15. yüzyılda yaşamış büyük bir Türk halk şairi ve tasavvuf şairlerimizden olan Kaygusuz Abdal’ın yaşamı ve eserleri ile ilgili bilgilerin ye...
15. yüzyılda yaşamış büyük bir Türk halk şairi ve tasavvuf şairlerimizden olan Kaygusuz Abdal’ın yaşamı ve eserleri ile ilgili bilgilerin yer almış olduğu sayfamız.
Bir Türk halk şairi. Doğum ve ölüm yılları bilinmiyor, «Kaygusuz Sultan» diye de anılır. Adındaki «Abdal» kelimesi, Bektaşiliğe nazaran üç yüz evliyanın fakat kırk tanesine verilen bir mertebedir.
Kaygusuz Abdal hakkında türlü rivayetler vardır. Bunlardan biride herhangi birine nazaran aslolan ismi Gaybî’dir. Alâiyye (Alanya) Beyi’nin erkek evladıdır. Yiğit bir delikanlıydı. Bigün, avda yaraladığı bir geyiğin arkasından koşarken Elmalı nahiyesinde Abdal Musa dergahına kadar geldi. Kendisini önleyen dervişlerden geyiği istedi. Bu şekilde bir geyik gelmediğini söyleyen dervişle çekişirken Derviş Abdal Musa araya girdi:
— «Oğul, attığın oh (ok) bu mu ola?» diye bir ok gösterdi.
Geyiğe attığı oku Abdal Musa’nın koltuğuna saplanmış gören Gaybi onun ermişliğine inanç getirerek kulu oldu. Ismini değiştirdi. Oğlunu aramaya düşen Alanya Beyi, Elmalı’nın bağlı olduğu Teke Beyi’yle vuruştu. Teke Beyi de, Gaybî’yi kurtarmak için Abdal Musa ile muharebeye girişti. Kaygusuz Abdal, kırk yıl Abdal Musa dergahında kulluk eyledi.
Bektaşiliğin uluları arasına girdi. Hicaz’a, Mısır’a gitti. Şiirlerinde Edirne’ye, Filibe’ye, Sofya’ ya, Yanbolu’ya gittiği de yazılıdır. Kim bilir bir Yeniçeri saz şairiydi. Şiirlerinde bazen Gaybî ve Sarâyî adlarını da kullanmıştı. Mezarının Mısır’da olduğu sanılıyor.
Kaygusuz Abdal’dan Bir Parça
Bu adem dedikleri
El ayakla kafa değildir
Adem manaya derler
Çehre ile kaş değildir.
Gerçi et ve deridir
Cümlenin serveridir
Hakk’ın kudret sırrıdır
Gayre bakmak hoş değildir
YORUMLAR