
Muhyiddin İbn Arabi'nin 2011'de yayımlanan Fütuhat-ı Mekkiye 15 adlı eseri, Din (İslam) türünün önemli örneklerindendir. Ekrem Demirli çevirisiyle Litera Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Fütuhat-ı Mekkiye 15'den En Beğenilen Alıntılar
Birinci neslin icmaından sonra icmanın hükmü yoktur.
📖 Sayfa 208 · Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Sâlihler yaratıklar içinde
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
mesul olmayanlardır. Onların amellerine tövbe vakiderinden itibaren
bir boşluk ve gedik giremez; girerse, salih değillerdir. Binaenaleyh
‘salih olmak’, halde, sözde ve amelde masumiyettir. Böyle bir durum
ancak sürekli müşahede sahipleriyle mertebeleri, makamları, adap ve
hükümleri bilen arifler için mümkündür. Bu hükümlerle nefislerini
hazırlarlar ve sırat-ı müstakimde bulunması itibarıyla Rablerinin yürümesi
gibi onlarla yürürler.
Sen kendi zatını kendinle görmüyor musun? Demek ki sen kendinden başkasın!
📖 Sayfa 201 · Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
‘Amellerinizi batıl yapmayınız!’
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
İnsan üzerinde en etkin otorite
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
olan gaflet bile sevgiyi sevenden ayıramaz. Sevgi kişide öyle yerleştirmiştir ki, insan sevgilisi nedeniyle kendinden habersiz hale gelir; hâlbuki seven başka biri nedeniyle sevgilisinden perdelenmez. Böyle biri
seven olduğu gibi böyle bir hal de sevgi halidir.
Zaten güzel ahlak, birinin senden istediğini yerine getirmenle
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
gerçekleşir.
Sen nasıl istersen öyle ol, çünkü Ben
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Sen nasıl olursan öyle olurum
Çünkü o
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Kuran-ı Azim’in suretidir. Hz. Muhammed’in varisleri arasından kimin
ahlakı Kuran olur ve tabiatının gecesinde amellerin suretlerini inşa
ederse, hiç kuşkusuz Hz. Muhammed’i kabrinden diriltmiş olur. Bu ,
itibarla Hz. Muhammed’in vefatından sonraki hayatı, onun sünnetinin
hayatta olması demektir. ‘Kim onu ihya ederse, sanki bütün insanları
diriltmiş olur.’184 Çünkü Hz. Muhammed en tam toplam ve en kâmil
surettir (bernamec-i ekmel). Bu nedenle Allah gece ibadeti hakkında
‘söz bakımından daha doğrudur’ demiştir. Kuran’dan daha sağlam bir
söz ise yoktur.
Arapçada söz yara anlamındaki ‘kelem’den
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
türetilerek kelam diye isimlendirilmiştir; yara bir eser ve izdir. Eser var
olduğunda, ondan meydana gelen herhangi bir şey kelam diye isimlendirilmiştir.
Ruhum hiç kuşkusuz telefe gidiyor
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Çünkü kalbim onun değerini düşürmüştür
Kalbime dedim ki beni sen hasta ettin
Bana dedi ki, beni telef eden senin gözün
Göz görmeseydi ardından ben yürümezdim
Göz olmasaydı sevginin peşinden giden olmazdı
Bende olanları hep bedenime taksim ettim:
Gözyaşı, üzüntü, sıkıntı ve keder
Tedbirden soyutlanmak mümkün değildir.
📖 Sayfa 162 · Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
bilinen her şey söylenmez veya görülen
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
her şey açık edilmez. Hürlerin gönülleri, sırların kabirleridir.
Allah âlemi sevgiden yaratmış, sevgi
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
ise bütün makam ve hallere eşlik etmiştir. Başka bir ifadeyle sevgi bütün işlere yayılmıştır. Bu nedenle sevgi hakkındaki açıklamalar, bir
sona ermeksizin artabilir. Sevginin kaynağı, (seven ile sevilen arasmdaki) bağlar demek olan nispederdir. Bu bağlarla birlikte kesinlikle
tevhid sabit olamaz. Bu nedenle sûfilerin bir kısmı şöyle demiştir:
‘Kim birlerse, şirk koşmuş sayılır.’ Nitekim cem’i (birliği) dile getiren
kişi de hiç kuşkusuz farkı (ayrımı) söylemiş demektir.’
ben seni senin vasıtanla
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
zikrederim. Fakat nispetin de bir tesiri ve hükmü olmalıdır. Benim
seni zikrimin ulaşabileceği mertebe, seni seninle zikretmekten ibarettir.
Bu durumda kendini benim dilimle zikreden sen olursun. Zikrin senin
tarafından yapılması ise ben senin vasıtanla zikrediyor olsam bile, bana
nispetinden daha büyüktür.’
Sevilen olması bakımından âlem, kendini
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
sevende hüküm sahibidir. O’na dua eder, kendisine icabet edilir, O’nu
razı eder, kendisi de razı edilir, kızdırır fakat sevdiğinin kudreti ve
otoritesi her şeye nüfuz etse bile affedilir ve bağışlanır

Yer yüzü rızıkların ortaya çıktığı mahaldir ve bu yönüyle çocuğun yetiştiği bir mahal olan anneye benzer.
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Âlemdeki her şey O’n haremi
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Varlıkta sadece O’nun haremi var
Hz. Peygamber şöyle buyurur: ‘Veliler, görüldüklerinde
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Allah’m hatırlandığı kimselerdir.’ Onlar ‘Allah'ın velileri’ diye
isimlendirilmişlerdir.
Ameli yaparken Allah karşısında ‘huzur’ sahibi olmak, ameldeki
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
ihsan demektir. Amelin hayatı bu huzur sayesinde ortaya çıktığı gibi
amel bu nedenle ‘ibadet’ diye isimlendirilir; huzur olmasaydı, ibadet
olamayacaktı. Her günahkâr müminin içinde günahın ezikliği vardır ve
bu nedenle günah (eziklik duygusuyla, yani tövbeyle) ibadete dönüşür.
Yapılan işin günah olduğunu bilseler bile, yine de ibatede döner; bil338
Fütûhât-ı Mekkiyye 15
giden daha şerefli ruh olabilir mi? Allah kendinden haber verirken, her
şeyi bilgisiyle ihata ettiğini söylemiş, aklın delili de bunu göstermiştir
Sâlihler yaratıklar içinde
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
mesul olmayanlardır. Onların amellerine tövbe vakiderinden itibaren
bir boşluk ve gedik giremez; girerse, salih değillerdir. Binaenaleyh
‘salih olmak’, halde, sözde ve amelde masumiyettir. Böyle bir durum
ancak sürekli müşahede sahipleriyle mertebeleri, makamları, adap ve
hükümleri bilen arifler için mümkündür.
Allah razı
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
olduğu kimselere gaybın bilgisini vermeyi murad edince, zan veya
tahmin olmayan bir bilgiyle gaybı öğretir. Böyle bir insan da Allah’ın
öğretmesi veya O’nun talimine mazhar olduğuna inanılan birinin öğ-
retmesiyle gaybı öğrenir; onların dışındakilerin gayb hakkında bilgileri
yoktur. Bü talim peygamber denilen kimse tarafından yapılır.
"Bil ki ey dostum; Allah bir kuluna tecelli ettiğinde, o kul artık kendi nefsiyle değil, Hakk in nuruyla görür. Bu makamda arif olan kişi, eşyanın (nesnelerin) hakikatini olduğu gibi müşahede eder. Ancak bu müşahede bir durağanlık değil, aksine sürekli bir 'hayret' halidir.
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Âlem, Hakkın haremi (tesir mahalli) olduğu gibi bütün var olanlar
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
o haremin iskân edildiği yerdir. Haremlerin (eş) en büyüğü de tabii
nikâhın (cinsel birleşme) etkisinin meydana geldiği şeydir, çünkü o
harem, oluşma yeridir. Bütün âlem Allah’ın haremidir, çünkü o, varlıkların
ortaya çıkmasının sebebi olan ilahi hükümlerin oluşma yeridir.
Âlemde ortaya çıkan her varlık, O’nun hareminden biri olur.
Allah ehlinden isen, Allah’ın emriyle bir şey istemelisin! Yani O’nun emrine göre bir şeyi tam belirleyip istemelisin;
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
aksi halde herhangi bir şeyi belirlemeden Allah’ın lütfundan iste!
İnsan nefsini düşünce veya müşahede yoluyla tanıdığında, Rabbiyle irtibatını da öğrenmiş olur.
📖 Sayfa 179 · Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Sakınılmış olanlar Allah katında perdelenmiş
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Onlar ne kimseyi tanır ne tanınırlar
Onlardan uzaklaşılır, onlar neye benzer dersen:
. Gecelerin arasında Kadir gecesinin saklanmasına benzerler
Onu bir kişi bilebilir
Emir âleminden soyutlanmış niteliksiz kişi ,
Karanlığın ardından bakan kişiye görülür
Gecenin başından fecrin doğumuna kadar
Bir şeyi yapmamak anlamında terkler de niyet söz konusu olduğunda
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
amel olabilirler; niyet yoksa terk, amel sayılmaz. Çünkü ameller
zahiri ve batını kısımlara taksim edildiği gibi bazen insan yapılması
emredilen bir işi terk edebilir. Hâlbuki terk sırf yokluk demektir, fakat
burada bir incelik vardır: Kişinin kendisine emredilmiş bir işi terk
etmesi esnasında amel, sahibinin inşasından meydana gelen bir surettir,
yoksa terkin kendisi değildir. Çünkü zaman tövbe edinceye kadar
terk edilmiş amele aittir. Böyle bir terk günahların en şiddetlisi ve
büyüğüdür.
Her şeyin bir terazisi var,
📖 Sayfa 354 · Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Her şeyin eksiklik ve üstünlüğü var.
İyilik, on ile yüz bin katına kadar – aşağısı veya yukarısı da olabilir- göre değerlendirilirken, çirkin ve kötü davranış bir bir değerlendirilir.”
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
varlıkta değersiz ve hakir bir
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
şey yoktur. Sufıler de böyle müşahede etmiştir. Öyleyse her şey O’nun
zahiri ve batım nimetidir. Zahiri nimetler görülenler iken batını nimetler
bilinip görünmeyenlerdir.

Her hükümdarın bir haremi vardır. Allah’ı bilen arifler de O’nun
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
haremindedir. Ariflerin içinde bulundukları harem, genel alışkanlıklar-
dır. Allah onları ancak seçkinlere ve sıradan insanlara görülen özellik-
lerle perdelemiştir. Alim Hakkı imanla ve müşahedeyle görürken âlemi
duyuyla idrak eder.
En zelil varlık O’nun
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
karşısında zelil olandır, çünkü zillet ve horluk, izzeti karşısında zelil
olunanın değeriyle bağlantılı bir şekilde tezahür eder. Allah’tan daha
çok izzet sahibi olmadığına göre O’nun karşısında zelil olandan daha
zelil yoktur.
Ey samimi dost! Gönlüne yerleşen bilgilere bak, geçici olanlara bakma! Çünkü (gönlüne) yerleşen şeye göre değerlendirileceksin. Gönlüne yerleşen
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
iman ise müminsin.
Ayrıştırıcı ve birleştirici olmanın sebebi ise fethadır ki, asıl olan
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
odur. Bazen fetih (açılma) mudu eder; bu rahmet’tir. Bazen de üzüntü
veren şeyle gerçekleşir. Üzüntü veren ise azabm açılmasıdır. O da iki
türlüdür: Birincisi içinde rahmetin bulunduğu azabın açılmasıyken
diğeri rahmetin katışmadığı azabın açılmasıdır. Gerçi bize göre rahmetin katışmadığı bir azap yoktur, çünkü rahmet her şeyi kuşatmıştır.
Doğal meyle gelirsek, bu meyil, illet vav’ı ve illet ya’sı denilen elif gibidir. Bu elif onun Hakkın cihetine yönelmesi demektir
Ariflerin kalp gözleri, senden gayrısına
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi
Cem’ gözüyle bakarsan bizi görürsün
Başka bir gözle bakarsan, heva ve hevestir
Yaratan’dan başka varlık sahibi yok ,
Orada olmayan burada olmaz ki
Fark ve cem halinde her şey O’nun aynı
Benim oluşum böyle olmasaydı durum öyle olmazdı
Sıkça Sorulan Sorular
Fütuhat-ı Mekkiye 15 kimin eseridir?
Fütuhat-ı Mekkiye 15, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli çevirmiştir.
Fütuhat-ı Mekkiye 15 kaç sayfadır?
Fütuhat-ı Mekkiye 15, 400 sayfadır (Litera Yayıncılık baskısı).
Fütuhat-ı Mekkiye 15'in en ünlü sözü nedir?
“Birinci neslin icmaından sonra icmanın hükmü yoktur.”