KAYIT 114 Ebu Lehebin Karısının boynundaki hurma lifini düşün? “Tebbet yedâ e...

KAYIT 114 Ebu Lehebin Karısının boynundaki hurma lifini düşün? “Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ agnâ anhu mâluhu ve mâ keseb. Se yaslâ n...


KAYIT 114

Ebu Lehebin Karısının boynundaki hurma lifini düşün?

“Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ agnâ anhu mâluhu ve mâ keseb. Se yaslâ nâren zâte leheb . Vemreetuh, hammâletel hatab. Fî cîdihâ hablun min mesed.”

Hurma ipi bağlı omuzlarında Cehenneme gidecek artık.
Onun için tevbe et, tevbe et!
Tevbesiz ömür baştan başa can çekişmekten başka bir şey değildir.
İslam can çekişmez, ahrete inanmayan can çekişir.
Çekişmek demek, öyle olmayacaktı da böyle olacaktı demek.
Öleceğiz, hepimiz öleceğiz yav.
Hakiki İslam ölürken gülerek ölür: “artık gidiyorum!”

Bunlar anlatılmaz vesselam.
“Cennet anaların ayağının altındadır.” değil mi?
Halkın da anası o Velîdir, Cenâb-ı Peygamberin varisi velîdir.

Ona yüz süreceğiz.
Şimdi de bir Analar Günü çıktı biliyorsunuz, Analar Günü.
Analar Gününü, Amerikalılar 50 sene evvel icad ettiler.
Yavv 1380 sene evvel Cenâb-ı Peygamber demiş ki “Cennet anaların ayağının altındadır.”
Ananın duasını al! Anana fenâlık etme!
Türkiye hep analarla dolu yavv!
Arkasında taşıyor anasını köylü.
Odun Pazarında kucağında taşıyor.
Daha biraz parası varsa arabaya koymuş arabada taşıyor.
Daha daha daha varsa başka arabaya koyuyor.
Mürebbiye denilen Kırgız bir kadına taşıttırıyor.
Sonra o ana, Ana Günü oluyor.
Ulan Türkiye de Ana Günü diye bir şey yok ki hep ana.
Analar Günü. Bilmem ne…
Neyse anam gitti de kurtuldu bu Analar Gününden.
İyi Analar Gününü devam ettirin!...

Mal, evden seninle beraber Odun Pazarı Mezarlığına gitmez oğlum.
Yalnız senin arkadaşın gider seninle o da mezar başına kadar haaa ordan sonra geri döner.
Ondan sonra korkar geri döner.

Yalınız yaptığın işlerle mezara beraber girersin.
Onun için mezara gittiğin zaman a bu göğsünün içindeki boşluk temizse “E lem neşrah leke sadrek” yapılmış mı acaba?

Rasûlun Sadrını Cebrail yardı.
Seninkini de bir ALLAH Dostu yarar.
Ayın Nuru, pisliğe de vurur altına da vurur.
Onun için korkacak bir şey yok!.

Bu hususları anlamak için biraz kafa yormak lâzım.
Kuşların dilleri vardır.
Hani avcılar kuşların dillerini taklid ederler.
Bülbül gibi öterler.
Karga gibi bağırırlar, kuş taklidi edenler vardır.
İyi ama bu boğazdan gelir bu taklid, asıl seslerindeki mânâ nedir onu kim bilir?
Onu Süleyman(a.s.) bilir.

Onun için hepinizde Süleymanlık var oğlum ama haberinizde değil.
Kitabı alıp rafa koymağa benzer okumamak gibi.
Bir Âyet-i Kerimede diyor ki: “Can Boğaza geldiği zaman siz hastaya bakarsınız bir çâre bulamazsınız. Biz ise ona sizden daha yakiniz” diyor Cenâb-ı ALLAH “Biz daha yakiniz! Ama siz göremezsiniz.”
Vakıa Sûresinde var hanı her gece okuduğum.
Her derdin bir çâresi var bunun da öyle.
Yalınız bir şeyin çâresi yoktur kaza ve kaderin oğlum.
Aman oraya itiraz etme!
Kaza ve Kader geldi mi herkes aptallaşır zaten.
İlaç da fayda vermedi mi yolu şaşırır insan.
Öteye beriye saldırmağa başlar.
İnsanlar sebebleri, hastalıkları, kılıç yarasını, Azrail’in işini bile göremezler. Azrail de o sebeblerden gizlidir.
Ama Azrail de sebebtir.
Alan ALLAH size sizden yakındır.
Ama siz göremezsiniz diyor.
Bu sırların hepsi ölüm anında ortaya çıkıyor.
““Ve zanne ennehul firâk. Velteffetis sâku bis sâk. İlâ rabbike yevme izinil mesâk.”

Hep göreceğiz ölümü, hep göreceğiz böyle sinema perdesi gibi.
İnsan öldü mü ağlamağa başlarız.
“Niye ağlayacaksın?”
“İnsan bir hiçin kayboluşuna ağlar mı?”
Ağlamaz!
“Can, beden kavgasından kurtuldu gitti!” demektir.
Ölümü görmeden, Cennete gitme yolu da yoktur oğlum.
Şeddad gibi Cenneti yerde yaptırmağa savaşma.
Öldükten sonra Cennet Yolu öyle gidiyor.
Ama başka bir yol gördünse söyle biz de gidelim oraya.

Zindana’da zincirlere bağlı bir adam tasavvur edin rüyada gül bahçesinde dolaşıyor, görse kendini, o bahçeden geri döner mi hiç?

O halde cesetten çıktın.
Ne arıyorsun cesedini, içinde bağırsak dolu.

Kıyamet günü her bedene “Kalk!” emri verildiği zaman “Kum bi İzni” izin verildi kalk dendi mi yani surun üflemesi İsrafil sur üfleyecek.
“Eee Sur üflemesi ne olur?”
Yav Ramazan da davulu çalıyor, herif iftara kalkmıyor o kadar derin uykusu var.
Bu serseriler âhiret zamanında da serserilikleri devam edecek.
Onun için kuvvetli sur çalacak.
Cankurtaran gidiyor iken arabayı duyuyor kamyon gine yolda.
Bağırtacaksın, top atacaksın onun için sur üflenecek.
Sur demek ALLAH’ın: “Eyy zerreler yerden artık kalkın yukarı!” demesidir. Sabahleyin kalkınca nasıl aklımız başımıza geliyor…
Vücud kendi bedenine giriyor, rüyada gezdiğin gibi.
O sür üfülendiği zaman can da, kıyamet günü gelip bedene girecek!
“Efendim benim bedenime mi gelecek benim rûhum?”
Gâyet tabi senin. Kuyumcunun Rûhu, Terzinin Dükkanına gitmez ki ona gelecek.

Hep uyuyoruz, gece Amerika’ya gidiyorsun rüyada sabahtan geldi mi Mister Ceymis’in cesediyle uyanmıyorsun yine sen ne isen o sun.

Bilgi sahibinin canı, bilgi sahibinin bedenine,
Zâlimin canı zâlimin kendi bedenine girecek.
Orda dalevera parti hikayesi yok haa!.
“Sen kaptın! Ben kaptım!” yok. Hep numaralıdır yerler.

“Nasıl olur bu?”
Yavv hepiniz koyun bilirsiniz, üç yüz tane koyun anaları sağılmakta. Kuzular öteki ağılda.
Sağılma biter kuzuları bırakırsınız.
Hep koyunlar birbirine benzer gider kendi anasını bulur.
Sende kendi cesedini bulacaksın o kadar pislik taşıdın o şeyde.

ALLAH bir bilgi vermiştir rûhlara, gider bulursun.
Yavv ayağın bile karanlıkta, ayakkabını buluyor giyiyor kendi ayakkabını.
Rûhun da gelir o kadar mezarlık içinde bulur, ya kokusundan ya bir edebsizliğinden yanaştı mı anlar onun kokusunu girer içine.

Her sabah uyandığımız zaman yeni küçük bir mahşere uyanıyoruz.
Bunun gibi o da büyük mahşer.

Bizim uyuyup ertesi gün uyanmamız, mahşer olacağına şahiddir işte. Olacak demektir. Küçük ölüm, büyük ölümü aydınlatır.

İnsanın içi ateşe hakimdir. İnsanın içi, rûhu, rûhu.
Dışını ateş yakar.
Dikkat et! Lakırdıya dikkat et!
Bu laf, Sırların Sırrı gizlidir bu lakırdıda.
Ateşin kudreti, içinde su olan tahta destinin dışındadır.
İnsanın sırrı, ateşten de üstündür!
O halde içini yükseltmeğe bak!.
Yükseltti mi git fırına gir hamama gir korkma bir şey olmaz.
Halbuki sen derinin üzerinde deriye bürünmüşsün.
Ateş yalınız senin deriyi yer.
Donmuş suyun güneşten haberi yoktur.
Güneşten haberi oldu mu, su çözülür kendi kendine.
Senin içindeki Nur-u Rasûlullah’tan haberin olsa hiç seyyia kalmaz vücudunda.
Ama nerde… Sen Rasûlullah’ı Medine’de zannediyorsun.
Rasûlullah’ın Nuru, bütün kâinâta dağılmıştır, senin içinde.
Kibir, insandaki deriden ibaret, deriden gelir.
İçten haberi olmamaktan gelir.
Taşlar vardır bilirsiniz taş, taş.
Taş taşlıktan geçmedikten sonra fani olmadıktan sonra yüzüğe taş olmaz.
Yakut olmaz, elmas olmaz bilmem ne olmaz.
Eğri olma!
Eğri merdivenin gölgesi de eğridir.
Eğrinin doğrusu, doğrunun eğrisi yine eğridir oğlum.
Odun gibi dümdüz ol!

Ayna var ayna. Aynanın sûreti yoktur iki aynayı birbirinin karşısına getir birbirini göstermez aynalar.
Aynanın sûreti yok! Bakarsın birbirini göstermez.

Ama ayna ile sûret arasında bir birlik vardır.
Bunu anlatmak uzundur aklı olana bir işaret kâfidir.
Arabı göster aynaya Arap gösterir.
Padişahı göster Padişah gösterir.
Ne gösterirsen göster.

Ayna sapına kadar doğrudur da ondan sûreti yoktur.
Sen de sapına kadar doğru ol. Sûretin olmaz.
Duvarı del geç ondan sonra hiç kimse görmez seni.
Firavun ne dedi “Ben ALLAHım” dedi, alçaldı.
Mansur: “Ben ALLAHım” dedi, yükseldi.
“Benim!” demek “Ene’l- Hakk” dedi “Ben ALLAHım” dedi.
“Benim!” demek “Hakikatta O’ dur!” demek.
Bu bir şeyin bir şeye sızması gibidir.
Biri iki varlık gördü, biri tek varlık. Arada fark.
Firavun iki varlık gördü: “ALLAH var, bende Yer ALLAHıyım!” dedi.
Ötekisi: “Bir tek ALLAH vardır, Benim!” dedi “Benim içimdeki!”
Biri kurtuldu, yükseldi, biri alçaldı.

(Devamı sonraki kayıttadır…)[fb_vid id="10152749396464751"]

YORUMLAR

Hakkımızda

Ad

Anlamı Nedir?,22,Biyoloji Konu Anlatımı,25,Cilt Bakımı,82,Coğrafya Ders Anlatımı,978,Genel,46,Güzel Sözler,16075,Music,1,Ne Nedir?,32164,Resimli Sözler,4111,Saç Sağlığı,119,Sağlık Bilgileri,1596,Soru-Cevap,10236,Sports,1,Tarih Konu Anlatımı,5,Teknoloji,36,Türk Dili ve Edebiyatı Konu Anlatımı,2,
ltr
item
Ders Kitapları Konu Anlatımı: KAYIT 114 Ebu Lehebin Karısının boynundaki hurma lifini düşün? “Tebbet yedâ e...
KAYIT 114 Ebu Lehebin Karısının boynundaki hurma lifini düşün? “Tebbet yedâ e...
https://scontent.xx.fbcdn.net/v/t15.0-10/p180x540/10897646_10152749401954751_10152749396464751_60974_433_b.jpg?oh=57cbc7b8f8823dfab1582b743cd2869b&oe=5A1497B3
Ders Kitapları Konu Anlatımı
https://www.ayaydin.tr/2017/09/kayit-114-ebu-lehebin-karsnn-boynundaki.html
https://www.ayaydin.tr/
http://www.ayaydin.tr/
http://www.ayaydin.tr/2017/09/kayit-114-ebu-lehebin-karsnn-boynundaki.html
true
5083728687963487478
UTF-8
Tüm Yazılar Yüklendi hiçbir mesaj bulunamadı HEPSİNİ GÖR Devamı Cevap Cevabı iptal Silmek Cevabı iptal Home SAYFALARI POST Hepsini gör SİZİN İÇİN ÖNERİLEN ETİKET ARŞİV SEARCH Tüm Mesajlar İsteğinizle eşleşme bulunamadı Ana Sayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec Şu anda... 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago İzleyiciler Takip et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share to a social network STEP 2: Click the link on your social network Tüm Kodunu Kopyala Tüm Kodunu Seç Tüm kodlar panonuza kopyalanmıştır. Kodları / metinleri kopyalayamıyor, kopyalamak için lütfen [CTRL] + [C] tuşlarına (veya Mac ile CMD + C'ye) basınız Table of Content