CANLI

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt Kitabından Alıntı Sözler — Komisyon

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt - Komisyon kitap alıntıları ve sözleri

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon'un 1992 tarihli Din (İslam) alanında öne çıkan eseridir. İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.

Yazar:Komisyon
İlk Yayın:1992
Yayınevi:Türkiye Diyanet Vakfı
Sayfa Sayısı:550
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:15 sa. 35 dk.
Türler:Din (İslam), Sözlük-Kılavuz Kitap-Ansiklopedi

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt'ten En Beğenilen Alıntılar

Hanefîler satım akdinde icap ve kabulün mevcudiyetini , birbirine uygunluğu, aynı mecliste olması gibi şartları da akdin kabul ederler.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

nde ise alıcı veya satıcı, her birinin fiyatı ayrı ayrı belirlenen iki üç maldan birini belli bir müddet içinde alma veya satma hakkına sahip olmaktadır Akid seçim işlemiyle birlikte bağlayıcılık kazanır. Kıyemî bir malın gıyaben yani görülüp bilinmeden satım akdinde mebî‘ veya semen olarak kararlaştırılması, Şâfiîler’in dışındaki hukukçulara göre câiz olup belli şartlarda ilgili tarafın malı görüp tanıdığında akdi kabul edip etmeme hakkı vardır Bu tür muhayyerlik müşahedenin, görüp tanımanın önem arzettiği mallarda gerçek rızânın korunmasına imkân verir.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Satılan malın veya bedelin teslim alınması malı bilfiil teslim almakla olabileceği gibi anahtarın teslimi, tapuya şerh, itlâf, tasarruf gibi sayılan fiillerle de olabilir.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Satım akdi yapıldığı sırada satılan malın mevcut olmaması genelde adıyla anılır.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

şartı ile, bir malın satım akdine konu olmasının şâri‘ veya hukuk düzeni tarafından yasaklanmamış olması, kamu düzenine, teamüle ve genel ahlâka aykırı olmaması kastedilir. Bu sebeple şarap, domuz eti müslümanlara nisbetle hukukî itibarı olmadığı için (), necis şeyler, kan vb. de satım akdine konu olamazlar (Mecelle, md. 210-211).

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Mâtürîdî, Allah’ın varlığı ve birliği hakkındaki bilgiye ulaşmanın insan aklı için mümkün olduğunu belirtmiştir. Ne var ki bu, imanın bütünüyle bilgiden ibaret olduğu anlamına gelmez. Zira bir şeyi bilmek onun zorunlu olarak tasdiki demek değildir. Aynı şekilde bilmemek de inkârı gerektirmez. Fakat bilgi kalp ile tasdikin oluşmasında çok büyük rol oynayabileceği gibi bilgisizlik de inkâr ve yalanlamaya yol açabilir (Kitâbü’t-Tevḥîd, s. 380-381).

📖 Sayfa 159 · İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Hanefîler satım akdinin meydana gelmesi ve sonuç doğurması için ve buna bağlı olarak gerekli şartları taşımayan akidleri de , , ve şeklinde dörtlü bir ayırıma tâbi tutarlar (bk. AKİD).

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Hanbelîler, özellikle de Takıyyüddin İbn Teymiyye ve İbn Kayyim el-Cevziyye İslâm hukuk doktrininde hâkim olan “ma‘dûmun satışı bâtıldır” ilke ve genellemesine karşı çıkmakta, satışın garar ve zarardan uzak olmasının ve teslim edilebilir bulunmasının esas olduğunu, hadislerdeki yasaklamanın da böyle değerlendirilmesi gerektiğini, istikbalde meydana gelmesine kesin gözüyle bakılan şeylerin önce de satılabileceğini ileri sürmektedirler.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Mülkiyet, velâyet, vekâlet ve vesâyet gibi hukukî bir sebepten ötürü nin geçerlik ve işlerlik kazanması yetki sahibinin onayına bağlıdır (Mecelle, md. 378).

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

“Biz ancak sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz” meâlindeki bu âyetle üçüncü şahıstan ikinci şahsa geçilir. İltifat sanatı denilen bu geçiş sadece edebiyat bakımından ifadeye bir incelik ve güzellik kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda kulun dindarlığı açısından da çok önemli bir gerçeği dile getirir. Çünkü kişinin mümin bir kul sayılması, ilâhî otoriteye kendi istek ve iradesiyle teslim olduğunu ikrar etmesine bağlıdır. İnsanın kulluğu bu otoriteyi baskı zoruyla değil gönüllü olarak kabullenmiş olmasıyla bir anlam ve değer kazanır.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

, satılan malın mülkiyetinin alıcıya, bedelin mülkiyetinin de satıcıya geçmesidir. Ancak bunun için kabz şart olmayıp akdin yapılmış olması yeterlidir (Mecelle, md. 262). Çünkü satılan malın ve bedelin karşılıklı teslim ve tesellümü (kabz), mülkiyetin intikalinin sebebi değil gereği ve sonucudur.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Hanefîler akidlerin, bu arada satım akdinin hükümsüzlüğünü de iki dereceli olarak ele alır, kuruluş şartlarının bulunmaması, diğer bir ifadeyle halinde akdi , , meselâ sıhhat şartlarının eksikliğinde ise akdi olarak nitelendirirler. Bunun için de bâtıl , fâsid satışın ise olup belirtirler (Mecelle, md. 109-110; bk. BUTL N; FESAD).

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Bir malı vadeli olarak pahalı alıp daha ucuza fakat peşin satma şeklindeki alışveriş hadiste yasaklanmış

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

İlk İslâm filozofu Kindî, bilgiyi “eşyanın hakikatleriyle kavranması” şeklinde tarif etmektedir (Resâʾil, I, 169).

📖 Sayfa 157 · İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Akid için kullanılan çeşitli kelime ve ifade kalıplarının tarafların rızâsını gösterme konusunun olduğu ve bu konuda örfün dile hükmettiği belirtilmiş (Kâsânî, V, 133), böylece İslâm hukuk doktrininde tarafların maksadını objektif, açık ve kesin olarak ifadeye yarayan söz, yazı, imza, fiil gibi vasıtalarla, hatta bazan sükûtla satım akdinin kurulabilmesine imkân tanınmıştır.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Satım akdinde belli neviler hariç ve olarak görülür.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Kur’an ve Sünnet’in genel ilke ve özel hükümlerini esas alarak doğan, gelişen ve İslâmî hukuk ekolleriyle de (mezhepler) belli bir doktriner yapı kazanan İslâm hukukunda kelimesiyle borçlar hukukunun özünü teşkil eden satım akdi kastedilmiştir.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

, belli bir süre içinde taraflardan birinin veya ikisinin birden akdi kabul etmekte veya feshetmekte muhayyer olmasını ifade eder (Mecelle, md. 300). Böyle bir şartın ileri sürülmesi, çoğunluk tarafından hem bu konudaki hadislere (Buhârî, “Büyûʿ”, 42-46; Müslim, “Büyûʿ”, 43-46), hem de ihtiyaca binaen câiz görülmüştür.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

satım akdinde tarafların (satıcı ve alıcı) mevcudiyetini akdin tabii u, bunların akıllı ve mümeyyiz olmasını , hukukî yetkiye (velâyet) sahip olmalarını , tarafların rızâlarını haleldar eden bozuklukların olmamasını ise genelde olarak nitelendirirler.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Vahiy karşısında bilme ve inanmanın birbirine dönüşmesi de tabiidir. Zira ilke olarak vahiy mutlaktır; duyu ve akıl idrakleri ise onu destekleyen ve doğrulayan tecrübî ve nazarî bilgilerdir. Buna karşılık duyu ve akıl seviyesindeki bilgi mutlak bilgiyi kuşatma kudretine sahip değildir.

📖 Sayfa 158 · İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Kelâmcılara göre gerçeğe uygun haber (haber-i sâdık) doğru bilgidir. Çünkü burada da realiteye uygunluk şartı gerçekleşmektedir. Bu haber ya yalan söylemek üzere bir araya gelmeleri imkânsız bir topluluk tarafından verildiği (mütevâtir haber), yahut da peygamber tarafından bildirildiği için doğrudur ve kesin bilginin ifadesidir. Ancak mütevâtir haberin akıl ve gözleme dayalı bilgilerle çelişmemesi gerekir. Peygamberin getirdiği haberin yorumunda aklın ne nisbette ölçü alınacağı hususu kelâmcılar arasında tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmalar aklın sınırlı oluşuyla ilgilidir.

📖 Sayfa 159 · İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

İslâm hukukunda satım akdi (bey‘), mülkiyeti nakledici, bağlayıcı (lâzım), tam iki taraflı (ivazlı) ve rızâî bir akid olup isimli (tipik) akidlerin en başta gelenidir.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Satım akdi yapılıp da teslim-tesellüm olmadan satılan mal tabii bir âfetle helâk olursa akid infisah eder. Alıcının fiiliyle helâk olursa akid devam eder ve alıcı bedeli öder. Mebi‘ üçüncü şahsın fiiliyle helâk olmuşsa alıcı ister akdi fesheder, isterse bedeli ödeyip bu şahıstan satılan malın tazminini ister. Malın kabz sonrası helâki halinde ise kural olarak akid devam eder, mâlik (alıcı) tazmin için -varsa- sorumlulara rücû eder.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Hanefîler bilinmezlikte olduğu gibi gararda da mebîin la arasında fark gözetirler.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

nin olabileceğini ileri sürerken bu süreyi belirlemeye taraftardır. Muhayyerlik süresi esnasında akid, ilgili taraf için bağlayıcı olmadığı gibi akdin hüküm doğurması da bu hakkın düşmesine kadar . Muhayyerlik sürenin dolması, hak sahibinin vefatı veya hakkın kullanımı ile sona erer (Mecelle, md. 305-306).

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

ise satım akdine konu olan malda, malın kıymetini azaltacak ölçüde ve akid öncesi döneme ait () bir kusurun ortaya çıkması halinde ilgili tarafa tanınan akdi feshetme hakkıdır Mebî‘ veya semenin konuşulan vasıfta olmaması halinde mağdur tarafa tanınan fesih hakkı da () böyledir. Kusurlu malı elinde bulunduran bu malı iade ederek akdi fesheder, kabul edip konuşulan bedeli öder. Kusurlu malda tasarruf, bu malın zayi olması veya değişikliğe uğraması gibi belli durumlar fesih hakkını düşürür.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

İslâm hukukunda satım akdi (bey‘), mülkiyeti nakledici, bağlayıcı (lâzım), tam iki taraflı (ivazlı) ve rızâî bir akid olup isimli (tipik) akidlerin en başta gelenidir. Ancak İslâm hukukunun klasik sistematiği ve satım akdinin belli şeklî şart ve neviler altında işlenmiş olması, ilk planda İslâm hukukunda “tip mecburiyeti” fikrinin hâkim olduğu izlenimini vermekteyse de gerçekte bu hukukta karşılıklı rızânın zedelenmemesi şartıyla akid ve şekil serbestîsi esastır.

📖 Sayfa 14 · İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

İslâm hukukçularının ve hukuk ekollerinin satım akdini tarifleri, ayrıntıdaki farklılıklar bir yana, şeklindedir.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Akidde yer alan bağlı olarak satım akdinin şu dört gruba ayrılması kapsamı hakkında da bir fikir vermektedir:
Her iki bedelin de ayn olması halinde (trampa), ayn karşılığı deyn olursa , iki bedelin de deyn olması durumunda , deynin ayn karşılığı satımı halinde de akdinden söz edilir.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Alışverişi İslâm ihdas etmemiş, ancak insanlığın ilk devirlerinden itibaren var olagelen bu akdi iyileştirerek olması gereken aslî tabiatına kavuşturmuştur.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Satılan malın, tarafları anlaşmazlığa ve aldanmaya sürüklemeyecek ölçüde üzerinde İslâm hukukunda ayrıntılı olarak durulur. Çünkü İslâm hukukunda taraflar arasında anlaşmazlık doğduk tan sonra onu çözmeye uğraşmaktan ziyade başlangıçta . Bu sebeple de mebîin miktar, cins, nevi ve vasfının bilinmesi gerekir. Belirsizlik ve bilinmezliğin satım akdini iptal veya ifsat edebilmesi için nizaa yol açacak ölçüde () ve tarafları olması gerekir.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

, tarafların olup bunlar da mebi‘ (satılan mal) ve semen (bedel) diye adlandırılmıştır.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

(Buhârî, “Büyûʿ”, 44; Müslim, “Büyûʿ”, 4346)
hadisindeki yı Hanefî ve Mâlikîler , yani satımla ilgili karşılıklı mânasında anladıklarından kabulün beyanından sonra artık akid kesinleşmiş olur. Şâfiî ve Hanbelîler’e göre ise hadiste kastedilmekte olup meclis devam ettiği sürece taraflar dönme hakkına sahiptirler.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

sebebiyle de hukukçuların çoğunluğuna göre akdin ileri bir tarihe izâfe edilerek veya şarta bağlanarak kurulması (ta‘lik) câiz olmaz. Çünkü ta‘likî şart satım akdinin yapı ve maksadına aykırıdır.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

olup usulüne uygun olarak kurulduğunda tarafları bağlar. Ancak akidlerle ilgili satım akdi için de söz konusu olup böyle bir muhayyerliğin bulunması halinde ilgili tarafın doğar (Mecelle, md. 376).

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

İcap ve kabul ile rızâ arasında kati bir bağ olmayıp icap ve kabul rızânın varlığının sayılmaktadır. İcap ve kabul, ancak açık ve net olduğu ve aksi de ispatlanmadığı sürece iç iradeyi yansıtır.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

İhvân-ı Safâ’nın bilgi tarifi ise “bilenin zihninde bilinenin formunun oluşması” şeklindedir (Resâʾil, III, 385).
İhvân-ı Safâ’nın, “nesneyi (şey) hakikatine uygun olarak tasavvur eden” şeklindeki âlim tarifleri ise felsefî bilgiden çok ilmî bilgi dikkate alınarak yapılmış bir tariftir.

📖 Sayfa 157 · İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Mâtürîdî’ye göre bilen insan ile bilinen eşya arasında irtibat kurulabilir; bu irtibat gerçektir ve bunun sonunda meydana gelen bilgi ârızî, hayalî veya izâfî olmayıp hakikati yansıtır. Çünkü eşyanın sabit bir gerçekliği vardır. İnsanın Allah ve gayb hakkındaki bilgilerini de kâinatın bizzat kendi varlığı temin eder; çünkü gözlenebilen kâinat görünmeyen bir âleme ve nihayet Allah’a delâlet etmektedir (Kitâbü’t-Tevḥîd, s. 45, 129-130, 153 vd.).

📖 Sayfa 159 · İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

’e göre satılan malın mevcut, teslimi mümkün, hukuken muteber olması satım , satanın mülkiyet ve yetkisi dahilinde olması , muayyen veya bilinebilir olması, mevcut ise kabz edilmiş bulunması gibi şartlar da olarak sınıflandırılır. Ancak bu ayırım her zaman açık olmadığı gibi şartların ihlâl edilmesi durumunda akidde ne gibi tesirlerin meydana geleceği konusunda görüş birliği de mevcut değildir.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Hanefîler suyla daha çok kasteder (Mecelle, md. 150), ise satım veya olarak görürler.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon

Sıkça Sorulan Sorular

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt kimin eseridir?

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, Komisyon tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1992'de yayımlanmıştır.

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt kaç sayfadır?

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt, 550 sayfadır (Türkiye Diyanet Vakfı baskısı).

İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt'in en ünlü sözü nedir?

“Hanefîler satım akdinde icap ve kabulün mevcudiyetini , birbirine uygunluğu, aynı mecliste olması gibi şartları da akdin kabul ederler.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İslâm Ansiklopedisi 6. Cilt — Komisyon. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4