CANLI

İctimaî Reçeteler II Kitabından Alıntı Sözler — Bediüzzaman Said Nursî

İctimaî Reçeteler II - Bediüzzaman Said Nursî kitap alıntıları ve sözleri

Bediüzzaman Said Nursî'un İctimaî Reçeteler II adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Tenvir Neşriyat tarafından yayımlanmıştır. İctimaî Reçeteler II için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.

Yazar:Bediüzzaman Said Nursî
Yayınevi:Tenvir Neşriyat
Sayfa Sayısı:352
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:9 sa. 58 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Din (İslam), Kültür

İctimaî Reçeteler II'den En Beğenilen Alıntılar

Her kıştan sonra bir bahâr, her geceden sonra bir sabâh olduğu gibi,
nev‘-i beşerin dahi bir sabâhı, bir bahârı olacak inşâallâh.
Hakîkat-ı İslâmiye’nin güneşi ile, sulh-u umûmî dâiresinde hakîkî medeniyeti görmeyi rahmet-i İlâhiyye’den bekleyebilirsiniz.

📖 Sayfa 99 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Asr-ı Sa‘âdet’teki inkılâb-ı azîm,
sıdk ile kizb, îmân ile küfür kadar birbirinden uzak iken zamân geçtikçe gele gele birbirine yakınlaştı.
Ve siyâset propağandası bâzan yalana ziyâde revâç verdi.
Fenâlık ve yalancılık bir derece meydân aldı.

📖 Sayfa 104 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Heyhât!
Âlemin her hâlinde hayr-ı mahz olamaz.

📖 Sayfa 75 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Hasenâtı seyyiâtına, sevâbı hatâsına tereccüh edenler
mağfiret ve afve müstehakdırlar.

📖 Sayfa 23 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Hayâtımızın bekâsı
îmânın ve sıdkın ve tesânüdün devâmıyladır.

📖 Sayfa 67 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Muhabbet, uhuvvet, sevmek İslâmiyet’in mizâcıdır, râbıtasıdır.
Ehl-i adâvet mizâcı bozulmuş bir çocuğa benziyor ki, ağlamak ister, bir şey arıyor ki onunla ağlasın.
Sinek kanadı kadar ehemmiyetsiz bir şey ağlamasına bahâne olur.
Hem insâfsız, bed-bîn bir adama benzer ki, sû-i zan mümkün oldukça hüsn-ü zan etmez.
Bir seyyie ile on haseneyi örter.
Bu ise, seciye-i İslâmiye olan insâf ve hüsn-ü zan bunu reddeder.

📖 Sayfa 106 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Çok fenâlık vardır ki;
iyilik perdesi altında kaldıkça ve perde yırtılmadıkça ve ondan teğâfül edildikçe, mahdûd ve mahsûr kaldığı gibi, sâhibi de perde-i hicâb ve hayâ altında kendisinin ıslâhına çalışır.
Lâkin, vakta ki perde yırtılsa, hayâ atılır;
hücûm gösterilse, fenâlık fenâ tevessü‘ eder.

📖 Sayfa 55 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Her bir mü’min İ‘lâ-yı Kelimetullâh’a mükelleftir.
Ve bu zamânda en büyük sebebi maddeten terakkî etmektir.
Ve a‘dâ-yı terakkîye karşı herkes cihâda mükelleftir.
Ve en büyük düşman, ğayr-ı mahsûs ve dâhilî düşmandır.
O da üç büyük, müdhiş düşmandır.
Birincisi fakr,
ikincisi cehl,
üçüncüsü ihtilâftır.
Bu üç düşmana cihâd etmeye dînen mükellefiz.

📖 Sayfa 261 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

İstikbâlin kıt‘alarında hakîkî ve ma‘nevî hâkim olacak
ve beşeri, dünyevî ve uhrevî sa‘âdete sevk edecek yalnız İslâmiyet’tir

📖 Sayfa 97 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Nebiyy-i Kureyşî (a.s.m) getirdiği dîne, tebliğ ettiği Şerîat’a herkesten ziyâde mu‘tekid..
evâmirine sırren ve cehren herkesten ziyâde mümtesil..
nevâhîsinden herkesten ziyâde müctenib..
mevâidine herkesten ziyâde mutmain..
vâîdlerine herkesten ziyâde mü’min ve muttakî..
ve ihbârâtına herkesten ziyâde musaddık..
ve Kur’ân’a herkesten ziyâde muazzim..
ve ibâdete herkesten ziyâde âşık..
ve Mehâfetullâh’a herkesten ziyâde münkad..
ve Likâullâh’a herkesten ziyâde müştâk olmuştur.

📖 Sayfa 196 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Bir adamın kıymeti, himmeti nisbetindedir.
Kimin himmeti, milleti ise; o kimse tek başiyle küçük bir millettir.

Kimin himmeti yalnız nefsi ise; o, insân değil.
Çünkü insânın fıtratı medenîdir.
Ebnâ-yı cinsini mülâhazaya mecbûrdur.
Hayât-ı ictimâiye ile hayât-ı şahsiyesi devâm edebilir.

📖 Sayfa 109 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Biz; rûhumuzla, cânımızla, vicdânımızla, fikrimizle, bütün kuvvetimizle demeliyiz ki:

Biz ölsek, milletimiz olan İslâmiyet hayydır, ilelebed bâkîdir.
Milletim sağ olsun.
Sevâb-ı uhrevî bana kâfidir.
Milletin hayâtındaki hayât-ı ma‘neviyem beni yaşattırır.
Âlem-i ulvîde beni mütelezziz eder.

📖 Sayfa 65 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Fenâ adama, “iyisin iyisin” denilse iyileşmesi
ve iyi adama, “fenâsın fenâsın” denildikde fenâlaşması çok vukû‘ bulmuştur.

📖 Sayfa 55 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Dağ Meyvesi Acıda Olsa Devâdır,
Ammâ Hazmı Sakîldir.

📖 Sayfa 133 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Bir kâide-i mukarreredir:
Bir şey cüz-ü ihtiyârînin dâiresinden ve cüz‘iyetten çıkıp külliyet dâiresine girse,
veyâhûd bihasebi’l-âde def‘i muhâl olsa;
zamâna isnâd edilir ve kabâhat dehre atılır.
Taşlar feleğin kubbesine vurulur.
Eğer iyi temâşâ etsen göreceksin ki feleğe atılan taşlar, döndüğü vakit bir ye’s olarak kalbde tahaccür eder.

📖 Sayfa 60 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

İstikbâl yalnız ve yalnız İslâmiyet’in olacak.
Ve hâkim, hakâik-ı Kur’âniye ve îmâniye olacak.

📖 Sayfa 92 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Şu zamânda bir adamın bir günâhı, bir kalmıyor.
Bâzen büyür, sirâyet eder.
Bir tek hasene bâzen bir kalmıyor.
Belki bâzen binler dereceye terakkî ediyor.

📖 Sayfa 106 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Küfür yalandır, îmân sıdktır.

📖 Sayfa 67 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

İstikbâlin hâkim-i mutlakı âhirette olduğu gibi dünyâda da İslâmiyet milliyetidir.

📖 Sayfa 113 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Arı su içer bal akıtır,
yılan su içer zehir döker.

📖 Sayfa 75 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Allâh’a hakîkî abd olan,
başkalara abd olamaz.

📖 Sayfa 110 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Güzel gören güzel düşünür,
güzel düşünen güzel rü’yâ görür.
Güzel rü’yâ gören hayâtından lezzet alır.

📖 Sayfa 52 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Ey ehl-i İslâm!
İşte küre-i zemîn gibi ağır ve âlem-i İslâmiyet’e çökmüş olan mesâib ve devâhiye karşı nokta-i istinâdımız muhabbet ile ittihâdı, ma‘rifet ile imtizâc-ı efkârı, uhuvvet ile teâvünü emreden nokta-i İslâmiyet’tir.

📖 Sayfa 218 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Eğer biz ahlâk-ı İslâmiye’nin ve hakâik-ı îmâniyenin kemâlâtını ef‘âlimizle izhâr etsek,
sâir dînlerin tâbi‘leri elbette cemâ‘atlerle İslâmiyet’e girecekler;
belki Küre-i Arz’ın ba‘zı kıt‘aları ve devletleri de İslâmiyet’e dehâlet edecekler.

📖 Sayfa 93 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

İcrâ-yı adâlet, din nâmına olmalı, tâ akıl ve kalb ve rûh müteessir olsunlar, imtisâl etsinler.
Yoksa yalnız vehim müteessir olur.
Yalnız hükümetin cezâsından korkar —eğer tahakkuk etse—.
Nâsın itâbından çekinir — eğer tebeyyün etse—.

📖 Sayfa 172 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Ba‘zen adâvet, şiddet-i muhabbetten gelir.

📖 Sayfa 70 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Rûh-u meşrûtiyet, Şerîat’tandır.
Hayâtı da ondandır.

📖 Sayfa 36 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Ümmet, Şerîat’a temessükü nisbetinde terakkî,
tesâhülü nisbetinde tedennîsi hakâik-ı târihiyedendir.

📖 Sayfa 198 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Ey Müslüman!

Aldanma!
Başını indirme!
Paslanmış bî-hemta bir elmâs dâimâ mücellâ cama müreccahtır.

📖 Sayfa 221 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Herkesin kalbinde derinden derine bir dîn-i hakkı aramak meyli çıkmış.
Her şeyden evvel, ölüm i‘dâmına karşı dîn-i haktaki bir hakîkati arıyor ki kendini kurtarsın.
Şimdiki hâl-i âlem bu hakîkate şehâdet eder.

📖 Sayfa 94 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Muvaffakiyet niyet-i hâlisenin refîkîdir.

📖 Sayfa 234 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Ey tabaka-i havâss!
Biz, avâm ve ehl-i medrese, sizden hakkımızı isteriz.
**********
S — Ne istersin?
**********
C — Sözünüzü fiiliniz tasdîk etmek,
başkasının kusûrunu kendinize özür göstermemek,
işi birbirine atmamak,
üzerinize vâcib olan hizmetimizde tekâsül etmemek,
vâsıtanızla zâyi‘ olan mâfâtı telâfi etmek,
ahvâlimizi dinlemek,
hâcetimizle istişâre etmek,
bir parça keyfinizi terk etmek
ve keyfimizi sormak istiyoruz!

📖 Sayfa 76 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

O Zât-ı Kerîm’de icmâ‘-ı ümmetle, tevâtür-ü ma‘nevi-i kat‘î ile sâbittir ki;
insânların sîreten ve sûreten en cemîli
ve en halîmi
ve en sâbiri
ve en şâkiri
ve en zâhidi
ve en mütevâzıı
ve en afîfi
ve en cevvâdı
ve en kerîmi
ve en rahîmi
ve en âdili;
herkesten ziyâde mürüvvet, vakar, afüvv, sıhhat-ı fehm, şefkat gibi ne kadar secâyâ-yı âliye varsa,
en mükemmel bir fihriste-i nûrânîsidir.

📖 Sayfa 207 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Şu zamanın medenî engizisyonu müdhiş bir vesile ile bâzı ezhânı telkih ile bir kısım nâ-meşrû‘ evlâdını vücûda getirip İslâmiyet’e karşı kinini ve hiss-i intikâmını icrâ eder.
Diyânetsizliğe veya lâubaliliğe veya Hristiyânlığa temâyüle veya İslâmiyet’ten şüphe ile soğutmaya bir kapı açmak ister.

📖 Sayfa 216 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Bence me’mûriyete veya imârete giren,
yalnız hamiyet ve hizmet için girmelidir.
Yoksa, yalnız ma‘işet ve menfa‘at için girse, bir nev‘i çingenelik eder.

📖 Sayfa 54 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

İttihâd, cehl ile olmaz,
ittihâd, imtizâc-ı efkârdır.
İmtizâc-ı efkâr, ma‘rifetin şuâ‘-ı elektrikiyle olur.

📖 Sayfa 71 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Nefs-i emmârenin istibdâd-ı rezîlesinden selâmetimiz, İslâmiyet’e istinâd iledir,
o hablü’l-metîne temessük iledir.

📖 Sayfa 121 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Elbette beşer bu kadar zulmî küfriyâtlarıyla zemîn yüzünü mülevves ve perîşân ettikleri hâlde,
cezâsını görmeden ve kâinâttaki maksûd-u hakîkiye mazhar olmadan dünyâyı bırakıp ademe kaçamayacak.
Belki Cehennem hapsine girecek.

📖 Sayfa 100 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Medeniyetin günâhları iyiliklerine ğalebe edip seyyiâtı hasenâtına râcih gelmekle,
beşer iki Harb-i Umûmî ile iki dehşetli tokat yiyip o günâhkâr medeniyeti zîr u zeber edip öyle bir kustu ki, yeryüzünü kanla bulaştırdı
İnşâallâh istikbâldeki İslâmiyet’in kuvvetiyle medeniyetin mehâsini ğalebe edecek,
zemîn yüzünü pisliklerden temizleyecek,
sulh-u umûmîyi de te’mîn edecek.

📖 Sayfa 98 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Kim tevfîk ister ise kâinatta cârî olan Âdâtullâh’a âşinâlık etmek
ve nevâmis-i fıtrata dostluk etmek gerektir.
Yoksa fıtrat tevfîksizlikle cevâb-ı red verecektir.

📖 Sayfa 194 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

İ‘lâ-yı Kelimetullâh’ı hedef ü maksad eden cemâ‘at, hiçbir ğaraza vâsıta olamaz. İsterse de muvaffâk olamaz, zîra nifâktır.
Hakkın hâtırı âlîdir, hiçbir şey’e fedâ olunmaz.

📖 Sayfa 128 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Bedevîlikte beşer, üç-dört şeye muhtaç oluyordu.
O üç dört hâcâtını tedârik etmeyen on adette ancak ikisi idi.
Şimdiki Ğarb medeniyet-i zâlime-i hâzırası,
~sû-i isti‘mâlât
~ve isrâfât
~ve hevesâtı tehyîc
~ve havâic-i ğayr-ı zarûriyeyi, zarûrî hâcâtlar hükmüne getirip,
~görenek ve tiryakilik cihetiyle
şimdiki o medenî insânın tam muhtaç olduğu dört hâcâtı yerine yirmi şeye bu zamanda muhtaç oluyor.
O yirmi hâcâtı tam helâl bir tarzda tedârik edecek yirmiden ancak ikisi olabilir.
On sekizi muhtaç hükmünde kalır.

📖 Sayfa 174 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Millet-i İslâmiye’nin sebeb-i sa‘âdeti yalnız ve yalnız hakâik-ı İslâmiye ile olabilir.
Ve hayât-ı ictimâiyesi ve sa‘âdet-i dünyeviyesi Şerîat-ı İslâmiye ile olabilir.
Yoksa adâlet mahvolur.
Emniyet zîr u zeber olur.
Ahlâksızlık, pis hasletler ğalebe eder.
İş yalancıların, dalkavukların elinde kalır.

📖 Sayfa 115 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Adâletin tevzi‘inde adâlet olmazsa zulüm görünür.
Bir hâtır için bin hâtır kırılmaz.

📖 Sayfa 81 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Maişet için tarîk-ı tabî‘î ve meşrû‘ ve zîhayât; san‘attır, zirâattır, ticârettir.
Ğayr-ı tabî‘i ise, me’mûriyet ve her nev‘iyle imârettir.
Bence imâreti, ne nâm ile olursa olsun, medâr-ı maişet edenler bir nev‘i cerrâr ve aceze ve seeledir.
Fakat hîlebâz kısmında...
Bence me’mûriyete veya imârete giren, yalnız hamiyet ve hizmet için girmelidir.
Yoksa, yalnız ma‘işet ve menfa‘at için girse, bir nev‘i çingenelik eder

📖 Sayfa 54 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Büyük işlerde yalnız kusûrları gören, cerbezelik ile aldanır veya aldatır.
Cerbezenin şe’ni, bir seyyieyi sünbüllendirerek hasenâta ğâlib etmektir.

📖 Sayfa 51 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz.

📖 Sayfa 41 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

İbâdet câmiinde şâh ve gedâ birdir.
Müsâvât hakîkî düstûrdur, imtiyâz yoktur.
Zîra en ekrem, en muttakîdir.
Ve en muttakî, en mütevâzı‘dır.

📖 Sayfa 128 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Âkıbeti görmeyen ve bir dirhem hâzır lezzeti, ileride bir batmân lezzetlere tercîh eden hissiyât-ı insâniye akıl ve fikre ğalebe ettiğinden,
ehl-i sefâheti sefâhetinden kurtarmanın yegâne çâresi, aynı lezzetinde elemini gösterip hissini mağlûb etmektir.

📖 Sayfa 86 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Biz,
ğayr-ı tabî‘i
ve tenbelliğe müsâid
ve ğurûru okşayan imâret maişetine el atıp belâmızı bulduk.

📖 Sayfa 53 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Dîn nokta-i nazarında medenîlere galebe çalmak iknâ‘ iledir, icbâr ile değildir.
Ve İslâmiyet’i, mahbûb ve ulvî olduğunu evâmirine imtisâlen ef‘âl ve ahlâk ile göstermek iledir.
İcbâr ve husûmet, vahşîlerin vahşetine karşıdır.

📖 Sayfa 127 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

En kat‘î fazîlet odur ki, düşmanları dahi o fazîletin tasdîkine şehâdet etsin.

📖 Sayfa 95 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Gözünüzü açınız, sabah geldi ve müteyakkız olunuz.
Sizin ihtilâf ve vahşetinizden efkâr-ı fâside sâhibi istifâde etmesin.
Bu şanlı olan ittihâd-ı milleti fenâ bir hastalığa hedef etmesinler.
Zîrâ o vakit bütün millet ve İslâmiyet size da‘vâcı olacaktır.
Zamân size sille vurmakla o ihtilâf ve keşmekeşi atacaktır.
Nâmûsunuzu isterseniz, tokat yemeden atınız.

📖 Sayfa 230 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Ecnebîlerin bir kısmı, nasıl kıymettâr mâlımızı ve vatanlarımızı bizden aldılar.
Onun bedeline çürük bir fiât verdiler.
Aynen öyle de yüksek ahlâkımızı ve yüksek ahlâkımızdan çıkan ve hayât-ı ictimâiyeye temâs eden seciyelerimizin bir kısmını da bizden aldılar.
Terakkîlerine medâr ettiler.
Ve onun fiâtı olarak bize verdikleri sefîhâne ahlâk-ı seyyieleridir, sefîhâne seciyeleridir.

📖 Sayfa 108 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Kuvvet kânûnda olmalı.
Yoksa, istibdâd tevzî‘ olunmuş olur.

📖 Sayfa 122 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Vicdânın ziyâsı, ulûm-u dîniyedir.
Aklın nûru, fünûn-u medeniyedir.
İkisinin imtizâciyle hakîkat tecellî eder.
O iki cenâh ile talebenin himmeti pervâz eder.
İftirâk ettikleri vakit;
birincisinde taassub,
ikincisinde hîle, şüphe tevellüd eder.

📖 Sayfa 77 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Fikr-i milliyet hürriyetin pederidir.

📖 Sayfa 47 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Hakkı tanıyan hakkın hâtırını hiçbir hâtıra fedâ etmez.
Zîra hakkın hâtırı âlîdir, hiçbir hâtıra fedâ edilmemek gerektir.

📖 Sayfa 42 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Yeis; ümmetlerin, milletlerin “seretân” denilen en dehşetli bir hastalığıdır.

📖 Sayfa 102 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Muvâzene-i devleti muhâfaza eden milliyetimiz İslâmiyet’ten başka yoktur.

📖 Sayfa 240 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî

Sıkça Sorulan Sorular

İctimaî Reçeteler II kimin eseridir?

İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır.

İctimaî Reçeteler II kaç sayfadır?

İctimaî Reçeteler II, 352 sayfadır (Tenvir Neşriyat baskısı).

İctimaî Reçeteler II'nin en ünlü sözü nedir?

“Her kıştan sonra bir bahâr, her geceden sonra bir sabâh olduğu gibi, nev‘-i beşerin dahi bir sabâhı, bir bahârı olacak inşâallâh. Hakîkat-ı İslâmiye’nin güneşi ile, sulh-u umûmî dâiresinde hakîkî medeniyeti görmeyi rahmet-i İlâhiyye’den bekleyebilirsiniz.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İctimaî Reçeteler II — Bediüzzaman Said Nursî. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4