Örgü Nedir?

Örgü isim 1 . Örme işi ya da şekli. 2 . Tığ, şiş ya da hususi makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey...

Örgü

isim





1 . Örme işi ya da şekli.

2 .
Tığ, şiş ya da hususi makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey:

"İstediğiniz kadar tel örgü engelleri koyunuz."- F. R. Atay.

3 . Örülmüş saç bölüğü, belik:

"Başı yemenili, saçları iki örgü, ayağı takunyalı sarı saçlı bir köylü kızı bana sordu."- R. H. Karay.

4 . Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak şekilde belirgin bir desene gore kesişmesi.

5 .
İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış şekli, ağ.


6 .
Yapı:

"Garp Avrupa uygarlığı tüm dış ve iç örgüleriyle bana ilk kez orada ayan olmuştu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

7 . Her türlü fiil ve vakadan oluşan akış:

"Yaşamın örgüsü içinde gereğinden dahi çok çalışkanım."- N. Meriç.

8 . (ödat) Örülerek meydana getirilen, örme:

"Örgü bir elbise."- .

9 . (anatomi) Bir takım sinir ya da damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum.

10 .
(tiyatro) Mevzunun ana çizgisi, oyunun işlenişi ya da çatısı.



Birleşik Sözler

  • hezaren örgü
  • pirinç örgü
  • tel örgü
  • saç örgüsü









  • Örgü ve Tığ İşi


  • 2009 Örgü Modelleri


  • İnterlok örgü desen yapısı nedir?





Örgü
MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi





Bir kristali oluşturan atom, iyon ya da moleküllerin üç boyutlu periyodik dizilişi. Şebeke de denir. Mesela; sodyum klorürün örgüsü, köşelerinde sodyum ve klor iyonları bulunan bir küp biçimindedir.



ÖRGü a.

1. Örmek eylemi, bilhassa de elde şişlerle bir şey örmek eylemi.

2. Bir şeyin örülüş şekli: Gevşek bir örgü.

3. Örgü ören bir kimsenin örmekte olduğu şey: Eline örgüsünü alıp köşeye oturdu.

4. Örülmüş saç bölüğü. (Bk. ansikl. böl. Folk.)

5. Bir yazının planı, bir anlatının kurgusu; çatı.

6. Vaka örgüsü, bir anlatıda olayların sıralanışı.

7. Örgü makinesi, triko yapmayı elde eden makine. || Örgü örmek, şişlerle ve elde örgü işleri yapmak.


*Bot. Bir takım mantarların şapkasının kenarında bulunan ve sapın üstüne kadar uzayan liflerin tümü.


*Dokubil. Bir dokunun çatısını ya da dayanıklı kısmını oluşturan öğeler.


*Mim. ve inş. Duvar örgüsü, taş, tuğla ya da mermerlerin, bir yapının, bir anıtın şu ya da bu bölümüyle olan bağıntılarına gore uygun bir şekilde yerleştirilmesi. (Bk. ansikl. böl.) || Kabartmalı duvar örgüsü, kabartmalar oluşturan duvar örgüsü.


*Mim. ve Süslem. sant. Birbirinin içinden geçirilmiş girift şeritlerden oluşan kesintisiz bezeme.


*Örg. Örgüye başlama, örgü şişine ilmik geçirme. || Lastik örgü, tutulmuş ilmikli örgü tipi; ilmikler, tezgâhtaki iğne yataklarından herhangi birine, sonrasında diğerine düşürülerek oluşturulur.


*Polim. Zincirlerin kendi aralarında genellikle ortak değerlikli bağlarla birbirine bağlanması sonunda oluşan üçboyut- lu, makromolekül yapı. (Bk. ansikl. böl.)


*Tekst. Bir dokumada, atkı ve çözgü ipliklerinin bir desene gore kesişme şekli. || Dokuma işlemi sonunda, çözgü ve atkı ipleri içinde oluşan bağlantı. || Birbirlerine bağlanışlarıyla dokumaları oluşturan ipliklerin yerleştiriliş şekli.


* sıf. Örgü şeklinde olan şey için kullanılır.


*Elektrotekn. Örgü kılıf, elektrik kablolarını ayırmada ya da kaplamada kullanılan, dokuma ipleri ya da metal tellerden örülü kılıf.


*Şeritç. Örgü şerit, çözgü iplikleri birbirlerine çaprazlaşan ve atkı ipliği bulunmayan şerit türü.


*ANSİKL. Folk. Örgü, hanımefendilerin çok eski dönemlerden bu yana saçlarını derli toplu tutmak için uyguladıkları bir saç biçimidir. Saçın gürlüğüne ya da modaya gore tek, çift ya da çok sayıda belik halinde örülen saçlar, kimi vakit kurdele, şerit, kılab danlara dizilmiş altın, inci vb. ile süslenip uçları türlü süslerle tutturulurdu. Anadolu'da, bilhassa Türkmenler'in yaşamış olduğu yörelerde pek çok belik halinde örülmüş ve şeritler, boncuklarla süslenmiş saç şekli bugün de yaygındır. Örgü kırsal yörede yaşayan hanımefendilerin başlıca saç biçimlerinden olmasının yanı sıra kentlerde de bazen moda olmaktadır.


*Mim. ve inş. Uzun süre müdafa ve din yapıları, tapınaklar, oyulan ya da inşa edilen mezarlarla ilgili gereksinimleri karşılayan taş işçiliği, yavaş ve masraflı bir teknik olduğundan, minimum zarar ve işgücüyle hammaddeden yararlanmaya çalıştı. Taşları ocaklardan çıkarma araçlarının ve lüzumlu aletlerin yetersizliği, İ.Ö. I. binyıl'a kadar Anadolu'da, Yunanistan'da ve Etruria' da, Ortaçağ'a kadar ABD ya da Japonya'da istinat ve sur duvarları için, yer sarsıntılarına ya da insanlara dayanabilecek kyklops ya aa çokgen örgünün seçilmesine yol apt. Son aşama duyarlı, eğik derzli duvar örgüleri, vurma ve aşındırma kanalıyla dev Kaya bloklarıyla gerçekleştirildi. Buna karşılık, az çok kalınca banklar halindeki tortui kayaçların çekiçler ya da sert metalden keskilerle işlenmesi, dana zahmetli bir işti. Katmanların birbirine Koşut olması, bank yüksekliğine, taşıma ve kaldırma olanaklarına bağlı olarak, türlü boyutlarda koşutyüzlü şekiller elde edilmesini sağlıyordu. Kafi aletlerin bulunmaması ve gelenekler, Mısırda vurma ve aşındırma usullerinin kireçtaşı ve kumtaşı işçiliğinde uzun seneler geçerli kalmasına yol açtı. Duvarların düzgün örgü sıralarından oluşmaması ve derzlerin oyulmuş bir kaplama arkasına gizlenmesi bu yüzdendir. Dev blok işçiliği, çok gelişmiş bir taş yontma sanatıyla beraber Aheme niler, Yunanlılar ve Romalılarda da görülecektir.

* Eski Yunanda, harçsız olarak bir araya getirilen ve metal kenetlerle tutturulan, ama yüksekliği ve genişliği (bağ örgüsü) ya da yalnız genişliği (yalancı bağ örgüsü) ayarlanan, büyük, orta ve ufak boyda taşlar kullanılmıştır; emplekton türü düzenlemedeyse, iki yüzlü bağ taşlarından yararlanılmıştır.

* Roma'da, Etrüskler'in arkasından ve imparatorluk dönemine kadar, düzgün anıtsal örgü ya da opus quadratum yaygın bir şekilde kullanılmıştır.

bundan sonra örgü, dolgulu bir duvarın iç kısmını gizleyen süsleyici bir kaplamadan başka bir şey değildi.

Ilk başlarda bu kaplama, düzgün olmayan moloz taşlarla yapılıyordu (opus incertum). Sonrasında, İ.Ö. II. yy. süresince, duvarın tabanına gore eğik bir kafes izlenimi veren moloz taşlarla meydana gelen kaplama ortaya çıktı ve I.Û. I. yy.'ın ortalarına kadar uygulandı. 100 yılından sonrasında Augustus periyodunun ayırtedici örgü türü opus reticulatum (köşeleri üstüne yerleştirilen kare moloz taşlar) görülmeye başladı.

Duvarları, son aşama düzgün, pişmiş tuğlalarla kaplama uygulaması da Augustus döneminde başladı. İ.S. I. yy.'da opus reticulatum ile birleştirilen bu opus mixtum, II. yy.'dan sonrasında taş kaplamaları neredeyse tümüyle ortadan kaldırdı.

* Ortaçağda, varlıklı taşocaklarına haiz bir takım şark bölgeleri haricinde, taş duvar örgüsü tuğla karşısında eski önemini yitirdi. Kesme taş, roman üslubundaki büyük yapıların ve bunların yontulmuş bezemelerinin çoğalıp gelişmesiyle tekrardan öncelik kazanmıştır. Bununla beraber, tonoz köşelerinde dahi düzlemsel taşlar kullanılıyordu. Yarısaydam bir kılıf yaratmak isteyen gotik mimarlık, taşıyıcı bir iskelete dönüştü; önceleri ayrı ayrı ve düzlemsel olan öğeleri, sonunda, tasarımıyla baroku müjdeleyen üçboyutlu yapısal bir birime boyun eğdi. XVI. yy.'da yapı ustası hâlâ taşı tutumluca kullanan ve taş yontma sanatına egemen olan bir örgü ustasıydı.

* Klasik dönemlerde, hammadde, bundan sonra taşocağında işlenmeyip dev bloklar halinde şantiyeye getirilerek burada kesilip biçimlendirildiğinden, inşaat mimari bir yönde gelişti. Taşları ördükten sonrasında yerinde düzleme ve işleme yönteminin kullanılması, yapıyı bir heykele dönüştürdü; unsur başlı başına taşımış olduğu kıymeti yitirerek, kendisiyle bir örnek olan diğeri öğelerle beraber örgü içinde fark edilmez oldu. Ne var ki, taş yontma sanatı da, gelişip yetkinleşmekten, larından koparılmış bir sanatla yarışırcasına karmaşık öğeler yaratmaktan geri kalmadı.

* XIX. yy. ortasında, H. Labrouste'un Antikçağ, Violletle-Duc'ün Ortaçağ için yaptıkları çözümlemeler, duvar örgüsüne eski saygınlığını kazandırdı, hatta olanaklarını genişletti. Ortalama yetmiş beş yıl süresince taş, inanılmaz bir atılım gösterdi; metalin ve betonarmenin gittikçe artan önemine karşın, programların çeşitliğine ve mimari seçmeciliğine uyum gösterdi.

Kaynak: Büyük Larousse





  • Örgü ve Tığ İşi


  • 2009 Örgü Modelleri


  • İnterlok örgü desen yapısı nedir?




 

YORUMLAR

Hakkımızda

Ad

Anlamı Nedir?,22,Biyoloji Konu Anlatımı,25,Cilt Bakımı,82,Coğrafya Ders Anlatımı,978,Genel,46,Güzel Sözler,16075,Music,1,Ne Nedir?,32164,Resimli Sözler,4111,Saç Sağlığı,119,Sağlık Bilgileri,1596,Soru-Cevap,10236,Sports,1,Tarih Konu Anlatımı,5,Teknoloji,36,Türk Dili ve Edebiyatı Konu Anlatımı,2,
ltr
item
Ders Kitapları Konu Anlatımı: Örgü Nedir?
Örgü Nedir?
Ders Kitapları Konu Anlatımı
https://www.ayaydin.tr/2017/05/orgu-nedir.html
https://www.ayaydin.tr/
http://www.ayaydin.tr/
http://www.ayaydin.tr/2017/05/orgu-nedir.html
true
5083728687963487478
UTF-8
Tüm Yazılar Yüklendi hiçbir mesaj bulunamadı HEPSİNİ GÖR Devamı Cevap Cevabı iptal Silmek Cevabı iptal Home SAYFALARI POST Hepsini gör SİZİN İÇİN ÖNERİLEN ETİKET ARŞİV SEARCH Tüm Mesajlar İsteğinizle eşleşme bulunamadı Ana Sayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec Şu anda... 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago İzleyiciler Takip et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share to a social network STEP 2: Click the link on your social network Tüm Kodunu Kopyala Tüm Kodunu Seç Tüm kodlar panonuza kopyalanmıştır. Kodları / metinleri kopyalayamıyor, kopyalamak için lütfen [CTRL] + [C] tuşlarına (veya Mac ile CMD + C'ye) basınız Table of Content