
Lale-i Tur, Muhammed İkbal'ın 54 sayfalık eseridir. İlk kez 2013'te yayımlanmıştır. Lale-i Tur için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.
Lale-i Tur'dan En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Kendimle gururluyum, ihtiyacı olmayan dilenciyim.
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Yel gibi savurdu beni avâre,
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Etti gönlümü gül gibi yüz pâre;
Kör bakar gözlerim aşikâra,
Lâkin keşif hazzı verdi bana.
Kulağıma bir ses geldi mezardan:
📖 Sayfa 43 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
"Toprak altında da hayat var"
Ey dökülmüş kirpiklerim, peki siz neredesiniz?
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Fakat kapama gözlerini kendine,
📖 Sayfa 44 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Canında bir şey var görmeye değer.
Gel ey aşk, ey gönlümüzün sırrı;
📖 Sayfa 28 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Gel ey ektiğimiz, ey onun mahsulü.
Sen Ey eşsiz yârim, nasılsın benden ayrı?
📖 Sayfa 25 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Yüreğimizde gizli bir âlem var Toprağımızda gönül, gönlümüzde keder var.
📖 Sayfa 26 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Ya Rab, yüreğimdeki gönülden haber ver..
📖 Sayfa 5 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Deme sakın bu dünya fani;
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Her ânımız sonsuzluk örtüsü.
Yarından daha sıkı sarıl bu güne.
Çünkü o hâlâ zaman içinde kuruntu.
.
Kendimle gururluyum, ihtiyacı olmayan dilenciyim.
📖 Sayfa 36 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Çarparım, yanarım, eririm; ney olur çalarım.
Nağmemle yakarım seni, ateşte eritirim;
İskender’im, hakikat aynasını sende yaratırım.
Aşk her gönülde farklı bir renk aldı,
📖 Sayfa 45 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Kimi zaman bir taş, bazen cam oldu.
Seni kendinden çalıp gözüne yaş verirken,
Beni kendime daha yakın kıldı.
Aşk’tan korkusuzum artık ben, nedir sıkıntın?
📖 Sayfa 25 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Bu hengâmeyi bizzat Sen yarattın.
Ne sorarsın Râzi’den Kuran’ın manasını ?
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Gönlümüz O’nun ayetinin delili.
Dünyalar doğar bir avuç toprağımdan
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Gel de hisse al mahsulümden.
Dosta giden yolu şaşırdınsa eğer,
Bir an kaybol, yol ara ıssız gönlümden.

Bir dünya kaybolmuş gözümden ne keder
📖 Sayfa 33 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
İçimde hâlâ yüzlerce dünya gizlidir
Sen ey çocuk, şahsiyetini terbiye et
📖 Sayfa 26 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Müslümansan eğer, kibri terk et!
İlim Hümâ'sı düşünce tuzağına,
📖 Sayfa 17 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Şüpheye giriftar, az emin ol.
Amel istiyorsan, şüpheden arın, emin ol.
Bir'i ara, Bir'i gör, Bir ol!
Söz zevki canımı kan etti,
📖 Sayfa 46 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Istırap, yolu parıltılarla aydınlık etti.
Aşktan konuşmak için dudak açtım,
Lakin sır perdesini daha sırlı etti.
Etti sonunda firar, ilim sahibi akıldan.
Heves düşkünü gönlü kanattı aşktan.
Ne sorarsın İkbâl'den şu dönen feleği,
Nüktedan bilgemizin aklı gitti başından.
Bu vadi gül dolu toplamaya değer.
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Fakat kapama gözünü kendine,
Canında bir şey var görmeye değer.
Allah'ı arayan, bâtını bilenlere,
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Benden şunu söyle Has Sûfilere:
"O gayretin kulluğundan öyle sarhoşum ki;
Selâm olsun benlik nuruyla Allah'ı görenlere!"
Kelimelere sığmaz Mekânsız olan;
📖 Sayfa 45 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Kendine bir bak, apaçıktır bu muamma.
Ruh, bedenine öyle kurmuş ki mekân,
Ne şurada denebilir ona, ne burada.
Renk ve koku dünyası bilmeye değer,
📖 Sayfa 44 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Bu vadi gül dolu toplamaya değer.
Yüreğimde olasın öldükten sonra,
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Senin elinde korku ile ümit arasındayım.
İçimdeki bu efkârın cilvesi nedir?
📖 Sayfa 36 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Dışımdaki tüm bu esrar nedir?
Söyle bana ey nüktedan Bilge:
“Beden durgunken, ruhun gezginliği nedir?”
Renk ve ırk bağından değilsin hâlâ azad,
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Diyorsun ki Türk'üm*, Afgan'ım ben.
Lâkin önce renksiz, kokusuz ;
Ondan sonra Hindu'yum, Turan'ım ben,
Dalga gibi çırpınırım bu deryada;
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Durulursam eğer, yok olurum ben.
Neden mecâlsiz canımda fırtınalar koparırsın?
📖 Sayfa 17 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Bu bağın kuşlarının meclisindenim ben,
📖 Sayfa 22 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Dilsiz goncaların diliyim ben.
Ölünce karıştır toprağımı seher yeline,
Gülleri tavaftan başka iş bilmem ben.
Bu toprağın âdemleri yaşlandı.
📖 Sayfa 28 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal

Ölünce karıştır toprağımı seher yeline,
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Gülleri tavaftan başka iş bilmem ben.
Can gömleği yırtmak, ne vakte kadar?
📖 Sayfa 43 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Karınca gibi yuvan toprakta, ne vakte kadar?
Nasıl uçulur şahinden öğren, yüksel semaya;
Çer çöpte dane aramak ne vakte kadar?
Aşk kederinden inleyen şu gönlüme bak;
📖 Sayfa 23 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Sana ne dinimden, ayinimden!
Akıl, dün ve bugünün esiridir..
📖 Sayfa 16 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
İçimdeki bu efkârın cilvesi nedir?
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Dışımdaki tüm bu esrâr nedir?
Söyle bana ey nüktedân Bilge:
"Beden durgunken, ruhun gezginliği nedir?"
Kelimelere sığmaz Mekânsız olan;
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Kendine bir bak, apaçıktır bu muammâ
Ruh, bedenine öyle kurmuş ki mekân,
"Ne şurada denebilir ona, ne burada"
...
Balık gibi çırpınmaktan gayrısı bize haramdır.
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
!
Bir nefeslik çırpın, ölüm zaten devamıdır.
Söyle bana ey nüktedan Bilge:
📖 Sayfa 36 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
"Beden durgunken, ruhun gezginliği nedir?"
Sinendeki bu kalp nedir benden sor:
📖 Sayfa 15 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
İdrakındır o, yanınca dirilir.
Çarpış hızıyla kalp, olur gönül;
Bir an kesilirse atışı eğer, kil olur.
Kulağıma bir ses geldi mezardan:
📖 Sayfa 43 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
“Toprak altında da hayat var”
Başkalarının isteği üzere yaşayanın,
Nefesi vardır, ama ruhu yoktur.
Bilmiyorum bade miyim, testi mi?
📖 Sayfa 29 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
İnci miyim, yoksa onun sahibi mi?
Dikince gözlerimi gönlüme,
Can mıyım, yoksa ondan gayrı mı?
Gönlüm tek arzuyla kıpır kıpır,
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Kopan fırtınalar yüreğimdedir.
Ne dememi istersiniz ey dostlar,
Sohbetim sadece kendimledir.
Kemirmesin seni ölüm düşüncesi ey dar görüşlü,
📖 Sayfa 37 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Nefes dursa dahi gönül baki, gam değil.
Ey gönül, gönlüm, sinemdesin;
📖 Sayfa 26 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Deryamsın; kayığım, sahilimsin.
Neden çiy gibi damlamazsın toprağıma.
Neden gül gibi toprağımdan gonca vermezsin?
Sen ey çocuk, şahsiyetini terbiye et,
📖 Sayfa 26 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Müslüman'san eğer, kibri terk et!
Kızıl rengi, kanı; nesebi, soyu;
Arap'san eğer, Araplığı terk et!
Ne Afgan'ız, ne Türk ne de Tatar'ız,
Bir bahçeye ait, onun dalından budağından biriyiz.
Renk ve koku ayrımı yapmak haramdır bize;

Kıyısız denizlere rakip kılacaksan eğer,
📖 Sayfa 5 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Azgın dalgalar arasında ver.
Varlığımdan, yokluğumdan dil kesmişim ben;
📖 Sayfa 19 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Dersem ki varım, kendimle sarhoşum ben.
Fakat kimindir şu latif ses sinemden gelen,
Diyor ki; varmışım ‘ben’.
Sorma neyim, nereden gelmişim ben,
📖 Sayfa 27 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Kendiyle karışmış, çalkalanmış diriyim ben.
Dalga gibi çırpınırım bu deryada;
Durulursam eğer, yok olurum ben
Kelebeğin çırpınışı, ne vakte kadar ey gönül?
📖 Sayfa 9 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Yiğitlik yolundan geri durmak ne vakte kadar?
At ateşine kendini bir müddet yan!
Ateşi tavaf ey yabancı, ne vakte kadar?
Ey dökülmüş kirpiklerim, peki siz nerdesiniz?
📖 Sayfa 31 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Sanmayasın bu tende huzur vardır;
📖 Sayfa 31 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Bu aşkın deniz sahil tanımaz...
Kıvrım kıvrım goncasında kokusunu saklayan,
📖 Sayfa 37 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Nergis gibi kapalı gözle geçme bu bağdan,
Hak, sana daha aydınlık bir göz bağışladı,
Nasıl hem cansın hem candan gayrı?
📖 Sayfa 25 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Işığımsın, seninle yanmışım, sensiz sönerim;
Aşkı, aşkın esrarını benden sorma;
📖 Sayfa 21 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Zuhur etmesini dilediğin her renk,
Sinedeki bir noktadan fazla değil;
Gelince dile bitecek söz değil.
Yeryüzünü, gökyüzünün sırdaşı bil,
📖 Sayfa 38 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Mekânı, La-Mekân sırrının şerhi bil.
Her zerre Dost İkametgahına uçar,
Akan kili, uçan kumu yolun izi bil.
Lale yapraklarını kırmızıya boyar aşk,
📖 Sayfa 7 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Musibeti canımıza salar aşk.
Şu topraktan bedeni yararsa eğer,
Gör bak içini nasıl kana boyar aşk.
Ey Bahçıvan, diyordu bir sabah bağ bülbülü:
📖 Sayfa 8 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Gamdan başka fidan bitmez bu bahçede.
Uzun ömür sürerken çöl dikeni,
Gençliğe ulaşınca ölür gülfidanı.
Ne binecek bir küheylânım var benim,
📖 Sayfa 28 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Ne de ulu şahların nedimiyim;
Olmayacaktı aşk ve şu hengâmesi,
📖 Sayfa 10 · Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Gönül olsaydı akıl gibi ferzâne.
Aşk her gönülde farklı bir renk aldı,
Lale-i Tur, Muhammed İkbal
Kimi zaman bir taş, bazen cam oldu.
,
Beni kendime daha yakın kıldı
.
Sıkça Sorulan Sorular
Lale-i Tur kimin eseridir?
Lale-i Tur, Muhammed İkbal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır.
Lale-i Tur kaç sayfadır?
Lale-i Tur, 54 sayfadır (Araf Yayıncılık baskısı).
Lale-i Tur'un en ünlü sözü nedir?
“Kendimle gururluyum, ihtiyacı olmayan dilenciyim.”