1. Edebiyat eserleri, içinde doğdukları toplumun duyuş ve düşünüşünü, yaşamı algılayış biçimlerini, büyük tarihî dönemlerde ortaya çıkan top...
1. Edebiyat eserleri, içinde doğdukları toplumun duyuş ve düşünüşünü, yaşamı algılayış biçimlerini, büyük tarihî dönemlerde ortaya çıkan toplumsal psikolojinin tüm ve en ince detaylarını kendilerinde yaşatırlar.
2. Herhangi bir metnin edebiyat eseri sayılabilmesi için sanatla alakalı değerler taşıması gerekir.
3. Edebiyat topluma kendisini hatırlatmaya vesiledir. Platon edebiyatın işlevi mevzusunda; "Edebiyatın ilk ve esas işlevi/görevi kendi tabiatına sadık kalmaktır" demiştir.
4. Edebiyat, işlerinden ve dertlerinden dolayı "bugünü" yaşayan ve vakaları tüm olarak algılayamayan insana, yaşama bakma yollarını gösterir.
5. Sartre'a gore : «Hiçbir mevzu, evvelinde edebiyat sanatının haricinde sayılamaz. Tüm sorun, insanoğlunun neyi yazacağını bilmesinde. İyi yazarlarda hiçbir vakit üslûp mevzudan ilkin gelmez.»
6. Edebi eserler, toplumların yaşam biçimlerini, geleneklerini, göreneklerini de içine alıp bu mevzuda cemiyet bilimcilere bir düşünce aracı olmaktadırlar. Gene edebi eserler, halkın inancını, üzüntüsünü, acısını, kıymet yargılarını, sevinçlerini, özlemlerini şiirlerde, romanlarda, hikâyelerde, masallarda, atasözlerinde, deyimlerde, fıkralarda yer vererek halk bilimi uzmanlarına mühim bir kaynak olmaktadırlar.
YORUMLAR