Bugün İstanbul Fethi'nin 560.Yıl Dönümü ...





Bugün İstanbul Fethi'nin 560.Yıl Dönümü<br/>İstanbul'un Fethi'nin herkesçe bilinen tarihçesinin yanında bilinmeyen bir çok yönlerinin olduğu hakikattir.<br/>1453 yılı Mayıs ayının 27'si Pazar günüdür. Liguryalı Papaz Tommasso Parantucelli yani o günün...



Bugün İstanbul Fethi'nin 560.Yıl Dönümü 


İstanbul'un Fethi'nin herkesçe bilinen tarihçesinin yanında bilinmeyen bir çok yönlerinin olduğu hakikattir. 


1453 yılı Mayıs ayının 27'si Pazar günüdür. Liguryalı Papaz Tommasso Parantucelli yani o günün etiketi ile Papa V. Nicolas Roma'da pazar ayininde ağlamaklıdır. Der ki: “Haber aldım. Bizans'a gönderdiğimiz donanma Boğaz'dan içeri girememiş, Cermen ve Frank cengâverleri dağılmışlar. Askere almak istediğimiz Mora'daki Rumlar ise, ‘Orada pis latinlerden başka kimse yok… Bize ne onlardan’ demişler…”


Ders almalıyız: Bugün Ayasofya'ya Bizans kartalını dikmek cinnetini yaşayanlar, dün böyle konuşan aynı Rumlar'dır.


Tesadüfe bakınız. 546 sene evvel 29 Mayıs Salı günü fethedilen İstanbul, daha önce de 11 defa muhâsara edilmiştir. İstanbul'un fethi ile tarihte yeni bir çağ açıldığı inancı bizim değil Frenkler'in iddiâsıdır.


Biz İstanbul'u fethettik diye övünürüz. Eksiktir. İstanbul fethedilmiştir; ama aslında o gün 1400 senelik Roma câhiliye imparatorluğu tarihe karışmıştır.


Sultan II. Mehmed Han sadece bir Fâtih değil, ayrıca müthiş keşifler sahibi bir dehâdır. Bize, Edirne'den İstanbul'a 60 çift manda ile çekilerek getirilen tarihin o zamana kadar görmediği topları Macar Urban Usta'nın yapıp döktürdüğü anlatılır.


Oysa daha sonra Edirne Sarayı'ndan İstanbul'a getirilen silahların defterlerini inceleyen bir Alman tarihçisi, bu topların döküm tekniğinin de, balistik hesaplarının da bizzat Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretlerine ait olduğunu söyler.


Biliyorsunuz donanma Haliç'e karadan indirilir. Aynı tarihçi dönen kızakların mukavemet hesaplarını da, ne kadar yağ kullanılacağının ve her geminin kaç levent tarafından çekileceğinin hesaplarının da, yine Sultan Fâtih tarafından düşünüldüğünü ispat eder.


Gemiler Haliç'e indirilir. Ve Sultan Fâtih, ertesi gün öğleden sonra Bizans'a, tarihe kendi keşfi olan obüs toplarını takdim etmektedir. Kendisinden 75 sene sonra küçük torunu Kanuni Sultan Süleyman Han, Belgrad muhâsarasında uzun mezilli topları dünyaya tanıtacaktır.


Fetih günü öğleden sonra Sultan Fâtih İstanbul'a girer. Bir yeniçeri koşarak gelir ve elindeki son Bizans imparatorunun kesik başını önüne koyar: “Ulu hünkârım, işte düşmanının kellesi…” der. Hz. Fâtih yerinden kalkar ve İmparator'un kesik başının Kariye Câmii'nin (o zaman kilise) civarına gömülmesini emreder. Bizans imparatoru düşmanıdır; amma vatanını ve devletini son nefesine kadar elinde kılıç müdâfaa etmiş birisidir. 


Büyük Fransız edibi Lamartine ve tarihçi Malet anlatırlar: “Türkler'in her kale fethi bir hesaba dayanır. Hiçbirisi tesadüfî değildir. İstanbul'un fethi gibi… Kosova, Varna ve Niğbolu'nun fetihleri de, İstanbul'a Batı'dan ulaşacak Haçlı yardımlarının kapanan ve tutulan kapılarıdır…”


Fetihten sonra da bizim elimizde İstanbul, hiç şüphesiz bütün Müslüman-Türk tarihinin, Müslüman-Türk coğrafyasının, mimarî san‘at ve estetiğinin bir terkîbi, bir hulâsası ve tecellîsi olmuştur. 


Fazilet Takvimi - “ Fatih'in Bilinmeyen Yanları ’‘ 


Kaynakça


Archives du cite de Vatican, c. 97, ch. 102, fgl 2, Eton University


Nortion F. K. Coleeman. The Palle of Rhodes Knights, Princ


Von Der Golz Pacha, Askerî tarih yorumları, c. 2


La vie Aventureuse Du Franco Acciajouon, Duc d'Athenes Paris, 1853


Legendary Fall of Constantinopolice… Herbest Henry Mc Carthy, London University, 1902





















Yorumlar

Yorumlar