İsmet Özel'in bir çocukluk anısı Hayatımdaki çok mühim tecrübelerden birisidir: Orta birinci sınıftayken dişi bir köpeğim vardı, adı Kib...
İsmet Özel'in bir çocukluk anısı
Hayatımdaki çok mühim tecrübelerden birisidir: Orta birinci sınıftayken dişi bir köpeğim vardı, adı Kibar’dı. Ben orta birinci sınıftayken Hüseyin ağabeyim üsteğmendi ve askerî garnizonun mahfelinde Amerikan filmleri oynatılırdı. Çankırı’da, “Atış Okulu”nda sayısı hiçbir zaman üçü geçmeyen Amerikalı subay olurdu ve sırf onlar için Türkiye’de üç sene sonra vizyona girecek filmler gelirdi Çankırı’ya. Onlar hazır gelmişken subay ailelerine de bu filmleri gösterirlerdi. O filmleri seyretmekten döndüğüm bir gece, evimize yaklaştığım bir sırada –kızgınlık halinde bulunan dişi köpeğim sebebiyle- on beş-yirmi köpeğin havlayarak üzerime geldiğini gördüm.
Tabii ki ben, köpekten kaçmazsan, kurtarırsın, kaidesini bildiğim için olduğum yere çakıldım; Bir tane iki tane değil, bir sürü köpek geliyor üzerime. Yere çökmedim ama kımıldamadan durdum. Orta bir talebesiyim; duyduğum korkuyu ben bilirim… Ben durunca bütün köpekler durdu. Fakat çoban köpeği iriliğindeki bir tanesi duramadı. O da dururdu ama öyle hızlı koşuyordu ki, sıçrayıp omzumdan geçti. Durduğum için saldıramadı bana. Bir taraftan da, kıpırdamadan kendi köpeğimi çağırıyorum. Neyse, benim bağırmam üzerine evden ışık yandı. Köpekler dağıldı, içeri girdik. Köpeği olan bir çocuk normal olarak köpeklerden korkmaz. Fakat o hadise başıma geldikten sonra ben köpeklerden korkar oldum. Hâlâ korkarım.
YORUMLAR