler ki bütün zerratı bir ordu gibi haşredecek kadar muhit bir kanun‑u Kayyumiyet görünüyor, bilmüşahede tasarruf ediyor.
📖 Sayfa 54 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
...
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
..her şey "Bismillah" der.
İşte bütün mevcudat gibi herbir zerre ve zerratın herbir taifesi ve mahsus herbir cemaati, lisan-ı hal ile "Bismillah" der, hareket eder.
...herbir zerre, mebde'-i hareketinde lisan-ı hal ile
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
der.
Yani: "Ben, Allah'ın namıyla, hesabıyla, ismiyle, izniyle, kuvvetiyle hareket ediyorum."
...
Ruh-efza nesîmi teneffüs ederek, Elhamdülillah dedim. O cennet gibi o âlemi seyre başladım.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Çünki felsefenin esasında, kuvvet müstahsendir. Hattâ "Elhükmü lil-galib" bir düsturudur. "Galebe edende bir kuvvet var. Kuvvette hak vardır." der.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Gayet güzel bir bahar mevsiminde bulutsuz bir güneş, ruh-efza bir nesîm, hayatdar bir âb-ı leziz, her taraf şenlik içinde bir âlem gördüm. Elhamdülillah dedim.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
...
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Düstur-u nübüvvet ;
"Kuvvet haktadır, hak kuvvette değildir." der, zulmü keser, adaleti temin eder.
...
ene, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurani bir şecere-i tûbâ ile, müdhiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Her birliği bulunan, yalnız birden sudûr edecektir." "Madem her şeyde ve bütün eşyada bir birlik var, demek birtek Zât'ın îcadıdır."
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
İşte bu hurafatlara sair mes'elelerini kıyas edebilirsin. Evet şeytanlar, güya ene'nin gaga ve pençesiyle dinsiz feylesoflarının akıllarını havaya kaldırıp dalalet derelerine atıp dağıtmıştır. Küçük âlemde ene, büyük âlemde tabiat gibi tağutlardandır.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Evet, benlik ince bir elif, bir tel, farazi bir hat iken, mahiyeti bilinmezse bir toprak örtüsü altında büyür, gittikçe kalınlaşır. İnsanın varlığının her tarafına yayılır. Koca bir ejderha gibi onu yutar. İnsan her şeyiyle, bütün latifeleriyle âdeta bir benlik olur.
📖 Sayfa 10 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik. Hepsi de onu yüklenmekten kaçındı ve ondan korktu. İnsan ise onu yüklendi. Gerçekten insan çok zalim, çok cahildir." Ahzâb Sûresi, 33:72 Şu âyetin büyük hazinesinden tek bir cevherine işaret edeceğiz. Şöyle ki:
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ve korktuğu emânetin müteaddit vücuhundan bir ferdi, bir vechi, "ene"dir. Evet "ene", zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nuranî bir şecere-i tûbâ ile, müthiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir.
Cenab‑ı Hak, emanet cihetiyle insana ene namında öyle bir miftah vermiş ki âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı bir enaniyet vermiş ki Hallak‑ı kâinat’ın künuz‑u mahfiyesini onun ile keşfeder.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zahiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenab-ı Hak, emanet cihetiyle insana "ene" namında öyle bir miftah vermiş ki; âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı bir enaniyet vermiş ki; Hallak-ı Kâinat'ın künuz-u mahfiyesini onun ile keşfeder.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
*künuz-u mahfiye: gizli hazineler.

Evet tabiatın perdesi ile Allah'ın nurunu görmeyen insan, herşeye bir uluhiyet verip kendi başına musallat eder.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Nefsin mertebeleri vardır. En tehlikelisi, Risale-i Nurlarda sık sık nazara verilen ve sakınılması istenilen nefs-i emmare; yani kötülüğe sevk eden nefistir. Mücadele sonucunda emmare nefis, kademelerden geçe geçe sonunda Allah'tan razı olan, Allah'ın da kendisinden razı olduğu huzura ermiş, bütün kemal sıfatlarla donanmış nefisler mertebesine çıkar."
📖 Sayfa 18 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Bismillah" der. İşte bütün mevcudat gibi herbir zerre ve zerratın herbir taifesi ve mahsus herbir cemaati, lisan-ı hal ile "Bismillah" der, hareket eder.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Evet ene; ince bir elif, bir tel, farazî bir hat iken mahiyeti bilinmezse tesettür toprağı altında neşv ü nema bulur, gittikçe kalınlaşır.
📖 Sayfa 10 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Vücud‑u insanın her tarafına yayılır. Koca bir ejderha gibi vücud‑u insanı bel’ eder. Bütün o insan, bütün letaifiyle âdeta ene olur.
Hem madem her şeyin hakikatı, Cenab-ı Hakk'ın bir isminin tecellisine bakar, ona bağlıdır, ona âyinedir. O şey, ne kadar güzel bir vaziyet alsa, o ismin şerefinedir; o isim öyle ister. O şey bilse, bilmese; o güzel vaziyet, hakikat nazarında matlubdur.
📖 Sayfa 49 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Sonra baktım ki, ben kendi kendime mâlik değilim. Birisi beni tecrübe ediyor.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Ne güzel yapılmış" yerine "Ne güzeldir" der. Perestişe lâyık bir sanem hükmüne getirir.
📖 Sayfa 18 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Bütün sıfât ve şuunat-ı İlahiyeyi bir derece bildirecek, gösterecek binler esrarlı ahval ve sıfât ve hissiyat, enede mündericdir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Düstur-u nübüvvet (peygamberlerin düsturu) "Kuvvet haktadır, hak kuvvette değildir" der, zulmü keser, adaleti temin eder.
📖 Sayfa 17 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Âlemin miftâhı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zâhiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenâb-ı Hak, emânet cihetiyle insana ene nâmında öyle bir miftah vermiş ki, âlemin bütün kapılarını açar; ve öyle tılsımlı bir enâniyet vermiş ki, Hallâk-ı Kâinatın künûz-u mahfiyesini onun ile keşfeder. Fakat ene kendisi de gayet muğlâk bir muammâ ve açılması müşkül bir tılsımdır.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Feyâ Sübhanallah! Şu kâinatta zerreden şemse kadar bütün mevcudat taayyünatlarıyla, intizamatıyla, hikmetleriyle, mizanlarıyla Sâni’in ihtiyarını gösterdikleri halde, şu kör olası felsefenin gözü görmüyor.
📖 Sayfa 24 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zahiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenab-ı Hak, emanet cihetiyle insana "ene" namında öyle bir miftah vermiş ki; âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı bir enaniyet vermiş ki; Hallak-ı Kâinat'ın künuz-u mahfiyesini onun ile keşfeder. Fakat ene, kendisi de gayet muğlak bir muamma ve açılması müşkil bir tılsımdır. Eğer onun hakikî mahiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse; kendisi açıldığı gibi, kâinat dahi açılır.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Öyle ise zerreler {(Haşiye-2): Şu cevab, yedi "Madem" kelimelerine bakar.} başıboş değiller.
📖 Sayfa 52 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Bütün kâinat parlak, ayetlerle dolsa, o enedeki karanlıklı bir nokta, onları nazarda söndürür, göstermez.
📖 Sayfa 11 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Küçük âlemde ene, büyük âlemde tabiat gibi tağutlardandır.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ve korktuğu emanetin müteaddid vücuhundan bir ferdi, bir vechi, ene'dir. Evet ene, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurani bir şecere-i tûbâ ile, müdhiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesela: Felsefecilerin bir kısmı Cenâb-ı Hakk’a “mûcib-i bizzât” demiş, yani O’nun, her şeyi varlığı gereği yapmaya mecbur olduğunu söylemiş ve iradesini inkâr etmişler. Allah’ın iradesini ispatlayan bütün kâinattaki sayısız delili yalanlamışlar. Fesubhanallah! Şu kâinatta zerreden güneşe kadar bütün varlıklar belli şekillerde ortaya çıkmaları, programları, intizamları, hikmet ve ölçüleriyle Sâni’in iradesini gösterdiği halde, şu kör olası felsefenin gözü görmüyor..
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
...
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ben şu haneyi nasıl yaptım ve tanzim ettim;
öyle de şu dünya hânesini birisi yapmış ve tanzim etmiş..
...
"Ene", künûz-u mahfiye olan Esmâ-i İlâhiyenin anahtarı olduğu gibi, kâinatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muammâyı müşkilküşâdır, bir tılsım-ı hayretfezâdır. O "ene" mâhiyetinin bilinmesiyle, o garip muamma, o acip tılsım olan "ene" açılır ve kâinât tılsımını ve âlem-i vücûbun künûzunu dahi açar.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ene, künuz-u mahfiye olan esma-i İlahiyenin anahtarı olduğu gibi, kâinatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-yı müşkilküşadır, bir tılsım-ı hayretfezadır.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Hâlıkının hakikî mâlikiyetini fehmeder ve "Bu haneye mâlik olduğum gibi, Hâlık da şu kâinatın mâlikidir." der ve cüz'î ilmiyle onun ilmini fehmeder ve kesbî san'atçığıyla o Sâni'-i Zülcelal'in ibda-ı sanatını anlar. Meselâ: "Ben şu evi nasıl yaptım ve tanzim ettim. Öyle de şu dünya hanesini birisi yapmış ve tanzim etmiş." der.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Hayyam gibilerin, o mesleğin nefs-i emmareyi okşayan zevkiyle zevklenmesi sebebiyle, ehl-i hakikat ve kemalden bir sille-i tahkir ve tekfir yiyip; "Edebsizlik ediyorsunuz, zındıkaya giriyorsunuz, zındıkları yetiştiriyorsunuz" diye zecirkârane te'dib tokatlarını almışlar.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Nasılki meselâ Ayasofya kubbesindeki taşlar, eğer mimarının emrine ve san'atına tâbi' olmazlarsa; herbir taşı, Mimar Sinan gibi dülgerlik san'atında bir mehareti ve sair taşlara hem mahkûm, hem hâkim olmak, yani "Geliniz, düşmemek, sukut etmemek için başbaşa vereceğiz." diye bir hüküm sahibi olması lâzımdır. Öyle de: Binler defa Ayasofya kubbesinden daha san'atlı, daha hayretli ve hikmetli olan masnuattaki zerreler, kâinat ustasının emrine tâbi' olmazlarsa; herbirine Sâni'-i Kâinat'ın evsafı kadar evsaf-ı kemal verilmesi lâzım gelir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Düstur-u nübüvvet, "Kuvvet haktadır; hak kuvvette değildir." der, zulmü keser, adâleti temin eder.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Fakat ene, kendisi de gayet muğlak bir muamma ve açılması müşkül bir tılsımdır. Eğer onun hakiki mahiyeti ve sırr‑ı hilkati bilinse kendisi açıldığı gibi kâinat dahi açılır.
📖 Sayfa 7 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
اَلَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ
📖 Sayfa 28 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
ile işaret olunan üçüncü yol ise: Sırât-ı müstakîm ehli olan ehl-i Kur'ân'ın cadde-i nuranîyesidir ki; en kısa, en rahat, en selâmet ve herkese açık, semâvî ve Rahmânî ve nurânî bir meslektir.
Cenâb-ı Hak, emânet cihetiyle insana "ene" namında öyle bir miftah vermiş ki; âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı bir enâniyet vermiş ki; Hallâk-ı Kâinat'ın künûz-u mahfiyesini onun ile keşfeder.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
ve insanın vücudundaki zerratı süze süze tasfiye ve taltif ederek tâ dimağın ve kalbin en nazik ve latif yerinde makam vermesiyle bilinir ki; harekât-ı zerrat hikmetsiz değil, belki kendine lâyık bir nevi kemalâta koşturuluyor.
📖 Sayfa 47 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Çok hakaik-i gaybiye ve çok semerat-ı uhreviye ve fânilerin bâki olan hüviyet ve suretlerinden pekçok nukuş-u misaliye ve çok manidar nüsuc-u levhiyeyi icad ediyor. Demek zerreyi tahrik eden; şu makasıd-ı azîmeyi, şu hikem-i cesîmeyi gösteren bir zâttır. Yoksa herbir zerrede, güneş gibi bir dimağ bulunması lâzım gelir.
📖 Sayfa 41 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Evet, her şeyin bir hakikati olduğu gibi zaman dediğimiz, kâinatta cereyan eden bir nehr-i azîmin hakikati dahi Levh-i Mahv-İspattaki kitabet-i kudretin sahifesi ve mürekkebi hükmündedir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Levh-i Mahv-İspat: Eşyanın yazılıp silindiği zaman sayfası.
.jpeg)
Zındık maddiyyun gâvurlar bir Vâcib-ül Vücud'u kabul etmediklerinden, zerrat adedince bâtıl âliheleri kabul etmeğe mezheblerine göre muztar kalıyorlar. İşte şu cihette münkir kâfir ne kadar feylesof, âlim de olsa; nihayet derecede bir cehl-i azîm içindedir, bir echel-i mutlaktır.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Hem her bir zerre, öyle bir nakş‑ı sanatta işler ki ya bütün zerratla münasebettar, her birisine ve umumuna hem hâkim ve hem her birisine ve umumuna mahkûm bir vaziyette bulunmakla, o hayret-feza sanatlı nakşı ve hikmet-nüma nakışlı sanatı bilir ve icad eder. Bu ise binler defa muhaldir. Veya bir Sâni’-i Hakîm’in kanun‑u kader ve kalem-i kudretinden çıkan, harekete memur birer noktadır.
📖 Sayfa 44 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
en cüz’î bir şeye küllî hikmetleri takan bir hikmet, seyl-i kâinatın içinde en büyük faaliyet gösteren ve hikmetli nakışlara medar olan harekât‑ı zerratı hikmetsiz bırakmaz. Hem en küçük mahlukatı, vazifelerinde ücretsiz, maaşsız, kemalsiz bırakmayan bir hikmet, bir hâkimiyet; en kesretli ve esaslı memurlarını, hizmetkârlarını nursuz, ücretsiz bırakmaz.
📖 Sayfa 48 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Âlem-i insaniyette, zaman-ı Âdemden şimdiye kadar iki cereyan-ı azîm, iki silsile-i efkâr; her tarafta ve her tabaka-i insaniyede dal budak salmış, iki şecere-i azîme hükmünde –biri, silsile-i nübüvvet ve diyanet; diğeri, silsile-i felsefe ve hikmet– gelmiş gidiyor. Her ne vakit o iki silsile imtizaç ve ittihad etmiş ise; yani silsile-i felsefe, silsile-i diyanete dehâlet edip itaat ederek hizmet etmişse; âlem-i insaniyet parlak bir surette bir saadet, bir hayat-ı içtimâiye geçirmiştir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Tahavvülât-ı zerrât; Nakkaş-ı Ezelî'nin kalem-i kudreti, kitâb-ı kâinatta yazdığı âyât-ı tekvîniyenin hengâmındaki ihtizâzâtı ve cevelanıdır. Yoksa; Maddiyyûn ve Tabiiyyûnların tevehhüm ettikleri gibi tesâdüf oyuncağı ve karışık, mânasız bir hareket değildir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Ben, Allah'ın namıyla, hesabıyla, ismiyle, izniyle, kuvvetiyle hareket ediyorum."
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
İşte felsefenin şu çürük esasları ve vahim neticeleri yüzünden, İslam filozoflarından İbni Sina ve Farabî gibi dâhiler, görünüşteki şaşaasına aldanarak o yola girdiklerinden basit bir mümin derecesini ancak kazanabilmişlerdir. Hatta İmam Gazalî gibi bir “Hüccetü'l İslam” onlara bu dereceyi bile vermemiştir..
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ve korktuğu emanetin müteaddid vücuhundan bir ferdi, bir vechi, enedir. Evet ene, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurani bir şecere-i tûba ile müthiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
felsefenin esasında, kuvvet müstahsendir. Hattâ “El-hükmü li’l-galib” bir düsturudur. “Galebe edende bir kuvvet var. Kuvvette hak vardır.” der
📖 Sayfa 17 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Bütün sıfât ve şuunat-ı İlahiyeyi bir derece bildirecek, gösterecek binler esrarlı ahval ve sıfât ve hissiyat, enede *mündericdir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
(Münderic: Bir şeyin içine konulmuş bulunan. İçinde bulunan.)
"Hayat bir cidaldir(Mücadeledir)"
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
...aczini bilip kudret-i İlahiyeye iltica, za'fını görüp kuvvet-i İlahiyeye istinad, fakrını görüp rahmet-i İlahiyeye itimad, ihtiyacını görüp gına-i İlahiyeden istimdad, kusurunu görüp afv-ı İlahîye istiğfar, naksını görüp kemal-i İlahîye tesbihhan olmaktır...
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Hem madem her şeyin hakikati, Cenab‑ı Hakk’ın bir isminin tecellisine bakar, ona bağlıdır, ona âyinedir. O şey, ne kadar güzel bir vaziyet alsa o ismin şerefinedir; o isim öyle ister. O şey bilse, bilmese o güzel vaziyet, hakikat nazarında matlubdur. Ve şu hakikatten gayet muazzam bir kanun‑u tahsin ve cemalin ucu görünüyor.
📖 Sayfa 51 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
İşte ene, şu hainane vaziyetinde iken; cehl-i mutlaktadır. Binler fünunu bilse de, cehl-i mürekkeble bir echeldir.
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Cenâb-ı Hak, emânet cihetiyle insana "ene" namında öyle bir miftah vermiş ki; âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı bir enâniyet vermiş ki; Hallâk-ı Kâinat'ın künûz-u mahfiyesini onun ile keşfeder. Fakat "ene", kendisi de gayet muğlak bir muamma ve açılması müşkül bir tılsımdır. Eğer onun hakiki mâhiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse; kendisi açıldığı gibi kâinât dahi açılır.
📖 Sayfa 6 · Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Sıkça Sorulan Sorular
Ene ve Zerre Risalesi kimin eseridir?
Ene ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2003'te yayımlanmıştır.
Ene ve Zerre Risalesi kaç sayfadır?
Ene ve Zerre Risalesi, 112 sayfadır (Söz Basım Yayın baskısı).
Ene ve Zerre Risalesi'nin en ünlü sözü nedir?
“Esbab, bir perde-i zâhiriyedir; tabiat, bir şeriat‑ı fıtriyesidir ve kanunlarının bir mecmuasıdır ve kudretinin bir mistarıdır.”