Taaccüp -bü TDK, Türk Dil Kurumu isim, eskimiş Arapça ta¤accub Şaşma. Atasözü, deyim ve birleşik fiiller taaccüp etmek hayret...
Taaccüp -bü
TDK, Türk Dil Kurumu
isim, eskimiş Arapça ta¤accub
Şaşma.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
TDK, Türk Dil Kurumu
Şaşma.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
- taaccüp etmek
hayrete düşmek, hayrette kalmak, şaşmak:
"Pek taaccüp ettim, niye mücrim telakki olunacakmış?"- A. İlhan.
TAACCüP a. (ar. 'aceb'den ta'accûb). Esk.
1. Şaşırma, hayret etme: "Misafirler türlü taaccüb nidaları çıkarmaya başladılar" (R. N. Güntekin).
2. Taaccüb etmek, şaşmak, hayret etmek: "Velhasıl hiçbir şeye şaşmaz, taaccüb etmezdi" (Samipaşazade Sezai, XIX. yy.).
1. Şaşırma, hayret etme: "Misafirler türlü taaccüb nidaları çıkarmaya başladılar" (R. N. Güntekin).
2. Taaccüb etmek, şaşmak, hayret etmek: "Velhasıl hiçbir şeye şaşmaz, taaccüb etmezdi" (Samipaşazade Sezai, XIX. yy.).
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR