
M. Ertuğrul Düzdağ'ın 2017'de yayımlanan Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2 adlı eseri, Biyografi türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Med Kitap tarafından yayımlanmıştır. Bu sayfada Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2'dan En Beğenilen Alıntılar
*****
📖 Sayfa 76 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar,
Uyan ey yâreli şîr-i jiyan, bu hâb-ı gafletten...
*****
M. Sabri Efendi ile M. Âkif Bey arasındaki münâsebeti, Yozgatlı İhsan Efendiye de sormuştuk. İhsan Efendi, insaflı, herkese hakkını verir bir insandı; şunları söyledi:
📖 Sayfa 113 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "M. Sabri efendi, Âkif Bey'in şiirine, şairliğine hayrandı. Görüşü şudur: Türkiye şimdiki hâle düşmeden önceki zamanlarda, Âkif bey, yandı yakıldı, ağladı, bizleri de ağlattı. Ama şimdi, millet daha fena duruma düştüğü hâlde, sesini çıkarmıyor... Ayrıca M. Sabri efendi, muhalefet yaparken kendisine katılmadıkları için, Âkif'e ve diğerlerine kırgındır. Bunu da söyler..."
"Efendiler, bir ezanı düşünün, bir de kiliselerin çanını... Çan sesi, demirden çıkan bir ses, ne sözü var, ne özü. Sadece bir gürültü. Bir saatin çalması gibi, sadece vakti bildirir."
📖 Sayfa 263 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
"İslam'ın ibadete davetinde ise, bir mana var. Öyle bir mana ki, müminleri evvelâ iman birliğine, mânâ birliğine çağırıyor; vahdete çağırıyor. Ezanın kudsiyeti büyüktür. Ezan, kendi başına bir ibadettir..."
*****
📖 Sayfa 73 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Bâis-i şekva bize hüzn-i umumîdir Kemâl!
Kendi derdi gönlümün billâh gelmez yâdına...
*****
M Sabri Efendi, Âkif Bey'e hayrandı; defalarca şöyle demişti:
📖 Sayfa 113 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "O Çanakkale yazılır şey mi? O ne kudret-i kalemiyye, o ne akıcı üslûp, o ne heyecan! Sonra o "tükürün" diye başlayan mısralar... Ya, Çanakkale'de ki: "Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor!" bu nasıl söylenir? Bu ne demek yahu? Bu ilham... İnsanı vecde getirir, deli divane eder. Ben yıllarca bunun tesiri altında kaldım... M. Sabri Efendi böyle söyleyince, sordum:
- "Efendim, bunları Âkif Bey'e de söylediniz mi?"
- "Aaa, kaç kere! Mütevazı insan. Ben şiirlerini medh ederken utanır, terler, mendiliyle alnını silerdi..."
"Binaenaleyh, insanı Allah'a götüren yolların en doğrusu, en doyurucusu, en nurlusu, vahiy yoludur, dinlerdir."
📖 Sayfa 191 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Nâmık Kemâl, Bereketzâde İsmail Hakkı Bey'le olan sohbetine şöyle devam eder:
📖 Sayfa 71 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "Bereketzâde, bir de gönlümün sultanı olan Yavuz sultan Selim var. Onun her adımı, apayrı bir safhadır..." İsmail hakkı bey sormuş:
- "Üstadım, Yavuz Selim'in ayrı hususiyetleri mi vardı?"
- "Efendim, büyük ecdadımız, padişahlarımız, cihangîr devletimizin sultanlarıdır. Yavuz ise bunların tacıdır. Ben Yavuz'un her şeyini severim. Yavuz Selim deyince, içimde bir heyecan fırtınası dalgalanmaya başlar
(Mustafa Sabri Efendi, İT'çıların evine baskın yaptıkları gece, evden kaçışında başına gelenleri anlatıyor) "Yâhu geceler de ne uzunmuş! Edebiyatta ibret alınacak ne beyitler vardır... İnsan ancak başına gelince anlıyor:
📖 Sayfa 40 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
"Şeb-i Yeldâyı muvakkitle müneccim ne bilir,
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat..."
Gecelerin kısa mı uzun mu olduğunu, takvimi yapanlar, yıldızlara bakıp vakti hesaplayanlar bilmez. Sen onu dertliye, hastaya, kaçana, saklanana, hapistekine sor...
*****
📖 Sayfa 138 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Hayâl-i şem'-i rûyinle aceb mi yansa cân u dil
Nigârım gel de gör kalbimde âteş âh ü zâr âteş
*****
“Azizim o beş saat içinde,ben ölümü gördüm.İnsan,“Allah’ı görür gibi ibadet etmek” manasına gelen “ihsan”a riayet ederek ibadet etse,tefekkür etse,günah mı işleyebilir?Gaflete mi düşebilir?
📖 Sayfa 44 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
"Varlığın insanlığa kabul ettiren fikirler, insanlıkla beraber yaşama hakkına sahiptirler."
📖 Sayfa 311 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
"Dininin ilk emri "Oku" olan bir millet, nasıl câhil kalır, kalabilir?"
📖 Sayfa 51 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
“Evladım, Sultan’ın parası yoktu. Yanına devlet hazinesinden bir şey alıp götürmemiş, elinde bulunanları da iade edip gitmişti. Bunların iade makbuzları sonra bulundu. Halbuki birkaç mücevher alıp gitseydi, kendisi de, çocukları da hayatları boyu rahat ederlerdi. İşte Osmanlı’nın büyüklüğü budur. Ondan sonra gelenlerin sürdüğü saltanata bakılırsa, bu, daha iyi anlaşılır.
📖 Sayfa 35 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Gerçi mukayese etmek bile doğru değildir ya, neyse...
Mustafa Sabri Efendi'de, Âkif'in anadan doğma şair olduğuna inanırdı. Kendisinin, âhirete, hesap gününe ve imâna dair ifadelerine, Âkif, şiiriyle mukabele ediyordu:
📖 Sayfa 119 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Ne irfândır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır;
Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır.
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfi Yezdân'ın...
Ne irfânın kalır te'sîri kat'iyyen, ne vicdanın...
Mustafa sabri Efendi'nin Vahdet-i vücud bahsindeki görüşlerini, Yozgatlı İhsan Efendi de tasdik eder ve şöyle derdi:: Hamdi Efendi'nin "Metâlib ve Mezâhib" mukaddimesi âlimânedir. Bir de dibace vardır ki, o da ârifânedir. Birinde ilim var, birinde irfan var, tasavvuf var. Tasavvuf, Allah'ın rızasında fânî olmak, aşkıyla bâkî kalmak... Allah olmak değil! Mahlûk , Hâlık olamaz. Allah'ın yerine geçemez!..
📖 Sayfa 47 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ

Hapishaneye girince, baktım geleni yok, gideni yok. En huzurlu yer. Daha önce başımdan geçmemişti. Tam kitap yazılacak yermiş... (Mustafa Sabri Efendi anlatıyor.)
📖 Sayfa 43 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
"İnsanı batıran da, kurtaran da arkadaşıdır."
📖 Sayfa 148 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Halbuki,kâinatta fizik kanunları neyse,ilâhî kanunlar da odur. Değişmez ve şaşmaz.İlahi ihtarlara,insan yaratılışına, insan mizac ve temayüllerine göre hareket edilmediği zaman, muhakkak kötü bir netice bir felaket başa gelir. Bu değişmez.
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
*****
📖 Sayfa 74 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Görüp hükkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten,
Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten.
Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten,
Mürüvvet-mend olan mazlûma el çekmez iânetten.
*****
Nafile ibadetler,şahsınızı kurtarmak,Allah lûtfederse cennetteki makamınızın yükselmesi içindir.Fakat ilim,Müslüman kardeşlerinizi cehennemden,cehennemin başlangıcı olan dalaletten ve küfürden kurtarır...
📖 Sayfa 169 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
*****
📖 Sayfa 73 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Ne rütbe bezl edersen artar ol nisbette mahsûlü
Maâriftir cihanda bî-idâd irâd lâzımsa
*****
"Evet gecelerimiz çok karardı oğlum. Fakat unutmayalım ki, çok kararan gecelerin gündüzleri yakın olur."
📖 Sayfa 192 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Henüz Müslümanlar, İslâm'ı yalnız din olarak biliyor.
📖 Sayfa 238 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
İslâm, hem din ve hem devlettir. İslâm; akılda, ilim ve irfan; kalbde nur ve iz'an; cemiyette asayiş ve intizam; devlette hak ve adalet ve Allah'ın şanını ilan etmektir. Allah bizlere veliyyüllezîne âmenû şuurunu versin. Bizi, kendisine dost olacak mü'minlerden eylesin.
"Kültür esareti, esaretlerin en kötüsüdür."
📖 Sayfa 238 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
"Teknikte, sanatta bu kadar ilerleyen ilim, malesef, manevî ruhî sahada terakkî edemedi."
📖 Sayfa 80 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Miralay Sadık Sabri Bey'e, Enver Paşa'nın şahsını sormuştuk:
📖 Sayfa 195 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "Enver'e hain denemez... Hayâlperest idi; bilgisi kıttı. Cahil cesur olur! Hayâlleri hudut tanımıyordu. Türk dünyasını dilinden düşürmezdi... Yahu Enver! İyi, güzel ama, bugün Türk dünyasını ele geçirmek, birleştirmek için, kimlerle mücadele edeceksin. Bugün elimizdeki memleketleri korumaktan aciziz, be birader!.."
Resûl-i Ekrem Efendimiz dualarında şöyle derlerdi:
📖 Sayfa 65 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "Ey gözleri ve gönülleri hedeften saptırmak güç ve kuvvetine sahip olan Allah'ım, izz ü celâlin hakkı için, şânı ulûhiyetine sığınıyoruz. Bizim kalblerimizi, gönüllerimizi, senin dinin üzerinde sabit kıl..."
“Tasavvuf,Allah’ın rızasında fani olmak,aşkıyla bâki olmak..”
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
*****
📖 Sayfa 138 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Şu'â-i âfitâbındır yakan bi'l-cümle uşşaâkı
Dil âteş sîne âteş hem dü çeşm-i eşk-bâr âteş
*****
Ya rabbi bizi, hidayetten sonra dalalete düşürme, bizleri hak ve hakikat yolundan saptırma....
📖 Sayfa 65 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ

Sadık Sabri Bey'e Kâzım Karabekir Paşa'yı sormuştuk. Şöyle dedi:
📖 Sayfa 196 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "Karabekir saf insandır! Bakarsın, Şeyhü'l-İslâm'ın elini öper; bakarsın tam zıd tarafa geçer. Kadir Mısıroğlu Bey'in bir sözü var. kendisine: "Kadir bey, Karabekir Paşa'nın İttihad ve Terakki'ye dair kitabını gördünüz mü?" diye sormuştum... O da: "Üstâdım gördüm. İnsan Karabekir'den soğuyor, yahu..." demişti...
"Esaretlerin en büyüğü, fikrî, ruhî esarettir..."
📖 Sayfa 229 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
"Bol pirinç yetişen yerlerin insanları: Eğer pirinç insan olsaydı, son derece halim selim bir insan olurdu, derlermiş... Şükredecek nimet pek çok..."
📖 Sayfa 77 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Miralay Sadık Sabri bey, Balkan harbinde Fethi Okyar ile Mustafa Kemal'in idaresindeki yirmi bin kişilik askeri birliğin Bulgar ordusu karşısında hezimete uğraması ve çoğunun şehid düşmesi hâdisesi üzerine, Enver Paşa tarafından, meselenin tahkikatı için vazifelendirilmişti. Teftişi sırasında, kumandanların hatalı olduklarını tesbit etmiş ve raporunda bunu belirtmişti...
📖 Sayfa 189 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
*****
📖 Sayfa 139 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Sarıldım dâmen-i ihsânına ey şâfi'-i ümmet
Dâhilek yâ Muhammed hasta cânım bir devâ ister
*****
Mustafa Sabri Efendi'nin (reformistlere karşı yazdığı) reddiyesi "El-Kavlü'l Fasl..." isimli eseri basılmaya başladığında, ilk formasını alıp Yozgatlı müderris İhsan Efendi'ye getirdim. Okudu. "Efendim, Hocamız herkese çatıyor" dedim.
📖 Sayfa 105 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "Ne yapsın? gelecekleri varsa görecekleri de var! Hoca'nın öyle bir îmânı var ki... Bir günden bir güne, hâlinden şikâyet ettiğini duydunuz mu? Hoca, aç kalır, açık kalır, îmânından, yolundan, zerre ayrılmaz, tâviz vermez." diye cevap verdi...
(Mustafa Sabri Efendi, tercüme bahsine, şu ifâdelerle devam etti)
📖 Sayfa 46 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "Birçok kimse kitap tercüme eder. Fakat tercüme ettiği kitabın mevzuunu ya anlar, ya anlamaz. ben bunun bir misâlini Ferid (Kâm) Bey'de gördüm. "Vahdet-i Vücud" diye kitap yazmış, ama vahdet-i vücudu anlamamış. Ferid Bey, o güzel şiirleri yazan adam, o güzel konuşan adam. Vahdet-i vücud zaten insana tuhaf gelen, garip gelen bir mesele. Bunun bizim dinimize muhalif düşen tarafı panteizm, "Her şey Allah'tır" demek. Vahdet-i şuhud ile Vahdet-i vücud karıştırılıyor... Her şey fânidir
"...Bence nimetlerin nimeti, İslâm nimetidir...
📖 Sayfa 78 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Cenab-ı Hak, kainatı insan için yaratmış. İnsanı da Rabbini bilsin diye halketmiş... Rabbini bilmek, Allah'a kul olmak, İslâm nimetindeki teslimiyet, nimetlerin en büyüğüdür. Onunla acılar tatlı olur..."
*****
📖 Sayfa 76 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Ne mümkün zulm ile, bidâd ile imhâ-yı hürriyet,
Çalış, idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten.
Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret,
Ezilmez şiddet-i tazyîkten, te'sîr-i sıkletten.
*****
*****
📖 Sayfa 74 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Nedendir halkta bu tûl-i hayâta bunca rağbetler,
Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emânetten.
Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim,
Utanmaz kendi nefsinden de âr eyler melâmetten.
*****
"Mü'minin safası ölümden sonra başlar..."
📖 Sayfa 353 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Zahid Efendi, M. Sabri Efendi'nin "İnsan ve Kader" adlı eserini okuyunca, M. Sabri Efendi ona, imamü'l Haremeyn'in, İmam-ı Gazalî'nin ve daha başka âlimlerin, kaza ve kader hakkında yazdıkları eserleri göndermiş ki, yâni bak neler yazılmış, bu hususta yorulma diye. Birkaç defa her iki âliminde meclislerinde münakaşa ettiklerine şahid olmuştum. Hattâ bir keresinde Zahid efendi gülerek:
📖 Sayfa 176 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "Efendi Hazretleri bu hususta üzerime gelmeyin, cebrî olamam!" demişti.
M. Âkif merhum, "Tevid yahud Feryâd" şiirinde, beşer hayatının safhalarını, insanların huy ve ahlâklarını, iyi kötü yaptıklarını sıraladıktan sonra olanlara akıl erdiremeyerek: "Cebrî değilim... Olsam İlâhî ne suçum var?" der.
📖 Sayfa 178 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Ben bunu söyleyince M. Sabri efendi:
- "Şair, meseleyi âlimden daha iyi anlamış. Şairin imânı daha kuvvetli!" dedi ve sözlerimden memnun oldu. Hattâ kendisinin, ben Medine'deyken Mısır'dan yazdığı bir mektubunda:
- "Muâsırîn-i ulemâdan kaza ve kader hakkındaki görüşümü, senden başka anlayıp benimseyen bir âlim çıkmamıştır." diye bir iltifatları da vardır..."
Medine-i Münevvere'deki hayatımı anlatmaya başlarken Eğinli Hoca Efendi'nin, o kadar maddi sıkıntısına rağmen, yüksek bir bedelle, kütüphanenin evini Ramazan ayı için kiralamak isteyen Mekkeli bir zenginin bu talebini:
📖 Sayfa 381 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
"Mekkeliler nargile içerler. Bu aileden de muhakkak bir içen vardır. Tömbekinin dumanı Peygamber-i Zişan'ı rahatsız eder. Ben buna dayanamam. Aç kalmaya, ölmeye razıyım. Resul-i Ekrem'in ruh-u saadetini rencede edemem..." diyerek geri çevirdiğini hikâye etmiştim. Yirmi üç sene maaşsız idare etmiştir orayı.
*****
📖 Sayfa 75 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Değildir şîr-i der-zencîre töhmet acz-i ikdâmı,
Felekte baht utansın bînasîb erbâb-ı himmetten.
Ziyâ dûr ise evc-i rif'atinden ızdırârîdır,
Hicab etsin tabiat yerde kalmış kâbiliyyetten...
*****

*****
📖 Sayfa 138 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Gönül nûr-i cemâlinden habîbim bir ziyâ ister
Gözüm hâk-i rehinden ey tabîbim tûtiyâ ister
*****
Mustafa Sabri Efendi (Kısas bahsine) şöyle devam etti:
📖 Sayfa 81 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "Cinayet işleyen katilin, öldürülenin yakınlarının istemesi hâlinde kısas edilerek öldürülmesi ve hırsızlığı âdet hâline getirenlerin elinin kesilmesi de böyledir. Bunu ağır bir cezâ bulup istemeyen, kaldırmaya çalışanlar, daha sonra çok pişman olacaklardır. Cemiyetteki kötüler nacak bunlarla korkar ve iyi insanlara saldırmaktan vazgeçerler. Eli kesik bir hırsız, binlerce hırsızlığı önler. Yapılan bir kısas, binlerce hayat kurtarır. Kısas insanlardaki adalet hasretini dindirir..."
Mustafa Sabri Efendi (Hicret hususunda) şunları söylerdi:
📖 Sayfa 47 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "Hicret, kaçmak, rahata kavuşmak, demek değildir. Mücadeleye devam etmek, fethe, zafere hazırlanmak için çalışmak, kuvvetlenmek demektir. Efendimiz, Mekke'de kalsaydı, fetih olmazdı. Fetih hicretten sonra oldu..." Bize daima bu ruhu telkin ve teşvik ederdi, gönüllerimizi alır, bizi sever, bizlere de kendisini sevdirirdi.
"Cihan tarihinde, geçmişinden çok kısa bir zaman içinde bu kadar kopmuş bir miller var mıdır bilmiyorum? Türkiye'de, bugünkü neslin içine düşmüş olduğu fikrî perişanlık, bence, felaketlerin en cana kıyanı olacaktır."
📖 Sayfa 325 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
- "... Gerek zengin, gerek fakir, bolluk veya darlık hâlinde, iktisattan ayrılmayacaksın.
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
İsraf yok.
E canım, Allah verdi!
Verdi ama, malın çoksa israf etme, boşa harcama, fakire ver, adam yetiştir.
İsraf yapacak zamanda değiliz...
Ne gençler var, okuyacak, âlim olacak, adam olacak..."
Miralay Sadık Sabri Bey, Balkan Harbi'ndeki teftiş vazifesinden sonra, Sultan Vahdeddin'nin Anadolu'yu toparlayıp milli bir direnişe hazırlaması için, bir Paşa göndermek istediği zaman, bu işin araştırılmasıyla da vazifelendirilmiş; Sadık Sabri bey, Padişahın Mustafa Kemal tercihinin yanlış olduğu kanaatiyle reyini aleyhte kullanmıştı. İşte M. Kemal'le aralarında olan bu muhalefet dolayısıyla ordudan ayrılmış, Kahire'ye göç etmişti.
📖 Sayfa 189 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Kahire'de çokça görüştüğümüz ve kendisinden istifade ettiğimiz büyüklerimizden biri de Sadık Sabri bey idi. Kendisi Miralay rütbesinde iken, (kurmay Albay) askeriyeden ayrılmıştı. Yalnız asker değil, aynı zamanda bir ilim adamıydı. Arapça, Farsça, Almanca, İngilizce, Franszıca bilirdi. Sultan Abdülhamid devrinin iyi yetişmiş subaylarındandı. Harbiye Mektebi'nde, Fevzi Çakmak ile aynı sınıftaymış.
📖 Sayfa 189 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
*****
📖 Sayfa 76 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet,
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten.
Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme,
Cemâlin tâ ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten...
*****
Şeyhü'l-İslâm, Sultan Vahdeddin'in son zamanlarda çektiklerinden bahsederken çok müteessir olurdu. "Evlâdım, Sultan'nın parası yoktu. Yanına devlet hazinesinden bir şey alıp götürmemiş, elinde bulunanları da iade edip gitmişti. Bunların iade makbuzları sonra bulundu. Halbuki birkaç mücevher alıp gitseydi, kendisi de çocukları da hayatları boyu rahat ederlerdi. İşte Osmanlı'nın büyüklüğü budur. Ondan sonra gelenlerin sürdüğü saltanata bakılırsa, bu, daha iyi anlaşılır. Gerçi mukayese etmek bile doğru değildir ya, neyse...
📖 Sayfa 34 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
*****
📖 Sayfa 138 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Tecellâ-yı cemâlinden habîbim nevbahâr âteş
Gül âteş bülbül âteş sünbül âteş hâk ü hâr âteş
*****
- "(...)Vücudumuzu ele alalım. İçini göremiyoruz, gizli. Severek yediğimiz yemekler, meyveler birkaç saat sonra ne oluyor? Hangi hâllerden geçip ne şekle giriyorlar? Farkında değiliz, görmüyoruz; bu ne büyük nimettir! Ameliyat edilen bir yerdeki hücreler, nasıl çalışıp bir ordu gibi orasını tamir edip yepyeni yapıyorlar. Onların faaliyetlerini, midemizi, kalbimizi, beynimizi, mesane vs. yerlerimizi hep çalışırken, devamlı görseydik, ne yapardık? Bunların hepsi gizli nimetlerdir..."
📖 Sayfa 78 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
*****
📖 Sayfa 74 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Râhına dikkatle bas kim pâyini sûzan eder?
Kalbini atmış geçerken âşinâlardan biri...
*****
Mustafa Sabri Efendi merhumun ziyaretine ilk defa 1940'da gitmiştim. 1945 sonuna kadar, kendisine sık sık gittim. Bu beş altı sene boyunca, hep aynı iskemlelere oturduk. Ortada küçük bir seccade vardı. Hiçbir şey değişmedi Bütün derdi, mevzuu, konuşması, devamlı sûrette, ilim, irfan, dâvâ ve dertlerimiz idi. Bir kere olsun kendi şahsî sıkıntısından, derdinden bahsettiğini görmedim. Sabri Efendi, ekseri hocalar gibi, yalnız dinî ilimlerden değil, her şeyden bahsederdi...
📖 Sayfa 46 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
“Evladım, dinden, İlahi hakikatlerden uzaklaşan insan, tabiata ,fıtrata ,yaradılışa da hepsine isyan edip karşı geliyor. Teknikte ,sanatta bu kadar ilerleyen ilim, maalesef, manevî ruhî sahada terakkî edemedi. Hep tedenni etti. Bir türlü kendine gelemedi. İşler hep aksine gitti.”
📖 Sayfa 80 · Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ
Sıkça Sorulan Sorular
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2 kimin eseridir?
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, M. Ertuğrul Düzdağ tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2 kaç sayfadır?
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, 408 sayfadır (Med Kitap baskısı).
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2'ın en ünlü sözü nedir?
“***** Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar, Uyan ey yâreli şîr-i jiyan, bu hâb-ı gafletten... *****”