
Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı'nın 2016 tarihli Edebiyat alanında öne çıkan eseridir. Bu derlemede Kovulmuş Şiirler'den en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Kovulmuş Şiirler'den En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Yavaş yavaş ölüyordum.
📖 Sayfa 11 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Öldüğümü bilmeden!..
Bıyıklarımızı taramayı unuttuk,
📖 Sayfa 23 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Ama gülmeyi unutmadık.
Yüzümüzü düşürdüğümüz kitaplarda kan izleri bıraktık!..
📖 Sayfa 16 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Tasalanma,
📖 Sayfa 9 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Bekleyişler bulur sahibini...
Hangi takvimde unuttuk gülmenin iklimini?..
📖 Sayfa 33 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Böyle her sabah andlarla açılır okullar gibi yüreğim.
📖 Sayfa 48 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Yırtık bir ağrıyla dolaşıyorum günlerdir!..
📖 Sayfa 40 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Beni sorma.
📖 Sayfa 12 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Buradayım, gökyüzü kadar çıplak...
Çiçekçiden bir karanfil al sevgiline
📖 Sayfa 57 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Ekmeğini de bölüşmeyi bil, yüreğini de …
Her gün ter içinde geçiyorum özlemlerimden;
📖 Sayfa 21 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
birtakım şubatlardan, deprem coşkulardan,
rezil korkulardan, ıssız kahramanlıklardan...
Hangi hüznün buğusunu silecek zaman?
📖 Sayfa 37 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
En dilsiz dağları da bombalanan yurt benim!
Haftanın bir ucuna sarkmış oturuyor bir Pazar.
📖 Sayfa 66 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Ben sevmem sarkmış günlerimi.
Yarındır yaşam;
hiç sevmem dünlerimi...
Çoktan beri düş...
📖 Sayfa 22 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Bir karartı çöküyor sevince ve yağmura.
Yarim, ışık kokulu gözlerin, sabırsızım ışığa.
Çoktan beri hasret...
Yarim, uzaklık ömrüm;
uzaklık uçarı dili hasretin...
Hangi hüznün buğusunu silecek zaman?
📖 Sayfa 37 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
"Anlat ki, insanız; dağ'ız, rüzgarız, hırçın gecelerde sapsarı ay'ız, kan karanfil renkte karabasanız."
Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı

Ne yapsam, ne desem sanık gölgemdi; yitsem, dağılsam, ölüp savrulsam tanık gölgemdi... Dayan beynim, yüreğim dayan! Tüken, ama tükeninceye
📖 Sayfa 46 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
kadar dayan...
Kırdılar kalemimi yastadır parmaklarım
Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Yıkadım düşlerimi söze sığındım.
"Her türküyü çalmaz bizim telimiz."
📖 Sayfa 93 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Her halaya çırpınmaz mendilimiz...
Kalan teli kırık saz sekiz kulağıyla;
telli şeytan dilimiz, Pir Sultan'lar pirimiz.
Yarındır yaşam;
📖 Sayfa 66 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Hiç sevmem dünlerimi...
Eksilmeyen
📖 Sayfa 29 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
ve eğilmeyen bir çığlık gibi ömrümüz.
Ey çığlık,
çek git,
büyüdün artık;
artık ömrümüze sığmayacaksın
Bir kasırga büyüyorsa bu haritada,
📖 Sayfa 25 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
biz ne muhbir
ne şakağımıza dayalı tetiğe sağır kalalım;
Homeros'a gidelim, gül parmaklı Eos'a,
uzun yollara,
sıradağlara,
özlemleri azdıran baharlara kalalım...
"Her türküyü çalmaz bizim telimiz."
📖 Sayfa 93 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Her halaya çırpınmaz mendilimiz...
Kalan teli kırık saz sekiz kulağıyla;
telli şeytan dilimiz, Pir Sultanlar pirimiz.
1987 İzmir Diyarbakır
Ağzın var
📖 Sayfa 54 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Dilin var
Adı yok erkekliğinin.
Ötede hayat pay, bedenim pay;
📖 Sayfa 20 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
sürgün ömrüm, yangın gönlüm
vaaay!
1986 Diyarbakır
Kovuldum da yurdumdan duldasız kaldım.
📖 Sayfa 67 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Bir suskun, bir biçare güle sığındım...
2000, Saray Kapalı Cezaevi
Topla gökyüzünü avuçlarıma!
📖 Sayfa 61 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
1982 Diyarbakır
Yüzüm sularda...
📖 Sayfa 13 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Önce kendine, sonra yurtsuzluğuna sürgün sularda...
1987 İzmir
o beklenmedik an;
📖 Sayfa 44 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
en ak yanımı da kirletir akşam...
Kalan
renksiz ışık,
çoğul acı,
tekil yalnızlık...
Kalan
bu duvar,
birkaç resim,
biraz ayrılık...
Ne ki yüreğimde bu bulut kümeleri
Ağzımız dünyaya yakışıyor.
📖 Sayfa 41 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Bu yüzden ihaneti hayata yakıştırmayın;
yüreğim kamaşıyor...
Dağıldım, kanadım ve ölmedim
📖 Sayfa 24 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Çok başıma büyürken
dağıldıkça bildim ki o kuyuya o iple inemem ben

Gözlerine alıştır gözlerimi...
Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Aklım almıyor apansız gidişleri;
📖 Sayfa 9 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
hıçkırıkları, iç çekişleri.
Bul dostunu,
📖 Sayfa 57 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
bas bağrına,
göster yaranı.
Çiçekçiden bir karanfil al sevgiline.
Ekmeğini de bölüşmeyi bil, yüreğini de...
1984 Diyarbakır
Eksilirim, solacak güllere su vermem
📖 Sayfa 43 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Seslerde soluğum buğulanır her akşam.
Yitirirsem eksilirim...
Yok eden bir hançer bu düpedüz;
📖 Sayfa 30 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
ucunda gül aranmaz ki!
Ben kalkmış yürürken uğuzun,
arkamdan vurulmaz ki!
Bu, cellatların dans ettiği bir ölüm, gülüm,
doğurmayı bilmeyen tek şeydir ölüm;
Notalar susar, ertelenir şarkılar.
📖 Sayfa 39 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Ama biz konuşuruz ertelenmez hayatın künyesinde!
1985 Diyarbakır
Kalktığım yerde çığlık, düştüğüm yerde mayın
📖 Sayfa 36 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Kelepçenin çeliğine rehin düşen can benim.
Kurşunlarla delik deşik yama tutan ten benim.
2002 Istanbul
Ölümün ötesi puslu bir yoldur!
📖 Sayfa 64 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Bakarsın ölüm bir öpüştür, gelir.
Tadarsın.
adın rüzgarlarda kalır...
/Aldırma, savurur kendi kirini sonra durulur;
📖 Sayfa 25 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
aldırma, ömrümüz kendini çoğaltan bir akarsudur.../
Ötede hayat pay, bedenim pay;
📖 Sayfa 20 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
sürgün ömrüm, yangın gönlüm
vaaay!
Çoktan beri kahır
📖 Sayfa 23 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Kahır olalı belki,
bizden arsızıyla görülmemiştir
ve tınmamış kimseyi bizim kadar.
Bıyıklarımızı taramayı unuttuk;
ama gülmeyi unutmadık...
Yârim, sen yine yollara bak.
Kalan da, giden de yollardadır,
gelen yollarda.
Ve çoktan beri ısrar.
Yakın tut sesini uzaklara...
Takalar çömelirken uykularına balıkların,
📖 Sayfa 45 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
uzak sevinçlerine savrulurken bin özlem;
yine de salmaz hayatı avuçlarım...
Kırdılar kalemimi yastadır parmaklarım
📖 Sayfa 7 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Yıkadım düşlerimi söze sığındım...
2000 Saray Kapalı Cezaevi
yavaş yavaş ölüyordum öldüğümü bilmeden
📖 Sayfa 11 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Ama uçmaya yeni kuşlar büyüyordu kan mevsiminde...
Kara yerden kara yele atmışım hasretimi;
📖 Sayfa 33 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
iz sürer tüketir diye kendini.
Ağrım dağlara dağılır, dağlara sabrım.
Susarsam kanatlar sesimi...
Sesim
ki gövdesini güneşe dik tutan yaralı dağlar gibi.
Hangi takvimde unuttuk gülmenin iklimini?

Eksilip yağmurlarla
📖 Sayfa 9 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
neden sarıp sarmalarız bekleyişleri?
Ayrı takvimlere düştük aynı günün elinde.
📖 Sayfa 10 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Herkes iklimi kadar yeşerirken,
sesi boğuldu ışıkların yüreğimizde.
Sessizliğin ışıkları sönmüş bir kent değil ki senin.
📖 Sayfa 57 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Git, bir dağ pınarına yasla ağzını, arın uykudan.
Cizre gibi sus,
Harzo gibi savrul
Pervari gibi özle...
Unutmak diyordum
📖 Sayfa 62 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
ezberlediğim sıcaklıkları;
unutmak zor değil,
zor olan unutmak alışılanı...
Bul dostunu,
📖 Sayfa 57 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
bas bağrına,
göster yaranı.
Sen de en doğal umuda sakla kendini;
📖 Sayfa 26 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
yürümeyi büyüt gel, gözlerime alıştır gözlerini...
Eski bir aşk,
Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Yeni bir ayrılıktır her zaman.
Bunu kuşlar sorar, yıldızlar da anlatır;
Kimse bilmez be canım
Bir yara bir ömrü nasıl kanatır…
Beni sorma. Yaza yaza tükenir, tükene tükene yazarım ya da. Beni sorma, düşe kalkar gider, eksile büyüye, ağlaya güle ölürüm ya da.
📖 Sayfa 12 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Beni sorma, yaza yaza tükenir, tükene tükene yazarım ya da. Beni sorma, düşe kalka gider, eksile büyüye, ağlaya güle ölürüm ya da.
📖 Sayfa 12 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Beni sorma...Burdayım gökyüzü kadar çıplak!
Sen ol, sokma şiiri uykularına
📖 Sayfa 51 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Vururlar seni de okul yolunda
Daha gözlerinin uçurumlarında umarsız çığlık
📖 Sayfa 59 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
ve sağanakta bu şehrin kurşunlanan gövdesi.
İnan hepimiz unuttuk gülümsemeyi...
ben oturmuş çığlıklarımı yumrukluyorum
📖 Sayfa 41 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
ve mühürlü bir ağızla kalkıyorum günlerin döşeğinden.
oysa ağzım da, sesim de dünyaya yakışıyor.
Geçirdim onu bıçak gibi susmaların dipsizliğinden...
Kalan
📖 Sayfa 44 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
renksiz ışık,
çoğul acı,
tekil yalnızlık...
Ve kalbinde yeni doğmuş bir bebek gibidir dünya...
📖 Sayfa 56 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Nasılsa kentlerden salınmış insan büyük kıyısızlığına; kimi çıkar kimi çıkmaz sokaklarına; her ömür rotasında, her ses kendi akordumda.
📖 Sayfa 12 · Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı
Sordun mu nedir nabzımda böyle derin kuyular, nedir şafağımın şakağında bu ısrar? Hem nasıl alıp götürmez beni buraya getiren yollar!
Sıkça Sorulan Sorular
Kovulmuş Şiirler kimin eseridir?
Kovulmuş Şiirler, Yılmaz Odabaşı tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.
Kovulmuş Şiirler kaç sayfadır?
Kovulmuş Şiirler, 96 sayfadır (Siyah Beyaz Yayınları baskısı).
Kovulmuş Şiirler'in en ünlü sözü nedir?
“Yavaş yavaş ölüyordum. Öldüğümü bilmeden!..”