
Bediüzzaman Said Nursî'un İctimaî Reçeteler II adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Tenvir Neşriyat tarafından yayımlanmıştır. İctimaî Reçeteler II için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.
İctimaî Reçeteler II'den En Beğenilen Alıntılar
Her kıştan sonra bir bahâr, her geceden sonra bir sabâh olduğu gibi,
📖 Sayfa 99 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
nev‘-i beşerin dahi bir sabâhı, bir bahârı olacak inşâallâh.
Hakîkat-ı İslâmiye’nin güneşi ile, sulh-u umûmî dâiresinde hakîkî medeniyeti görmeyi rahmet-i İlâhiyye’den bekleyebilirsiniz.
Asr-ı Sa‘âdet’teki inkılâb-ı azîm,
📖 Sayfa 104 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
sıdk ile kizb, îmân ile küfür kadar birbirinden uzak iken zamân geçtikçe gele gele birbirine yakınlaştı.
Ve siyâset propağandası bâzan yalana ziyâde revâç verdi.
Fenâlık ve yalancılık bir derece meydân aldı.
Heyhât!
📖 Sayfa 75 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Âlemin her hâlinde hayr-ı mahz olamaz.
Hasenâtı seyyiâtına, sevâbı hatâsına tereccüh edenler
📖 Sayfa 23 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
mağfiret ve afve müstehakdırlar.
Hayâtımızın bekâsı
📖 Sayfa 67 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
îmânın ve sıdkın ve tesânüdün devâmıyladır.
Muhabbet, uhuvvet, sevmek İslâmiyet’in mizâcıdır, râbıtasıdır.
📖 Sayfa 106 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Ehl-i adâvet mizâcı bozulmuş bir çocuğa benziyor ki, ağlamak ister, bir şey arıyor ki onunla ağlasın.
Sinek kanadı kadar ehemmiyetsiz bir şey ağlamasına bahâne olur.
Hem insâfsız, bed-bîn bir adama benzer ki, sû-i zan mümkün oldukça hüsn-ü zan etmez.
Bir seyyie ile on haseneyi örter.
Bu ise, seciye-i İslâmiye olan insâf ve hüsn-ü zan bunu reddeder.
Çok fenâlık vardır ki;
📖 Sayfa 55 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
iyilik perdesi altında kaldıkça ve perde yırtılmadıkça ve ondan teğâfül edildikçe, mahdûd ve mahsûr kaldığı gibi, sâhibi de perde-i hicâb ve hayâ altında kendisinin ıslâhına çalışır.
Lâkin, vakta ki perde yırtılsa, hayâ atılır;
hücûm gösterilse, fenâlık fenâ tevessü‘ eder.
Her bir mü’min İ‘lâ-yı Kelimetullâh’a mükelleftir.
📖 Sayfa 261 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Ve bu zamânda en büyük sebebi maddeten terakkî etmektir.
Ve a‘dâ-yı terakkîye karşı herkes cihâda mükelleftir.
Ve en büyük düşman, ğayr-ı mahsûs ve dâhilî düşmandır.
O da üç büyük, müdhiş düşmandır.
Birincisi fakr,
ikincisi cehl,
üçüncüsü ihtilâftır.
Bu üç düşmana cihâd etmeye dînen mükellefiz.
İstikbâlin kıt‘alarında hakîkî ve ma‘nevî hâkim olacak
📖 Sayfa 97 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
ve beşeri, dünyevî ve uhrevî sa‘âdete sevk edecek yalnız İslâmiyet’tir
Nebiyy-i Kureyşî (a.s.m) getirdiği dîne, tebliğ ettiği Şerîat’a herkesten ziyâde mu‘tekid..
📖 Sayfa 196 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
evâmirine sırren ve cehren herkesten ziyâde mümtesil..
nevâhîsinden herkesten ziyâde müctenib..
mevâidine herkesten ziyâde mutmain..
vâîdlerine herkesten ziyâde mü’min ve muttakî..
ve ihbârâtına herkesten ziyâde musaddık..
ve Kur’ân’a herkesten ziyâde muazzim..
ve ibâdete herkesten ziyâde âşık..
ve Mehâfetullâh’a herkesten ziyâde münkad..
ve Likâullâh’a herkesten ziyâde müştâk olmuştur.
Bir adamın kıymeti, himmeti nisbetindedir.
📖 Sayfa 109 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Kimin himmeti, milleti ise; o kimse tek başiyle küçük bir millettir.
Kimin himmeti yalnız nefsi ise; o, insân değil.
Çünkü insânın fıtratı medenîdir.
Ebnâ-yı cinsini mülâhazaya mecbûrdur.
Hayât-ı ictimâiye ile hayât-ı şahsiyesi devâm edebilir.
Biz; rûhumuzla, cânımızla, vicdânımızla, fikrimizle, bütün kuvvetimizle demeliyiz ki:
📖 Sayfa 65 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Biz ölsek, milletimiz olan İslâmiyet hayydır, ilelebed bâkîdir.
Milletim sağ olsun.
Sevâb-ı uhrevî bana kâfidir.
Milletin hayâtındaki hayât-ı ma‘neviyem beni yaşattırır.
Âlem-i ulvîde beni mütelezziz eder.
Fenâ adama, “iyisin iyisin” denilse iyileşmesi
📖 Sayfa 55 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
ve iyi adama, “fenâsın fenâsın” denildikde fenâlaşması çok vukû‘ bulmuştur.
Dağ Meyvesi Acıda Olsa Devâdır,
📖 Sayfa 133 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Ammâ Hazmı Sakîldir.
Bir kâide-i mukarreredir:
📖 Sayfa 60 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Bir şey cüz-ü ihtiyârînin dâiresinden ve cüz‘iyetten çıkıp külliyet dâiresine girse,
veyâhûd bihasebi’l-âde def‘i muhâl olsa;
zamâna isnâd edilir ve kabâhat dehre atılır.
Taşlar feleğin kubbesine vurulur.
Eğer iyi temâşâ etsen göreceksin ki feleğe atılan taşlar, döndüğü vakit bir ye’s olarak kalbde tahaccür eder.

İstikbâl yalnız ve yalnız İslâmiyet’in olacak.
📖 Sayfa 92 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Ve hâkim, hakâik-ı Kur’âniye ve îmâniye olacak.
Şu zamânda bir adamın bir günâhı, bir kalmıyor.
📖 Sayfa 106 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Bâzen büyür, sirâyet eder.
Bir tek hasene bâzen bir kalmıyor.
Belki bâzen binler dereceye terakkî ediyor.
Küfür yalandır, îmân sıdktır.
📖 Sayfa 67 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
İstikbâlin hâkim-i mutlakı âhirette olduğu gibi dünyâda da İslâmiyet milliyetidir.
📖 Sayfa 113 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Arı su içer bal akıtır,
📖 Sayfa 75 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
yılan su içer zehir döker.
Allâh’a hakîkî abd olan,
📖 Sayfa 110 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
başkalara abd olamaz.
Güzel gören güzel düşünür,
📖 Sayfa 52 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
güzel düşünen güzel rü’yâ görür.
Güzel rü’yâ gören hayâtından lezzet alır.
Ey ehl-i İslâm!
📖 Sayfa 218 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
İşte küre-i zemîn gibi ağır ve âlem-i İslâmiyet’e çökmüş olan mesâib ve devâhiye karşı nokta-i istinâdımız muhabbet ile ittihâdı, ma‘rifet ile imtizâc-ı efkârı, uhuvvet ile teâvünü emreden nokta-i İslâmiyet’tir.
Eğer biz ahlâk-ı İslâmiye’nin ve hakâik-ı îmâniyenin kemâlâtını ef‘âlimizle izhâr etsek,
📖 Sayfa 93 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
sâir dînlerin tâbi‘leri elbette cemâ‘atlerle İslâmiyet’e girecekler;
belki Küre-i Arz’ın ba‘zı kıt‘aları ve devletleri de İslâmiyet’e dehâlet edecekler.
İcrâ-yı adâlet, din nâmına olmalı, tâ akıl ve kalb ve rûh müteessir olsunlar, imtisâl etsinler.
📖 Sayfa 172 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Yoksa yalnız vehim müteessir olur.
Yalnız hükümetin cezâsından korkar —eğer tahakkuk etse—.
Nâsın itâbından çekinir — eğer tebeyyün etse—.
Ba‘zen adâvet, şiddet-i muhabbetten gelir.
📖 Sayfa 70 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Rûh-u meşrûtiyet, Şerîat’tandır.
📖 Sayfa 36 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Hayâtı da ondandır.
Ümmet, Şerîat’a temessükü nisbetinde terakkî,
📖 Sayfa 198 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
tesâhülü nisbetinde tedennîsi hakâik-ı târihiyedendir.
Ey Müslüman!
📖 Sayfa 221 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Aldanma!
Başını indirme!
Paslanmış bî-hemta bir elmâs dâimâ mücellâ cama müreccahtır.
Herkesin kalbinde derinden derine bir dîn-i hakkı aramak meyli çıkmış.
📖 Sayfa 94 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Her şeyden evvel, ölüm i‘dâmına karşı dîn-i haktaki bir hakîkati arıyor ki kendini kurtarsın.
Şimdiki hâl-i âlem bu hakîkate şehâdet eder.

Muvaffakiyet niyet-i hâlisenin refîkîdir.
📖 Sayfa 234 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Ey tabaka-i havâss!
📖 Sayfa 76 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Biz, avâm ve ehl-i medrese, sizden hakkımızı isteriz.
**********
S — Ne istersin?
**********
C — Sözünüzü fiiliniz tasdîk etmek,
başkasının kusûrunu kendinize özür göstermemek,
işi birbirine atmamak,
üzerinize vâcib olan hizmetimizde tekâsül etmemek,
vâsıtanızla zâyi‘ olan mâfâtı telâfi etmek,
ahvâlimizi dinlemek,
hâcetimizle istişâre etmek,
bir parça keyfinizi terk etmek
ve keyfimizi sormak istiyoruz!
O Zât-ı Kerîm’de icmâ‘-ı ümmetle, tevâtür-ü ma‘nevi-i kat‘î ile sâbittir ki;
📖 Sayfa 207 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
insânların sîreten ve sûreten en cemîli
ve en halîmi
ve en sâbiri
ve en şâkiri
ve en zâhidi
ve en mütevâzıı
ve en afîfi
ve en cevvâdı
ve en kerîmi
ve en rahîmi
ve en âdili;
herkesten ziyâde mürüvvet, vakar, afüvv, sıhhat-ı fehm, şefkat gibi ne kadar secâyâ-yı âliye varsa,
en mükemmel bir fihriste-i nûrânîsidir.
Şu zamanın medenî engizisyonu müdhiş bir vesile ile bâzı ezhânı telkih ile bir kısım nâ-meşrû‘ evlâdını vücûda getirip İslâmiyet’e karşı kinini ve hiss-i intikâmını icrâ eder.
📖 Sayfa 216 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Diyânetsizliğe veya lâubaliliğe veya Hristiyânlığa temâyüle veya İslâmiyet’ten şüphe ile soğutmaya bir kapı açmak ister.
Bence me’mûriyete veya imârete giren,
📖 Sayfa 54 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
yalnız hamiyet ve hizmet için girmelidir.
Yoksa, yalnız ma‘işet ve menfa‘at için girse, bir nev‘i çingenelik eder.
İttihâd, cehl ile olmaz,
📖 Sayfa 71 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
ittihâd, imtizâc-ı efkârdır.
İmtizâc-ı efkâr, ma‘rifetin şuâ‘-ı elektrikiyle olur.
Nefs-i emmârenin istibdâd-ı rezîlesinden selâmetimiz, İslâmiyet’e istinâd iledir,
📖 Sayfa 121 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
o hablü’l-metîne temessük iledir.
Elbette beşer bu kadar zulmî küfriyâtlarıyla zemîn yüzünü mülevves ve perîşân ettikleri hâlde,
📖 Sayfa 100 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
cezâsını görmeden ve kâinâttaki maksûd-u hakîkiye mazhar olmadan dünyâyı bırakıp ademe kaçamayacak.
Belki Cehennem hapsine girecek.
Medeniyetin günâhları iyiliklerine ğalebe edip seyyiâtı hasenâtına râcih gelmekle,
📖 Sayfa 98 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
beşer iki Harb-i Umûmî ile iki dehşetli tokat yiyip o günâhkâr medeniyeti zîr u zeber edip öyle bir kustu ki, yeryüzünü kanla bulaştırdı
İnşâallâh istikbâldeki İslâmiyet’in kuvvetiyle medeniyetin mehâsini ğalebe edecek,
zemîn yüzünü pisliklerden temizleyecek,
sulh-u umûmîyi de te’mîn edecek.
Kim tevfîk ister ise kâinatta cârî olan Âdâtullâh’a âşinâlık etmek
📖 Sayfa 194 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
ve nevâmis-i fıtrata dostluk etmek gerektir.
Yoksa fıtrat tevfîksizlikle cevâb-ı red verecektir.
İ‘lâ-yı Kelimetullâh’ı hedef ü maksad eden cemâ‘at, hiçbir ğaraza vâsıta olamaz. İsterse de muvaffâk olamaz, zîra nifâktır.
📖 Sayfa 128 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Hakkın hâtırı âlîdir, hiçbir şey’e fedâ olunmaz.
Bedevîlikte beşer, üç-dört şeye muhtaç oluyordu.
📖 Sayfa 174 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
O üç dört hâcâtını tedârik etmeyen on adette ancak ikisi idi.
Şimdiki Ğarb medeniyet-i zâlime-i hâzırası,
~sû-i isti‘mâlât
~ve isrâfât
~ve hevesâtı tehyîc
~ve havâic-i ğayr-ı zarûriyeyi, zarûrî hâcâtlar hükmüne getirip,
~görenek ve tiryakilik cihetiyle
şimdiki o medenî insânın tam muhtaç olduğu dört hâcâtı yerine yirmi şeye bu zamanda muhtaç oluyor.
O yirmi hâcâtı tam helâl bir tarzda tedârik edecek yirmiden ancak ikisi olabilir.
On sekizi muhtaç hükmünde kalır.
Millet-i İslâmiye’nin sebeb-i sa‘âdeti yalnız ve yalnız hakâik-ı İslâmiye ile olabilir.
📖 Sayfa 115 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Ve hayât-ı ictimâiyesi ve sa‘âdet-i dünyeviyesi Şerîat-ı İslâmiye ile olabilir.
Yoksa adâlet mahvolur.
Emniyet zîr u zeber olur.
Ahlâksızlık, pis hasletler ğalebe eder.
İş yalancıların, dalkavukların elinde kalır.
Adâletin tevzi‘inde adâlet olmazsa zulüm görünür.
📖 Sayfa 81 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Bir hâtır için bin hâtır kırılmaz.
Maişet için tarîk-ı tabî‘î ve meşrû‘ ve zîhayât; san‘attır, zirâattır, ticârettir.
📖 Sayfa 54 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Ğayr-ı tabî‘i ise, me’mûriyet ve her nev‘iyle imârettir.
Bence imâreti, ne nâm ile olursa olsun, medâr-ı maişet edenler bir nev‘i cerrâr ve aceze ve seeledir.
Fakat hîlebâz kısmında...
Bence me’mûriyete veya imârete giren, yalnız hamiyet ve hizmet için girmelidir.
Yoksa, yalnız ma‘işet ve menfa‘at için girse, bir nev‘i çingenelik eder

Büyük işlerde yalnız kusûrları gören, cerbezelik ile aldanır veya aldatır.
📖 Sayfa 51 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Cerbezenin şe’ni, bir seyyieyi sünbüllendirerek hasenâta ğâlib etmektir.
Her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz.
📖 Sayfa 41 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
İbâdet câmiinde şâh ve gedâ birdir.
📖 Sayfa 128 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Müsâvât hakîkî düstûrdur, imtiyâz yoktur.
Zîra en ekrem, en muttakîdir.
Ve en muttakî, en mütevâzı‘dır.
Âkıbeti görmeyen ve bir dirhem hâzır lezzeti, ileride bir batmân lezzetlere tercîh eden hissiyât-ı insâniye akıl ve fikre ğalebe ettiğinden,
📖 Sayfa 86 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
ehl-i sefâheti sefâhetinden kurtarmanın yegâne çâresi, aynı lezzetinde elemini gösterip hissini mağlûb etmektir.
Biz,
📖 Sayfa 53 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
ğayr-ı tabî‘i
ve tenbelliğe müsâid
ve ğurûru okşayan imâret maişetine el atıp belâmızı bulduk.
Dîn nokta-i nazarında medenîlere galebe çalmak iknâ‘ iledir, icbâr ile değildir.
📖 Sayfa 127 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Ve İslâmiyet’i, mahbûb ve ulvî olduğunu evâmirine imtisâlen ef‘âl ve ahlâk ile göstermek iledir.
İcbâr ve husûmet, vahşîlerin vahşetine karşıdır.
En kat‘î fazîlet odur ki, düşmanları dahi o fazîletin tasdîkine şehâdet etsin.
📖 Sayfa 95 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Gözünüzü açınız, sabah geldi ve müteyakkız olunuz.
📖 Sayfa 230 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Sizin ihtilâf ve vahşetinizden efkâr-ı fâside sâhibi istifâde etmesin.
Bu şanlı olan ittihâd-ı milleti fenâ bir hastalığa hedef etmesinler.
Zîrâ o vakit bütün millet ve İslâmiyet size da‘vâcı olacaktır.
Zamân size sille vurmakla o ihtilâf ve keşmekeşi atacaktır.
Nâmûsunuzu isterseniz, tokat yemeden atınız.
Ecnebîlerin bir kısmı, nasıl kıymettâr mâlımızı ve vatanlarımızı bizden aldılar.
📖 Sayfa 108 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Onun bedeline çürük bir fiât verdiler.
Aynen öyle de yüksek ahlâkımızı ve yüksek ahlâkımızdan çıkan ve hayât-ı ictimâiyeye temâs eden seciyelerimizin bir kısmını da bizden aldılar.
Terakkîlerine medâr ettiler.
Ve onun fiâtı olarak bize verdikleri sefîhâne ahlâk-ı seyyieleridir, sefîhâne seciyeleridir.
Kuvvet kânûnda olmalı.
📖 Sayfa 122 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Yoksa, istibdâd tevzî‘ olunmuş olur.
Vicdânın ziyâsı, ulûm-u dîniyedir.
📖 Sayfa 77 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Aklın nûru, fünûn-u medeniyedir.
İkisinin imtizâciyle hakîkat tecellî eder.
O iki cenâh ile talebenin himmeti pervâz eder.
İftirâk ettikleri vakit;
birincisinde taassub,
ikincisinde hîle, şüphe tevellüd eder.
Fikr-i milliyet hürriyetin pederidir.
📖 Sayfa 47 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Hakkı tanıyan hakkın hâtırını hiçbir hâtıra fedâ etmez.
📖 Sayfa 42 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Zîra hakkın hâtırı âlîdir, hiçbir hâtıra fedâ edilmemek gerektir.
Yeis; ümmetlerin, milletlerin “seretân” denilen en dehşetli bir hastalığıdır.
📖 Sayfa 102 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Muvâzene-i devleti muhâfaza eden milliyetimiz İslâmiyet’ten başka yoktur.
📖 Sayfa 240 · İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî
Sıkça Sorulan Sorular
İctimaî Reçeteler II kimin eseridir?
İctimaî Reçeteler II, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır.
İctimaî Reçeteler II kaç sayfadır?
İctimaî Reçeteler II, 352 sayfadır (Tenvir Neşriyat baskısı).
İctimaî Reçeteler II'nin en ünlü sözü nedir?
“Her kıştan sonra bir bahâr, her geceden sonra bir sabâh olduğu gibi, nev‘-i beşerin dahi bir sabâhı, bir bahârı olacak inşâallâh. Hakîkat-ı İslâmiye’nin güneşi ile, sulh-u umûmî dâiresinde hakîkî medeniyeti görmeyi rahmet-i İlâhiyye’den bekleyebilirsiniz.”