CANLI

Hayatın Satır Araları Kitabından Alıntı Sözler — Mahmud Erol Kılıç

Hayatın Satır Araları - Mahmud Erol Kılıç kitap alıntıları ve sözleri

Mahmud Erol Kılıç'ın imzasını taşıyan Hayatın Satır Araları, Din (İslam) alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Sufi Kitap etiketiyle yayımlanmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.

Yazar:Mahmud Erol Kılıç
İlk Yayın:2013
Yayınevi:Sufi Kitap
Sayfa Sayısı:176
Dil:Türkçe
ISBN:9786055215446
Okuma Süresi:4 sa. 59 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Hayatın Satır Araları'dan En Beğenilen Alıntılar

“Aynı gönlü paylaşmak aynı dili konuşmaktan evladır..”

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

“Gönül gizlice arkadaşının huyunu kapar.”

📖 Sayfa 64 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

“Müslüman dediğimiz özne, durumlar karşısında dünyevi kaygıyla yerini belirlemez; adaletten hareketle kalbini ayarlar. Tercihi, kendisine kimi kayıplar getirse de…”

📖 Sayfa 125 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

"Bir ben vardır bende, benden içeri."

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Ölümü merkezde tutarak hayatı algılamak bir zihniyet meselesi; "rabıta-i mevt" deniyor buna. Hayatın dışına itmek değil, ölümü hayatın içinde tutmak. Modern zihnin anlamakta zorlandığı, dahası "korkunç" olarak işaretlediği bir şey... Halbuki ne kadar yanılıyor; ölümü düşünerek yaşamak değil, o yokmuş gibi yaşamak korkunç!

📖 Sayfa 156 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Tıp fakültesini kazanmakla sınırlı bir hekimlik eğitimi olamaz. Ve tıp eğitimi, sadece meslek edinmek için düşünülemez. Olay esasta manevidir. Büyük hekim İbn Sina; "Cerrahlık dediğiniz eğitimi üç ayda öğrendim, ama otuz yıldır hekimlik eğitimim devam ediyor" diyor. Tıp eğitimini Allah'ın Şafi, mimarlığı Musavvir ismiyle karşılamanın inceliğini fark etmek lazım. Eğitimin hepsini Cemal içinde görmek, böyle karşılamak ve sonuç itibarıyla Cemal'e dönüşmek... Mimar Sinan'ın mimarisi, Itri'nin müziği biraz böyledir.

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Mevlânâ, bir şair olma çabası içinde değil, maruz kaldığı mananın dili olur sadece.

📖 Sayfa 156 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

İki kere de olmak lazım; İlk önce bedenen doğmak, sonra bedenden geçip mana âlemine doğmak...

📖 Sayfa 120 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

"Seni Allah'a ulaştıracak ipucu sensin, kendini bil! Sen bir numunesin; varlığın hakikati sende şifrelenmiş." Bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler bu hususun anlaşılmasını kolaylaştırmış. Çok küçük çipler var mesela; binlerce resim, bilgi ve müziği hafızasında tutabiliyorlar. Çipin kendisi mikro, ama içerdiği şey makro... Arifler de insanı böyle okuyor; kainatın küçültülmüş hali diyorlar ona. İnsan, zübde-i alem; alem, insanın açılımı... İnsan, kainatın sırrı; Allah'ın, isimlerinin tecelli ettiği, zahir olduğu...

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

"Yunus öldü diye sala verirler,
Ölen hayvan imiş, âşıklar ölmez."

📖 Sayfa 120 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Kanden gelir yolun senin
Ya kande varır menzilin
Nerden gelip gittiğini
Anlamayan hayvan imiş

📖 Sayfa 171 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Dil bir araç, ama her şey demek değil, her zaman, başka türlü de anlaşılabiliyor.

Hz. Mevlana, "Aynı gönlü paylaşmak aynı dili konuşmaktan evladır." der.

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Sema dinlemek demektir. Mevlânâ daha iyi duyabilmek için sema ederdi. Ananevi öğretide kelam kulaktan alınır. Buna “Dölleyici Kelam” (Logos Spermekos) denir. Sonra kalbe intikal eder. Kalp rahimdir. Orada döllenme olur ve veled-i kalp doğar. Yakîn bilgisi böyle oluşur, açığa çıkar. Bilgi ve hikmet sende doğandır. Doğum yapmamış kimseler başkalarının çocuklarını çalarlar.

📖 Sayfa 59 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Toplum, çoğul olan demek; her inançtan, dilden, kültürden insan... Sosyoloji, farklılıkların iç içe geçmesinden neşet ediyor. Dolayısıyla bu bir sözleşmeye işarettir. Hz. Peygamber'in Medine Vesikası bu anlama geliyor. Tek düşünce ve inancın topluma dayatılması değil, toplum neyi içeriyorsa bunun kendine yer bulduğu bir anlaşma Medine Vesikası...

📖 Sayfa 144 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Kendini bilen Rabbini bilir.

📖 Sayfa 34 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Doğar doğmaz yaşlanmaya başlarız, yaşlandığımız için değil, doğduğumuz için ölürüz. Modern algı, yaşlanmayı bir kayıp görüyor. Hâlbuki yaşlandıkça, bedenin tesiri azaldıkça ruh açığa çıkar. Bu bir paradoks; insanda, bedenin güçten düşmesi nispetinde manevi taraf belirgin oluyor.

📖 Sayfa 31 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

“Aşk” Arapça bir kelime; sarmaktan, sarmaşığın fiilinden üretilmiş. Kökü sardı sarmaladı anlamında “aşaka”... Bu anlam zımnen negatif bir duruma (da) işaret ediyor; sarmaşık sardığı ağacın öz suyunu emmek suretiyle ağacı kuruttuğu için... Aşığın maşuka yönelimi bu benzetme üzerinden okunuyor. Maşuk öyle bir aşkla kuşatır ki, aşığı yiyip bitirir.

📖 Sayfa 49 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Form ruh için vardır, asla ruhun önüne geçmemelidir.

📖 Sayfa 158 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Hayat, birinin eksiğini diğerinin tamamladığı esası üzerinde devam eder. Su yatağında (toprağında) akar! Suyun toprağa ihtiyacı vardır, toprağın da suya. Suyu ateşe serdiğinizde ateş söner, su da buharlaşır. Dolayısıyla astrolojik olarak su mizaçlı biri toprak kıvamlı birine denktir. Önemli olan, bir araya gelindiğinde hayatı karşılayabilme becerisini gösterebilmektir.

📖 Sayfa 107 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Yaratılışımız bir aşk hikâyesidir. Allah'tan geldik, O'ndan aynldık. Dünyadaki hayatımız bir ayrılık hikâyesi olduğundan, aşk, aslımıza olan özlem ve onunla bütünleşme çabası manasına gelir. Bir anlamda kendimize/bütünlüğümüze sevgidir aşk. Aslımız olan Allah'a yönelimimiz, “başkası” veya “öteki”ne sevgi değil, kendimizedir. Ve bu, öğrenilen bir şey değil; tabiatımızda bulunuyor. Aşk verili bir şey değil, doğarken sahip olduğumuz ilâhî bir meleke...

📖 Sayfa 51 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

"Yılda bir gün kurban keserler halk-ı âlem îyd için
Dem bu dem sâat be sâat men senin kurbanınam"

📖 Sayfa 137 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

"Bir şeyin olup olmaması senin nezdinde müsavi değilse nakıssın evladım" diyor Fatih'in türbedarı Amiş Efendi.

📖 Sayfa 27 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

içinden geçilen zamanın ruhu, yani modernleşme üzerinden gelen dalga insan tekine bir şeyler bulaştırdı. Kadın veya erkek, fark etmez, insan “bütün"ü değil kendini esas almaya başladı; bir “parça” olan varlığını “bütün'den özerk görmeye başladı. Dolayısıyla, “iktisadi” bir göz edindi; her bir şeyde kendine, “çıkar’ına çalışan...

📖 Sayfa 101 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Biz çocuğun dünyaya gelişini doğum olarak karşılarken, o bunu ölüm olarak görüyor olamaz mı?

📖 Sayfa 116 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Öğretmenin Ananevi kültürümüzdeki karşılığı ortadadır; insanın eğitiminde, anne ve babadan hemen sonra gelir. Hz. Ali'nin, "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" sözüne sinen bir karşılıktır bu. Öğretmen, ebeveynden teslim aldığı çocuğun elinden tutar, onu hayatın göbeğine götürür; ona rehberlik ederek. Öğretmen üzerinden öğrenciye ilim akar, hal akar; öğrenci öğretmene bakarak, ona açık yaşayarak hayata gider. Öğretmen muallimdir; ilmin somutlaşmış hali. Öğrenci ise, talebe; insana/kendisine lazım olanı talep eden...

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

" Taç marifet tacıdır, sanma gayri taç ola
Taklit ile tok olan hakikatte aç ola.."

(Sunullah Gaybî)

📖 Sayfa 92 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

“İki ölümlünün birbirlerine sevgisi ne kadar güçlü olursa olsun aşk makamına çıkamaz!” denmiştir. İnsanların birbirlerini sevemeyeceği anlamına gelmez bu. Birbirlerini sevebilirler tabii ki, ama bu aşk olmamalı, çünkü aşka değer bir şey var, o da Allah'tır. Leyla ile Mecnun'un aşkı hakiki olana ön çalışma olabilir sadece. Edebiyatımızdaki benzer anlatılar da bunun alunı çizer. Mecnun, Leyla'dan Mevlâ'ya geçer. Dostlukta da bu böyle olmalı, abartıya gidilmemelidir.

📖 Sayfa 62 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Aşk birbirinin uzağına düşmüş parçaları bir araya getirir. Buna "Vuslat " diyoruz.

📖 Sayfa 48 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Modern insan yığınlarca dertle muzdaripken dervişin mühimsediği tek dert vardır: hakkıyla Rabbine teslimiyet. Kesret ehli değildir derviş, tevhid ehlidir; kesrette görünen Bir'i bulduğundan derdi de bire inmiştir. Onunkine, “Bir'e, Allah'a teslimiyetle birçok tanrıya esir olmaktan kurtulma hâli” diyebiliriz. Hayatın sahibi Allah'tır; insan Allah'a teslim olunca, hayatın o kesretli yapısı karşısında el açmaktan kurtulur. Allah'ı bulan her şeyi bulur. Derdiniz Allah ise diğer bütün dertler küçülür, aksi durumda, en küçük dert bile büyür.

📖 Sayfa 66 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

"Aşk”, Arapça bir kelime; sarmaktan, sarmaşığın fiilinden üretilmiş. Kökü sardı sarmaladı anlamında “aşaka”... Bu anlam zimnen negatif bir duruma (da) işaret ediyor; sarmaşık sardığı ağacın öz suyunu emmek suretiyle ağacı kuruttuğu için... Áşığın maşuka yönelimi bu benzetme üzerinden okunuyor. Maşuk öyle bir aşkla kuşatır ki, âşığı yiyip bitirir.

📖 Sayfa 48 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Dervişlik libası, gösterilecek bir şey değildir, ama zaman içinde onun da modası çıktı. Hatta bir zamanlar dervişlik o kadar saygın olmuş ki, derviş değilken derviş gibi görünenler olmuş. Dervişlik sırrına ermeden sadece derviş hırkası giyerek kâmil insan olduğu zannına kapılanlara karşı da gerçek dervişler şöyle demişlerdir:

Dervişlik olaydı taç ile hırka
Biz dahi alırdık onu otuza kırka

📖 Sayfa 91 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

"Temel, yani insan unutuluyor! İnsan unsuru, Türkiye'de en çok unutulan şey..."

📖 Sayfa 19 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Hz. Mevlânâ'ya, "Bu şiirleri nasıl söylüyorsun?" diye sormuşlar. "Ben ol, bilirsin!" diye cevap vermiş.

📖 Sayfa 166 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Fuzulî; “Yılda bir gün kurban keserler halk-ı âlem îyd için, / Dem be dem sâat be sâat men senin kurbanınam” der.

📖 Sayfa 137 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Kabirleri putlaştıranlar irfansızlardır, ölüm konusunu duygusuzlaştıranlar ise vicdansızlardır.

📖 Sayfa 124 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

"Eğitimi değerler üzerinden değil de, daha çok teknik formlar üzerinden kurarak sorunu giderebileceğimizi düşünüyoruz."

📖 Sayfa 19 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Maddi gelişmişlik manevi gelişmişlik anlamına gelmiyor. Alkol, uyuşturucu, pornografi karışımı bir insan inşası ile karşı karşıyayız.

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Seven sevmekle sevdiğin hakikatine uyanır.

📖 Sayfa 51 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Allah'ın ruh üflediği, manevi asla sahip bir varlıktır insan. Biyolojiye sığmaz o; cesedini delip geçen meyilleri var.

📖 Sayfa 32 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Araçlara daha çok sahip olmak! Modern insan, maddi imkanlar üzerinden kendini var hisseder, ne kadar güçlü ise, ne kadar şeye sahipse o kadar vardır. "Sahip olduğun kadar varsın!" denmiştir kendisine, o da sahip olmaya çalışmıştır sadece. En sonunda da üretimden düştükleri için değersizleşen, bakıma muhtaç oldukları için de hayatın dışına itilen yaşlı bir nüfus, posa.

📖 Sayfa 17 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

"Kayıp giden, sönen şeylere âşık olunamaz!"

📖 Sayfa 51 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

İrfanın/geleneğin inşa ettiği erkek, bugün kadına şiddet üzerinden giden tip değildir. Kadını kendine köle/hizmetçi kılmak adına haklarını sınırlayan biri değildir; kadını Allah'ın Cemal ve Bedii sıfatı üzerinden karşılayan biridir. Cemal sıfatının tecellisi olarak kadın...

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Çağdaş insanın ayırıcı özelliği nedir?
Araçlara daha çok sahip olmak! Modern insan, maddî imkanlar üzerinden kendini var hisseder; ne kadar güçlü ise, ne kadar şeye sahipse o kadar vardır. "Sahip olduğun kadar varsın!" denmiştir kendisine, o da sahip olmaya çalışmıştır sadece. En sonunda da üretimden düştükleri için değersizleşen, bakıma muhtaç oldukları için de hayatın dışına itilen yaşlı bir nüfus, posa...

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Bugün modern hastalık ve ekonomik krizlerden geçen dünya için dervişlik; bir çıkış yolu, başka türlü bir yaşam algısı demektir. Homoekonomikus değil, belki homodervişus... Erich Fromm, "olmak" ve "sahip olmak" bağlamında konuşur kitabında. Modern zamanlar daha çok "sahip olma"yı önceler; "Sahip olduğun kadar varsın!" der. Derviş ise; "sahip olmak"tan değil, "olmak"tan yana tercih belirler. Modern süreçle birlikte hayatın tümüne sızan kapitalist algı "olma"yı unuttu, "sahip olma"ya çalıştı hep.

📖 Sayfa 67 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Yunus, Niyazi-i Mısri, "Kahrın da lütfun da hoş!" diyor. Kahrı ve lütfu bir görmeyenin mutlu olma şansı yok.

📖 Sayfa 27 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Seni Allah'a ulaştıracak ipucu sensin, kendini bil! Sen bir numunesin; varlığın hakikati sende şifrelenmiş.

📖 Sayfa 34 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Çünkü “iyi”, biraz da “kötü”yle mücadelede belirir.

📖 Sayfa 113 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Fiziğe indirgeyerek teknikleştirilen eğitim beraberinde yoksullaşmayı getirmiş. Çünkü fizik ve metafiziğin iç içe geçtiği bir hayata/varlığa doğuyoruz. Dolayısıyla metafiziğin, fiziğin, felsefenin dahil olduğu, iç içe geçtiği bir eğitim formu gerekiyor. Ananevi eğitimimizde bu vardı; başta, insanın kendisi, dolayısıyla varlığın hakikati esastı. Bu eğitimle kendini keşfeden insan, doğduğu varlığın tümüyle de yakınlık kuruyordu

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Daha çok maddilikle kurulmuş modern insan kalbinden sürgün insandır; kalp gözü olmayan... Madde ile mana arasında makası açan modernizm, insanı tek kanatlı bir varlık kılmış. Modern insan şimdi daha çok robotik biridir; vicdanın, müteal duyguların kendisine oturmadığı bir makina... Tabiata daha çok hükmetmeye kilitlenen; çıkarı, başarıyı tek hedef bilen; ölüm dahi olsa hedefe giden her yolu mübah gören...

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Taç marifet tacıdır, sanma gayri taç ola
Taklit ile tok olan hakikatte aç ola

📖 Sayfa 92 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Hz. Mevlana “aynı gönlü paylaşmak aynı dili konuşmaktan evladır,” der.

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Doğum ve ölüm, hayatın iki yüzü.. Hakikat bu iken, biz daha çok doğumla yakınlık kuruyoruz; doğum, kutladığımız bir şey.. Ölümü ise, zihin ve hayatımızdan kovmaya çalışıyoruz. Halbuki doğum ve ölüm ikiz kardeş; doğduğumuz için ölüyoruz.

📖 Sayfa 116 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Musevilik ve Iseviliği içeren, vahyin tamamlanmış formudur Islam. Diyebiliriz ki Hz. Musa(s) ve Hz. Isa(as), Peygamber Efendimizde(sav) buluşmuştur. Musevilik daha çok hukuk iken, Isevilik bütünüyle ruh, yani “sevgi”dir. Hz. Peygamber'in İslam'ı ise, hem hukuk hem de ruhu ihtiva ediyor. Toplumsal ilişkileri düzenleyen bir hukuk ve ölüyü dirilten bir ruh!

📖 Sayfa 115 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Daha çok maddilikle kurulmuş modern insan kalbinden sürgün insandır; kalp gözü olmayan...

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Modern zamanlarda insanın derdi "Bir" olmadığından birden fazla derdi var. Küçük de olsa çok derdi bulunuyor modern insanın. Küçük dertlerin nasıl da büyük dertlere dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. Uzmanlar, "Tarihte eşine rastlanmayan psikolojik rahatsızlıklar var ve bunların çoğu biyolojik değil, psikolojik kökenli" diyor. Tarihte olmayan, modern zamanların havasıyla ortaya çıkan hastalıklar... Varlık ile materyalistçe ilişki kurmanın sonrasında karşılaştığımız arızalar... Mevcut durum, daha çok yaşanan anlam kriziyle açıklanıyor.

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Öğretmenin Ananevi kültürümüzdeki karşılıgı ortadadır, insanın eğitiminde, anne ve babadan hemen sonra gelir. Hz. Alinin, "Bana bir harf öğretenin kırk yl kölesi olurum," sözüne sinen
bir karşılıktır bu. Ögretmen, ebeveynden teslim aldığı çocuğun elinden tutar, onu hayatın göbeğine götürür, ona rehberlik ederek. Öğretmen üzerinden ögrenciye ilim akar, hâl akar, öğrenci ögretmene bakarak, ona açık yaşayarak hayata gider. Öğretmen muallimdir, ilmin somutlaşmış hali, Öğrenci ise, talebe; insana kendisine lazım olanı talep eden...

📖 Sayfa 21 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

'Dost' kelimesi Farsça dan gelir.
'Arkadas ' ise köken olarak Türkçedir.
Savaşta okçu okunu atmaya hazırlanırken sırtını sağlam bir yere bir taşa dayar.
Bu sağlam yer , bu taş, okçu için 'Arka" yı güvenli kılar.
Arkadaş okçunun "arka" sını dayadığı "taş" anlamına gelir. ARKA - TAŞ önemlidir.
Kişiyi güvende tuttuğu gibi gücünün ortaya çıkmasını sağlar .

📖 Sayfa 63 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Ehl-i irfan olanlar derler ki, "Yezid'e lanet okumakla vakit geçireceğine Hüseyin'e rahmet oku."

📖 Sayfa 129 · Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Psikolojik sorun olarak işaret edilen durumlar, Tanrı'yı hayattan/varlıktan kovmaktan doğuyor.

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

- "... Derviş bir “ben” nesli, bir narsist değildir!
Kendini bildiği için Rabbini bilmiştir...
Rabbini bildiğinden, varlığını yokluğunda görmüştür; Rabbin varlığında yok olmayı…
İbn Arabi, “Var oluşun yok oluşundadır” diyor.
Bir paradoks bu!
Varlık iddiasında bulunanlar yoktur, ancak yok olduklarını bilenler vardır.
Bu hakikate yakınlıkta kurulmuştur şu cümle:
“Bildiğim tek şey var, o da hiçbir şey bilmediğim...”

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç

Sıkça Sorulan Sorular

Hayatın Satır Araları kimin eseridir?

Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır.

Hayatın Satır Araları kaç sayfadır?

Hayatın Satır Araları, 176 sayfadır (Sufi Kitap baskısı).

Hayatın Satır Araları'nın en ünlü sözü nedir?

““Aynı gönlü paylaşmak aynı dili konuşmaktan evladır..””

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Hayatın Satır Araları — Mahmud Erol Kılıç. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4