
Çok Eski Adıyladır adlı eser, Ece Ayhan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1982'de okurlarla buluşmuştur. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Çok Eski Adıyladır'dan En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Bir gerçekliğin nasıl parçalandığını bilmeyenlere olamaz!
📖 Sayfa 58 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
“gençtir yeşildir kıymayın!”
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
2. Bir vergi kitabından korkulurmuş hem dışardan hem dışarlıklı.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Ve kör bir çeşmenin içinde, zalim bir padişahın zamanında doğmadık diyedir dövündüler dervişler.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Boğaziçi açık, Haliç koyu gözüküyor.
📖 Sayfa 58 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Kadavranın içi açılmamıştır, insan insanın hiç.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Ve kör bir çeşmenin içinde, zalim bir padişahın zamanında doğmadık diyedir dövündüler dervişler.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Şimdi, Aşağısı, Yukarısı, neresidir bilir misin?
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Tarihler iki türün de aşıklarını taşır.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Tarihler iki türün de aşklarını taşır.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Hiç evlenmemişler. Yalnızca bayramların ilk günlerinde buluşurlar ve kardeşçe fuhuş.
📖 Sayfa 30 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Asya’da karanlık karanlık karanlık bir topluluk..
📖 Sayfa 13 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Düsturlar arasında bir şiir kitabı. Konsolun önünde topluca resim çektirilecek olunursa adı okunmuyor..
📖 Sayfa 21 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
1.Parşömen kâğıtlar okunduğunda, kıvrıktırlar, şiirin ve
📖 Sayfa 56 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
2.kadavranın içi açılmamıştır, insan insanın hiç.
parşömen kâğıtlar okunduğunda, kıvrıktırlar; şiirin ve
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
kadavranın içi açılmamıştır, insan insanın hiç.

“Ama argın sabahlar unutulmuş” dedi bir Ecebaba.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
“Kız burada kalsın. Tarihler iki türün de aşklarını taşır.”
Beyoğlu’na yazılacaklardır. Gaga burunlu bir çaça der:
📖 Sayfa 25 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
“Siz sermayesiniz ayol!”
Asya’da karanlık karanlık karanlık bir topluluk. İnsan saati olarak bir Perşembe, Ekim.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Bin liralık kadınlar, yüz paralık değil.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
(...)
Milyonluk kadınlar, yüz papellik değil.
Bir oda kiralamıştır Orta Çağ’dan. Yer yatağında yatıyor.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
“Bizim paşa haber gönderdi, fazla gürültü etmesinler, ben riyaziye çalışıyorum.”
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Ve bir melankolya çiçeği, saksıda; suyu düzenli verilecek, yeri değiştirilmeyecek..
📖 Sayfa 37 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Giriyor bir kumru içeri camdan çatlak. “Burada soyunabilir miyim?” der.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Ve kadınlar yagmığa başlıyor eski kente.
Şiir ve Kadavra
📖 Sayfa 56 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Perşömen kağıtlar okunduğunda, kıvrıktırlar; şiirin ve kadavranın içi açılmamıştır, insan insanın hiç.
Şiirin ve kadavranın içi açılmamıştır, insan insanın hiç.
📖 Sayfa 56 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
4 - Ve bir melankolya çiçeği, saksıda; suyu düzenli verilecek, yeri değiştirilmeyecek.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Ve kör bir çeşmenin içinde, zalim bir padişahın zamanında doğmadık
📖 Sayfa 38 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Kendi kendisinin önünde oturmaya mahkûm..
📖 Sayfa 27 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
İstanbul içinde vurmuşlar bir uzakyol kaptanını.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Ama nasıl güzeldi...
Lazımlıkta otururken kıpkırmızıdır padişah. Öfkeden mi ıkınmadan mı? Bilinmiyor.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan

PES BEN DE CUMHURİYETÇİYİM
📖 Sayfa 44 · Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
1. Konuşuluyordu mahallelerde iç ve dış, Enver çıkmış! ve 28 atlı
2. Koşup gelmişlerdi kannaklı davulların dövüldüğü hoş Sancak’a.
Ama argın sabahlar unutulmuş
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Resneli Niyazi geyiğini de getirmiştir Amasya'dan İstanbul'a.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Ihlamur Köşkü ’ndeki toplantıya yatağıyla getirilmiştir, lazımlıkda.Hem etsin hem konuşsun.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Ağız kapışması olur bir ara. Hüdavendigâr livası, köşk, mülkler tehlikededir.
Lazımlıkta otururken kıpkırmızıdır padişah. Öfkeden
mi ıkınmadan mı? bilinmiyor.
İşte burası anlaşılamamıştır yazmanlarca. Tarih hocaları tanışır.
İki kardeş. Biri haremlikte öbürü selamlıkta. Küs.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Bir türlü bulunamaz ‘ada’, takvimsiz saatsiz.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Abydos'da, kızgın demirlerle dağlanmış, hayıtlarla kırbaçlanmış 'dere', aşağıya Ege Denizi'ne akar.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
5. ... Bir gerçekliğin nasıl parçalandığını bilmeyenlere olamaz!
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
1. Medrese 'gözletimevi'ndeki sanıklar, mahkumlar ve deliler bir gece yarısı kimseye belli etmeden 'atlı' tramvaylarla Taşkasap'dan Şişli'ye taşınmıştır.(*)
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
2. Madam Murat Bey uzaklaştınldıktan sonra Barış' dan.
3 - Cıgaralı bir ses der: "Hiç bile, benim nüfus kağıdımda 'ağır işçi ekmek karnesi verildi' duruyor."
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
1. Dervişler kendi deneyimlerinden konuşuyorlardı. Buğday! koruk! boncuk! ünleyen Beylik bir kapaklanmaya görsün. Sekiz şehzade, dokuz tahtı İznik'e kaçıran, dört düzmece... vardık V. Mustafa'ya.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
2. Ve bir kör çeşmenin içinde, zalim bir padişahın zamanında doğmadık diyedir dövündüler dervişler.
1. Bir sadrazam ölmüş; faytonu yokuş aşağı Sirkeci'ye götürülüyor eller üzerinde. Kara bir gemiyle Eyüp Sultan'a gömülecektir.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
2. Yerine atanan bir istimbot da rıhtıma yanaşmış sarı şeritli ak. Yukarı hükümete iktidara çıkıyor.
3. İki alay karşılaşır yolun ortasında. Bir gelgit. Ağır ve sert bakarlar birbirlerine durmak eylemi.
Hiç çözülmemiş çözdürülmemiş bir odun sobası, yaz aylarında dahi.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Bir vergi kitabından korkulurmuş hem dışardan hem
dışarlıklı.
Soğuk Haziran’lar kalabalıklar ölmüştü.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Bir arkadaş arkalarından yürüyor.
Çelenkler ters çevrilir ve çiçekler, biraz çürük ama, la-
vanta lavanta kokmaya başlıyor.
Eski Mecidiyeköy’den gelenler şunu düşünmüş olabilirler. “ Bu kez süsüne kaçılmamış!”
Parşömen kağıtlar okunduğunda, kıvrıktırlar; şiirin ve kadavranın içi açılmamıştır, insan insanın hiç.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan

"Buraya giren bir gazal gördünüz mü?"
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Kara bir gülü koklatabilmiştir bir küçük nakış Barbaros'a.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Sestos’da, zeytin ağaçları altında, Boğaz’ı yüzerek geçen, gece renkli bir Atla sevişir Hero,
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
"Ama argın sabahlar unutulmuş” dedi bir Ecebaba.
“ Kız burada kalsın. Tarihler iki türün de aşklarını taşır."
1. Ihlamur Köşkü'ndeki toplantıya yatağıyla getirilmiştir. Lazımlık da. Hem etsin hem konuşsun.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
2. Ağız kapışması olur bir ara. Hüdavendigar livası, köşk, mülkler tehlikededir.
3. Lazımlıkta otururken kıpkırmızıdır padişah. Öfkeden mi ıkınmadan mı? bilinmiyor.
4. İşte burası anlaşılamamıştır yazmanlarca. Tarih hocaları tartışır.
Karagümrüğü'nde hekimler meşk edecektir. Hangi makamlar hangi alaturka hastalıklara gider?
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Dervişler kendi deneyimlerinden konuşuyorlardı.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Buğday! koruk! boncuk! ünleyen bir Beylik bir kapaklanmaya görsün.Sekiz şehzade, dokuz tahtı İznik’e kaçıran, dört düzmece... vardık V. Mustafa’ya.
Ve kör bir çeşmenin içinde, zalim bir padişahın zamanında doğmadık diyedir dövündüler dervişler.
Ve bir melankolya çiçeği, saksıda; suyu düzenli verilecek, yeri değiştirilmeyecek.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Uç Doğu. Anadolu’yu anlatacaktır öğretmen.Haritayı
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
asar.
Bütün sınıf korkmuştur; göller, ırmaklar dökülecekler!
İstanbul içinde vurmuşlar bir uzakyol kaptanını.
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Ama nasıl güzeldi
yeniyetmelerin denize girmeleri sivil.
Aynalı, üç bayraklı kıçlar ve Dolmabahçe!
"Avcılar gazallan öldürür Anadolu balkanlarında. Gazal kaçar yaralanmışsa, avcı kovalar."
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Eski Adıyladır kimin eseridir?
Çok Eski Adıyladır, Ece Ayhan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1982'de yayımlanmıştır.
Çok Eski Adıyladır kaç sayfadır?
Çok Eski Adıyladır, 64 sayfadır (Adam Yayınları baskısı).
Çok Eski Adıyladır'ın en ünlü sözü nedir?
“Bir gerçekliğin nasıl parçalandığını bilmeyenlere olamaz!”