CANLI

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık Kitabından Alıntı Sözler — İbn Hazm El-Endelüsi

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık - İbn Hazm El-Endelüsi kitap alıntıları ve sözleri

İbn Hazm El-Endelüsi'nin kaleme aldığı Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 2018'de yayımlanmıştır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:İbn Hazm El-Endelüsi
Çevirmen:İbrahim Çapak, Yusuf Arıkaner
İlk Yayın:2018
Yayınevi:Türkiye Yazma Eserler Kurumu
Sayfa Sayısı:495
Dil:Türkçe
ISBN:9789751740953
Okuma Süresi:14 sa. 2 dk.
Türler:Din (İslam), Felsefe-Düşünce

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık'tan En Beğenilen Alıntılar

Bizim amacımız, hakikatler ve bu hakikatlerin bilgisine ulaştıran burhânın -veya burhânın bir cüzünün- kendisiyle ikame edildiği şeylerdir.Başarı Allah'tandır. Ondan başka ilah yoktur.

📖 Sayfa 172 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Bir şeyin kendisine açık olmadığı kişi, o şey hakkında bilgi sahibi olamaz ve o şeyden haber vermesi de mümkün değildir. Bu, beyan mertebelerinin ikincisidir.

📖 Sayfa 40 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Terkibin illetlerini bildiğinde illetin asıldan asla istisna olama yacağını bilirsin. Yine bu ziyadelerin, tam bir şahsın kendisinden oluştuğu miktar kadarınca unsurun maddesinde ziyade kabilinden olduğunu bilirsin. Ayrıca noksanlığın da unsurun maddesinden noksanlık olduğunu bilirsin. Böylece asıllar doğru olur.

📖 Sayfa 400 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

"Akıl duyu organlarının idrak ettiklerinde onlara ortaklık eder." Ayrıca akıl, pek ok şeye delâlet etme ve pek çok şeyi idrak etme noktasında duyulardan ayrılır.

📖 Sayfa 154 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Bütün lafızlar, kendi mânalarını ifade eder ve kendisinden anlaşılan şeyi gerekli kılar. Muhatap, lafzın kendisinin gerektirdiği bir kısım mânalan anlayıp lafzın gerektirmediği diğer kısmı da anlamak ile yükümlü kılınamaz. Çünkü bu insan tabiatının gücü dâhilinde değildir. Bilakis bu imkânsız bir şeydir ve kehanette bulunmaktan ibarettir. Konuşanların anlam veva fazladan bir açıklama olması dışında bu durum; safsata, karşılık ve faydası olmayan, bir mânaya ulaştırmayan gevezeliktir.

📖 Sayfa 230 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Cevher, kendi kendine kaimdir ve kendisi dışındakileri taşıyandır. Geriye kaln dokuz kategori (nicelik, nitelik, mekan, zaman, durum, mülkiyet, etki, edilgi), cevherin yüklemeleri ve arazlarıdır.

📖 Sayfa 17 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

İyice düşün. İhmali bırak, tahkik et.

📖 Sayfa 336 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Geçmiş, gelecekten çok daha fazla tahakkuk sahibidir. Çünkü geçmiş mevcuttur; kendisinden haber verilmesi mümkün olan sahih bir mânadır; nicelik ve nitelik onda vâki olmaktadır. Gelecek zaman ise bunların tamamen zıddıdır.

📖 Sayfa 164 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Bir şey başka bir şeyden zati itibariyle ya başkadır ya da değildir. Eğer birisi "Parça, bütün ya da başka bir şey midir?" diye soracak olursa; evet, hakikat parçanın başka bir şey olduğudur. Çünkü parça bazen bâtıl olur da bütün bâtıl olmayabilir. Eğer bütün dışında bir şey olmasaydı, bütün olmadan olmaması gerekirdi. Bütün lafzı, parçaların/eb'az bir arada oldukları halde aldığı isimdir. Eb'az, parçalardır/ eczâdır. Eğer bütün halde bir arada değillerse her bir parça diğerinden zaten farklıdır.

📖 Sayfa 178 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Eğer bu kendisinden şaz/istisna yapılan hüküm, şazzın aslı olsaydı, şaz olan şey ondanı saz olamazdı. Fer'i olanın kendi aslı dışında başka bir şeyden neş'et etmesi mümkün değildir. Eğer fer' aslın dışında başka bir şeyden neş'et etseydi asıl, kendisinden nes'et eden şey için asıl olamazdı. Asıldan neş'et eden de aslın neş'et edeni olamazdı. Türün toplu suretine muhalif olan şeyin, türünden ve aslından müstesna/şaz olduğunu zannetme ki hataya düşmeyesin.

📖 Sayfa 398 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Vasıflar ve haberlerin hepsi sadece müsemmalara yönelik söylenir, isimlere değil.

📖 Sayfa 202 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

"Görünen o ki cehalet onları bir araya getiren babaları gibidir.
İlim ehli onların arasında göç etmekte olan bir yolcudur."

📖 Sayfa 48 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Soruyu eksik sormak; hakikatlerii idrak etmek istemeyen, vakit kazanmakla yetinen, hasımlarına karşı mugalata yapan cahillerin veya düşük ahlaklıların işidir.

📖 Sayfa 210 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Zıtlar, kendisini taşıyan şeyler üzerinde birbirlerini takip ederek var olurlar.

📖 Sayfa 184 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Allah şöyle buyurdu: "(Allah'ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik." [İbrâhim, 1414]

📖 Sayfa 42 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Selefi salihin, Allah'ın kendilerine verdiği lütuf ve nübevvetin müşahedsinden dolayı onlar Allahı ve dinini bilmekte muktedirdiler. Fakat onlardan sonra gelenler bu fehmden geri kaldıkları için alimler dil, fıkıh ve mantık kitaplarını telif ederek büyük bir problemi ortadan kaldırdılar.

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Bir şeyin bâtıl olduğuna istidlâl edilmesi ancak bir şekilde mümkün olur. Bu da istidlâlin, fesada ve çelişkiye iletmesidir. O zaman akıl onu bâtıl kılar. Bâtıl kendini bâtıl kılamaz. Eğer bâtılın kendini bâtıl kılması doğru olsaydı bâtıl, doğru olurdu. Eğer bâtıl doğru olsaydı zaten bâtıl olmazdı.

📖 Sayfa 386 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Hakikat kimin yanında olursa; Allah onunla beraberdir. Hasımlarının çokluğuna, onların devirlerinin eskiliğine, insanların onlara saygı duymasına ve onların şöhretine aldırış etme. Hakikat onlardan sayıca fazla, zamanca daha kadim, daha şerefli ve herkesin nezdinde daha büyük ve saygıya layıktır.

📖 Sayfa 458 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Bilinçli olarak (kasıtla) mânaya delâlet eden seslere kelâm (konuşma) denilmektedir. İnsanlar aralarında kelâm vasıtasıyla konuşurlar, nefis lerinde karar kılmış bilgileri başkalarına iletmek için yazışmalarında onları ifade eden şekillerle birbirleriyle haberleşirler. Bu sesler, filozofun "delâlet eden mantıki sesler" olarak isimlendirdiği şeydir.

📖 Sayfa 58 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Neyin bilinmeyen olduğunu bilenler halkı yönetir.

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Tüm ilimler, o ilimle uğraşanların nefsine taşınır. İlimlerden herbir tür, kendi altındaki tüm konu ve meselelere nâittir.

📖 Sayfa 120 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Doğru olma noktasında, olumsuzlanacak şeyi olumsuzlamak, olumlu olanı olumlamaktan daha evla değildir.

📖 Sayfa 240 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Bâtıl şey hakkındaki soru da bâtıldır.

📖 Sayfa 112 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Lafzen külli olup anlamca cüz'î olan, insanların alışılagelmis konuşmalarındaki "insanlar bozuldu (fesede'n-nâsu)" sözü gibidir. Bundan maksat insanların bazısıdır. Bunun böyle olduğu aklın kesin yargısıyla bilinir. Çünkü insanların tamamının bozulması yalnızca iyiliklerin bir anda yok olmasıyla mümkündür. İyilikler ise âlemin yapısında muntazam cinsler ve türler olarak vardır. Alemde hiç kalmayıncaya kadar bir türün toptan yok olması mümkün değildir.

📖 Sayfa 360 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Bil ki zikrettiğimiz diğer kategoriler dışında yalnızca cevher, kendi kendine mevcuttur. Diğer kategoriler, cevherle devamını sağlar. Hepsi, cevher sebebiyle mevcut olur. Cevhersiz var olmalarının imkânı yoktur. Cevher de her ne kadar diğer kategoriler olmadan var olamıyorsa da bazıları olmadan, diğer bazılarıyla var olabilir. Ama diğer kategorilerin cevhersiz var olmasının asla imkânı yoktur. Ancak cevher, sadece akılla idrak edilir. Görülen, tadılan, dokunulan, koklanan bir şey değildir.

📖 Sayfa 86 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Cevher hâmildir, mahmul değildir.

📖 Sayfa 120 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Mekân ve mekânda konumlanan şey izâfet kabilindendir. Yani; mekanda yer tutan, mekan ile vardır ve mekan da, mekanda yer tutan ile mevcuttur. Bu izâfet zorunludur.

📖 Sayfa 168 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Kendi kendine kâim olan (hâmil) bir şeyin, kendi kendine kâim olmayan (mahmul) bir şey olması muhaldir ve aklen tasavvur edilemez.

📖 Sayfa 122 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Zan delillerin en yanlışıdır. Allah Teâlâ buna şu âyet-i kerime ile dikkat çekti: "Gözler kör olmaz: lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur." [Hacc, 22/46]. Allah Teâlâ, duyuların akla tâbi olduğunu ve ve hevâsı aklına hakim olan kişinin duyuların idrak ettiği şeylerden faydalanamayacağını haber verdi. Allah Teâlâ dedi ki: "Zannın bir kısmı günahtır." [Hucurât, 49/12]. Resûlullah'tan (s.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle buyurdu: "Zan, sözlerin en yalanıdır."

📖 Sayfa 424 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

(Mantık) Kim bu ilimden cahil kalırsa, Allah'ın ve Resûl'ünün kelamının yapısı ona gizli kalır. Öyle bir fesada bulaşır ki bu fesat ile hakkı birbirinden ayırt edemez. Dinini yalnızca taklit yoluyla öğrenir. Taklit ise yerilen bir şeydir. Delaletten güvende olsa da yerilmeyi hakeder.

📖 Sayfa 12 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Hakikat ve şey lafızlarına gelince, bu on kategoriden bazıları bizâtihi ha kikattır. Bizåtihi hakikat olan, cevherdir. Aynı zamanda bu cevher, bizåti hi şeydir. Bunun dışındakiler başkasıyla hakikat ve şeydir. Çünkü onlar cevher ile ortaya çıkmış ve onunla şey olmuştur. Cevher olmasaydı; ne hakikat ne de şey olurdu. Her bir cinsin altındakilerin doğası, aynıdır, farklı değildir. Bu on kategorinin doğaları; gördüğün gibi farklı farklıdır.

📖 Sayfa 80 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Bir şey imkân kategorisinden zorunlu kategorisine sadece burhân ile intikal eder. Zorunluluktan imkan kategorisine de sadece burhân ile intikal eder.

📖 Sayfa 446 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

İlmin kemali, âleme yayılmıştır. Herhangi bir kimsede toplanmış değildir. Bu ilimleri ve malumatları yaratan Allah'ın düzenlemesidir. O'ndan başka ilah yoktur.

📖 Sayfa 438 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Eğer biri derse ki: Keşke şey, mevcut, sabit ve hakikat isimlerini, bu on kategoriyi kuşatan cins kılsaydın. Çünkü bunların hepsi; mevcut, sabit, hakikat ve şeydir. Ona şöyle denir: -Başarı Allah'tandır daha önce anlattığımız üzere cinsin altındaki her şey tanımını cinsten alır. Tanım, tanımlanan şeyin doğasından haber verir. O zaman cinsin, kendisi altındaki tüm şeylerin doğasından haber vermesi gerekir.

📖 Sayfa 80 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Aklın afetlerden sâlim olması; onu meşgul eden her şeyden uzak tutman, aklı sadece beyan görevine hasretmen ve aklın delâlet ettiği şeylerde düşünmenden ibarettir. Bilgide bilinmeyen bir şey yoktur. Çünkü aklın kendisine gaib olan şeyi bilmesi mümkün değildir

📖 Sayfa 396 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

İlim, onu öğrenmeye çalışan kişi öğrenme ye girişmeden önce doğada bilkuvve mevcuttur.

📖 Sayfa 192 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Yaratıcı Allah'ın dışındaki her şeyin, zaruri olarak eksik ve tam tanımlanmış olması gerekir. Çünkü her şeyin, tabiatının kendisi dışındaki lerden ayrışacağı bir mânasının olması lazımdır. Bu mâna, araz ya da cevher olsun farketmez. Öncekiler tanımlanma konumundaki isme, "mevzu/ konu" ismini vermişlerdir. Onların "konu" dediklerini işittiğinde (anla ki) bununla, tanım ya da resim ile açıklanmak istenen ismi kastediyorlardır.

📖 Sayfa 68 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Zihinlerde illet, mâlülden daha açıktır. Ancak soru soran, illetin illet olduğundan habersiz ve mâllün illerten ortaya cıkuğını biliyor ise o zaman mâlülün illete olan irtiha ve mälülün varlığının illetin varlığına bağlı olduğu hükmüyle bu şeyin şu diğer seye illet olduğunu ona ispat etmen lazım.

📖 Sayfa 388 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Mânayı ifsat edici olarak ziyade edilen mukaddimeler, fâsit mukaddimelerdir.

📖 Sayfa 338 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

İsimlerin, mânalara göre hükümler altındaki kısımlarını ve anlamları aynı, ibareleri farklı lafızları anlamaktır. İlim ehlin bilsin ki kim bu ilimden bu miktar kavramazsa Rabb'ini ve Resûlullah'ın (s.a.) anlamaktan uzak olur. Sözün kurallarını, bazı sözlerin bazı sözlerden oluşumunu, öncüllerin tertip ve arzedilmesini, öncüllerin hep doğru çıkan burhânın oluştuğu neticeleri intac etmesini, neticelerin bazen doğru bazen de itibar edilmeyen yanlış öncüllerden ayrılmasını bilmediğinden böyle bir kişinin fetva vermesi câiz değildir.

📖 Sayfa 52 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Münâzaradan olmayan şeyi münâzaraya sokmaktan sakın. Zira bu, işi sulandıran laubalilerin işidir. Veya sözün başı sonu unutulsun ki kendi hatası ve yanlışı da unutulsun diye sözü uzatmak isteyen kisinin işidir. Onun ve kendinin öncüllerini, aksını ve neticelerini iyi düşün. Hasmına karşı kendin için ve kendine karşı hasmın için apaçık hakikatten başka şeye razı olma.

📖 Sayfa 454 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Cevher, cinslerin, cinsi dediğimiz on başlangıç noktasının ilkidir. Çünkü cevher, diğerlerini taşıyandır. Diğerleri ise cevhere yüklenendir. Cevher, kendi kendine kâimdir ama diğerleri kendi kendine kâim değildir.

📖 Sayfa 124 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Eşyanın hakiketini bilmenin sadece lafızlar aracılığı ile mümkün olacağını açıkladığımızı hatırla. Aklın konumunu. yaratıcısı Allah'ın eşyayı üzerlerinde tertip ettiği konumlarındaki mevcur yerlerinden nakletmek mümkün değildir. Yine lafzın gereğini, kendisinden ifade edilmek için tertip edilmiş konumundan nakletmek mümkün değildir. Eğer bunu yaparsan hakkı terkedip bâtıla girmiş olursun. Bütün delâletler, lafzın dildeki konumundan nakledilmesini geçersiz kılmaktadır. Nakli doğrulayacak hiçbir delil yoktur.

📖 Sayfa 370 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Ona (İbn Hazm) göre belâgat; avâmın bir şeyi, havâsın anladığı gibi anlamasıdır. Belağat, avâmın daha önce bilmediği, havâsın da daha önce nazmı ve manasını duymadığı dikkat çekici ve amacı iyi bilinen lafızlarla yapılır.

📖 Sayfa 32 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

İnsanların çoğu anlamadığı şeye düşmanlık yapmak ile bil o mediği şeyleri kötülemede son derece acelecidir. Onlar, Resûlullah'ın (s.a.) buyurduğu gibidir: "İnsanlar, aralarında soylu ve binmeye elverişli bir tek deve bulmakta güçlük çekeceğin yüz deve(lik sürü)ye benzer." Ayrıca daha önce faziletine dair anlattığımız şeylerden gafil olan kişiye, bunu belletme nin iyiliklerden bir iyilik olduğu kanaatine vardık. Ömrüme yemin olsun ki bu az bir şey değildir. Çünkü bu anlamı bilmekle, hayvanlardan ayrışır ve Allah'ın bize hitabındaki muradını anlarız.

📖 Sayfa 46 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Tanımın şartı; tanımın, tanımlanana eşit olmasıdır. Bunun mânası; tanımın lafzı telaffuz edildiğinde, kastedilenlerin tamamını gerektirmesidir. Tanımlamak istediklerinden hiçbir şeyin hariçte kalmaması ve ondan olma yanın, lafzın kapsamına girmemesidir. Eğer tanımda lafiz ilavesinde bulu nursan, bu lafız tanımlanan şeyin mânalarından daha fazlasını veya aynısını kapsıyorsa tanım olduğu şekliyle kalır.

📖 Sayfa 72 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Allah Teâlâ; mevcut, hakikat ve sabittir. Allah'ı cinsin altına yerleştirdiğinde; onu, zaruri olarak tanımlanmış kılarsın. Çünkü her bir cinsin altına giren şey, tanımlanmıştır. Allah Teâlâ bundan münezzehtir.

📖 Sayfa 84 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Allah'ın, cevher ve arazlarıyla bütün alemi yarattığını söylüyorsun/düşünüyorsun/buna inanıyorsun. Kötülük de arazdır. O halde Allah kötülüğün yaratıcısıdır.

📖 Sayfa 452 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Ona göre (İbn Hazm) Allah'ın naslar da geçen isimleri alem (özel) isimlerdir. Başka bir şeyden türetilmemiştir. Allahın fiili sıfatları ise kendi fiillerinden türetilmiştir. Muhyi (yaşatan), mumît (öldüren) ve benzeri gibi.

📖 Sayfa 19 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Her bir önerme kendi zıttının iptalini de içinde ihtiva eder. Şu âyet-i kerimede olduğu gibi: "Süphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi." [Tevbe, 9/114]

📖 Sayfa 336 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Akıl, kendisi savesinde nefsin bütün mevcûdatı mertebelerine göre ayrıştırdığı ve kendisi ile mevcüdatın üzerinde bulunduğu hakiki sıfatlara şahitlik ettiği kuyvettir. Nefis, akıl kuvveti ile mevcûdatta olmayanı şeyleri onlardan olumsuzlar. İşte bu aklın gerçek tanımıdır. Duyular bütün bunlarda aklı birebir takip eder. Aklın ayrıştırma gücü aklın idrakinin tanımıdır ki aklın bu tür idrakten baska bir idrakı yoktur. Aklın faydasının tanımı ise ibadetler ve erdemleri kullanmaktır. Bu tanım günahlardan ve bayağılıklardan uzak durmayı da kapsıyor.

📖 Sayfa 428 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Her kim isimlendirilen varlıkların, isimlerinin farklılaşmasını gerektiren sıfatlarını bilmeyip bu varlıkları tanımları ile tanımlayamazsa bu değerli nimetin kıymetinden gafil olmuş olur. O'nun bilgisinden yüz çevirmiş bir gafil olarak hayatına devam eder.

📖 Sayfa 38 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Görüyoruz ki Allah, insan türünden ilk yarattığına varlığın/şeylerin isimlerini öğretmesini ona olan en büyük nimetleri içinde saymıştır. Allah Teâla şöyle buyurdu: "O, Âdem'e bütün isimleri öğretti." [Bakara, 2131] İşte burası, meleklerin, cinlerin ve insanların diğer canlılardan ayrıldığı noktadır.

📖 Sayfa 36 · Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi

Sıkça Sorulan Sorular

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık kimin eseridir?

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, İbn Hazm El-Endelüsi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de yayımlanmıştır. Türkçeye İbrahim Çapak, Yusuf Arıkaner çevirmiştir.

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık kaç sayfadır?

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık, 495 sayfadır (Türkiye Yazma Eserler Kurumu baskısı).

Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık'ın en ünlü sözü nedir?

“Bizim amacımız, hakikatler ve bu hakikatlerin bilgisine ulaştıran burhânın -veya burhânın bir cüzünün- kendisiyle ikame edildiği şeylerdir.Başarı Allah'tandır. Ondan başka ilah yoktur.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Et-Takrib Li-Haddi'l-Mantık — İbn Hazm El-Endelüsi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4