KAYIT 103 … Onun için perdelerin altında gizlidir. Ateş maşayla tutulur. Anca...

KAYIT 103 … Onun için perdelerin altında gizlidir. Ateş maşayla tutulur. Ancak bu cesedden çıktktan sonra Cenâb-ı Allah’ı inşaAllah cennette...


KAYIT 103


Onun için perdelerin altında gizlidir.
Ateş maşayla tutulur.
Ancak bu cesedden çıktktan sonra Cenâb-ı Allah’ı inşaAllah cennetten Cemâli azametini bize gösterecektir.
Kur'ân-ı Kerimde şey var, hep göreceğiz.

Mesela birisi geldi birisine kızar.
“Tuh!” diye yüzüne tükürür.
Ulan o kendi yüzüne tükürür.
Mü’min mü’minin aynasıdır ulan.
Aynaya geç karşına tuh diye tükür, ulan kendi yüzüne tükürüyorsun.
Ayna yalan söylemez ki ne isen sen onu gösterir.

Onun için Rasûlullah’ın Cemâl-i Akdesine Ebu Cehil bakmış: “Sen ne çirkin adamsın!” demiş.
Ayna. Aynanın önüne getir çirkini çirkin görecek kendini.
Ayna çünkü yanlış göstermez.
Mü’min, mü’minin aynası olduğuna nazaran o da kendisini orda gördü.

Habeşlinin biri Hintlinin biri ayna getirmişler bu çirkin gösteriyor diye aynayı yakmış yav, yakmış aynayı!
Ebu Bekir bakmış Rasûlullah’ın mübârek yüzüne: “Yâ Rasûlullah sen ne güzelsin!” demiş.

Peki ya Ebû Cehil?

“Mü’min mü’mine bakarsa aynadır” demiş evet.
Ebû Cehil mü’min değildir .
İyi ya hadiste diyor: “İnsanlar mü’min doğarlar mü’min ölürler.”

“Bu ne demek?”

Gayba inanmak makinası vardır insanda demektir.

“Biz, bize inanacak yarattık insanı” demektir.

Hangimizin gözü üç tâne, hangimizin kulağı tek.
Hazreti Âdem’den beri aynı cins devam ediyor.
Kulaklı mulaklı şu bu.
Ama hiç birbirimize benzemiyoruz.
Yaaaa benzedi mi o zaman iş değişir.
Kesret olacak. Hiç birbirine benzemeyecek.

“Belâ kâdirîne alâ en nusevviye benâneh”

“Biz dünyâya gelmiş bütün insanların şu sağ baş parmağını hiç birbirine benzemeyecek surette yarattık.”

“Belâ kâdirîne alâ en nusevviye benâneh”

Bu (işaret parmağını göstererek), ALLAH’ın vücutta câsusudur ağam câsus câsus!.
Şehâdet edecektir o.
Onun için namazda elini getiriyorsun şu parmağını da böyle koyuyorsun.

“Yâ RABBi huzûruna geldim. Bütün şeytânî, senin sevmediğin Rasûlun ikrah ettiği şeylerden kendimizi tenzih eder huzûruna geldim!. Aha bu söylediğime de aha bu şehâdet eder.”

Bu ALLAH’ın câsusudur.
Şu parmak. Şu şu şu bu değil.
Dâimâ Kur'ân-ı Kerim'de bahsedilen uzuvlar bahsedildi mi sağ taraftan bahsedilir.

“Belâ kâdirîne alâ en nusevviye benâneh”

Bütün parmak izleri.
O kriminolojide cinâyet ilminde kullanılır bilirsiniz.
Bütün parmaklardaki izler aşağı yukarı on binde on beş binde bir birbirine benzeyebilir.
Fakat Katon isminde bir Kriminoloji Profesörü kırk milyon kişi içinde tecrübe yapmış.
Şu parmaklarda bunda yüz binde bir benzeyen oluyor.
Kırk milyon kişi içinde şu baş parmağın işâret parmağının birbirine benzeyenine tesâdüf edememiştir.

“Belâ kâdirîne alâ en nusevviye benâneh”

Şu parmak! (İşaret parmağı)
Onun için insanlar mü’min doğarlar ve mü’min ölürler.
Yâni gayba inanmak kudretinin “inanabilecek bir makine halk ettim Ben!” diyor cenâb-ı ALLAH.

Hepisine aynı mumu verdim.
Aha elektriklerin hepisi 250 voltta yanabilecek kâbiliyettedir.
Birisi gevşerse söner, yanmaz.
İşte senin de bir yerin gevşedi mi Ebû Cehil oldun çıktın dışarı.

Eee kendin gevşetirsin bunu.
Bi de Gayretullah’a tutulur.
Dokunur ALLAH gevşetir Maazallahu Teâlâ!
ALLAH gevşetti mi Ebû Cehil olursun.

Bana şunu yap. Hepisini yapıyor Rasûlullah nihâyet yerden dört beş tâne çakıl taşı aldı Cenâb-ı sallallâhu aleyhi ve sellem mubârek avuçlarına çakıltaşı dört tâne.

Yumdu avucunu:

“Yâ Ebû Cehil!” dedi. Akrabası.

“Bana inanmıyorsun dedi. Bak yerden şu çakıl taşını aldım!” dedi.

“Şu elimdekiler benim kim olduğumu söylerse inanacak mısın?” dedi.

“İnanacağım!” dedi.

Açtı mübârek avucunu.

Taşlar:

“Lâ İlâhe İllallah Muhammedurrasûlullah!” dedi.

Taşı söyleten kim?

ALLAH!..

Şunu şöyle Hannane Ağacının kulağı var, taşın kulağı var.
Yerin var . Karnın var, ağacın var.
Hepisinin kulağı var.

Onun için mü’min doğar insan, mü’min ölür.
Yâni ALLAH’a peygambere inanmak kâbiliyet makinasıyla doğar makinasıyla ölür.
Onun için tövbe her dinde vardır.
Papazlarda da tövbe eder günah çıkarır. Günah çıkarır.

“Efendim bu merdud.”

Merdud kabul .

Küfür. Ama geliyor bir insan papazın huzuruna diyor ki:

“Ben şu edepsizliği yaptım nasıl affedilir?”

Îtiraf etmek de bir nevi tövbedir değil mi?
Hatâmı îtiraf ediyorum.
Bizce merdud. Ama yine bir şeydir.

Onun için İslâm'ın en büyük şeyi Tövbe Kapısı'nın bulunmasıdır.
Cennetin Tanrı rahmetiyle sekiz tâne kapısı vardır.
Sekiz tâne kapısı.

“Nerden gördün de bunu?”

İster göreyim ister görmeyeyim. Demin ne dedik.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in hadisleri sinema perdesi gibi.
Oynatmış, oynattı mı görüyorsun ordan.
O dedi sekiz kapısı var. Daha şüphe mi edeyim bundan.
Bu kapılardan birisi de dünyâdan görülür oğlum dünyâdan, dünyâdan görünür.
Sezilir. Görülür elle tutulmaz yalınız. Çok dikkat edin!.
Cennetin sekiz tâne kapısı var dedim.

Peygamberin mübârek hadisinin gösterdiği sinema perdesi gibi, sekiz tâne kapısı var.
Bunlardan birisi dünyâdadır.
Çok dikkat et haaa, aklına sokmağa çalış!.
Dünyâ'dadır bir tanesi. Görülür, sezilir.

Hani körler gelir ya:

“Aa burda bir kapı var, tokmağı var! Bilmem nesi var!”

Kapı. Ama kapı mı değil mi katiyetle kör bilmez.
Aha öyle sezilir.
Elle de tutulmaz.
Elle tutulması böyle burdaki benzettiğim gibi elle tutulmaz.
Tutulsa ooo şimdi ne çilingirler var seksen türlü maymuncuk yaptırır açtırırız onu. Onun için tutulmaz.

“Peki sekiz kapının bir tânesi dünyâdadır. Ne o kapı?”

Acele etme!.

Öbür kapılar geriye kalan yedi kapı.
Onlar bâzen açılır bâzen kapanır, öteki kapılar.

Fakat bu söylediğim hanı o dünyâda olan kapı var ya o her zaman açıktır.
O kapı ne? Tövbe kapısı... Tövbe Kapısı...
Bu kapının ismi Tövbe Kapısıdır.

Tövbenin batı tarafında bir kapısı vardır. Batı tarafında.
Güneş doğuyor batıyor.
Kıyâmete kadar açıktır bu kapı.
Batıda batıda garbde yâni.
Güneşin doğduğu (battığı) tarafta dünyâda kapısı açıktır Tövbe Kapısı.
Kıyâmete kadar açıktır.

“Ne demek kıyâmet?”

İki türlü kıyâmet vardır.
Bir dünyânın mahvolması bir de zât-ı âlinizin mahvolması.
Ölene kadar.
Ölürkıen söyle bir Hulûs-i kalb ile:

“Aman Yâ RABBi Lâ İlâhe İllallah! De.
Ulan ben anladım işi. Postu kurtardın!”

Kurtardım ama dünyâda yediğin, yaptığın edepsizliklerin kırbacını yemek şartıyla. Öyle bedava değil iş.
Kurtarırsın!.

“Kıyâmete kadar açıktır” dedim.

Bir sizin ölümünüze kadar bir de kâinat.
Peki niye garbdadır bunun kapısı.
Güneşin battığı yerdedir. Evet ordadır.
Çünkü güneş battığı yerden çıktığı gün kıyâmet kopacak değil mi?

Güneş garpten doğduğu zaman, öyle değil mi hadis var.
O vakit o vakite kadar kapalı değil açıktır.
Onun için korkma serseri serseri dolaş.

Deki: “Yaşlandığım zaman namaz kılarım!” de.

Öyle de olur. O da güzelce.
O da bir eşekliğin cinsidir.
O da bir öküzlüğün nev’isi.

Ağam her işi yap fakat namazı bırakma!.

Tâif halkı Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in mubârek ordusu Tâifi bir türlü zaptedemedi.

Her tarafı zaptetti. Orayı zaptetemedi.
Tâifliler çok cengâver adamlar.

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimize haber gönderdiler ki biz Müslüman olacağız demişlerdir.
Yalınız bir şartımız var.
Her şartını yapacağım yalınız namaz kılmayız demişler. Olmaz demiş Resulullah Efendimiz.
Kabul etmemiş.

O halde namazsız İslâm'lık olmaz ağam.

“Efendim olur!”

Olmaz!
Nüfus kağıtlı Müslüman derler ona. Bunun şakası yok!.

Hz. Ömer'i, yatsı namazından sonra zehirli hançlerle arkasından namaz kılarken şehid ettikleri zaman sabaha kadar can çekişti Hz. Ömer.

Sabaha kadar. Kanlar akıyor o zaman doktor moktor yok ki şey etsin, kanını tutsun.

Birisi gelmiş:

“Yâ Emire’l- Mü’minin sabah ezanı okunuyor!”

O kanlı vaziyetinde namaza durmuş Ömer (r.a.).

Çünkü Cenâb-ı Peygamber buyurdu demiş işittim ben:

“Men terekes salat fekat kefer!” demiş.

“Kim ki salatı terk etti küfürdedir” demiş.

Ağam beyim Hadis.

Aklınla tart ona göre işini bil. Şakası yok!.
Namaz kılmadı mı ben anlamam öyle bir şey.
Anlamam öyle.

Yedi yaşından beri anamız ağladı namaz kıla kıla.
Bacaklarımıza şey indi su indi.
Namaz kılmayanla sen nasıl bir olursun?.

Yoooo yağma yok öyle kıymetinizi bilin oğlum!.
Herkes gece sabahleyin kaşınırken şu dedler, şu mübarek yüzlü insanlar sarılmış şeyine câmiye geliyor!”

Her babayiğidin kârı değildir.

“Nasıl niye geliyorsun. Bir şeyden mi korkuyorsun?.”

Hayır. Ahireti görüyorsun ahireti. Hepsini görüyorsun.
“Hani görülmezdi ağam?”

Görünüyor da sen farkında değilsin.
Hani şöyle demin “elle tutulmaz” dediğimiz şey.

“Eee söyle Efendim sen kılıyorsun.”

Eee kılıyorum.

“Bana arkada şefaat edersin.”

Yağma vardı değil mi. Yağma vardı.

Arkadaşın : “ALLAH kabul etsin bana da dua et.”

“Eheee ederim ederim. Hiç merak etme. ilk işim sana duâ etmek.”

Yağması var değil mi. Mâmâfih bu gün daha edepsizlik fazlalaştıkça oğlum banknotu olan gelecek.
Simsarlar çıkacak bir gün haaa. Hanı var şimdi de simsar.
Iskat diye İslam dininde bir şey yoktur.
Efendim İmâmı Birgivî böyle söyledi.
İmamı Birgivî’yi ben rüyamda bile gördüm mübârek adamı.
Mü’minin mü’mine duası kabul olur.
Evet kabul olur. Ama Hasan Efendi öldü. Ver otuz bin lira.

“Aldım verdim verdim aldım!.”

Pırrrt cırrrt sağa çevir sola çevir.
Yakında öyle birer olacak ki iskat komisyonculukları olacak.
Makinası orda “cırıt cırıt cırıt.”
Hesap tamam şu kadar. Herif kurtuldu.
Bunun şeyle ne farkı var. Papaz efendiynen bilmem nesinden çıkan.

Yarın namaz Isakatı olacak haaa.
Sen baktı ki herif tırlayacak, şey kasalar para dolu ne yapayım.
Çağır komisyoncu Mehmet Efendiyi. Çağır gelsin.

“Nedir Efendim?”

“Ben atmış beş yaşındayım haaa. Tırrlayacağı zaman, Ben hiç namaz kılmadım. Bir hesap etsene!”

“Baş üstüne efendim!”
“Tırrrrııııııt!”

Hadi bir yaldızlı kağıt hesâbın tamam.
Yağma var değil mi bunlar da gelecek.
Nereler olacak oğlum.
Hesabı tamam cennet hesabı, âhiret hesabı kestiriyorum.
İşte sen felanca artık o “oraya gitme o pahalı yapıyor” diyecek.

“Komisyoncu Mehmet daha ucuz yapıyor der haaa şimdi ortada işte.”

Böyle işler yoktur oğlum. Böyle iş yok İslâm Dîni'nde.
Bunların hepisi martavaldır. Kim ne dersin dersin.
Daha neler var söylersem hanı aklınızın alabileceği şekilde söyleyeceğim.
O zaman İslâm Dîni'ni töhmet altına koymuş oluruz.
Herkes kendi bilir.
O halde azîzim sen şunu bil.
Yerde ve gökteki zerrelerin hepisi Tanrı nın, ALLAH ’ın emrindedir.

(Devamı sonraki kayıttadır…)[fb_vid id="10152562824159751"]

YORUMLAR

Hakkımızda

Ad

Anlamı Nedir?,22,Biyoloji Konu Anlatımı,25,Cilt Bakımı,82,Coğrafya Ders Anlatımı,978,Genel,46,Güzel Sözler,16075,Music,1,Ne Nedir?,32164,Resimli Sözler,4111,Saç Sağlığı,119,Sağlık Bilgileri,1596,Soru-Cevap,10236,Sports,1,Tarih Konu Anlatımı,5,Teknoloji,36,Türk Dili ve Edebiyatı Konu Anlatımı,2,
ltr
item
Ders Kitapları Konu Anlatımı: KAYIT 103 … Onun için perdelerin altında gizlidir. Ateş maşayla tutulur. Anca...
KAYIT 103 … Onun için perdelerin altında gizlidir. Ateş maşayla tutulur. Anca...
https://scontent.xx.fbcdn.net/v/t15.0-10/p180x540/1940602_10152562838464751_10152562824159751_35574_340_b.jpg?oh=ab756543d96c3d83489c8a1b90019f85&oe=5A3BE97B
Ders Kitapları Konu Anlatımı
https://www.ayaydin.tr/2017/09/kayit-103-onun-icin-perdelerin-altnda.html
https://www.ayaydin.tr/
http://www.ayaydin.tr/
http://www.ayaydin.tr/2017/09/kayit-103-onun-icin-perdelerin-altnda.html
true
5083728687963487478
UTF-8
Tüm Yazılar Yüklendi hiçbir mesaj bulunamadı HEPSİNİ GÖR Devamı Cevap Cevabı iptal Silmek Cevabı iptal Home SAYFALARI POST Hepsini gör SİZİN İÇİN ÖNERİLEN ETİKET ARŞİV SEARCH Tüm Mesajlar İsteğinizle eşleşme bulunamadı Ana Sayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec Şu anda... 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago İzleyiciler Takip et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share to a social network STEP 2: Click the link on your social network Tüm Kodunu Kopyala Tüm Kodunu Seç Tüm kodlar panonuza kopyalanmıştır. Kodları / metinleri kopyalayamıyor, kopyalamak için lütfen [CTRL] + [C] tuşlarına (veya Mac ile CMD + C'ye) basınız Table of Content