NEŞE a. (ar. neş'e). 1. Gülme, eğlenme eğilimi; luk, keyif: iyice toparlandı, eski neşesine kavuştu. Neşeyle parıldayan bir yüz....
NEŞE a. (ar. neş'e).
1. Gülme, eğlenme eğilimi; luk, keyif: iyice toparlandı, eski neşesine kavuştu. Neşeyle parıldayan bir yüz. Neşesini yitirmek. Neşesi kaçmak.
2. Neşesi yerinde, neşeli, keyifli. || Neşesini bulmak, neşelenmek, keyiflenmek: iki kadeh atınca neşesini buldu.
*Esk. Hafifçe sarhoşluk, çakırkeyif olma. || Tekrardan oluşma, tekrardan peydah olma. II Sevinç-dar, neşe-yab, neşeli, keyifli. || Sevinç-nisar, sevinç saçan.
1. Gülme, eğlenme eğilimi; luk, keyif: iyice toparlandı, eski neşesine kavuştu. Neşeyle parıldayan bir yüz. Neşesini yitirmek. Neşesi kaçmak.
2. Neşesi yerinde, neşeli, keyifli. || Neşesini bulmak, neşelenmek, keyiflenmek: iki kadeh atınca neşesini buldu.
*Esk. Hafifçe sarhoşluk, çakırkeyif olma. || Tekrardan oluşma, tekrardan peydah olma. II Sevinç-dar, neşe-yab, neşeli, keyifli. || Sevinç-nisar, sevinç saçan.
Kaynak: Büyük Larousse
Sevinç Karaböcek
Sevinç Zara Millet
Hasan Ali Yücel'in "Sevinç" adlı hikayesi hakkında bilgi verir misiniz?
YORUMLAR