TEVBE Suresi Âyet -128-129 Tefsiri “Kendinizden…bir Rasul…” Size kendinizden bir Rasul gönderdik ki sizinle onun arasında nefsani bir hemcin...
TEVBE Suresi Âyet -128-129 Tefsiri
“Kendinizden…bir Rasul…” Size kendinizden bir Rasul gönderdik ki sizinle onun arasında nefsani bir hemcinslik bulunsun. Bununla aranızda sıcaklık meydana gelsin. Bu hemcinslikle birbirinize karışasınız, bir arada olabilesiniz. Kalbinin nurundan yansıyan nuraniyetinden nefisleriniz istifade etsin, aydınlansın. Nefisleriniz, cibilliyet ve alışkanlık karanlığından sıyrılsın. “Ona çok ağır gelir…” çok etkilenir, sıkıntıya uğramanız, meşakkât çekmeniz, kötü bir şeyle karşılaşmanız onun ağırına gider. Çünkü o kullara yönelik İlahi sevginin ayrılmaz parçası olan derin şefkât duygusuna sahiptir. Kulları İlahi varlığın azaları, organları mesabesinde görür. Çünkü onlara vahdet nazarıyla bakar.
Nasıl ki herhangi birimizin bir organı acı çektiğinde bu bize ağır geliyorsa, ümmetinden bazı kimselerin azap çekmesi de ona ağır gelir. “O, size çok düşkündür…” sizi korumaya ilişkin şiddetli ihtimam ve özeninden dolayı. Tıpkı her birimizin bedenimizin organlarını, azalarını korumaya büyük bir özen göstermemiz, bedenimizin en basit bir cüzünün eksilmesine veya acı çekmesine razı olmamamız gibi. İşte Rasul de ümmetine bu şekilde ihtimam gösterir. Daha doğrusu bakışının inceliğinden dolayı onun ümmetine gösterdiği ihtimam daha şiddetlidir. “Müminlere karşı çok şefkâtlidir.” Onlara karşı duyduğu derin şefkâtten dolayı onları günahlardan, masiyetlerden sakındırmak suretiyle İlahi cezadan kurtulmalarını sağlar. “Merhametlidir…” onlara karşı beslediği sınırsız merhamet duygusu nedeniyle eğiterek, teşvik ederek onlara ilim, irfan ve yakınlaştırıcı kemalat kazandırır. “Yüz çevirirlerse…” istidatları baştan beri yok olduğu veya sonradan ortadan kalktığı için bu şefkât ve merhameti kabul etmekten yüz çevirirlerse ve de ebedi bedbahtlığa duçar olurlarsa “de ki: Allah bana yeter…” benim size ve yardımınıza ihtiyacım yoktur. Tıpkı insanın acıyan, çürüdüğü için kokmaya başlayan, dolayısıyla aklen kesilmesi zorunlu olan organına ihtiyacının olmaması gibi. Yani Allah bana yeter. Çünkü varlıkta O’ndan başkası yoktur. O’ndan başka müessir mevcut değildir. Yardım eden de sadece O’dur. Ben Ona güvenip dayandım. Hiç kimsede bir güç, bir değiştirme kudreti göremiyorum. Kudret, ancak O’ndandır. “O yüce Arşın sahibidir.” Her şeyi çepeçevre kuşatmıştır. Allah’ın her şeye ilişkin hükmü ve emri işte bu Arş’tan gelir.
(Muhyiddin İbn Arabi Tefsir-i Kebir Te’vilat 1.cilt)
YORUMLAR