PARLAMENTER a. (fr. parlementaire' den). Yasama meclisi üyesi (milletvekili, senatör vb.). [Bk. ansikl. böl.] * sıf. Parlamento...
PARLAMENTER a. (fr. parlementaire' den). Yasama meclisi üyesi (milletvekili, senatör vb.). [Bk. ansikl. böl.]
* sıf. Parlamentoyla ilgisi olan, parlamentoya ilişkin.
*Anayas. huk. Parlamenter usul, anayasa, yasa ve meclis iç tüzükleri tarafınca belirlenen ve bir parlamentodaki görüşme, münakaşa ve emekleri düzenleyen kuralların tümü. || Parlamenter rejim, bakanların meclise karşı görevli olduğu kuvvetler ayrılığı ve ortaklık rejimi. (Bk. ansikl. böl.)
*ANSİKL. Anayas. huk.
*Parlamenter rejim. Yürütme (devlet başkanı, hükümet) ve yasama (parlamento) organlan ayndır. Fakat bunların ortak etkinlik alanları (mesela, yasa taslaklarının oluşturulması) ve karşılıklı silahlan vardır; parlamento hükümetten hesap sorabilir (devlet başkanı sorumsuzdur), buna karşılık yürütme de parlamentoyu feshedebilir.
Parlamenter rejim, XIII. ve XVIII. yy.'lar içinde Büyük Britanya'da oluştu. Parlamentonun doğuşuyla başlamış olan İngiliz anayasal deneyimi parlamenter rejim mekanizmalarını biçimlendirdi. Bu zamanda impeachment usulü temeli üstünde hükümetin sorumluluğu ilkesi gelişmekteydi. Başlangıçta sözkonusu olan, bir bakanın Avam kamarası tarafınca Lordlar kamarası önünde suçlandırılmasını elde eden bir ceza usulü uygulamasıydı. Zaman içinde, suçlanan bakanların çekilme etmeleri yönünde gelişen uygulama, bakanların siyasal sorumluluğu mekanizmasına dönüştü. 1782 bu açıdan bir dönüm noktası oldu: Lord North'un yönetiminde olan kabine, ilk kez, toptan bir impeachment tehdidi karşısında kaldı. Bu vaka parlamenter rejimin de doğuşunu haber vermekteydi. Aslolan ve ilk gelişimini Büyük Britanya'da tamamlayan bu rejim, çeşitli uyarlamalarla Avrupa ülkeleri başta olmak suretiyle bir çok alanda uygulanmaya başladı.
Günümüzde, siyasal mesuliyet ve meclisin feshi benzer biçimde iki ortak öğeye dayanmakla beraber, iç dengeleri bakımından birbirinden ayrılan, başlıca iki parlamenter rejim tipi vardır:
ikinci parlamenter rejimde, yürütme fiilen iki başlıdır (devlet başkanı ve hükümet) ve bir yanda devlet başkanı öte yanda da parlamento olmak suretiyle başlıca iki iktidar odağı vardır; hükümet ise çifte bağımlılık ve mesuliyet içindedir. Büyük Britanya'da sınırı olan monarşi dönemindeki şema buydu (kral, yürütme ve yasama yetkilerine sahipti, fakat parlamentonun rızası olmadan vergi koyamıyordu), ikinci parlamenter rejimin aslolan modeli Fransa'da 1814 ve 1830 beratlarıyla, 1875 anayasal kanunları ve 1848, 1869 ve 1958 anayasalarıyla oluşturulmuştur. Bugün de bu modele "Oriöanscı pariamentarizm†denir. Tekçi parlamenter rejimde, yürütme fiilen tek başlıdır. Devlet başkanı her türlü güç ve yetkisini yitirmiştir, iktidar odağı, tek bir noktada toplanmıştır: parlamento çoğunluğu. Hükümet de aslında bu çoğunluktan dünyaya gelmiştir Britanya'da bugün mevcud rejim budur. Burada Taht, her türlü yetkisini yitirmiş, gerçek iktidar merkezi olarak yeni bir güç belirmiştir: Avam kamarası'n- da çoğunluğu elinde tutan parti. Bu partinin hükümeti de, sistemin genel karargâhı ya da genelkurmayı durumundadır.
Parlamenter rejim mekanizmaları çeşitlilik, kimi zaman de sapmalar gösterir.
1) Hükümet, kimi zaman tek bir meclis (Büyük Britanya, Fransa'da IV. ve V. Cumhuriyet), kimi zaman de her iki meclis önünde (Fransada III. Cumhuriyet; İtalya) görevli olup, bu mekanizma detaylı şekilde düzenlenmiştir. Parlamenter rejimin rasyonelleştirilme yollarından biri de budur. Aynı şey, fesih hakkı için de geçerlidir. Bu yetki takdiri olabileceği benzer biçimde şarta bağlı da olabilir; devlet başkanı ya da hükümet başkanı tarafınca ya da beraber kullanılabilir, meclislerden bir tanesini ya da her ikisini de hedef alabilir.
2) Sağlam bir parlamento çoğunluğunun bulunmadığı ve fesih hakkının da kullanılamadığı durumlarda parlamenter rejim, meclis hükümeti sistemine benzer (konvansiyonel rejim) bir sisteme dönüşebilir. Buna karşılık, kuvvetli bir meclis çoğunluğunun varlığı, tekçi rejimlerde (Büyük Britanya) olsun, ikinci rejimlerde olsun, yürütmenin de kuvvetlenmesine neden olur. Bu sonuncu durumda model başkanlık rejimine yaklaşır (Fransa'da V. Cumhuriyet).
*Parlamenterin statüsü. Parlamenter, bir temsili vekâlet yetkisine haizdir: bir seçim bölgesinden seçilmiş olmasına rağmen, tüm ulusu temsil eder. Parlamenter görevden alınamaz; işlem ve eylemlerinden dolayı görevli tutulamaz. Bununla beraber bazı görevlere seçilemez; parlamenter sıfatıyla bağdaşmayan bazı işleri yapması imkansız. Bunun karşılığında ise, parlamenter ödeneğinden ve ikili bir bağışıklıktan yararlanır: görevlerini yerine getirmede sorumsuzluk ve ceza kovuşturmasından onu korumuş olan dokunulmazlık.
* sıf. Parlamentoyla ilgisi olan, parlamentoya ilişkin.
*Anayas. huk. Parlamenter usul, anayasa, yasa ve meclis iç tüzükleri tarafınca belirlenen ve bir parlamentodaki görüşme, münakaşa ve emekleri düzenleyen kuralların tümü. || Parlamenter rejim, bakanların meclise karşı görevli olduğu kuvvetler ayrılığı ve ortaklık rejimi. (Bk. ansikl. böl.)
*ANSİKL. Anayas. huk.
*Parlamenter rejim. Yürütme (devlet başkanı, hükümet) ve yasama (parlamento) organlan ayndır. Fakat bunların ortak etkinlik alanları (mesela, yasa taslaklarının oluşturulması) ve karşılıklı silahlan vardır; parlamento hükümetten hesap sorabilir (devlet başkanı sorumsuzdur), buna karşılık yürütme de parlamentoyu feshedebilir.
Parlamenter rejim, XIII. ve XVIII. yy.'lar içinde Büyük Britanya'da oluştu. Parlamentonun doğuşuyla başlamış olan İngiliz anayasal deneyimi parlamenter rejim mekanizmalarını biçimlendirdi. Bu zamanda impeachment usulü temeli üstünde hükümetin sorumluluğu ilkesi gelişmekteydi. Başlangıçta sözkonusu olan, bir bakanın Avam kamarası tarafınca Lordlar kamarası önünde suçlandırılmasını elde eden bir ceza usulü uygulamasıydı. Zaman içinde, suçlanan bakanların çekilme etmeleri yönünde gelişen uygulama, bakanların siyasal sorumluluğu mekanizmasına dönüştü. 1782 bu açıdan bir dönüm noktası oldu: Lord North'un yönetiminde olan kabine, ilk kez, toptan bir impeachment tehdidi karşısında kaldı. Bu vaka parlamenter rejimin de doğuşunu haber vermekteydi. Aslolan ve ilk gelişimini Büyük Britanya'da tamamlayan bu rejim, çeşitli uyarlamalarla Avrupa ülkeleri başta olmak suretiyle bir çok alanda uygulanmaya başladı.
Günümüzde, siyasal mesuliyet ve meclisin feshi benzer biçimde iki ortak öğeye dayanmakla beraber, iç dengeleri bakımından birbirinden ayrılan, başlıca iki parlamenter rejim tipi vardır:
ikinci parlamenter rejimde, yürütme fiilen iki başlıdır (devlet başkanı ve hükümet) ve bir yanda devlet başkanı öte yanda da parlamento olmak suretiyle başlıca iki iktidar odağı vardır; hükümet ise çifte bağımlılık ve mesuliyet içindedir. Büyük Britanya'da sınırı olan monarşi dönemindeki şema buydu (kral, yürütme ve yasama yetkilerine sahipti, fakat parlamentonun rızası olmadan vergi koyamıyordu), ikinci parlamenter rejimin aslolan modeli Fransa'da 1814 ve 1830 beratlarıyla, 1875 anayasal kanunları ve 1848, 1869 ve 1958 anayasalarıyla oluşturulmuştur. Bugün de bu modele "Oriöanscı pariamentarizm†denir. Tekçi parlamenter rejimde, yürütme fiilen tek başlıdır. Devlet başkanı her türlü güç ve yetkisini yitirmiştir, iktidar odağı, tek bir noktada toplanmıştır: parlamento çoğunluğu. Hükümet de aslında bu çoğunluktan dünyaya gelmiştir Britanya'da bugün mevcud rejim budur. Burada Taht, her türlü yetkisini yitirmiş, gerçek iktidar merkezi olarak yeni bir güç belirmiştir: Avam kamarası'n- da çoğunluğu elinde tutan parti. Bu partinin hükümeti de, sistemin genel karargâhı ya da genelkurmayı durumundadır.
Parlamenter rejim mekanizmaları çeşitlilik, kimi zaman de sapmalar gösterir.
1) Hükümet, kimi zaman tek bir meclis (Büyük Britanya, Fransa'da IV. ve V. Cumhuriyet), kimi zaman de her iki meclis önünde (Fransada III. Cumhuriyet; İtalya) görevli olup, bu mekanizma detaylı şekilde düzenlenmiştir. Parlamenter rejimin rasyonelleştirilme yollarından biri de budur. Aynı şey, fesih hakkı için de geçerlidir. Bu yetki takdiri olabileceği benzer biçimde şarta bağlı da olabilir; devlet başkanı ya da hükümet başkanı tarafınca ya da beraber kullanılabilir, meclislerden bir tanesini ya da her ikisini de hedef alabilir.
2) Sağlam bir parlamento çoğunluğunun bulunmadığı ve fesih hakkının da kullanılamadığı durumlarda parlamenter rejim, meclis hükümeti sistemine benzer (konvansiyonel rejim) bir sisteme dönüşebilir. Buna karşılık, kuvvetli bir meclis çoğunluğunun varlığı, tekçi rejimlerde (Büyük Britanya) olsun, ikinci rejimlerde olsun, yürütmenin de kuvvetlenmesine neden olur. Bu sonuncu durumda model başkanlık rejimine yaklaşır (Fransa'da V. Cumhuriyet).
*Parlamenterin statüsü. Parlamenter, bir temsili vekâlet yetkisine haizdir: bir seçim bölgesinden seçilmiş olmasına rağmen, tüm ulusu temsil eder. Parlamenter görevden alınamaz; işlem ve eylemlerinden dolayı görevli tutulamaz. Bununla beraber bazı görevlere seçilemez; parlamenter sıfatıyla bağdaşmayan bazı işleri yapması imkansız. Bunun karşılığında ise, parlamenter ödeneğinden ve ikili bir bağışıklıktan yararlanır: görevlerini yerine getirmede sorumsuzluk ve ceza kovuşturmasından onu korumuş olan dokunulmazlık.
Kaynak: Büyük Larousse
Devlet Yönetim Biçimleri - Parlamenter Monarşi (Anayasal Monarşi, Meşrutiyet)
İlk parlamenter sistem nerede uygulanmıştır?
YORUMLAR