CANLI

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası Kitabından Alıntı Sözler — Ahmet Yaşar Ocak

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası - Ahmet Yaşar Ocak kitap alıntıları ve sözleri

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak'ın 2010 tarihli Din (İslam) alanında öne çıkan eseridir. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.

Yazar:Ahmet Yaşar Ocak
İlk Yayın:2010
Yayınevi:Timaş Yayınları
Sayfa Sayısı:240
Dil:Türkçe
ISBN:9786051142913
Okuma Süresi:6 sa. 48 dk.
Türler:Din (İslam)

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası'dan En Beğenilen Alıntılar

Tasavvuf, Sufiler, Tarikatlar ve İslâmlaşma
Değişik çehre ve görüntüye sahip, değişik dilleri konuşan, değişik kıyafetler giyen bu mutasavvıflar, şeyhler ve dervişler, sözü edilen göç dalgalarıyla gelip, kentlerden gelen kentlere, kırsal kesimden gelenler kırsal kesime yerleştiler. Böylece Anadolu'da da tasavvuf, İslâm dünyasının başka coğrafyalarında olduğu gibi, yüksek ve popüler tasavvuf olmak üzere ikili ve paralel bir yapıya dönüştü.

📖 Sayfa 145 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Bu literatür, eski Türk siyasi geleneğinin karakteristiği olan cömertlik ve töre kavramlarının yerine, daha çok Hind-İran siyasi geleneğinin karakteristiği olan akıl, hikmet ve bilgi unsurlarına dayanmakla dikkati çeker Osmanlı merkezî yönetimi. İslâm'ı siyasallaştırırken, bu geleneği daha da geliştirerek din ve devleti ikizlik statüsünden çıkarıp, birbiriyle özdeş yapmıştır.

📖 Sayfa 163 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Terminoloji
O halde Halk İslam'ı teriminden, bir inanç olarak yorumlanan ve bir sosyal hayat tarzı olarak yaşanan, İslâm'ın ana esaslarına belli ölçüler içinde sadık kalmakla beraber, daha ziyade halkın geleneksel yaşantısının belirlediği, kısmen hurafelerle karışık bir Müslümanlık tarzını anlamamızın yanlış olmayacağını düşünüyorum.

📖 Sayfa 172 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

C) Teolojik Boyut: Ortodoksi genellikle, daha baştan belirlenmiş, sınırları tespit edilmiş sistemli bir teolojiye dayanır. Halbuki heterodoksi, soysal bir tepkinin ürünü olduğu için bu tepkiyi paylaşan çeşitli kesimleri içine aldığından, bunların taşıdığı çeşitli inançların bağdaştırılmasından oluşan senkretik yani bağdaştırmacı bir yapı sergiler.

📖 Sayfa 23 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

1664 senesinde ise, yine ulemadan Lari Mehmet Efendi adında, kaynakların ifadesine göre hayli zengin birinin, Sarı Abdurrahman Efendi ve dolayısıyla Şeyh Bedrettin'inkine benzer iddialarla ortaya atıldığını müşahede ediyoruz. Adı geçen zat, aynı şekilde zendeka ve ilhad suçuyla bir ulema meclisinde yargılanmasını müteakip başı kesilerek öldürülmüştür.

📖 Sayfa 2147483647 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

İsrailiyyat yerine en azından şimdilik "İslâm mitolojisi" teriminin kullanılması, bu terimin özellikle,
1. Mitolojik unsurların İslâm kültürü içine nüfuz ederek halk arasında bu dinin bazı inanç esasları hâline geldiğine,
2. O kültür çerçevesinde yeni bir hayat sahası bularak yeni görünümlerle ortaya çıkmış olduğu gerçeğine atıfta bulunduğu için kanaatimizce daha kapsayıcıdır.

📖 Sayfa 98 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

"Kasapların tartışmasında koyunların taraf tutması, koyunların kaderini değiştirmez."

📖 Sayfa 183 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Her ne olursa olsun, burada sonuç olarak şu söylenebilir ki, tenasüh inancı İslamiyet'i kabulden önce Türklerin itikatları arasında çok derinden nüfuz etmiş, sonra da terk edilmeyerek yeni dine uydurulmaya çalışılmış ve nihayet çeşitli göçlerle Anadolu'ya sokulup burada teşekkül eden yeni heterodoks dini zümrelerde ana inanç unsurlarından biri olarak varlığını bugüne kadar sürdürmüştür. Bu inancın Anadolu'da yazılı olarak kaynaklara ilk yansıdığı yerlerden biri de Bektaşi menakıbnameleri olmuştur.

📖 Sayfa 94 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

"Zekanın en sivri noktası şüphe ve tereddüttür." alıntısı yapılmış. Ama islam âlimlerinden Şehristani de her şey şüphe ile başlar demektedir.

📖 Sayfa 113 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Bu arada XIII. yüzyılın ikinci yarısında Anadolu'nun doğu ve güneydoğusunda cereyan eden bir takım siyasi olaylara karışacak kadar varlık gösteren Yezidi çevrelerden de söz etmek gerekecektir. XII. yüzyılda Şeyh Adiy bin Musafir tarafından Şii mezhebinin aşırılıklarına ölçüde engel olmak üzere Emevi halifelerini, özellikle de I. Yezid'i savunmak amacıyla geliştirilen Adeviyye mezhebi, zamanla Anadolu'nun güneydoğusunda dağlı Kürtler arasında nitelik değiştirmiş ve eski mahalli inançlarla karışarak koyu bir heterodoks mezhep halini almıştır.

📖 Sayfa 144 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Türk tarihinde İslam'ı araştırırken, İslam'ı kabul eden Türk toplumlarının toplumsal, iktisadi, dini ve kültürel yapılarını dikkate almadan; içinde bulundukları siyasal ortamı hesaba katmadan; İslam'ın onlara hangi araçlarla, hangi yollarla, nasıl ve hangi yorumlar altında ulaştığını görmeden, temelsiz varsayımlarla yola çıkmak kanaatimizce doğru olmayacaktır.

📖 Sayfa 31 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

b) Karakteristikleri
Tekke İslam'ı, yahut tekke Müslümanlığı da diyebileceğimiz mistik İslâm, belirttiğim tarihi sebeple, Türk halk İslâmını oluşturan ana faktörlerden biri olması bakımından Türkler arasında şekillenen en eski İslâmî yorum biçimi sayılabilir. Nasıl medreseler İslâm dünyasında kitabi İslâm yorumunun üretildiği kurumlar olmuşsa, bilhassa XI. yüzyıldan itibaren de, yine İslâm dünyasındaki gelişmelerin bir yansıması olarak tekke ve zaviyeler de hemen hemen bütün Müslüman ülkelerde ve bu arada Türk dünyasında mistik İslâm yorumunun temel kurumları haline gelmişlerdir.

📖 Sayfa 183 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Bugün bilebildiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk zendeka ve ilhad hareketi, malum olduğu üzere, 1416'da bir isyan hadisesiyle sonuçlanan Şeyh Bedrettin hareketidir. Memleketimizde yapılan ideolojik, gayri ilmi ve spekülatif yayınları istisna edersek, bu mühim konu Şerafeddin Yaltkaya, Abdülbaki Gölpınarlı ve Nedim Filipoviç'in gerçekten çok değerli yayınlara rağmen tam hüviyetiyle aydınlatılamamıştır.

📖 Sayfa 36 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Bazen gavs (yardım) ile aynı anlamda kullanılmakta, bazen de, sahibu'l-vakt veya Sahibu'z-Zaman (Sahib-zaman) kelimeleriyle ifade edilmekte olup İnsan-ı Kamil kavramıyla da özdeş kabul edilen bu terim, sonraki tasavvuf kaynaklarında da genişçe açıklanmıştır.

📖 Sayfa 50 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

2. Modernleşmeyi salt anlamıyla her bakımdan kendini Batı'ya benzemekten ibaret gören, onun yüzeye yansıyan sembolik ve monden görünümlerini kendi ülkelerinde de uygulamaktan modernleşebileceğine samimiyetle inanan elit kesim. Bunlar genellikle, bir kısmı açıkça söylemese bile, İslâm'ın ugeri, ilkel bir din olduğuna, bu sebeple İslâm dünyasının geri kaldığına inanan, bazı Müslüman ülkelerde yönetime hâkim olan kimselerdir. İslâm'da modernleşme tartışmalarını, az önce işaret ettiğim sembolik meseleler çerçevesinde ve yüzeysel algılayanlar daha çok bunlardır.

📖 Sayfa 199 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

İslâm'ın yayılmaya başladığı ilk dönemlerden itibaren başta Arap yarımadası Arapları olmak üzere, İslâm idaresine dahil olan muhtelif halkların kültürlerinden değişik yollar ve vesilelerle İslâm kültürüne geçen, ama İslâmî renk ve kalıplarla yeniden üretilerek benimsenen, özümsenen; İslâm kültürü içerisinde yayılıp -tabir caizse- "İslâmileşen", dolayısıyla muhtelif İslâm ilahiyat kaynaklarında yer bularak halk arasında inanç unsuruna dönüşen, edebiyat ve sanat ürünlerine konu veya ilham kaynağı olan bir mitolojiler bütünüdür.

📖 Sayfa 96 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Dinî Eğilimler ve Mezhepler
Hatta sözünü ettiğimiz Şi'î İsma'ilî tesirlere rağmen bu Türkmenler hiç bir zaman tam anlamıyla Şi'î olmamışlar, daha çok kendi eski İslâm öncesi inançlarını İslami bir cila altında muhafaza etmişlerdir. Nitekim Bektaşilik ve Kızılbaşlık XV. yüzyılda Anadolu'da işte bu çevreler içerisinde şekillenecek, böylece İslâm heterodoksisinin Anadolu ayağı ortaya çıkacaktır.

📖 Sayfa 144 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Anadolu'da Müslüman Nüfus
Anadolu'da İslâm yayılışı konusunun etnik ve demografik yapısıyla ilgili bir başka mesele de, her iki safhada Anadolu'ya gelip yerleşen Türklerin hepsinin Müslüman olup olmadığı konusudur. Tarihsel kaynaklardan sağlanan veriler, bu Türklerin büyük çoğunluğunun, gerek eskiden gerekse henüz Müslüman olmuş kitlelerce oluşturulduğunu, ancak yine de henüz kısmen Budizmi ve daha ziyade Maniheizm'i terketmemiş Uygur ve Kıpçakların, yahut daha Orta Asya'da iken Nesturi mezhebini kabul etmiş hıristiyan Türklerin bulunduğunu gösteriyor.

📖 Sayfa 135 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Türk tarihinde heterodoks İslâm, Hıristiyanlık'taki gibi bir takım teolojik tartışmalar ve ihtilaflar sonucunda teşekkül etmiş olmayıp, konar-göçer zümrelerin şifahi kültüre dayalı İslam öncesi sosyal ve dini inanç gelenekleri tarafından zamanla tabii bir şekilde oluşmuştur. Bunun için, hem şifahi hem senkretik hem de mitolojiktir. Bu mitolojik şifahi teoloji, az öncede temas ettiğim gibi, geniş ölçüde İslâm öncesi eski tabiat kültleri, şamanist pratikler ve özellikle Budizm, Zerdüştilik, Maniheizm gibi Asya dinlerine ait kalıntıların zaman ve mekan içinde bağdaşmasından oluşmuştur.

📖 Sayfa 182 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

2 - Teolojik yapısı geleneklerce oluşturulmuştur: Kitabi Sünnilik genellikle, daha baştan kitabi esaslar ile belirlenmiş, tespit edilmiş sistemli bir teolojiye dayanır. Hâlbuki halk İslamı ve özellikle heterodoks İslâm, geleneksel ortamın ürünü olduğu için, bu ortamın taşıdığı çeşitli inançların karışımından oluşan senkretik bir yapı sergiler.

📖 Sayfa 181 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Bektaşi menakıbnamelerinde tenasüh ile ilgili menkabeler, şüphesiz ki sadece bu kaydedilenlerden ibaret değildir. Bunlar, en tipik olanlarından seçilmiştir. Yukarıda nakledilen bu menkabeler, dikkat edilirse, üç ana grupta toplanmaktadır.
a) Bir kısmında aynı ruhun Adem Peygamber'den Hz. Muhammed'e kadar, sırasıyla bütün peygamberlerin bedeninde yaşayıp geldiği anlatılmaktadır. Sultan Şucauddin ve Otman Baba'ya dair bir kısım örnekler bu mealdedir. Bu inanç, XV. yüzyılın ilk yarısında Kaygusuz Abdal'dan itibaren, Bektaşi-Alevi şiirinde de sık sık işlenmiştir.

📖 Sayfa 86 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Osmanlı tarihinde bu tür karizmatik özelliğe sahip isyan veya kıyam liderlerinin, mutlaka bir mistik çevreye mensup şahsiyet, ya bir tarikat şeyhi veya bir Türkmen babası olması tesadüf eseri değildir. Selçuklu döneminde Baba İlyas-i Horasani de bir tarikat şeyhi idi; 1511'de Şahkulu Baba Tekeli, 1512'de Nur Ali Halife, 1520'de Bozoklu Celal veya meşhur lakabıyla Şah Veli, aynı tarihte Bünyamin-i Ayaşi, 1527'de Şah Kalender, 1528'de Pir Ali Aksarayi, 1557'de Hüsameddin Ankaravi ve nihayet 1561'de Hamza Bali, birer şeyh kimliğiyle taraftarlarının başında harekete geçmişlerdir.

📖 Sayfa 2147483647 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

İslâm tarihindeki en büyük değişimlerden biri, hiç şüphe yok ki, tarikatların yaygınlaşması ile birlikte, halk arasındaki müslümanlık anlayışının kuvvetle tasavvufun nüfuzu altına girmiş olmasıdır. Bunun en ortada duran göstergesi, İslâm dünyasının hemen her yerinde halk arasında evliyâ kültlerinin çok yaygın olmasıdır.

📖 Sayfa 150 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Tarih toplumların kimlik bilincini oluşturur, dolayısıyla bu bilinci bozarak kendi hesaplarına yeniden yaratmak isteyen bütün ideolojiler tarihle oynarlar.

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Terminoloji
Popüler İslâm veya halk İslamı tabiriyle benim anlatmak istediğim, İslâm'ın klasik temel kaynakları çerçevesinde, kitabi esaslara ve önde gelen ulemanın içtihatlarına dayalı kitabi İslâm anlayışının dışında, halk tabakalarının geleneksel ve şifahi kültürlerinin etkisinde anlayıp yorumladıkları ve yaşantılarına yansıttıkları İslâm anlayışıdır.

📖 Sayfa 171 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

İşte bu çerçevede incelendiğinde, bu heterodoks İslam'ın başlıca üç ana karakter sergilediği görülür:
a - Heterodoks İslam mehdicidir (mesiyanik)
b - Heterodoks İslam senkretiktir (bağdaştırmacı)
c - Heterodoks İslam münhasıran mistiktir.

📖 Sayfa 2147483647 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Tarihçinin görevi, kaynakların ortaya koyduğu malzemenin resmettiği tabloyu, renklerini, çizgilerini sansüre tâbi tutmadan tesbit, analiz ve izah etmek, sonra da ideolojisini, inançlarını, kimliğini olabildiğince işine karıştırmadan verileri yorumlayarak meseleyi ortaya koymaktır.

📖 Sayfa 31 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Roma imparatoru Büyük Konstantin'in (311-337) Hıristiyanlığı resmi din ilan ederek himayesi altına alması, Akdeniz havzasında tarihin en önemli değişimlerinden birini başlattı. Bu, Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğu'nun siyasal gücünü arkasına alarak yayılmasıydı.

📖 Sayfa 123 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

"Herkes 17 devlet kurduk diye övünür, kimse 16 tanesi neden battı diye düşünmez."

📖 Sayfa 57 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Bize göre Osmanlı dünyasında İslami yorumlar üreten dört temel sektör vardır:
1. Merkezi iktidar mekanizması, yani devlet
2. Buna eklemlenmiş olan ulema kesimi
3. Genellikle ve çoğunlukla bu ikisinden de bağımsız olan sufi çevreler
4. Daha çok bu üçüncü sektör etkisinde kalmakla beraber, kendi geleneksel anlayışını sürdüren halk kesimi

📖 Sayfa 161 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Bernard Lewis'in dediği gibi "Başka hiçbir Müslüman millette olmadığı kadar benliğini İslam'a gömmüş bir millet"....

📖 Sayfa 7 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Tarihçinin görevi, kaynakların ortaya koyduğu malzemenin resmettiği tabloyu, renklerini, çizgilerini sansüre tabi tutmadan tespit, analiz ve izah etmek, sonra da idelojisini, inançlarını, kimliğini olabildiğince işine karıştırmadan verileri yorumlayarak meseleyi ortaya koymaktır.

📖 Sayfa 31 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Bu şeyhlerin, isyan veya kıyam hareketine girişmeden önce bir mağaraya çekilerek uzunca bir süre inziva hayatı yaşayıp riyazatla meşgul oldukları, bu esnada da Tanrı'dan aldıklarını iddia ettikleri mesajla harekete geçip propaganda başlattıkları ve taraftarlarını siyasal iktidar aleyhine ayaklanmaya çağırdıkları değişmez bir süreç olarak hepsinde göze çarpıyor.

📖 Sayfa 49 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Öncelikle "neden XV ve XVI. Yüzyıllar?" sorusuna cevap vermek gerekir ise, bu yüzyılların, Osmanlı tarihinin her bakımından olmasa bile pek çok bakımdan en parlak ve en yetkin çağı olduğu konusundaki - şu ana kadar geçerliliğini pek yitirmemiş - genel kabulü ileri sürebiliriz. Fakat bundan da önemlisi, bu yüzyılların, Osmanlı resmi ideolojisinin iki büyük değişimle gelişme sürecini tamamladığı ve bu meyanda ona muhalif, paralel bir tepki ideolojisinin veya ideolojilerinin doğduğu bir dönem olmasıdır.

📖 Sayfa 59 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Burada bir noktaya özellikle dikkat çekmek gerekir: Türk zümrelerinin İslam'ı kabule başladığı yıllardan itibaren, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik bir takım yapı farklılıkları sebebiyle İslam'ı anlamada ve uygulamada da bazı farklılaşmalar meydana geldi. İslam öncesi inanç ve geleneklerin tabiatıyla daha çok etkisi altında kalan göçebe kesimler, yahut büyük İslami kültür ve ilim merkezlerinden uzaklarda yaşayanlar, daha X. yüzyıldan itibaren Orta Asya'dayken kendilerine mahsus bir İslam anlayışı meydana getirdiler.

📖 Sayfa 61 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Fatih Sultan Mehmed, İslam'a genç Osmanlı İmparatorluğunun yeni ideolojisinde yerini verirken, sürekli merkeziyetçi espri ile hareket etti. İslam'ı ve kurumlarını kendi başına bırakmadı. Görünüşte İslam'ın imparatorluktaki en üst kurumu olan Şeyhülislamlık müessesesini, adeta Bizans'taki patriklik örneğinde olduğu gibi vezir-i azam kanalıyla kendine bağladı. Böylece, "Zıllullah fi'l arz" olan Osmanlı padişahı kendi şahsında hem devletin hem de İslam'ın en üst temsilcisi, daha doğrusu timsali oluyordu.

📖 Sayfa 64 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Tahtacılar'da, iyi insanın ruhunun, öldükten sonra başka bir insanın bedeninde; kötü bir insanın ruhunun ise, hayvan bedeninde hayatını devam ettireceği ve bu suretle, cezasını tamamlayacağı inancı vardır. Bu inanç pratikte hayvanlara kötü muamele edilmesine engel olmaktadır.

📖 Sayfa 92 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

c) Üçüncü grubu teşkil etmekte olup Abdal Musa, Sultan Şucauddin ve Otman Baba menakıbnamelerinden alınan örneklerde ise, büyük bir zatın ruhunun başka bir büyük zat olarak yeni bir kalıp içinde yaşamaya devam etmesi şeklinde bir tenasüh anlayışı ortaya konulmaktadır. Bu örneklerde, Hacı Bektaş, Abdal Musa olarak; Seyyid Battal Gazi, Sultan Şucauddin olarak ve nihayet Sarı Saltık, Osman Baba olarak yeniden dünyaya gelmişlerdir.

📖 Sayfa 89 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Menakıb-ı Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli ve Vilayetname-i Hacım Sultan'dan nakledilen menkabelerde ise, Hz. Ali'nin Hacı Bektaş olarak yeniden zuhur ettiği belirtilmektedir. Bu inanca göre, Hz. Ali'nin ruhu sırasıyla, Bektaşilik'çe takdis edilen bütün büyük şahsiyetlerin bedeninde zuhur etmiş ve nihayet Hacı Bektaş olarak görünmüştür.

📖 Sayfa 87 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası kimin eseridir?

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır.

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası kaç sayfadır?

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, 240 sayfadır (Timaş Yayınları baskısı).

Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası'nın en ünlü sözü nedir?

“Tasavvuf, Sufiler, Tarikatlar ve İslâmlaşma Değişik çehre ve görüntüye sahip, değişik dilleri konuşan, değişik kıyafetler giyen bu mutasavvıflar, şeyhler ve dervişler, sözü edilen göç dalgalarıyla gelip, kentlerden gelen kentlere, kırsal kesimden gelenler kırsal kesime yerleştiler. Böylece Anadolu'da da tasavvuf, İslâm dünyasının başka coğrafyalarında olduğu gibi, yüksek ve popüler tasavvuf olmak üzere ikili ve paralel bir yapıya dönüştü.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası — Ahmet Yaşar Ocak. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4