Sırlar..."> Hayatta bazı şeyler v...
Hayatta bazı şeyler var ki, kalabalıkta dile getirilemiyor. Mesela ben burda konuşmaya çalışırken bazı şeyleri söyleyemiyorum. Toplumsal kısıtlamalar var elbette ama tamamen özgür olsam da söyleyemezdim belki, çünkü bazı şeyler söze gelmiyor.
Sırlar veya açık saçık hikayeleri kastetmiyorum. İçimizde hissettiğimiz ama kolay dile getiremediğimiz şeylerden bahsediyorum. Hayatımızı en derinden yönlendiren, bizi mutlu ya da perişan eden ama kolayca dile getiremediğimiz o kadar çok şey var ki…
Ama bu ülkede çocukluktan başlayarak “Küçükler her işe karışmaz” diyerek yetiştirirler bizi. “Sen sus bakayım” en sık duyduğumuz laftır. Büyüdükçe “Aman kaçayım, neyime gerek"ler, "Ben bulaşmayayım abi"ler, "Salla başını, al maaşını” lafları başlar…
Ülkemizde suya sabuna dokunan bir söz söylemek, hele aykırı konularda aykırı ve yüksek sesle konuşmak ya ayıptır, ya günahtır, ya yasaktır. Her geçen gün “yeniden düzenlenen” tabular listemiz uzar gider, otosansür bir milli hasletimizdir.
Bunun için gerçekten o duvarların dışında düşünmeye cesaret edebilecek insanlara ihtiyaç var. Öğretilen sınırları geçmeye cesaret edecek sanatçılara ihtiyaç var. Hayatta ve sanatta bize öğretilen sınırlar, aslında çok dayanıksızdır. Yeterli bir güçle üstüne basıp geçsek o sınırlar kaybolur gider.
Ümit Ünal - “ 23. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali'nin açılış gecesinde yaptığı konuşmasının metni. ”
YORUMLAR