KAYIT 149 … Bunları hep biliyoruz. Bunların hepisi insanlarda Cenâb-ı ALLAH bir...

KAYIT 149 … Bunları hep biliyoruz. Bunların hepisi insanlarda Cenâb-ı ALLAH bir mâsiyyet istediğindendir. İbâdet de bu mâsiyyet arzulandığı ...


KAYIT 149

Bunları hep biliyoruz.
Bunların hepisi insanlarda Cenâb-ı ALLAH bir mâsiyyet istediğindendir.
İbâdet de bu mâsiyyet arzulandığı için emrolunmuştur.

Bunlardaki tembellik vesîlelerle hafif terkler mâsiyyetin arzulandığının delilleri.
Ve Bu arzunun gizlenmesini Cenâb-ı ALLAH istediğinden böyle bildirmiştir.
Günah küfür azab hududlarıyla aşırı gidip de sırr ortaya çıkıp inkara gidilmemesi.
Merhâmetinin ve mağfiretinin hakîki nihâyetsiz vus’atı belli olmasın diyedir.
Hakîkatte ne inkâr vardır ne küfür.
Bunlar işte böyle fazla söylenemez azîzim.

Makâm, İnsanın şâibelerden kurtulup kendi kendine yanaşarak âli ve güzel esmâlarıyla tecellî etmesidir.
O zaman “Ve le Zikrullâhu ekber!” âyeti iner insana.
Yâni en büyük zikir anma; tesbih ne ki, titreşir “ALLAHın zikri” dir.
“ALLAHı zikr etmek” değildir!.
Zâten ALLAHtan daha büyük zikredilecek var mıdır?..

“Ben insana insandan daha yakînim.
Ben insanın sırrıyım.
Şah damarlarından daha yakînim.” Didiyen,
Her yerde Hazır ve Nâzır, Semî’ul Basîr olan Cenâb-ı ALLAH’ın
Durmadan kendi tecellîsinin esmâlarıyla insanda tecellî etmesidir ki, bu işte “Ve le Zikrullâhu ekber!” dir.
Artık şâibe kalmamış, deryâlar içinde kaybolmuş, onun mevcelerinin titreşimi kendisi olmuştur.
Beden ortadan kalkmış, yâni şâibe kalkmış ölmemiş!
“Ölmeden evvel ölmek” bu demektir.
Şâibe kalmadı mı insandan gâyet güzel hareketler tecellî eder.
“Felan adam ne mübârek adam, gâyet doğru nâmuslu!” deriz.
Böyle olan adamlarda çıkan hâdiseler normaldir.
O halde Velîyyullahtaki kerâmet, onun temizliği için normal bir iştir bize acâib gelir.
Bu esmâların ortaya çıkmasına müsaid olarak, akıl ve irâdeyle insanın hazırlanması; ibâdet, emirlere itaat, nehiylerden sakınmak, doğruluk, fazîlet, adâlet, sabır, teslimiyyet hududlarını aşıp, esmâları tecellî ettirmek gâyesi budur.
Bu işi her babayiğit yapamaz !

O halde onu yukarıdaki kâide ve üsullerle zedelememeye, muhafaza etmeye çalışmak gerekir.
İşte o zaman insan âbid, hakîki kul olur..
Bundan sonra makamlara lâyıkıyyet ve çıkışı mürşid yapar.
Mürşidin süzgecinden geçemeyen de ileri gidemez.
Buradaki mürşid; hoca değil, muallim değil, şeyh değil, postnişin değil.
Bunlar, mürşide yanaşmak ve hakîki kul hudûdunu aşıp mürşide dayanmış olanlardır.
Eğer Makâm-ı Hazrete müsaade edilmişlerse kendi vazîfelerini terk ederler.
Âdeta ihfâ ederler kendilerini.
Bu hududlarda insan manolya çiçeği gibidir oğlum!.
Küçük bir metruh bile solmasına sebebiyet verir.
Manolya'ya dokundu mu hemen solar, kararır.
Manolya tesâdüfî bir çiçek değilidir.
Gül de tesâdüfî bir çiçek değilidir.
“Efendim binlerce çiçek var onlar ne?”
Ne yapacaksın?
Hadi söyleyeyim, yâni bilmiyor diye söylemedim!
Gül ile Manolya'nın esrarını gizlemek için; diğer çiçekler, renkler, binlerce çeşit ortaya girerek bu iki çiçeği maskeleyip gizlemişlerdir.
Hakîkî Gül'de, kendini gizlemek için bin türlü renk hâlinde ortaya çıkmıştır.
Kırmızı, sarı, beyaz, pembe, al, siyah, bilmem ne kadar çeşit ve cinsi vardır.
Hepisinin kokusu da ayrı ayrı..
Gülden kokuyu almak için yağda muhafaza etmek sûretiyle çabalıyorlar insanoğlu!
Niçin yağda da, suda ve diğer mahlullerde durmuyor gülün kokusu?
Yağda bile nazla duruyor.
Gül Yağı ismini veriyorlar, isim bile yanlış!
“Efendim bilmediler mi?”
Bu bir Murâd-ı İlâhîdir yanlış öğretildi insana!
ALLAH izin vermedikten sonra insan konuşamaz!

Mekke’nin fethinde Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:
“Teslim olanları kesmesinler!”
diye haber gönderiyor, herifler Hâlid İbni Velid’e gidiyorlar:
“Peygamber memnun değil daha kes!” diye haber gidiyor.
Beş kişi gidiyor nihâyet Hazreti ALİ’yi gönderiyor:
“Git ellerinden yakala getir Huzûra!” diyor.
Dönüp geliyorlar Hazreti Halid’e:
“Ya Halid ben sana üç defâ haber gönderdim!” diyor.
“Ya Rasûlullah emrin yerine geldi!”
“Ne dediler?”
“Rasûlullah memnun değil daha kuvvetli kessin!” diye.
Çağırıyorlar adamları: “Ben size öyle mi söyledim?”
“ Hayır Yâ Rasûlullah kesmesin dediniz ama, biz oraya gittik dilimiz almadı gitti!”
Sallallâhu aleyhi ve sellem o sırada iken Cebrâil geliyor: “Yâ Rasûlullah Uhud Harbında şehid olan amucanız Hamza için yemin etmiştiniz:
“Yetmiş parçaya ayırdılar yetmiş tâne Kureyşli kesilecektir!” diye ve ALLAHın vaadi yerine gelmiştir!” diyor.

Onun için bu gül için de gülyağı için de ALLAH söyletmedi oğlum!
“Mırmır!” etme böyledir! Hindistan’a git sor!
“Efendim bilmiyor!”
Bilen bilir bu kadar!..

Gülyağı gül, gül efendi!
Gülyağı değil! GÜLlü Yağdır o, GÜLlü Yağ!
Hele bir düşün “Evet!” diyeceksin!
Ondan sonrasını zaten düşünmek için herkese izin vermiyorlar!
Vermedi mi, insan tepinmeye başlar!
“Bu da SIRR mı Hoca Efendi?”
Hayır Efendim sırr yok!
Sırr, anlayamadığın her şey sırdır…
Bir şey zâhir oldu mu bâtını görünmüş demektir.
Bir şey bâtın oldu mu zâhiri de gizlenmiştir.
Gül Tohumunda renk, koku gizlidir.
Zâhir olan tohum toprakta bâtın olur, batın olan renk, koku zahir olur.

Dürüst bir insana yalancılık, dolandırıcılık sırrdır bilemez, yapamaz!
Yalancı ve dolandırıcıya da dürüstlük sırrdır bilemez.
Bu misâlimiz de garip kaçtı amma bu da işi gizlemek için dinleyenlerin aklına çelme takmak için söyledim!
Yaaa! Yağma yok ağalar!..
Bu günkü konuşmada mânevî hazz duydunuz.
O hâlde içinizde bir güzel koku menbağı, bir tad kaynağı var.
Bu lakırtılar onlara, haberiniz olmadan deşiyor, aldığınız hazzz ondan.
İşte o kaynağı; yıkmağa, açmağa, göstermeğe çalışıyoruz aziz Müslümanlar!
“Efendim ben hazz duymadım!” diyen olur ya içinizde.
Belki o, böreği düşünüyor: “Akşamki böreği ki, yiyeyim!” diye.
Ben onlara söylemiyorum zâten.
Hâlis zeytinyağı yerine herkese makine yağı da satmıyorum millet gibi!
Mânevî telleri gerilmiş, akümülatörleri senelerin verdiği kulluk zevkiyle dolu nur yüzlü İslâm'larla konuşuyorum!
İçerisine abdestli girilen yerde konuşuyorum haaa, burası câmi!
“Efendim onlara da söyle!” dersin.
Onların lisanından da bilirim amma onun dershânesi burası değil aziz Müslümanlar!
Onlarla da ahırda konuşabilirim.
Hem de istediği en selis hayvan dilinden!
“Efendim Hoca Efendi hayvan dilini nerden öğrendin!” diyeceksin.
Senelerce hayvanlar arasında dolaştım oğlum!
Sûretâ onlarla arkadaşlık yaptım.
İnsan bulunduğu yerin az çok dilini öğrenir amma ben husûsî olarak da o dillere çalıştım iyi bilirim.
Onların dillerini edebiyatıyla bilirim.
Değme öküzler benimle konuşamazlar haaa!
Öküz deyip de geçme!
Uzun devreler lâzım bir öküz olmak için; evvela buzağı, sonra dana, sonra tosun olacaksın!
Ondan sonra kesilmezsen öküz olabilirsen olursun!
Çok öküzler görüyorum boynuzlarıyla dolaşıyorlar.
Ama sizler onların boynuzlarını göremiyorsunuz.
Hele bir görseniz: “İçimizde ne arıyor!” diye boynuzlarını hemen kırarsınız!
ALLAH’a kasem ederim ki bu boynuzsuz gördüğünüz bunların boynuzlarını size hemen gösterebilirim!
Amma onları da ALLAH yarattı yegâne süsleri o boynuzları, bırakın kalsın!
Başlarında öyle dolaşsınlar!
Onları görebilenler görüyor ya, öküz olduğunu keşfediyor yeter o bize ne olacak!

Heeey!
Börekler çorbalar bizi bekliyor oldu vakit yarın devam ederiz.
ALLAH cümlemizi ıslah eyleye küçücük bir duâ edelim!

Âmin!
Elhamdulillâhi RABBi’l-âlemin!
ALLAHumme salli alâ Muhammedin ve alâ ehl-i beytihi Muhammed!
Subhâneke Yâ Allâm, tealeyte Yâ Selâm!
Ecirnâ mine’n-nâr ve bi affike Yâ Mûcir
Yâ RABBî Senin rızâna kavuşmak için binlerce kişi şurada ağzı kapalı, oruçla sana yalvarıyor!
Bizi ıslah eyle, orucumuz makâm-ı izzetinde makbul eyle!
Rasûlullah’ın ahrette mübârek elini öpmek güler yüzü ile karşılanmak bize nasib u müyesser eyle Yâ RABBî!
Son nefesimizde bile Rasûlullah’ın Nûruyla tecellî nasîbi müyesser eyle Yâ RABBî!
Lillâhi’l- fâtiha![fb_vid id="10153541807934751"]

YORUMLAR

Hakkımızda

Ad

Anlamı Nedir?,22,Biyoloji Konu Anlatımı,25,Cilt Bakımı,82,Coğrafya Ders Anlatımı,978,Genel,46,Güzel Sözler,16075,Music,1,Ne Nedir?,32164,Resimli Sözler,4111,Saç Sağlığı,119,Sağlık Bilgileri,1596,Soru-Cevap,10236,Sports,1,Tarih Konu Anlatımı,5,Teknoloji,36,Türk Dili ve Edebiyatı Konu Anlatımı,2,
ltr
item
Ders Kitapları Konu Anlatımı: KAYIT 149 … Bunları hep biliyoruz. Bunların hepisi insanlarda Cenâb-ı ALLAH bir...
KAYIT 149 … Bunları hep biliyoruz. Bunların hepisi insanlarda Cenâb-ı ALLAH bir...
https://scontent.xx.fbcdn.net/v/t15.0-10/p180x540/12378275_1670355843253389_1027574227_n.jpg?oh=59ec5cacb49272c8aded5a16e1a37a61&oe=5A52302D
Ders Kitapları Konu Anlatımı
https://www.ayaydin.tr/2017/09/kayit-149-bunlar-hep-biliyoruz-bunlarn.html
https://www.ayaydin.tr/
http://www.ayaydin.tr/
http://www.ayaydin.tr/2017/09/kayit-149-bunlar-hep-biliyoruz-bunlarn.html
true
5083728687963487478
UTF-8
Tüm Yazılar Yüklendi hiçbir mesaj bulunamadı HEPSİNİ GÖR Devamı Cevap Cevabı iptal Silmek Cevabı iptal Home SAYFALARI POST Hepsini gör SİZİN İÇİN ÖNERİLEN ETİKET ARŞİV SEARCH Tüm Mesajlar İsteğinizle eşleşme bulunamadı Ana Sayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec Şu anda... 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago İzleyiciler Takip et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share to a social network STEP 2: Click the link on your social network Tüm Kodunu Kopyala Tüm Kodunu Seç Tüm kodlar panonuza kopyalanmıştır. Kodları / metinleri kopyalayamıyor, kopyalamak için lütfen [CTRL] + [C] tuşlarına (veya Mac ile CMD + C'ye) basınız Table of Content