MARKALAMAK g f. Bir nesneyi benzerlerinden ayırmak ya da tanıtmak amacıyla işaretlemek, ona marka takmak; Kutuları markalamak. *-*...
MARKALAMAK g f. Bir nesneyi benzerlerinden ayırmak ya da tanıtmak amacıyla işaretlemek, ona marka takmak; Kutuları markalamak.
*-*Balıkç. Göç yollarını incelemek için göçmen (sombalığı, uskumru, torik vb.) ya da yarıgöçmen (alabalık ya da denizalası) balıklara marka takmak.
*-*Dülg. Oluklu kalemle parçaları işaretlemek,
*-*İşlem. Markalama işlemini gerçekleştirmek.
*-*Kuşç. Ondan sonra yakalandığında tanıyabilmek amacıyla kuşa bir halka takmak.
*-*Marangl. Zıvana dili ve deliğine nazaran hazırlanmış bir markalama aletiyle benzer parçaları işaretlemek.
*-*Nük. müh. Bir molekülün hazırlanmasında radyoaktif bir nüklit kullanmak. || Daha genel olarak, bir ürün ya da araç-gereç içine radyoaktif bir nüklit yerleştirmek.
*-*Orm. san. Bir tomruğa ya da biçilmiş keresteye marka vurmak.
*-*Teknol. Bir makinede hareketli bir organının konumunu makinenin tümüne nazaran belirlemek. || Birleştirilecek parçalara, doğru takılıp sökülmelerini sağlamak için işaret koymak. (Eşanl. İşaretlemek.) || Delik delme işlemini nokta kalemiyle başlatmak. | Bir arıçizim (epür) üstüne kaydedilen boyutları kumpasla ve ayarlı gönyeyle bir levhaya aktarmak. || DAMGALAMAK'ın eşanlamlısı.
♦ markalanmak dönş. f. Markalamak eylemine mevzu olmak: Kumaş toplan markalanıp mağazalara gönderileli.
*-*Balıkç. Göç yollarını incelemek için göçmen (sombalığı, uskumru, torik vb.) ya da yarıgöçmen (alabalık ya da denizalası) balıklara marka takmak.
*-*Dülg. Oluklu kalemle parçaları işaretlemek,
*-*İşlem. Markalama işlemini gerçekleştirmek.
*-*Kuşç. Ondan sonra yakalandığında tanıyabilmek amacıyla kuşa bir halka takmak.
*-*Marangl. Zıvana dili ve deliğine nazaran hazırlanmış bir markalama aletiyle benzer parçaları işaretlemek.
*-*Nük. müh. Bir molekülün hazırlanmasında radyoaktif bir nüklit kullanmak. || Daha genel olarak, bir ürün ya da araç-gereç içine radyoaktif bir nüklit yerleştirmek.
*-*Orm. san. Bir tomruğa ya da biçilmiş keresteye marka vurmak.
*-*Teknol. Bir makinede hareketli bir organının konumunu makinenin tümüne nazaran belirlemek. || Birleştirilecek parçalara, doğru takılıp sökülmelerini sağlamak için işaret koymak. (Eşanl. İşaretlemek.) || Delik delme işlemini nokta kalemiyle başlatmak. | Bir arıçizim (epür) üstüne kaydedilen boyutları kumpasla ve ayarlı gönyeyle bir levhaya aktarmak. || DAMGALAMAK'ın eşanlamlısı.
♦ markalanmak dönş. f. Markalamak eylemine mevzu olmak: Kumaş toplan markalanıp mağazalara gönderileli.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR