
Şahane Gazeller 2, İskender Pala'nın 2017 tarihli Edebiyat alanında öne çıkan eseridir. Bu derlemede Şahane Gazeller 2'den en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Şahane Gazeller 2'den En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Dil yâre derdin etmiş feryâd söyleyince
📖 Sayfa 218 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Bir gûne dahi olmuş nâşâd söyleyince
(Gönül, içindeki derdi sevgiliye söyleyince dayanamayıp feryada başlamış. Öyle ki derdini söyleyince pişmanlıktan bir kat daha mutsuz olmuş.)
Derdim nice bir sînede pinhân ederim ben
📖 Sayfa 138 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Bir âh ile bu âlemi virân ederim ben
Dâğlar lâle gibi tazelenir miydi eğer
📖 Sayfa 94 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Âteş-i sîneme âh etmese her gâh meded
(Eğer ahlar, göğsümdeki ateşin imdadına yetişmeseydi yüreğimdeki dağlama yaraları lale gibi tazelenir miydi sanıyorsun?..)
-Nefi
Aşkınla İlâhî beni âşufte-dimâğ et
📖 Sayfa 164 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Firkat-i yâr katı zâr ü zebûn itdi beni
📖 Sayfa 32 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Döymeyem mihnet ü hicrâna ölem gibi gelir
(Sevgilinin ayrılığıyla ağlayıp inlemek artık beni pek mecalsiz bıraktı. Öyle ki sıkıntı ve iç acısına dayanmak, bana her an bin kez ölmek gibi geliyor.)
-Baki
Can acısını haste-i derd-i firâk olup
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Dildâde-i nigâr-ı sitemkâr olan bilir
Sevdâ-yı zülf-i yâr ile Bâkî be çekdiğin
Bend-i kemend-i aşka giriftâr olan bilir
Can acısınun ne olduğunu, ancak sitemkâr bir sevgiliye gönül kaptırıp da onun ayrılık derdiyle hastalanan bilebilir.
Sevgilinin zülfünün sevdası ile Bâkî’nin neler çektiğini, aşk kemendinin bağına tutulmuş olandan başk kim bilebilir ki?
Açıl bâğın gül ü nesrîni ol ruhsârı görsünler
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Salın serv ü sanevber şîve-i reftârı görsünler
Bakî
Dil derdini gamınla dil-efgâr olan bilir
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Bîmâr hâlini yine bîmâr olan bilir
(Ey sevgili!) Gönül yarasının ne olduğunu, ancak senden ayrı kalmanın derdiyle gönlü yaralanmış olan bilebilir.
Nitekim hastanın halinden yine(ayrı dertten) hasta olan anlayabilir.
Hoş gelür ana rebâb âvâzesi gavgâsı yok
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Pâdişah-ı aşk olanlar kûs-ı hâkân istemez
Kimseyle çekişmesi , kavgası olmayan kişiye rebap sesi nasıl da yeterli gelir.
Çünkü aşk padişahı olanlara (dünya hükümdarları gibi) saltanat davulu gerekmez.
Giryeden cûy-ı sirişküm sû-be-sû oldı revân
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Yine Kulzüm gibi cûş itdi bu deryâ semt semt
Ağlamaktan, gözyaşımın kablı ırmağı yer yer akmaya başladı ve sonuçta bu derya, yine Kızıldenşz gibi semt semt coşup taştı.
Nedür bu handeler bu işveler bu nâz u istiğnâ
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Nedür bu cilveler bu şîveler bu kâmet-i bâlâ
(Ey sevgili!) Nedir bu gülmeler, bu işveler, bu naz ve umursamazlık! Ya nicedir bu cilveler, bu edalar, bu boy pos ve endam!
Baş eğmezüz edâniye dünyâ -yı dûn içün
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Allah’adur tevekkelümüz i’timâdumuz
Şu alçak dünyanın (birtakım geçici menfaatleri) uğruna aşağılık kimselere boyun eğmeyiz. (Bu yolda) bütün tevekkülümüz, bütün güvencimiz Allah’adır
Kapunda sâ’il olmak gayra mihmân olmadan yegdür
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Gedâ-yı kûyun olmak Mısr’a sultân olmadan yegdür
(Ey sevgili!) Senin kapında dilenci olmak, başka birinde misafir olup(izzetüikram görmekten) yeğdir.
Mahallende yoksul olmak, Mısır’a sultan olmaktan daha iyidir.
Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
Avazen bu âlemde Davut gibi çınlasın. Gökkubbede baki kalan ancak hoş bir seda imiş.
Unfuvân-ı sıhhate ey Bakî magrûr olma kim
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Lâ-cerem her hayy-i dânâ irtihâl üstündedür
Ey Bakî! Sağlık ve gençliğin zindeliğine mağrur olma ki, şüphesiz her diri, elbette bir sonsuz yolculuğun üzerindedir.

Giryân o Leylî-veş nola sahrâya salsa Bakî’yi
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Mecnûn’un âb-ı çeşmine hâk-i beyâbân teşnedür
O Leyla gibi olan güzel, ağlayışlar içindeki Bakî’yi çöllere salsa ne çıkar! Bilakis, Mecnun’un gözyaşlarına, (kavrulan) çölün toprağı susamış değil midir?
Dil-i pür-hûn elem-i hecrün ile cûş ideli
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Çeşme-i çeşmün akan suları dem gibi gelir
Bâkiyâ kangı gönül şehrine gelse şeh-i ışk
Bile endûh u belâ hayl ü haşem gibi gelir
Kan oturmuş gönlğm, senin ayrılık elemini çekerek coşup çağlayalı, göz çeşmesinden akan sular (gözyaşları) kan gibi geliyor.
Ey Bâkî! Aşk sultanım hangi gönül şehrine gelip konsa, kaygı onun beraberindeki süvari ordusu; bela maiyetindeki askerler gibi gelip o şehre yerleşirler.
Derd-i çeşmün gördüğümce derd-nâk eyler beni
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Gözlerün derdi senün bir gün helâk eyler beni
Ne zaman gözlerini görsem o sevda beni dertlere salar.
Bu gidişle senin gözlerini görmeme endişesi beni bir gün helak eyleyecek.
Ey ser-efrâz geçen kimse ne gaddâr idügin
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Başuna tokunıcak anlayasın gerdûnun
Zîr-i hâk olsa gerek menzilün âhır n’idelüm
Mâline mâlik imişsin tutalım Kârun’un
Ey başı yükseklerde olan kişi! Feleğin ne gaddar olduğunu, başına dokunduğu zaman anlarsın.
Tutalım ki Karun’un malı sende olsun. Son durağın toprağın altına girmek olduktan sonra, ne yazar?!
Seni seyr etmek içün rehgüzer-i gülşende
📖 Sayfa 44 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
İki cânibde durur serv-i hırâmân saf saf
"(Ey sevgili! Senin boy posuna özenerek) salınan serviler, gül bahçesinden geçen yolda seni seyretmek için iki taraflı saf saf olmuş beklemekteler."
*Bâkî
Ölmek âsân âşıka bir dem firâk-ı yâr güç
📖 Sayfa 92 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Böyle müşkül derd esîri hastaya tîmâr güç
"Âşık için ölmek en kolayı... Zor olan, bir an da olsa sevgiliden ayrı kalmak. Nitekim böylesi dermansız derde tutulan hastanın tedavisi de güç."
*Nef'î
Ne bilsünler karanuda anun göz kırpduğın iller
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Gice hâl-i ruhunda bahs içün gelmiş meger kevkeb
Ne taşlar basdı seng-endâz-ı âhum deyr-i gerdûna
Düşen altun kayalardur degül vakt-i seher kevkeb
Karanlıkta yıldızın göz kırptığını eller ne bilsinler?!
Meğer o gece vakti senin yanağındaki ben ile konuşup söyleşmeye gelmiş.
(Senin ayrılığının acısı ile) kora dönmüş taşlar fırlatan ateşli ahım, vaktiyle şu dönen kubbeye nice taşlar gönderip yığmıştı.
İşte şimdi seher vakitlerinde düşenler, o altın renkli kayalardır; yoksa yıldız kayması değil.
Unfuvân-ı sıhhate ey Bâkî mağrûr olma kim / Lâcerem her hayy-i dânâ irtihâl üstündedir.
📖 Sayfa 26 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
"Ey Baki ! Sağlık ve gençliğin zindeliğine mağrur olma ki , şüphesiz her diri , elbette bir sonsuz yolculuğun üzerindedir."
Yâr eğer âşık ne eylerse muhabbet iktizâ
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Etmemek olur mahallinde ânı izhâr güç
Aşkın gerektirdiği her şeyi yaptığı halde, sevgilinin kendisine karşılık vermemesi kadar âşığın gücüne giden ne olabilir?
Bâde gam verir bize biz âşık-ı divâneyiz
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Gelmeden bu bezme câm-ı aşk ile mestâneyiz
Çekmeziz renc-i humârı ömrümüzde gerçi biz
Gam değil mahmûr olursak sâkî-i meyhâneyiz
Öyle çılgın aşıklarız ki biz, şarap bize ancak üzüntü verir. Çünkü biz, daha şu dünya meclisine gelmeden(Elest bezminde) aşk kadehi ile sarhoş olmuşuz.
Ömrümüz boyunca hiç mahmurluktan dolayı sıkıntıy- düşmediğimiz için artık kendimizden geçsek gam değil; çünkü biz meyhanenin sakisiyiz ( mahmurluktan uyanmak için yeniden içeriz).
Dahi mecâz u hakikât ne olduğunu bilmez
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Hevâ-yı aşk sanır bir dil-i harâbım var
Benim, aşka tutulduğunu zanneden harabeye dönmüş bir kalbim var ki henüz neyin mecaz, neyin hakikat olduğunu bile bilmiyor.
Ne iktizâ-yı hıredsûzdur bu berzahda
📖 Sayfa 198 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Ki ehl hâr ola nâdân ola huzûr edecek
"Akıllara durgunluk veren nasıl bir gerekçedir ki şu geçici dünyada layık olanlar dikenler arasında kalsınlar da nadanlar huzur içinde yaşasın!.."
*Nailî
Baht-ı pürâzârın eylerse telâfisin yine
📖 Sayfa 158 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
İltifât-ı gamze-i hâtırnüvâz eyler bana
"İncinmeler, kırılganlıklar, perişanlıklarla dopdolu olan şu bahtımdan çektiklerimi etse etse sevgilinin gönül okşayıcı bakışları telafi edebilir."
*Nailî
Benim aşık ki rüsvalıkla tuttu şöhreti şehri
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Yazanlar kıssa-i Mecnûn'u hep yâbâne yazmışlar.
*Gerçek aşık benim, Çünkü rezil rüsvalığim tüm şehirde meşhur oldu. Mecnunun hikayesini yazanlar onu yabana attı.
Gördüğün âşık eder bir büt-i ra'nâsın sen
📖 Sayfa 140 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Acep üftâdesi çok dilber-i yektâsın sen
"Sen (biblo gibi) öyle müstesna bir güzelliksin ki her göründüğünü kendine âşık edersin. Yoksa sayılamayacak kadar tutkunları olan o dilber sen misin?!."
*Nef'î

Dildedir mihrin ko hâk olsun yolunda cân u ten
📖 Sayfa 128 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Ben ölürsem âlem-i ma'nâda bâkîdir gönül
"Ey sevgili! Aşkın gönlümdedir. Varsın canım ve bedenim yolunda toprak oluversin. Çünkü ben ölsem bile, mana âleminde gönül yaşayacak değil midir!?."
*Nef'î
Hep siyeh-pûş oldular kasr-ı şebîhûn-ı dile
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Girdiler müjgânların bir renge câdûlar gibi
Kirpiklerin öyle bi renge girdiler ki cadılar gibi karalara büründüler. Anlaşılan kalbime bir gece baskını vermek niyetindeler
Ne var ki bugün Avrupa hala kökleri ile bağlarını sağlamlaştırıyor da biz mazimize prangalar vurup aramızdan kovmak için binbir bir türlü şaklabanlıklar yapıyoruz.
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Dest-i istiğnâya ger müjgânı bir hançer verir
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Sulh-düşmen bir siyeh-mest-i itâbın mestiyiz
(O gamzeli bakışın) her kirpiği, kendini beğenmişliğin eline bir hançer daha sunar. Bu halimizle biz, düşman ile sulh olmuş bir azarlama sarhoşu uğruna kendimizden geçmişiz.
N'ola seyl-i sirişk-i çeşm-i giryân durmayıp aksa
📖 Sayfa 100 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Söyünmez sînede bir âteş-i cânsûzumuz vardır
"Ağlayan gözlerimden yaşlar sel gibi aksa ne çıkar, göğsümüzde söndürülemeyen can yakıcı bir ateşimiz vardır."
*Nef'î
Saatin çaldığı evkat değildir her bar
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Müddet-i ömrü gelip geçdiğine eyler ah
Mana odur ki:"Saatin her saat başı çalmasının sebebi vakti bildirmek değil ;belki ömrünün gelip geçtiğine ah eylemektir.
Derd-i aşkı gayrıdan sorman ne bilsin
📖 Sayfa 62 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Anı yine âşık-ı nâlâna söylen söylesin
"Aşk derdini başkalarından (aşkı anlayamayanlardan) sormayın. Aşkı çekmeyen (onun ne olduğunu) ne bilsin? Siz onu yine inleyen âşığa sorun ki size (hepsini) bir bir anlatıversin."
*Bâkî
"Nazmızmızla n'ola kılsak gamı şevka tebdil
📖 Sayfa 118 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Zehri ey Nef'î biz efsûn ile tiryâk ederiz."
Ruhun şevkıyla dil kim zülf-i müşg-efşâna el sunmuş
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Züleyhadır ki dâmân-ı meh-i Ken’ân’a el sunmuş
Yanağının özlemiyle gönül, misk kokuları saçan saçına el uzatmış. Bu tıpkı Züleyha’nın Kenan ilinin dolunayı olan Yusf’un elbisesine el uzatması gibidir.
Bir şu 'lesi var ki şem' - i canın
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Fanusuna sığmaz asumanın
Girdi miftâh-ı der-i genc-i ma’âni elime
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Âleme bezl-i güher eylesem itlâf değil
Manalar hazinesinin kapısının anahtarı elime geçti bir kere; artık o hazineden her yana mücevherler saçsam boşa gitmiş sayılmaz.
Gamze dildûz olıcak nâz ü tegâfül ne belâ
📖 Sayfa 84 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Dilde sabr olmayıcak nâza tahammül ne belâ
"Sevgilinin o süzgün bakışı gönüller delmeye başlayınca yaptığı naz ve âşığını bilmezlenme bilseniz ne beladır!.. Hele gönülde sabır kalmayınca naza katlanmak nasıl sıkıntıdır!.."
*Nef'î
Gökkubenin altında söylenmedik söz kalmamıştır derler. Ama bütün sözler yeniden yorumlanmaya muhtaçtır.
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Verâ-yı perdeden âgeh değilsin ey gâfil
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Hayâl-ı zıll-i müşabih zuhuru neylerler
A gâfil! Görünürlük perdesinin ardındaki gerçekleri anlayamadıktan sonra, gölge oyununa benzeyen bi hayat ne işe yarar!
Bu bezm-i dilgüşâya mahrem olmaz Bâki’yâ herkes
📖 Sayfa 64 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
De gelsin ehl-i diller gelmesin bîgâneler dönsün

1. Şadi-i vuslat niçin tahmîl-i nâz eyler bana Rind-i şādī-düşmanım ben gam niyaz eyler bana
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
1. Neşeye düşman bir rindim ben; üstelik gam da "Ne olur çek beni!" diye yalvarıp durmada. Bu halde iken (bir anlayabilsem, acaba) vuslat sevinci neden bana gam yükünü yüklemede?!..
4. Düşsek dehen-i mâra sadefden bile geçdik Tek katre-i nīsān gibi ummâna dökülsek
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
14. Sedeften (inci yapan istiridye) geçtik, bari yılanın ağzına olsun düşebilsek de bir nisan damlası gibi denizlere dökülsek...
Rind-i aşkız hâsılı Nef’î-i bî-pervâ gibi
📖 Sayfa 128 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Âşinâya âşinâ bîgâneye bîgâneyiz
Edebiyat, edeb kökünden türemiştir ve insana edepli olmayı öğretir. Biz buradaki edepten kastın biraz da ruh terbiyesi olduğunu sanıyoruz. Bugun ruhlarımız inşirah bulamıyorsa bunda biraz da asırlar boyu genlerine sinmiş olan bu terbiyeden uzak kalışının etkisi yok mudur sizce?
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Baş eğmezüz edâniye dünyâ -yı dûn içün
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Allah’adur tevekkelümüz i’timâdumuz
Şu alçak dünyanın (birtakım geçici menfaatleri) uğruna aşağılık kimselere boyun eğmeyiz. (Bu yolda) bütün tevekkülümüz, bütün güvencimiz Allah’adır
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
1. Ayağun toprağın özler yürürken gökde her keukeb Eşıgün canibin gözler zehî âlî-nazar keukeb
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
1. (Ey sevgili!) Sen yürürken, gökteki her bir yıldız senin aya- ğının toprağını özler (ona erişme arzusuyla iç geçirir). (Bakmasını ve bakacağı yeri bilen) nice ferasetli yıldızlardır onlar ki, (belki sen çıkıverirsin diye) eşiğinin bulunduğu avluyu gözlerler.
Dehre mağrur olma ey gâfil ki bunda âdeme Tâli’i yüz dödürür gâhî sitâre nâz eder…
📖 Sayfa 106 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Nef’i
Ey gafil! Dünyadaki varlığınla övünme , gün gelir talihin senden yüz çevirir de yıldızın düşer.
Destinde dagal-mühreyiz ey çarh-ı müşa’biz
📖 Sayfa 184 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Her lahzada bin çeşm-i temâşâda nihânız
Bâki
📖 Sayfa 32 · Şahane Gazeller 2, İskender Pala
Gazel.
Yârdan cevr ü cefâ lûtf u kerem gibi gelür
Gayrıdan mihr ü vefa derd ü elem gibi gelür
Firkat-i yâr katı zâr ü zebûn itdi beni
Döymeyem mihnet ü hicrâna ölem gibi gelür
Uydurup leşker-ı uşşâkını ol şâh-ı cihan
Nâz-ıla salını salını alem gibi gelür
Dil-i pür-hûn elem-i hecrün ile cûş ideli
Ceşme-i çeşmün akan suları dem gibi gelür
Bâkî’yâ kangı gönül şehrine gelse şeh-i ışk
Bile endûh u belâ hayl ü haşem gibi gelür
Çünkü ben ölsem bile, mana aleminde gönül yaşayacak değil midir!?
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
1. Baht uyansa hāba varsa dīde-i bīdārımız Düşde bārī gayrıdan tenha düşürsek yarımız
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
1. Artık bahtımız açılsa da uykusuz gözümüze bir an olsun uyku girse; ve sevgilimizi, tek başına, düşte olsun görebil sek.
2. Vefanı mutlak ağyara münasibdir demez kimse Velī ceur ü cefânı âşık-ı zara mahal derler
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
12. Hiç şüphesiz, rakiplerime vefa göstermeni kimsecikler münasip görmezler; lakin ben zavallı âşığına eziyet eyleme- ni yerinde bulurlar.
1. Kevkeb-i bahtım benim bürc-i hilâl üstündedür Afitâb-ı tali'im her gün zeval üstündedür
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
1. Benim bahtımın yıldızı hilal burcu üstündedir; yani ki, talihimin güneşi her gün yeniden tutulmaktadır. /
1. Sîne gülzar-ı muhabbet nâle bülbüldür bana Vakt-ı dağ-efrûzi-i dil mevsim-i güldür bana
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
1. Bağrım, aşkın gül bahçesi, çığlıklarım da bülbül sesidir. Öyle ki, gönlümün dağlama yaralarıyla (kızıl güller açmış gibi) yandığı zamanlar da benim için bir ilkbahar yerine geçer.
14. Subh u şamı fark olunmaz asuman-ı tab'ımın Maşrık-ı endişemin hurşid ü mahı böyledir
Şahane Gazeller 2, İskender Pala
14. Şairlik tabiatımın göklerinde gece ile gündüz fark edilemez. Düşüncemin doğduğu yerdeki güneşin ve ayın hali budur
Sıkça Sorulan Sorular
Şahane Gazeller 2 kimin eseridir?
Şahane Gazeller 2, İskender Pala tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.
Şahane Gazeller 2 kaç sayfadır?
Şahane Gazeller 2, 240 sayfadır (Kapı Yayınları baskısı).
Şahane Gazeller 2'in en ünlü sözü nedir?
“Dil yâre derdin etmiş feryâd söyleyince Bir gûne dahi olmuş nâşâd söyleyince (Gönül, içindeki derdi sevgiliye söyleyince dayanamayıp feryada başlamış. Öyle ki derdini söyleyince pişmanlıktan bir kat daha mutsuz olmuş.)”