CANLI

Bozkurtların Destanı Kitabından Alıntı Sözler — Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bozkurtların Destanı - Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu kitap alıntıları ve sözleri

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun Bozkurtların Destanı adlı kitabı 1972'de yayımlanmış, 304 sayfalık bir Edebiyat eseridir. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
İlk Yayın:1972
Yayınevi:Türk Edebiyat Vakfı Yayınları
Sayfa Sayısı:304
Dil:Türkçe
ISBN:9789757594628
Okuma Süresi:8 sa. 37 dk.
Türler:Edebiyat, Şiir

Bozkurtların Destanı'dan En Beğenilen Alıntılar

Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.

"Her yiğidin içinde, acıyan bir yeri var!..."

📖 Sayfa 25 · Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

.
Çokça yüz verme yabana .
Tekmele, düşsün tabana.
Dik yokuşa, sür kabana...
Gün gelir baş kaldırırlar,
...
İster Hintli, ister Çinli,
İster dinsiz, ister dinli,
Hepsi yağı, hepsi kinli !..
Sen uyurken saldırırlar,
...
Bu söz, acunla yaşıttır,
Tanrı sözüne eşittir;
HER YABANCI BİR ÇAŞITTIR !
Bilmem dersen bildirirler,
...

📖 Sayfa 147 · Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Ötüken, Türk illeri, yer, gök, dağlar, denizler...
Şehit nefesleriyle yunup Yıkanıyordu!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Gök Börü'm neredesin uyan!
Kıpırdadı sarı çıyan...
Ağlar halimizi duyan...
Yaprağımı soldururlar...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Mahşere dek kalmaya gelmedik ya acuna! ...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Çinliye gönül veren nesiller huysuzlaşır!..
Çinliyle düşüp kalkan her budun soysuzlaşır!..

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Ne kadar da güzeldi , bu gece bozkır, dağlar...
Dağlar ne bilsindi ki, yürekler hep kan ağlar!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

.
yıl milâdın altı yüz kırkı…
Vey ırmağının kıyısındayız.
doğuda sıradağlar çizgisi,
havada bir ağıt ezgisi
vardı!…

ufukta güneş, çenesi ufka dayalı…
bakıyor bozkıra…
bozkır dokuz dilim nardı!…

güneş,
doğduğuna pişmandı bugün,
güneş,
güneş olduğuna yanardı!..
göğe vurmuş kanımın kırmızısı…
sanki göğün bağrı kanardı!!!

o gün orda yağan her damla yağmur,
o gece yağanı görse,
kınardı!…
kırk erin özünde
bozkurt soyunu,
sanki Tanrı bir kez daha
sınardı!..

bugün de vurulup düşen yiğidin,
kökü o günlere varan çınardı!

o gün dökülen kan,

📖 Sayfa 293 · Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

yıl milâdın altı yüz kırkı…
Vey ırmağının kıyısındayız.
doğuda sıradağlar çizgisi,
havada bir ağıt ezgisi
vardı!…

ufukta güneş, çenesi ufka dayalı…
bakıyor bozkıra…
bozkır dokuz dilim nardı!…

güneş,
doğduğuna pişmandı bugün,
güneş,
güneş olduğuna yanardı!..
göğe vurmuş kanımın kırmızısı…
sanki göğün bağrı kanardı!!!

o gün orda yağan her damla yağmur,
o gece yağanı görse,
kınardı!…
kırk erin özünde
bozkurt soyunu,
sanki Tanrı bir kez daha
sınardı!..

bugün de vurulup düşen yiğidin,
kökü o günlere varan çınardı!

o gün dökülen kan,
bugün bende can…

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Onun düştüğü yerde,
Ayaydın gecelerde
Kahkahalar duyulur.

Rüzgârın sesidir bu;
Bir çağrı kösüdür bu...
Dalga dalga yayılır...

Bu ses, bu kös, bu çağrı...
Geldikçe bana doğru,
Kara bağrım oyulur!

Bozkurdum!... Sanadır ün!
Oraya vardığın gün,
Kutlu düğün sayılır!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Sançar'ın yüce ruhu
Yüce Tanrıdağı'nda,
Törenle karşılandı
Tanrı'nın otağında
Solunda: Ayzıt, Umay...
Bozkurt anam, sağında.
Dokuz gün konuklandı
Erenler uçmağında.

Sonra buldu kendini
Ergenekon bağında.
Kılıcı belindeydi,
Okları sadağında
Gözleri, Bozkurtların
Yükselecek tuğunda!...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bütün Türkler kardeştir! Ayrılmaz tırnaktan et.

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

.
Yan bakmak evli kadına,
Yakışır mı Türk adına?!!
Eğer bozulursa töre,
Gökten ateş yağar yere!
...
Ey yüce Kağan! Beyler!..
Bağrımızda yılan var!
Yüzümüze gülerken,
Özümüzü çalan var!
Çinlilerin işinde,
Hem hile, hem yalan var!
Türkler kadına gitmez,
Ayağıyla gelen var!
Kimi erlerimizi,
Çadırına alan var!

Ve Çinli kocalardan,
Buna razı olan var!
Nerede Türk töresi?
Ötüken'de talan var!..
.

📖 Sayfa 87 · Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bozkurt ocağının sönmeyen odu;
Çuluk Kağan oğlu Kür Şad...
Ölmüştü!...

Ölmüş fakat yenilmemişti!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Kim derdi ki Kür şad,
Kemikle etti?
O bir kişi değil, o bir devletti! ..
Bayraktı, vatandı...
Bir özge candı...
Tepeden, tırnağa
Kıpkızıl kandı! ..
Tanrı Kut soyunun
Altın halkası...
Yedi iklim üzre
Düşer gölgesi! ...
Çinliye ölümdü, Türk’e kalkandı!..

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

yürüdü kırk yiğit Çin sarayına,
beyler öndeydiler!..
adımlar atılmıştı bir kez,
dönmezdi.
öç odu tutuşmuştu yüreklerde
sönmezdi.
yalındı kılıçlar.. kana girmeden
kına konmazdı.
Çin’di bu,
kindi bu,
kandı bu
suyla yunmazdı!!!
tutsaklık yarası kansız onmazdı!
.

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Kişi dediğin, bir kez olmaya görsün Çinli
Her Türk, ister istemez olurdu ona kinli!...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Gözü kamaşırdı sanki güneşin,
Türk kılıçlarının parıltısından!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Böyle giderse, Tanrı'nın,
Alnımıza yazdığı var!..
Kür Şad, boşuna konuşmaz!
Elbette bir sezdiği var!..

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Çinli meydan okursa,
Bunda şaşacak ne var?
Keçi esrik olunca,
Döğüşmeye kurt arar!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Yürüdü kırk şehit..
En önde Kür Şad..
Elinde kurt başlı tuğ vardı...

Bir Bozkurt ünledi Ergenekon'dan...
Bir Tanrısal türkü,
Evreni sardı...

"Delinse yer; çökse gök;
Yansa, kül olsa dört yan...

Yüce dileğe doğru
Yürürüz yine yayan...

Dirilecek Bozkurtlar;
Bir ordu bütün Türkler...
Birleşip eski yurtlar,
Doğacak büyük Turan..."
•••
Bu türküyle hâlâ
Doludur gökler...

Bir gün yine,
Söylesin diye Türkler...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Ayrı budun değildir Doğu, Batı Türkleri,
Ayrı görünseler de yine birdir kökleri!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Kırk yiğit görüyorum
Bir ulu şehir içre...
Gönülleriniz bunlu
Bir çetin kahır içre !...
Kan gövdeyi götürür
Saray ve ahır içre...
En son vuruşursunuz
Bir coşkun nehir içre !...

Adınız unutulmaz
Dillerde kalır
Sesiniz unutulmaz
Sellerde kalır
Renginiz unutulmaz
Güllerde kalır
Kokunuz unutulmaz
Yellerde kalır.

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Ölüm sessizliği vardı acunda ...
Sessiz akıyordu Selenge suyu.
Yorgun görmedeyiz atı üstünde ,
Selenge boyunca giden yolcuyu.
Ötüken’den gelen bu yorgun atlı,
Hızlı at sürmüştü iki gün boyu ...
Bir özge yüreğe boşaltmak için,
Kendi yüreğini oyan korkuyu!. ..

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Yücelmeli Türk adı!
Töresiz iş tutulmaz,
Töreye su katılmaz! ..

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bir çaşıt, koca bir devlet yıkar!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Mete'nin, Teoman'ın, Bumun'un... Torunları...
Ölmez ruhları şimdi yüce Tanrıdağı'nda!..

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bilmez misin?
Türk töresi nicedir?
-Türk töresi önünde
Boynum kıldan incedir! ...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Irkım almadıkça Çin'den öcünü,
Ölsem de yine bitmez savaşım!!!
Bir Bozkurt oğluna dirlik yaraşmaz...
Tutsak yaşıyorken bunca soydaşım!! !

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bir umuttur... Gecemiz belki döner gündüze!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

-Selâm Tanrıdağı'na!. Ve selâm Ötüken'e!...
Ruhlarımız uçmakta buluşur bir gün yine!....

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

-Yalnız ateş mi yağar ...
Ne güneş, ne ay doğar!.
Söner ışığı göğün ...
o zaman durma döğün.

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Siz, biz, hepimiz ... Bozkurt soyunun öz oğluyuz!
Bir gövde, baş gibiyiz, benzeriz bir tek cana!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Kan kılıcın, güzel söz, gönül pasını siler!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Fakat, gece inmekle duygular silinmiyor,
Türk’ün ne düşündüğü yüzünden bilinmiyor!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Yüz gülmez, dil konuşmaz, gönüller gam denizi...
Bir yas dumanı çökmüş, Bozkurtlar uyruğuna!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Gök girsin, kızıl çıksın
Kendi kanımız aksın...
Toplayıp gücümüzü.
Almazsak öcümüzü.

Gök girsin, kızıl çıksın,
Kendi kanımız aksın...
Toprak doymadan kana,
Kılıç koyarsak kına!...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Beş bin yıldan beri yetmiş ulusa
Tek başına çıkmak Türk'ün kaderi!
Değişecek miydi sanki bu gece
Kırkın kaderi?

Sonsuzluğa kadar sürüp gidecek,
Tanrı'nın övdüğü ırkın kaderi!
Sen mazlum insanın umut kapısı,
Çinli, insanlığın çirkin kaderi!..

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Kırk yiğit, birer birer devrilecekler...
Fakat, bir gün yine dirilecekler!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Çokça yüz verme yabana .
Tekmele, düşsün tabana.
Dik yokuşa, sür kabana...
Gün gelir baş kaldırırlar,

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Kür Şad'ı doğuran ana,
Ne emzirmiş acep ona!
Erlik ululuktan yana,
Dünya, Kür Şad'dan geridir!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Yaşa Kür Şad! Yiğit Kür Şad, er Kür Şad!..
Gök Türklere benliğini ver Kür Şad!
Tanrı övsün, budun sevsin gücünü!..

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

.
''Delinse yer; çökse gök;
Yansa, kül olsa dört yan...

Yüce dileğe doğru
Yürürüz yine yayan...

Dirilecek Bozkurtlar;
Bir ordu bütün Türkler...
Birleşip eski yurtlar,
Doğacak büyük Turan...''
***
Bu türküyle hâlâ
Doludur gökler...

Bir gün yine,
Söylesin diye Türkler...

Kür Şad ve kırk yiğit
Tanrıdağı'nda;
Atam Alp Er Tunga'nın otağında

Bin üç yüz senedir bizleri bekler...
.

📖 Sayfa 301 · Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Kür Şad ve kırk yiğit
Tanrıdağı’nda;
Atam Alp Er Tunga’nın otağında

Bin üç yüz senedir bizleri bekler...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Türk Tanrısı!
Acunun tek Tanrısı!
Özge nesne istemem...
İstersem hiç ver bana!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

İster Hintli, ister Çinli,
İster dinsiz, ister dinli,
Hepsi yağı, hepsi kinli !..
Sen uyurken saldırırlar,
...
Bu söz, acunla yaşıttır,
Tanrı sözüne eşittir;
HER YABANCI BİR ÇAŞITTIR !
Bilmem dersen bildirirler,

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bak! Yüzü aya benzer, gözleri de yıldıza!. ..
En güzelleri odur, fakat yüzü hiç gülmez.
-Zaten Türk kızlarının, biri gülmeyi bilmez!
-Hatta erkekleri de!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

.
- Ne mi çıkar!.. Bir çaşıt koca bir devlet yıkar!..
.

📖 Sayfa 84 · Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

“Delinse yer, çökse gök...”
Dayanılırdı belki...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bozkırdan bir uğursuz kasırga geldi, geçti.
Yalnız gelip geçmedi, bağrımı deldi geçti!
Nice bin yıldan beri doğup batan güneş de,
Böylesini görmüşse, sorun söylesin, işte...

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Türkler Rum'a gelirse, haliniz duman olur!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Türkler, at üstünde doğarlar.
Eğer çokluk olsalar, acuna mı sığarlar?
Neyse ki, azlık budun ... Hem de kurak yurtları ...
Böyle olmasaydı kim tutardı Bozkurtları!..

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Yüzbaşıyı bunlu eden Katundur

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Ne ölse, gam yerdi,
Ne yaşarsa, sevinirdi
Türk olduğunu bilirdi ancak!
Onunla övünürdü!!!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Gök girsin, kızıl çıksın
Gök Tanrı sen tanıksın!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Yoksul olmasın kişilerin özleri!
Yürekler bay oldukça bilmeyiz yoksulluğu.
Er kişiyi yüceltir gönüllerin bolluğu!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bu varlıklar uğruna ölürken her Türk eri,
Kendini senin çerin olarak bilir Tanrım!
Varlığını unutup töreni bozanlardan,
Bu çeriler, senin ne öcünü alır Tanrım!
Soyumuzu en üstün kıldın, yağız yer üzre,
Senin şu gök bayrağın yerde mi kalır Tanrım!

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Senin kılıç dediğin,
Türk’ün oyuncağıdır.

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Töre, alın demez mi, ölenlerin öcünü
Düşmanlarına gösterin demez mi Türk gücünü?

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Bizi üzen, ağlatan yahut güldüren nedir?
Düşmana tutsak edip sonra öldüren nedir?
Hangi sırla parlayıp büyüyüp açılmışız?
Hangi duyguyla sönüp dağılıp küçülmüşüz?

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Bozkurtların Destanı kimin eseridir?

Bozkurtların Destanı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1972'de yayımlanmıştır.

Bozkurtların Destanı kaç sayfadır?

Bozkurtların Destanı, 304 sayfadır (Türk Edebiyat Vakfı Yayınları baskısı).

Bozkurtların Destanı'nın en ünlü sözü nedir?

“"Her yiğidin içinde, acıyan bir yeri var!..."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Bozkurtların Destanı — Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4