MANTAR ZEHİRLENMELERİ
Güz yağışlarının arkasından sıhhat açısından yararlı mantarlar kadar, öldürücü etkiye haiz ölüm meleği ve yalancı dede mantarları da tabiatta bulunabiliyor. Sonbaharda, Kasım hatta Ocak ayına kadar ağaç diplerinde yetişen mantarlar son günlerde yağan yağmurlarla beraber yüzünü göstermeye başladı. bilir mantar toplarken, bilhassa öldürücü etkiye haiz zehirli mantarlardan uzak durmak gerekiyor. Zehirli mantarların en mühimleri içinde, yalancı dede ve ölüm meleği geliyor. Türkiyedeki ölümcül mantar zehirlenmelerinin yüzde 95inden görevli, son aşama zehirli ve tehlikeli olan ölüm meleği, güz aylarında ve yaz başlarında ormanlarda çok sık görülüyor.
Tesirini 8-12 saat içinde gösteren bu mantar, karaciğer-böbrek metabolizmasını bozarak, kişiyi öldürebiliyor. Zehrine karşı hemen hemen ilaç geliştirilemeyen bu mantarın, bir kişiyi öldürmesi için 20-25 gram tüketilmesi kafi oluyor. Yalancı dede mantarı ise yenilebilir mantarlarla karıştırılabiliyor.
3,5 santimetrelik küremsi kırmızımsı renkte bir şapkaya haiz bu mantar, yaz ve sonbaharda, havuz kenarlarında, parklarda, yol kenarlarında, otların içinde, yaprak altlarında bulunabiliyor. Çoğu zaman bolca yağışlı mevsimlerde çayırlarda da yetişebiliyor. Bu mantarı yiyenlerde 6-24 saat içinde ortaya çıkan zehirlenme, karın ağrıları-sancıları, bulantı, kusma ve ishal şeklinde kendini belirgin ediyor. Zehirlenme ilkin kendini hafifçe emarelerle gösteriyor, arkasından da karaciğer görevini yapması imkansız hale geliyor, böbrekler zayıflıyor ve şahıs ölüyor.
ZAMAN GEÇİRMEDEN SAĞLIK KURULUŞUNA GİDİLMELİ
Mantar zehirlenmesi durumunda, mümkünse hastanın kusturulması ve vakit geçirilmeden sıhhat kuruluşuna götürülmesi gerekiyor. Hasta ateşliyse alnına ve beline buz uygulanması, kalp faaliyetinin koyu kahve ya da tuz koklatılarak hareketlendirilmesi, hasta baygın ya da şuursuzsa yüzüne soğuk su serpilmesi öneriliyor. Mantar ve Rus ruleti içinde garip bir benzetme de yapılıyor. Zehirli mantarların Rus ruletinden daha tehlikeli olduğu belirtiliyor. Rus ruletinde altıda bir, zehirli mantarlarda ise altıda beş ölme riskinin olduğu kaydediliyor.
SAĞLIK AÇISINDAN FAYDALI MANTARLAR
Güz yağışlarının arkasından sıhhat açısından yararlı mantarlar da tabiatta bolca oranda bulunabiliyor. Eylülden kasıma kadar yapraklı ağaçlardan meşe, kayın, iğne yapraklılardan çam, genç ladin çevresinde, ormandaki yol kenarlarında, orman sınırı süresince görülen çörek mantarı, yarım küre şeklinde, iyi pişmiş, kabarmış çörek görünümünde bulunmakta. Domalan mantarı ise ekim aylarının sonuna kadar, tabiatta derhal her yerde ama ender görülebiliyor.
Armut, soğan ya da patates şekline çok benzeyen ortalama koz büyüklüğündeki domalan mantarının dış kısmı, esnek ve sarı esmer renkte oluyor. Kaypak mantarı da hazirandan ekim ayına kadar iğne yapraklı çam ağaçları altında ve kenarındaki çayır, yosun içinde çok sayıda kümeler halinde görülüyor. Koni şeklinde, tutkallı denecek derecede yapışkan, parlayan bir yüzeye haiz kaypak mantarı genel anlamda kestane ya da koyu sarı renkte oluyor. Sütsüz mantar, toprağa yakın büyüyor ve üstüne yapışık olarak toprak, çayır ve yapraklar bulunabiliyor.
Yapışkan, huni şeklinde, ortası çukur olan sütsüz mantar, genç halinde beyaza yakın, yaşlanınca sarıya yakın esmer lekeli bir hal alıyor. Temmuz-ocak içinde yetişen sütsüz mantar, hem iğne yapraklı hem yayvan yapraklı ağaçlıklarda yaygın ve bolca olarak yetişiyor. Öküz mantarı ise düz ve yapışkan bir yapıda, kırmızımtırak kösele renginde oluyor. Bu mantar türü, temmuzdan kasıma kadar iğne yapraklı ağaç çevresinde ve çam altında yoğun olarak görülebiliyor.
MANTAR VE SAĞLIK
Meyve ve sebzelerle kıyaslandığında protein, mineral membaı olan mantarlar, vücut için neredeyse lüzumlu tüm aminoasitleri içeriyor. Bir takım mantar türleri, kandaki şeker seviyesini düşürüyor, kolesterolü azaltıyor ve bilhassa kalp-damar hastalıklarında rejim olarak kullanılabiliyor. Böylesine sıhhatli bir ürün olan mantarı toplamak da vücut için ayrı bir yarar sağlıyor. Mantar toplamak bir sürü ülkede bir tabiat sporu olarak kabul ediliyor ve oldukça büyük ilgi görüyor. Bir takım ülkelerde bir tek bu gaye için insanların bir araya gelmiş olarak oluşturduğu kulüpler bulunmakta.
BAKINIZ
Mantar Nedir? Mantar Hakkında
Mantar Hastalıkları
Mantar Nedir?
Mantar Zehirlenmesi
DİKKAT:Ağaçlıklar içinde, kırlarda, kendiliğinden yetişen mantarların zehirsizlerini zehirlilerinden ayırmak çok zor olsa gerek. Bu sebeple, zehirsiz olduğundan güvenilir olmadıkça kır mantarı toplayıp yememelidir!. En garantisi, seralarda hususi olarak yetiştirilen ve marketlerde ambalaj içinde satılan, şirket ismi ve adresi belirgin olan mantarlardan alıp yemelidir.
Neredeyse tüm mantar zehirlenmelerine "Amanita Muscarina" ve "Amanita Phalloides" ismi verilen iki tür zehirli mantar sebep olmaktadır.
A.Muscarina'nın zehiri yüksek ısıda dahi tesirini kaybetmediğinden; bu tür mantarlar pişirilerek yense dahi üç saat içinde zehirlenme emareleri gösterirler.
Emareleri:
- Göz yaşarması, bolca tükürük salgısı, terleme, kusma ve karın ağrısı-sancısı ilk belirtileridir.
- Bu emareleri takiben karın adalelerinde kramplar, ishal, kafa dönmesi, kas seyirmesi ve göz bebeklerinde küçülme görülür.
- Hasta doktora yetiştirilmediği vakit şok ve koma hali kaçınılmaz olur ve solunum yetmezliğinden ölümle neticelenir.
- Karın ağrısı-sancısı, bulantı, kusma ve ishal şeklinde genel zehirlenme emarelerine ilaveten idrar çıkaramama görülür.
- A.Phalloides'in zehiri, en büyük tesirini karaciğer üstünde gösterir. Tedavi edilmediği takdirde, karaciğer harabiyetine bağlı olarak sarılık ortaya çıkar. 1 hafta içinde hasta kaybedilir.
- Mantar yendikten sonrasında, zehirlenme emareleri görülür görülmez hasta kusturulmalıdır.
- Parmakla minik dile dokununca kusma temin edilemiyor ise, tuzlu su ya da ipeka şurubu verilerek kusma sağlanmalıdır.
- Kusma ile ishal, aslen vücudun kendi kendine almış olduğu bir müdafa şeklidir. Her iki durumda da vücut zehiri dıarı atmak istemektedir. Eğer kusmadan sonrasında ishal görülmez ise; mushil verilerek hastanın barsakları boşaltılmalıdır.
- Hasta en kısa zamanda doktora yetiştirilmeli, mümkün ise, mantar örneği de bununla beraber götürülmelidir.
- A.Muscarina cinsi mantar zehirlenmelerinde ten altına ya da damar içine "atropin" verilmesi en tesirli tedavi şeklidir.
- A.Phalloides cinsi çiğ mantar zehirlenmelerinde ise damardan "dekstroz" verilir. Ayı zamanda karbonhidratça varlıklı bir rejim uygulanır. Bu şekilde zehirlenmelerde Atropin'in bir tesiri yoktur.
Mantar Zehirlenmeleri
MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi
Zehirli mantarların yenmesiyle ortaya çıkan vaziyet. Zehirlenmeye neden olan mantarların bir kısımı Amanita cinsindendir. Bunlardan biride bilhassa Amanita falloides mantarından ileri gelen zehirlenme %50 ölümle sonuçlanır. Bu cinsten başka Boletus, Agaricus vb. cinslerden mantarlar da zehirlidir. Mantar zehirlenmesi, çoğu zaman mantarın yenmesinden sonrasında, 1-2 saat içinde, uyuşukluk, şuur kaybı, karın ağrısı-sancısı, kusma, ishal şeklinde emarelerle ortaya çıkar. Emareler mantarın cinsine nazaran değişimler gösterir. Mantar zehirlenmelerinde mide yıkama, bağırsak temizleme şeklinde yöntemler uygulanır, daha ağır durumlarda ilâçla tedavi edilir.
MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi
Zehirli mantarların yenmesiyle ortaya çıkan vaziyet. Zehirlenmeye neden olan mantarların bir kısımı Amanita cinsindendir. Bunlardan biride bilhassa Amanita falloides mantarından ileri gelen zehirlenme %50 ölümle sonuçlanır. Bu cinsten başka Boletus, Agaricus vb. cinslerden mantarlar da zehirlidir. Mantar zehirlenmesi, çoğu zaman mantarın yenmesinden sonrasında, 1-2 saat içinde, uyuşukluk, şuur kaybı, karın ağrısı-sancısı, kusma, ishal şeklinde emarelerle ortaya çıkar. Emareler mantarın cinsine nazaran değişimler gösterir. Mantar zehirlenmelerinde mide yıkama, bağırsak temizleme şeklinde yöntemler uygulanır, daha ağır durumlarda ilâçla tedavi edilir.
MANTAR ZEHİRLENMELERİ VE BAŞLICA ZEHİRLİ MANTARLAR
Mantarlar, bitkiler ve hayvanlar aleminden değişik olarak Fungi aleminde yer edinen canlılardır. Çoğu zaman niçin oldukları hastalıklar ya da zehirlenme vakaları ile gündeme gelmelerine karşın, aslen tabiatta ve insan yaşamında sayısız yararları ve kullanım alanları olan canlılardır. İnsanların mantarlara olan ilgisi antik çağlardan bu zamana kadar devam etmektedir. Eski Çin, Mısır, Roma ve Yunan uygarlıklarında mantarların gerek gıda olarak gerekse ilaç yapımında kullanıldıkları bilinmektedir. Aztek ve Mayaların günümüze kadar ulaşan eserlerinde mantar figürlerine oldukça sık rastlanmaktadır. Eski Yunanlı doktor Plinius'un Historiae Naturalis adlı eserinde zehirli ve zehirsiz mantarlara geniş yer verilmiştir.
Günümüze kadar dünya genelinde tanımlanmış 22.000 civarında makroskobik mantar türü olması durumunda, bu sayının ortalama 53.000-110.000 olabileceği tahmin edilmektedir vatanımızda ortalama 2200 makromantar türü olduğu bilinmektedir.
Tabiat mantarları; yenilebilir, yenilmeyen ve zehirli olarak gruplandırılmaktadır.
Türkiye'de ortalama 300 civarında yenilebilir özellikte tabiat mantar türü mevcuttur. Tüketim amaçlı toplanan bu tabiat mantarlarının bir bölümü halk pazarlarında satılırken bir bölümü de ihraç edilmektedir. Bunların içinde lezzet bakımından en fazla tercih edilenler kuzu göbeği mantarı (Morchella türleri), ayı mantarı (Boletus edulis), sığır dili mantarı (Hydnum repandum), domalan mantarı (Tuber sp.), keme mantarı (Terfezia sp.), kanlıca mantarı (Lactarius deliciosus), Yumurta mantarı (Cantharellus cibarius), Sezar ya da imparator mantarı (Amanita caesarea)'dır. Bütün ülkelerde olduğu şeklinde vatanımızda de besin açığının kapatılması açısından mantarlar mühim gıda larından birisini oluşturmaktadır.
Yenilmeyen mantarlar zehirli olmamakla beraber sert yapıları, fena kokuları ve tatları sebebiyle yenme özelliği taşımamaktadır. Bu grup içinde yer edinen mantarlar besin amaçlı tüketime uygun değildir. Fakat yenilmediği halde içerdikleri polisakkarit ve biyoaktif maddeler sebebiyle insan sağlığının korunmasında ve hastalıkların tedavisinde kullanılan tıbbi mantarlar bu grup içinde mevcuttur. Ganoderma lucidum, Trametes versicolor şeklinde türler tıbbi nedenle kullanılan mantarlara örnek verilebilir.
İçerdikleri toksik maddeler sebebiyle insan sağlığını tehdit eden mantarlar “zehirli mantarlar†olarak adlandırılmaktadır. Zehirli mantarlar, yenildikleri vakit hafifçe ya da disiplinli sıhhat problemlerine hatta ölüme niçin olabilirler. Bütün ülkelerde ve vatanımızda tabiat mantarlarının tüketilmesi sonucu ortaya çıkan zehirlenme vakaları ile sıkça karşılaşılmaktadır. Mantar zehirlenmeleri oranı iklim, yaşam şekli ve alışkanlıklara bağlı olarak değişmektedir.
vatanımızda her yıl çok sayıda mantar zehirlenmesi meydana gelmekte ve bunların büyük çoğunluğu maalesef ölümle sonuçlanmaktadır. 2013 senesinde mantardan zehirlenen şahıs sayısı 1706 iken, 2014 senesinde bu sayı 5228'dur. Günümüze kadar Türkiye'de tespit edilmiş 100 civarında zehirli mantar türü bulunmakta, ama bunlardan biride ortalama 10 tanesi ölümcül zehirli tesir gösteren mantarlar sınıfına girmektedir. Mantar zehirlenmelerinde ölüm vakalarının çoğuna, kırsal kesimden büyük kentlere göç etmiş ve kentlerin çevre semtlerinde ormanların yakınına yerleşen insanoğlu içinde rastlanmaktadır. Medyada bilhassa ilkbahar ve güz dönemlerinde mantar zehirlenme vakaları sık sık gündeme gelmektedir.
Mantar zehirlenme vakaları kişilerin zehirli ve yenen mantarlar mevzusunda kafi bilgisinin olmamasından lanmaktadır. Zehirlenmelerin tedavi merkezlerinden uzak kırsal kesimlerde meydana gelmesi ve zehirlenmeye sebep olan mantarların teşhis edilmesinde kafi tıbbi laboratuar ve uzmanın bulunmaması mantar zehirlenmelerinin ölümle sonuçlanmasına niçin olmaktadır. Bununla birlikte yenen ve zehirli mantarları birbirlerinden ayırt etmeye yaradığı iddia edilen bir takım yanlış inanışlar da zehirlenmelere ve yüzlerce insanoğlunun ölümüne niçin olmaktadır.
Zehirli ve Yenen Mantarlar Hakkında Bir takım Yanlış inanışlar
- Zehirli ya da yenen mantarlar ayrı ayrı topraklarda yetişir. Oysa yenilebilir ve zehirli mantarlar yan yana yetişebilir ve büyük bölümü vakit bu tarz şeyleri birbirlerinden ayırt etmek zor olsa gerek.
- Mantar zehirli ise koparılınca iç kısmının rengi derhal mavileşir ya da hoş kokulu ve leziz olan ve şapkasından bir parça koparıldığında iç kısmının rengi değişmeyen mantarlar tehlikesizdir.
- Mantar zehirli ise gümüş bir kaşık ya da para ile kaynatıldığında ya da pişirildiğinde gümüşün rengi kararır.
- Bir başka inanış ise zehirli mantarları salyangozların yemediği ve böceklerin yediği mantarların zehirsiz olduğu şeklindedir. Salyangoz ya da böceklerin metabolizmaları ile insanların metabolizmalarının birbirlerinden değişik olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Fotoğrafta zehirli bir mantar olan Hypholoma fasciculare türü üstünde beslenen sümüklü böcek görülmektedir.
- Çayırlarda yetişen mantarlar zehirsizdir.
- Ağaçlar üstünde yetişen mantarlar zehirsizdir.
- Tuzlu ya da sirkeli suda kaynatmak mantarın zehirliliğini ortadan kaldırır.
- Mantarın yanında ya da civarlarında demir var ise o mantar zehirlidir.
- Mantara zehiri yılanlar verir.
- Kurutulmuş mantar zehirli değildir. Pişirmek mantarın zehirliliğini ortadan kaldırır. Zehirli bileşiklerin büyük bölümü ısıya dayanıklıdır ve pişirmekle, kaynatmakla ya da kurutmakla mantarın zehirliliği ortadan kalkmaz. Bir takım zehirli mantar türlerinin toksinleri ısı uygulamasından etkilenip bozulabilir. Fakat bu konuyu genelleştirmek mümkün değildir. Mesela Amanita phalloides'in amatoksinleri sıcaklıktan etkilenmez ve mantar pişirilse de kurutulsa da bu mantar zehirliliğini korur. 
- Mantarı yoğurt ile beraber ya da ayran içinde bekletip yiyecek zehirlenmeyi önler.
- Zehirli mantarların kokuları ve tatları çok kötüdür. Bu da doğru bir kanı değildir. Büyük bölümü zehirli mantarın tatları ve kokuları güzeldir.
Mantar Zehirlenme Emareleri
Mantar zehirlenmeleri klinik belirtilerin ortaya çıkış süresi, mantarın ihtiva ettiği toksinin türüne nazaran değişmektedir. Mantar zehirlenmeleri ilk belirtilerin ortaya çıkma süresine nazaran erken bulgu verenler (ilk 6 saat) ve geç bulgu verenler (6 saatten fazla) olmak suretiyle iki gruba ayrılır (Eren ve ark., 2010). Türkiye'de meydana getirilen araştırmada mantar zehirlenmelerinin tüm zehirlenmelerin %1.5- 3.4'ünü oluşturduğu ve %97.9'unun erken bulgu ve %2.1'inin geç bulgu verdiği belirtilmektedir.
Boyut: 54.6 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Mantar yiyen bir kişide zehirlenme belirtilerinin görülmesi halinde en yakın sıhhat kuruluşuna başvurulmalıdır. Zehirlenmeler mevzusunda 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi'nden (UZEM) bilgi alınabilir.
Mantar zehirlenmelerinde çok mühim olan bulguların ortaya çıkış süreleri ve ilk bulgular mevzusunda tedaviyi gerçekleştirecek doktora kafi bilginin aktarılması büyük ehemmiyet taşımaktadır. Bundan dolayı mantar zehirlenmelerinde şu soruların yanıtları önemlidir.
- Mantar yendikten kaç saat sonrasında semptomlar ortaya çıktı?,
- Semptomlar nedir? Bilhassa ilk yakınmalar nedir?
- Kaç tür mantar yendi?
- Mantarı yiyen hepimiz hastalığa yakalandı mı?
- Mantar yemeyip hastalanan var mı?
- Mantarın toplandığı ve saklandığı koşullar nedir? (Gıda zehirlenmesinden ayırt etmek için)
- Mantar çiğ mi yoksa pişirilerek mi yendi?
- Mantar kaç öğünde yenildi?
- Son 72 saat içinde alkol alınmış oldu mu?
Zehirli Mantarların Sebep Oldukları Sendromlar
Phalloides Sendromu
Amanita phalloides (Evcik kıran, köy göçüren), Amanita verna, Amanita virosa, Galerina marginata, Galerina unicolor, Lepiota brunneoincarnata, Lepiota helveola
Zehirlenmeye yol açan bileşikler sitotoksik etkili siklopeptitlerdir. Amatoksin, virotoksin ve fallotoksin olmak suretiyle üç gruba ayrılırlar. Bilhassa Amanita phalloides' in ürettiği amatoksin ağır karaciğer, böbrek ve beynimiz zedelenmesi yapar. Türkiye'deki ölümcül zehirlenmelerin %90'ından görevli son aşama zehirli türlerdir.
Emare ve bulgular:
1. evre (6-24 saat): Bulantı, kusma, ishal, ateş, taşikardi, sıvı elektrolit ve asit-baz dengesizliği,
2. evre (25-72 saat): Emare ve bulgularda geçici iyileşme, karaciğer ve böbrek işlev testlerinde bozulma,
3. evre (3-5 gün): Karın ağrısı-sancısı, sarılık, ağır karaciğer ve böbrek yetmezliği, çoklu organ yetmezliği, koma ve ölüm.
Tedavi: Yardım tedavi, etken kömür, Penisilin G, silibinin, hemoperfüzyon, hemofiltrasyon, plazmaferez, böbrek yetmezliği var ise hemodiyaliz, karaciğer yetmezliği var ise karaciğer transplantasyonu. Erken taburcu etmek sürpriz bir ölümle sonuçlanabilir.
Muskarin Sendromu
Clitocybe dealbata, Clitocybe rivulosa, Clitocybe cerussata, Inocybe fastigiata, Inocybe geophylla, Inocybe patouillardii
Toksin muskarindir. Kalp rahatsızlığı olan kişilerde ölüm oranı daha yüksektir.
Emare ve bulgular: Kolinerjik emareler, gözyaşı ve tükürük sekresyonlarında artış, çok fazla terleme, bulanık görme, göz bebeğinin küçülmesi (miyozis), bronkospazm, karın krampları ve ishal meydana gelir. Kardiyovasküler sisteme olan tesiri ile bradikardi (kalp ritminin düşüşü) ve hipotansiyon oluşur.
Tedavi: Spesifik antidotu atropindir.
Orellanus Sendromu
Cortinarius orellanus, Cortinarius orellanoides Bu toksine orellanin denilmektedir.
Emare ve bulgular: İlk emareleri mide ve bağırsak bozukluklarıdır. Gastrit ve böbrek yetmezliği görülmektedir. Emareleri çok geç ortaya çıktığından büyük bölümü vakit bunların mantar zehirlenmesine bağlı bulunduğunu idrak etmek zor olsa gerek.
Tedavi: Yardım tedavi, hemodiyaliz, böbrek transplantasyonu
Gyromitra Sendromu
Gyromitra esculenta (Kuzugöbeği ebesi), Gyromitra gigas, Gyromitra ambigua, Helvella crispa, Helvella lacunosa, Paxina leucomelas, Sarcosphera coronaria (S. crassa)
Bu zehirlenmede gyromitrin toksini mesuldür. Gyromitrin toksini sıcakta bozunur ve suda çözünür. Az görülen bir zehirlenme türü olmakla beraber disiplinli bir gyromitra zehirlenmesi tedavi uygulansa dahi ölümle sonuçlanabilir. vatanımızda Gyromitra esculenta türünün Morchella türlerine benzediği için pazarda satılmış olduğu ve halk tarafınca ara sıra tüketildiği görülmektedir. Kesinlikle tüketilmesinden sakınılmalıdır.
Emare ve bulgular: Şişkinlik, bulantı, kusma, sulu ya da kanlı ishal, karın ağrısı-sancısı, kas krampları, konvülsiyon, hepatit, böbrek yetmezliği, koma ve ölüm (5-7 gün). Gyromitra türleri yüksek ateş meydana getiren tek mantar türüdür.
Tedavi: Yardım tedavi, piridoksin, metilen mavisi
Coprinus Sendromu
Coprinus türü mantarlar koprin toksini ihtiva ederler. Bu mantarlarla beraber ya da mantarların yenilmesinden sonraki 72 saat içinde alkol alınması durumunda ortaya çıkmaktadır.
Emare ve bulgular: Yüz ve uzunlukta kızarma, kalp çarpıntısı (taşikardi), hipotansiyon, ağızda metal tadı, bulantı, kusma, uyuşma ve terleme
Tedavi: Semptomatiktir. Bununla birlikte minimum 5 gün alkol alınmamalıdır.
Pantherina Sendromu
Amanita muscaria, Amanita pantherina
Bu grup mantarlardaki söz mevzusu toksinler ibotenik asit ve türevleri (musimol ve muskazon)'dir.
Emare ve bulgular: Konuşma güçlüğü, ataksi, bitkinlik, renkli halüsinasyonlar, hafifçe karın ağrısı-sancısı, kusma ve ishal. Ölüm nadirdir.
Tedavi: Semptomatiktir. Şahıs kusturulmalı, midesi yıkanmalıdır. Etken karbon verilebilir.
Gastrointestinal Sendrom (Sindirim Bozukluğu Icra eden Mantarlar)
Agaricus xanthodermus, Boletus satanas, Ramaria formosa, Russula emetica, Entoloma lividum, Omphalotus olearius, Tricholoma pardolatum, Tricholoma ustale, Lactarius helvus
Bir takım mantarlar yiyen kişinin hassasiyeti ve yediği miktara bağlı olarak bir tek sindirim sisteminde rahatsızlığa niçin olurlar.
Emare ve bulgular: Bulantı, kusma, karın ağrısı-sancısı, üşüme, terleme, dolaşım bozuklukları
Tedavi: Semptomatiktir. 1-2 gün içinde kendiliğinden geçer. Su ve elektrolit dengesi iyi korunmalıdır.
Zehirli Olmayan Mantarlarda Görülebilen Zehirlenme Vakaları
Bu zehirlenme vakalarının mantar toksini ile ilgisi bulunmamaktadır.
Çürüyen ya da patojen bakteri, ağır metaller ya da toksik kimyasallar ile kirlenmiş olan yenilebilir mantarların yenmesi sonucu zehirlenme şartları ortaya çıkabilmektedir. Mantarlar ağır metalleri depolama özelliğine sahiptirler. Bundan dolayı bilhassa karayolları süresince yetişen yenilebilir mantarların tüketilmesi uygun değildir. Bu mantarlarda mühim düzeylerde kurşun ya da başka toksin maddeler birikebilir. Bulantı, kusma, ürkü reaksiyonu, titreme, sıcak basması, ellerde avuç içinde terleme, vb. şeklinde emareler görülür. Tedavi gereklidir.
Besin zehirlenmesi: Uygun koşullarda saklanmayan ya da uzun süre bekletilen mantar yemeklerinin yenmesi zehirlenmelere sebep olabilmektedir. Bozulan mantar yemeğinin tüketilmesi, besin zehirlenmesi olarak değerlendirilmelidir.
Alerji: Kişinin fizyolojik ya da mizacına bağlı olarak alerjik durumlar ortaya çıkabilir.
Ruhsal zehirlenmeler: Bir takım kişiler mantar tükettiklerinde ruhsal olarak zehirlendikleri kaygısına kapılabilir, hatta bu kişilerde terleme, kusma şeklinde zehirlenme emareleri görülebilir. Yalancı zehirlenme diye adlandırılan bu şartları gerçek bir zehirlenmeden ayırt etmek imkansızdır. Bir takım yenilebilir mantarların çok fazla yenmesi müshil etkisine yol açabilir. Zararı dokunan olmamakla beraber bu vakayla karşılaşan kişi için kaygı yaratabilir.
Sporların solunması: Bilhassa puf mantarlarının solunması ikincil solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. Müdahale edilmezse ölümle sonuçlanabilir.
Tabiat Mantarı Toplarken ve Tüketirken Dikkat Edilmesi Ihtiyaç duyulan Hususlar
Tabiat mantarı toplarken mantar toplama işinde ne olursa olsun işi bilen, uzman kişilerden yardım alınmalıdır.
Mantarın değişik bölgelerde değişik isimlerle tanımlandığına dikkat edilerek halk arasındaki isimlerle zehirli olup olmadığına karar verilmemelidir.
Yenen ve zehirli mantarların aynı ortamda yetişebilecekleri unutulmamalıdır. Yaygın inanışların doğru olmadığı akıldan çıkarılmamalıdır.
Alkolle beraber tüketilmemelidir.
Alerjik olabileceği unutulmamalıdır. Eğer bir mantar ilk kez yeniyorsa fazla oranda yenmemelidir.
Bir takım yenen tabiat mantarları çiğ iken zehirli olabilirler, bu yüzden kültür mantarı olmayan mantarlar hiç bir zaman çiğ yenmemelidir. Bununla birlikte bir takım insanların çiğ mantarlara karşı hassasiyeti bulunabilir.
Mantar pişirildikten sonrasında kısa sürede tüketilmelidir. Zehirli ve yenilebilen mantarları birbirlerinden ayırt etmek kimi zaman çok zor olduğundan tabiat mantarları bir tek uzmanlar tarafınca toplanmalıdır. Tabiat mantarı toplamanın keyifli olmasıyla birlikte tehlikeli bir uğraş olduğu unutulmamalıdır.
Başlıca Zehirli Mantar Türleri
Amanita phalloides (Fr.) Bağlantı. “Köy göçüren, Ölüm meleği, Evcikkıranâ€
Boyut: 35.5 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Türkiye'de ölümcül zehirlenmelerin %95'inin sebebidir. Şapka 4-15 santimetre çapında, ilk başlarda konveks, yuvarlak ya da yarı yuvarlak, olgunlaştığında yassılaşır. Şapka açık yeşilimsi sarı renkte olup, üstündeki ışınsal iplikçikler sebebiyle çizgiliymiş şeklinde görünür. Nemliyken parlak ve yapışkanımsı bir yüzeye haizdir. Et beyazdır, şapka derisinin derhal altında hafifçe sarımsı görülür. Sap ak renkli ve üstünde az oranda grimsi zeytini pullar mevcuttur. Uzunluğu 8-15 santimetre olup, üstünde yüzük diye adlandırılan annulus kalıntısı ve kese şeklinde ak volva (sapın alt kısmında) yapısına haizdir. Lameller ak, sık ve serbesttir. Spor izi beyazdır.
Amanita pantherina (DC.:Fr.) Krombh.
Boyut: 44.2 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Şapka 5-10 santimetre, koyu sütlü kahverenginde, ortası daha koyu renktedir. Şapka ilk başlarda konik, bir süre sonra yayvanlaşmaktadır. Şapkanın üstünde ak, büyüklükleri değişik ten kalıntıları mevcuttur. Et beyazdır. Sap 1-2 santimetre çapında, 7-12 santimetre uzunluğunda, ak ve silindiriktir. Ilk başlarda içi dolu olan sap mantarın yaşlanması ile oyuklaşır. Sap üstünde iki yaka kalıntısı görülebilir. Sapın dip kısmı şişkin olup, 1-2 santimetre uzunluğunda volva ile kaplıdır. Lameller ak, sık ve özgür tiptedir. Spor baskısı beyazdır. Çam ve yaprağını döken ağaçların, bilhassa kayın ağacı altında, yaz ve güz dönemlerinde yetişir. Ağır zehirlenmelere neden olur.
Amanita muscaria (L.) Pers. “Gelin mantarı, Sinek mantarıâ€
Boyut: 27.6 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Genç mantarlar yumurta şeklinde olup üstü ak siğillidir. Şapka şekli yuvarlaktan yarı küresele kadar değişmekte olup, bir süre sonra şemsiye şeklinde açılır ve 5-22 santimetre çapındadır. Şapka üstünün kırmızı teni üstünde siğil şeklinde ak artıklar mevcuttur. Şapka rengi kırmızı turuncu rengi ile dikkat çekici olup, sonradan turuncuya kayabilir. Lameller geniş, renkleri sarımsıdır. Genç mantarlarda sapın içi doludur, gelişmiş mantarlarda oyuklar oluşabilir. Sapın üst yarısında annulus (yüzük-halka) alt kısmında da volva mevcuttur. Sap ak, 5-20 santimetre uzunlukta ve 2-3 santimetre çapındadır. Spor izi beyazdır. Yaz ortalarından güz sonlarına kadar ortaya çıkar.
Coprinus atramentarius (Bull.) Fr. “Mürekkep mantarıâ€
Boyut: 21.3 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Şapka gençken çan şeklindedir, yaşlandıkça yaygınlaşır ve çapı 3-10 santimetre'dir. Şapka rengi merkezden dışa doğru gri-kahverengi olup, üstü kahverengi pulcuklarla kaplıdır. Bir süre sonra pullar yok olur. Mantar yaşlandığında mürekkep şekilde sıvı bir hal alır. 4-15 santimetre uzunluğunda 0.5-1.5 santimetre çapındadır. Silindirik, yüzeyi üst kısımlarda ak, alt kısımlarda ak zemin üstünde pullu yapıdadır. Et beyazımsı, incedir. Lamel ilk başlarda gri ak olup, sonrasında kırmızımsı kahverengiden siyaha döner. Bu mantar yenilebilir, ama 72 saat içinde alkol tüketilmesi halinde zehirlenmeye neden olur.
Hypholoma (Naematoloma) fasciculare (Huds.: Fr.) Kumm.
Boyut: 13.4 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Şapkanın ortası pas renginde ve hafifçe tümsek, kenarları kanarya sarısından yeşilimsi tonlara doğru değişiyor. Şapka 2.5-7 santimetre çapında, ilk başlarda yarı küresel konveks, sonrasında yaygınlaşıp düzleşir ya da orta kısmı hafifçe tümsekli şemsiyemsi bir hal alır. Sap 0.4-1.5 santimetre çapında, 2.5-7.5 santimetre uzunluğunda ve silindiriktir. Gençken sap kükürt sarısı, bir süre sonra şapka kısmı sarı, sapın dibine doğru koyu bir renk alır. Sap üstünde koyu renkte yaka şeklinde çizgi mevcuttur. Et kükürt sarısıdır. Lameller sıktır, ilk başlarda açık sarımsı gri, sonrasında yeşilimsi griye ve nihayet kahverengiye döner. Geniş yapraklı ya da ibreli ağaçların kütükleri üstünde, yıl süresince, büyük gruplar halinde mevcuttur. Yaz başından geç sonbahara kadar görülebilir.
Inocybe fastigiata (Schaeff.) Quel.
Boyut: 23.3 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Şapka ilk başlarda oval topuzcuk, rengi ak sarımsıdır. Gelişmişlerde şapka tepesi küt konik, çan şeklini alır. Tepeden kenarlara doğru lifsi yapıdadır, yaşlı örneklerde şapka düzleşir, kenarlarda yarılmalar meydana gelir ve yukarıya doğru hafifçe kıvrılır. Renk açık kahverengiye döner. 3-6 santimetre çapındadır. Eti az, sert ve beyazdır. Lameller yeşilimsi sarıdan açık kahverengiye kadar değişiyor. Genç mantarlarda zayıf ve geçici, sarı renkli kortina mevcuttur. Sap 3-7 santimetre uzunluğunda ve 0.5-0.8 santimetre çapında olup, toprak içindeki kısım şişkincedir. Ilk başlarda kirli sarı, sonrasında gri kahverengidir. Gençken sapın içi dolu, sonrasında içi boşalır ve lifli yapıdadır. Toprak kokusundadır. Sporları kahverengimsidir. Yaygın bir türdür.
Galerina marginata (Batsch) Kühn
Boyut: 24.9 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Şapka 2-6 santimetre çapında, sarımsı kahverengiden kahverengiye kadar değişim gösteren renklerdedir. Gençken konik, konveks iken, yaşlı mantarlarda düzleşir. Sap ilk başlarda nefes sarımsı kahverengi olup, sonradan bilhassa alt sap kısımları koyu kahverengi renk alır. Sap 2-10 santimetre uzunluğunda ve 2-6 mm kalınlığındadır. Sapın üst kısmında yakamsı zon şeklinde kalıntılar mevcuttur. Et rengi kahverengimsi, tadı ve kokusu hafifçe unsudur. Sporları nefes sarı- kahverengindedir. Bu mantar türü yenilebilen bir sürü mantar türü ile karı ştı rı 1 ab i 1 i r. Bilhassa Flammulina velutipes türü ile karı ştı rı 1 ab i 1 i r. Bundan dolayı çok dikkatli olunması gerekmektedir.
Gyromitra esculenta (Pers.) Fr. “Yalancı Kuzu Göbeği, Kuzu Göbeği Ebesi, Ekşi Memetâ€
Boyut: 15.1 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Şapka kızıl kahverenginden koyu kahverengiye değişim gösteren renklerde, 5-9 santimetre uzunluğunda, 5-10 santimetre çapında ve beynimiz şeklinde kıvrımlı bir yapıdadır. Şapka içi boştur. Sap 2-3 santimetre uzunluğunda ve 1-3 santimetre çapındadır. Et ak, ince ve kırılgandır. Morchella türlerinde şapka, peteksi şekilde oyuklu yapıda iken bu türde beyinsi kıvrımlar şeklindedir. Çiğ yendiğinde kesinlikle öldürücü bir mantardır.
Omphalotus olearius (DeCand.: Fr.) Fayod
Boyut: 19.9 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Şapka ilk başlarda konveks, sonrasında yayvanlaşır ve ortadan çukurlaşarak huni şeklini alır. 7-10 santimetre çapındadır. Şapka rengi ilk başlarda portakal sarısı, parlak turuncu, yaşlandıkça portakalımsı kahverengi renktedir. Lameller değişik uzunlukta, ince, sapa dekurrent bağlanır. Rengi şapkaya nazaran mat turuncu olup, sonradan pas rengini alır. Sap 7-15 santimetre uzunluğunda 1-2 santimetre çapındadır. Ağaç kütükleri üstünde gruplar halindedir. Bu mantar halk içinde cüce kız, sarı kız mantarı olarak malum Cantharellus cibarius mantarı ile karıştırılabilmektedir. C. cibarius mantarının rengi yumurta sarısı olup, lamellerinin yalancı lamel yapısında olması ile ayırt edilebilinir.
Sarcosphaera coronaria (Jacq.) J. Schröt. “Kurt Kulağı, Göbek Kulağı, Kuzu Kulağıâ€
Boyut: 33.3 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
Sinonimi Sarcosphaera crassa' dır. Şapka 2-10 santimetre çapında içi boş küreler halindedir. Mantar olgunlaştığında yırtılarak ilkin kase sonrasında yıldız biçimini alır. İç çeperleri morumsu-lila, pembemsi kahverengi renkte olup, dış kısmı kirli kremsi ak renktedir. Bilhassa çiğ yendiğinde öldürücü olduğu malum bir türdür. İlkbaharda ortaya çıkan tehlikeli bir mantardır. Bir takım bölgelerimizde bilgisizce tüketilmektedir.
Netice
vatanımızda ilkbahar ve güz dönemlerinde mantar zehirlenmelerine sıkça rastlanması halkın zehirli ve yenen mantarları yeterince tanımadığını göstermektedir. 2014 senesinde tabiat mantarlarından 5228 kişinin zehirlenmesi, bu konudaki eksikliğimizin en mühim kanıtıdır. Medyaya yansıyan zehirlenme vakaları, kişilerin mantarlardan korkmasına ve zehirlenme korkusuna yol açmaktadır. Oysa, doğadan toplanıp satılarak mühim gelir getiren ve halkın protein ihtiyacının karşılanması bakımından mühim olan bir sürü mantar türü mevcuttur. Bundan dolayı tabiat mantarlarının halka tanıtılması ve insanların bilhassa zehirli mantarlar mevzusunda aydınlatılmaları oldukça önemlidir. Bu kapsamda mantar toplama mevsimi başlamadan halkın bilgilendirilmesi amacıyla eğitim ve bilgilendirme emek harcamaları yapılmalı, hazırlanacak poster, broşür vb. görsel materyallerle bu mevzuya dikkat çekilmelidir.
Prof. Dr. Aysun PEKŞEN
Mantar Nedir? Mantar Hakkında
Mantar Hastalıkları
Mantar Nedir?
Kaynak:msxlabs.org
Yorumlar
Yorumlar
Yorum Gönder