Hacı Bektaş-ı Veli'nin öğretici metinleri nedir? Öğretici metinler; haber ve bilgi vermek, ikna etmek, kanıları değişiklik ya...
Hacı Bektaş-ı Veli'nin öğretici metinleri nedir?
Öğretici metinler; haber ve bilgi vermek, ikna etmek, kanıları değişiklik yapmak, uyarmak, düşündürmek, yönlendirÂmek, tanıtmak vb. amaçlarla kaleme alınan metinlerdir.
13 ve 14. yüzyıllarda oluşturulan öğretici metinlerde İslam medeniyetinin zihniyet üstündeki etkisinden dolayı bazı Arapça ve Farsça kelimeler kullanılmışsa da metinler genel olarakmütevazı ve anlaşılır bir üslupla (mütevazı neÂsir)kaleme alınmıştır.
Bu metinlerde ele alınan en mühim temalar şunlardır:İslam, tasavvuf, din büyüklerinin ve tarihî şahsiyetÂlerin yaşamları ve muhteşem davranışları, tıp, doğa.
MAKÂLÂT
Makâlât, Hacı Bektâş-ı Velî'ye ait,tasavvuftemalı bir eserÂdir. Hacı Bektâş-ı Velî bu eserinde tasavvufi gerçekler üstünde durÂmuş, tasavvuftaki dört kapı ve kırk makamkavramlarına açıklık getirmiştir.
Tasavvuftaki dört kapıdan maksat,şeriat, tarikat, haÂkikat, marifettir.Kırk makam ise bu kapılardan girilerek adımlanacak tasavvufi basamaklardır. Makâlât'ta bu kapıların nasıl aralanaÂcağına ve bu makamlara nasıl ulaşılacağına dair bilgiler verilmiştir.
Makâlât'ın orijinal metni Türkçe değildir, Arapçadır. Günümüzde "Makâlât" ismiyle malum kitaplar, Hacı Bektâş-ı Velî'nin yazdığı oriÂjinal metin değildir, bu metnin tercümeleridir.
Hacı Beklâş-ı Velî (1208?-1271) Baba İshak tarafınca AnaÂdolu'da kurulan ilk tarikatlardan olan Bâbâîlik'in mensuplarından biÂriyken Baba İshak'ın bir isyan sonucunda öldürülmesinin peşinden Bâbâîleri kendi çevresinde biriktirerek yeni bir tarikat kurmuştur. HaÂcı Bektâş-ı Velî'nin kurduğu tarikat olan Bektâşîlik'in ilk dönem OsÂmanlı padişahları ile Ahiler ve Yeniçeriler üstünde çok derin etkiÂleri olmuştur.
Hacı Beklâş-ı Velî, bilhassa "hoşgörü, mütevazı yaşam, içtenlik, paylaşım, ehl-i beyt" benzer biçimde kavlamlar üstünde durarak tasavvufun Anadolu ve Rumeli'nin her tarafına yayılmasını elde etmiştir.
Makâlât'tan
Tarikâtun Makâmların Beyân İder
Tarîkat'un Evvel Makâmı: El alup tevbe kılmakdur. Kavluhû teâla: Va'tesımû bi habli'llâhi cemî'an. Tûbû ila'llâhi tevbeten nasûhân.
Pes kul yavuz hâlden dönicek tevbe viren Çalap kendüsidür. Kavluhû teâlâ: Sümme tâbe aleyküm li yelûbû ila'llâhi. İmdi iy mü'min ler! Zîrâ kim tevbe kılmak peşîmânlukdur ve peşîmanluğun assısı budur kim günâhı az ola, bir özürde satılur.
Pes imdi tevekkül ile özri pîşe dutun kim hatâlarunuz az ola kurtılasız ve yüzünüz tâze ola. İmdi iy mü'minler! Özür dilemek sizden kabul kılÂmak Tanrı'dan. Kavluhû teâlâ: Ve men yetevekkel ala'llâhi fe hüve hasbuhû.
(Tarikatın Makamlarını Beyan Eder- Günümüz Türkçesi
Tarikatın ilk makamı el alıp tövbe etmektir. Allah teâlâ şu şekilde buyurmuştur: "Hep beraber AlÂlah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın. Samimi bir tövbe ile Allah'a dönün."
Öyleki ise kul, fena hâlden dönünce tövbeyi kaÂbul eden Allah'ın kendisidir. Nitekim bir âyette şöyÂle buyrulmuştur: "Sonrasında (eski hâllerine) dönmeleri için Allah onların tövbesini kabul etti. Çünkü Allah tövbeyi çok kabul eden ve çok acıma edendir."
Şimdi ey müminler! Öyleki bir tövbe edin ki kaÂbul olsun. Öyleki bir tövbe edin ki yarar gelsin. Zira tövbe etmek, pişman olmaktır. Pişmanlığın yararı budur ki günahı azaltır; bir özre değişilir. Bundan bu şekilde, tevekkül ile özrü töre edinin ki hatalarınız az olup kurtulasınız ve böylelikle yüzünüz gülsün. O halde ey müminler! Özür dilemek sizden kabul kılmak Tanrı'dan. Allah Teâlâ şu şekilde buyurmuştur: "Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter.")
Sebep: yazı boyutu
Hacı Bayram Veli
Divan edebiyatı ile Tanzimat edebiyatı öğretici metinleri arasındaki farklar nedir?
Hacı Bektaş-ı Veli
Bu bildiri 'en iyi yanıt' seçilmiştir.
13 ve 14. yüzyıllarda oluşturulan öğretici metinlerde İslam medeniyetinin zihniyet üstündeki etkisinden dolayı bazı Arapça ve Farsça kelimeler kullanılmışsa da metinler genel olarakmütevazı ve anlaşılır bir üslupla (mütevazı neÂsir)kaleme alınmıştır.
Bu metinlerde ele alınan en mühim temalar şunlardır:İslam, tasavvuf, din büyüklerinin ve tarihî şahsiyetÂlerin yaşamları ve muhteşem davranışları, tıp, doğa.
MAKÂLÂT
Makâlât, Hacı Bektâş-ı Velî'ye ait,tasavvuftemalı bir eserÂdir. Hacı Bektâş-ı Velî bu eserinde tasavvufi gerçekler üstünde durÂmuş, tasavvuftaki dört kapı ve kırk makamkavramlarına açıklık getirmiştir.
Tasavvuftaki dört kapıdan maksat,şeriat, tarikat, haÂkikat, marifettir.Kırk makam ise bu kapılardan girilerek adımlanacak tasavvufi basamaklardır. Makâlât'ta bu kapıların nasıl aralanaÂcağına ve bu makamlara nasıl ulaşılacağına dair bilgiler verilmiştir.
Makâlât'ın orijinal metni Türkçe değildir, Arapçadır. Günümüzde "Makâlât" ismiyle malum kitaplar, Hacı Bektâş-ı Velî'nin yazdığı oriÂjinal metin değildir, bu metnin tercümeleridir.
Hacı Beklâş-ı Velî (1208?-1271) Baba İshak tarafınca AnaÂdolu'da kurulan ilk tarikatlardan olan Bâbâîlik'in mensuplarından biÂriyken Baba İshak'ın bir isyan sonucunda öldürülmesinin peşinden Bâbâîleri kendi çevresinde biriktirerek yeni bir tarikat kurmuştur. HaÂcı Bektâş-ı Velî'nin kurduğu tarikat olan Bektâşîlik'in ilk dönem OsÂmanlı padişahları ile Ahiler ve Yeniçeriler üstünde çok derin etkiÂleri olmuştur.
Hacı Beklâş-ı Velî, bilhassa "hoşgörü, mütevazı yaşam, içtenlik, paylaşım, ehl-i beyt" benzer biçimde kavlamlar üstünde durarak tasavvufun Anadolu ve Rumeli'nin her tarafına yayılmasını elde etmiştir.
Makâlât'tan
Tarikâtun Makâmların Beyân İder
Tarîkat'un Evvel Makâmı: El alup tevbe kılmakdur. Kavluhû teâla: Va'tesımû bi habli'llâhi cemî'an. Tûbû ila'llâhi tevbeten nasûhân.
Pes kul yavuz hâlden dönicek tevbe viren Çalap kendüsidür. Kavluhû teâlâ: Sümme tâbe aleyküm li yelûbû ila'llâhi. İmdi iy mü'min ler! Zîrâ kim tevbe kılmak peşîmânlukdur ve peşîmanluğun assısı budur kim günâhı az ola, bir özürde satılur.
Pes imdi tevekkül ile özri pîşe dutun kim hatâlarunuz az ola kurtılasız ve yüzünüz tâze ola. İmdi iy mü'minler! Özür dilemek sizden kabul kılÂmak Tanrı'dan. Kavluhû teâlâ: Ve men yetevekkel ala'llâhi fe hüve hasbuhû.
(Tarikatın Makamlarını Beyan Eder- Günümüz Türkçesi
Tarikatın ilk makamı el alıp tövbe etmektir. Allah teâlâ şu şekilde buyurmuştur: "Hep beraber AlÂlah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın. Samimi bir tövbe ile Allah'a dönün."
Öyleki ise kul, fena hâlden dönünce tövbeyi kaÂbul eden Allah'ın kendisidir. Nitekim bir âyette şöyÂle buyrulmuştur: "Sonrasında (eski hâllerine) dönmeleri için Allah onların tövbesini kabul etti. Çünkü Allah tövbeyi çok kabul eden ve çok acıma edendir."
Şimdi ey müminler! Öyleki bir tövbe edin ki kaÂbul olsun. Öyleki bir tövbe edin ki yarar gelsin. Zira tövbe etmek, pişman olmaktır. Pişmanlığın yararı budur ki günahı azaltır; bir özre değişilir. Bundan bu şekilde, tevekkül ile özrü töre edinin ki hatalarınız az olup kurtulasınız ve böylelikle yüzünüz gülsün. O halde ey müminler! Özür dilemek sizden kabul kılmak Tanrı'dan. Allah Teâlâ şu şekilde buyurmuştur: "Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter.")
YORUMLAR