İlk gençlik yıllarımdan ilk ihtiyarlık günlerime kadar paraca, yetkece, rütbece üstün olanların pışpışladıkları insanlar arasında yer almadı...
İlk gençlik yıllarımdan ilk ihtiyarlık günlerime kadar paraca, yetkece, rütbece üstün olanların pışpışladıkları insanlar arasında yer almadım. Bütün ömrüm boyunca çok zengin kesimin insanları, çok yüksek makamları işgal edenler, çok büyük imkânları ellerinde bulunduranlar benim benimsediğim konumu hep tedirginlikle karşıladı. Sosyalist görüşleri savunduğum on yıllık zaman boyunca ilerici (!) darbe taraftarları arasında yer almak şöyle dursun, onlarla dirsek temasım bile olmadı. İslâmi itikâdi davranışlarımın rehberi saydığım zamanlarda ise uzlaşmacı ve hoşgörü taraftarı Müslüman anlayışının karşısında yer aldım. İslâmcı veya gerici (!) kampın yükseltmeye gayret ettiği uzlaşma ve hoşgörü edebiyatının ömrü de bir on yıl sürdü. Paralılar, yetke sahipleri, yüksek rütbeliler işi (bu işin rengi ne olursa, ister kızıl, ister yeşil olsun) yukarılarda bir yerlerde bitirmek istiyorlardı. Oralara ben iyi gözle bakmadım. Oradakiler de beni kullanışlı bulmadı.
...
Hiç bir vakit devlet tarafından sırtı sıvazlananlar arasına katılmadım. Keşke katılsaymışım demediğim de ayan beyan ortada... 17.04.1999
İsmet ÖZEL
YORUMLAR