varidat TDK,Türk Dil Kurumu çokluk, isim (va:rida:tı) Arapça vÂ¥ridÂ¥t Gelirler: "Bayraktar Çiftliğinden ayda beş bin lira ...
varidat
TDK,Türk Dil Kurumu
Gelirler:
"Bayraktar Çiftliğinden ayda beş bin lira geçiyor eline. Han hamam varidatı ayrı."- A. İlhan.
VARİDAT, -ti a. (ar varidin çoğl. vâridst, gelen şeyler, gelirler). Esk.
1. Gelir: "Halbuki başkaları iki üç misli daha yüksek bir varidat ile bundan mahrum kalırlar" (H. C. Yalçın).
2. içe doğan, yüreğe doğan düşünce, duygu: "Bildim ki âriflerin esrarıdır vâridât" (Niyazi, XVII. yy.).
3. Varidat-ı seneviye, yıllık gelirler.
1. Gelir: "Halbuki başkaları iki üç misli daha yüksek bir varidat ile bundan mahrum kalırlar" (H. C. Yalçın).
2. içe doğan, yüreğe doğan düşünce, duygu: "Bildim ki âriflerin esrarıdır vâridât" (Niyazi, XVII. yy.).
3. Varidat-ı seneviye, yıllık gelirler.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR