Bir kadeh içki hazırlayıp oturdu sandalye...
Bir kadeh içki hazırlayıp oturdu sandalyeye. Televizyonu açtı. Çoğu kanalda kimisi canlı, kimisi banttan yayımlanan kadın programları vardı. Müzik kanallarını dolaştı, dinleyebileceği bir şey bulamadı. Kapatsa kendini dinlemeye tahammül edemezdi. Sevdiği hiç bir kaseti, CD'yi koyamazdı müzik setine. Söz de, müzik de kanıyordu çünkü.
Nereye baksa, neyi duysa, neye dokunsa, neyi düşünse kanıyordu, bir insanın kalbi kanarsa aklı da akıl olmaktan çıkar mıydı? Radyodaki anonslar geldi aklına. Kanamalı bir hasta için kan aranırdı. Kan grubu bildirilirdi ama hastanın neresinden kanadığı söylenmezdi. Kan ve akıl kanamasının kan grubu var mıydı?
El yordamıyla buldu kumandayı, bastı ve televizyonu kapattı. Uyku bastırıyordu. Kadehini bitirmeden gözleri oracıkta kapandı.
Nevzat Çelik - “ Bağışlanmış Hüzün”
YORUMLAR