marifet isim (ma:rifet) Arapça ma¤rifet 1 . Ustalık, hüner, uzmanlık: "Meğer ne marifetleri varmış o gösterişsiz saatin!...
marifet
isim (ma:rifet) Arapça ma¤rifet
1 . Ustalık, hüner, uzmanlık:
"Meğer ne marifetleri varmış o gösterişsiz saatin!"- H. Taner.
"Yaptığın marifeti beğendin mi?"- .
3 . eskimiş Bilim, bilgi.
4 . eskimiş Aracı, ikinci el.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
marifet iltifata tabidir
Marifetullah (Marifet İlmi)
MARİFET, -ti a. (ar. ma'rifet).
1. Her insanın yapamayacağı bir şeyi yapma; bir şeyi ustalıkla ve kolaylıkla yapabilme; hüner: Marifetini göstermek. O da marifet mi, tek eli üstüne amuda kalkanlar var.
2. Can bunaltıcı, hoş olmayan, garip davranış: Oğlunun marifetlerini duydun mu, dün akşam dostlarıyla karakolluk olmuş.
3. Esk. Bilgi, bilim.
4. Esk. Aracı, ikinci el.
5. Marifetiyle, eliyle, vesilesiyle.
*-*Esk. Marifet-perver, ustalıklı, hünerli. || Marifet-ullah, Tanrı'yı anlama.
-Tasav. Kalbin sezgi yöntemiyle elde etmiş olduğu duyuüstü bilgi.
Kaynak: Büyük Larousse
1. Her insanın yapamayacağı bir şeyi yapma; bir şeyi ustalıkla ve kolaylıkla yapabilme; hüner: Marifetini göstermek. O da marifet mi, tek eli üstüne amuda kalkanlar var.
2. Can bunaltıcı, hoş olmayan, garip davranış: Oğlunun marifetlerini duydun mu, dün akşam dostlarıyla karakolluk olmuş.
3. Esk. Bilgi, bilim.
4. Esk. Aracı, ikinci el.
5. Marifetiyle, eliyle, vesilesiyle.
*-*Esk. Marifet-perver, ustalıklı, hünerli. || Marifet-ullah, Tanrı'yı anlama.
-Tasav. Kalbin sezgi yöntemiyle elde etmiş olduğu duyuüstü bilgi.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR